Ülkemizin içinden geçtiği zaman tünelinde yaşananların perde arkasını önümüzdeki yıllar içinde öğrenebilme ve değerlendirme şansını bulabileceğiz.

Şu anda ne desek görüşlerimizin tam isabeti bulabileceğini  pek sanmıyorum.

Zaman…

Zaman içinde oturacak herşey.

Çünkü…

Açıklamalara göre halen daha darbe süreci devam ediyor.

Ki, olayın çok boyutlu yansımasının da ne olacağını dahi kestiremiyoruz.

Gündem öylesine hızlı değişiyor ki.

Milyarda bir bile olasılık vermediğimiz olaylar pat diye karşımıza çıkıyor.

Kim derdi, ordunun bu kadar ele geçirildiğini?

Yargının.

Polisin.

Kamu kurumlarının.

Ha yazıp çizenler vardı.

Söyleyenler de vardı.

Ama…

Onları hiç dinleyen olmadı ki !

Keşke olsaydı ve zamanında tedbirler alınabilseydi de, şu kanlı 15 Temmuz yaşanmasaydı.

İşte OHAL geldi de çattı.

Bizi yakından ilgilendiren pencereye baktığımızda, yazıp çizdiklerimize ve yayımladığımız haberlere çok ama çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Basın yayın araçlarına el konulabilir.

Kapatılabilir.

Emekçiler işsiz kalabilir.

Bu nedenle, “Kandıralı sen de dur!”

Mecazi yüklemli bir ifade de olsa bu dur!

Yasaları öğren ve bil.

Uy!

Ki, başın ağrımasın…

 

Şimdi bu vurgulamaları “sen nasıl demokratsın” diye eleştirmeye kalkanlar bile olabilir.

Dil bu söyler.

Ama…

İleri demokrasi böyle bir şey işte.

Su-sa-cak-sın!

Hey Kandıralı sen de.

**

Engin Zaman benim yakın bir arkadaşım. O’nun Zonguldak’ın tanıtımına ömrünü verdiğini altını çizerek özellikle belirtmek isterim. Zonguldak ile ilgili bir bilgiye sahip olmak isteyen gidip bulsun Engin Zaman’ı.

Ama şu anda Engin’e ulaşmak zor.

Çünkü; tutuklandı Engin arkadaşımız.

Sebep?

Sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle önce gözaltına alındı ve ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı.

Sayfasını baktım Engin’in öyle "tehlikeli neler paylaşmış" diye. Dikkatimi çekenler arasında bir gazete haberi ve bir de karikatür oldu ama suç unsuru bir şey aradım inanın bulamadım.

Mahkeme buldu.

Cezaevinde Engin Zaman.

Şöyle diyorum:

Eğer ki Engin’in paylaşımları suç unsuru kabul edilip tutuklama kararı veriliyor ise Türkiye’de tutuklanmayan çok az insan kalır.

Elbette hakarete hayır!

Kimsenin bir başkasına hakaret etmeye hakkı yok, olamaz! Hakaret en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Uygar bir insan eleştirir de, hakaret etme alçaklığına düşmez/düşmemelidir.

Benim vurgulamak istediğim ise Engin’in paylaşımları üzerine.

Engin’in paylaşımlarının tutuklama sebebi kabul edildiği süreçte, sevmediklerine iftira atacak olanlar aklıma geldiği için ortamı çok tehlikeli görüyorum.

Dikkatli olmakta yarar var…