Bu haber kez okundu.

'MİLLİ İRADENİN TECELLİSİ ENGELLENDİ'

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 3. Yargı Paketi kapsamında "kaçma ve kuvvetli suç şüphesi" nedeniyle tahliye talebi reddedilen CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal kamuoyuna çağrıda bulunan mektup kaleme aldı.

3. Yargı paketi olarak bilinen 6352 sayılı Yasa'nın 97. ve 98. maddeleri ile tutuklama kararlarında kuvvetli suç şüphesinin somut olguya dayandırılması zorunlu hale getirilmiş ve adli kontrol uygulamasındaki üst sınır kaldırılarak Türk hukuk sisteminin çağdaşlaşması yönünde önemli bir adım atıldığını anımsatan Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal, "3 yıl 4 aydır tutuklu olarak yargılandığım İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasında da, 6352 sayılı Yasa ile getirilen bu kanun değişiklikleri tamamıyla göz ardı edilerek, her bir sanığın hukuki ve fiili konumu, dosyadaki deliller ile somut olarak irtibatlandırılmaksızın, önceden olduğu gibi basma kalıp, müşterek ve soyut gerekçeler gösterilmek suretiyle tutukluluk halimin devamına karar verilmiş ve böylece, keyfi muamele ile milli iradenin tecellisi bir kez daha engellenmiştir" sözleri ile konuştu.

TERÖR ÖRGÜTÜ İLE İLGİLİ

TEK BİR SORU BİLE SORULMADI

3 Yıl 4 aydan beri tutuklu olarak devam eden yargılama sürecinde, isnat edilen suçlamaların tamamıyla gerçek dışı iftiralardan ibaret olduğunu, bu durumu da mahkeme huzurunda somut belgelerle kanıtladığını belirten Milletvekili Haberal, duruşmadaki çapraz sorgusu sırasında, tarafına terör örgütü ile ilgili tek bir sorunun dahi sorulmamasının, iddiaların mesnetsiz olduğunun açık bir göstergesi olduğunu savundu. Evinde ve işyerinde yapılan kapsamlı aramalarda en küçük bir delil dahi bulunamadığını ifade eden Haberal, şahsına ait sadece tek bir el bilgisayar bulunduğunu, söz konusu bilgisayar üzerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nce yapılan inceleme sonucunda "herhangi bir suç unsuruna rastlanılamadığını" vurguladı. Savcılık aşamasında bilgisayarının avukatlara iade edildiğinin altını çizen Haberal, kurucusu olduğu üniversiteye bağlı kuruluşlar ve televizyon kanalında, başkalarına ait odalarda yapılan aramalar neticesinde el konulan ve kendisiyle bir ilgili bulunmayan CD/DVD ve disket üzerinde herhangi bir suç unsurunun bulunamadığına ilişkin bilirkişi raporu bulunduğunu hatırlattı.

İNANDIRICILIKTAN YOKSUNDUR

"Tüm bu gerçeklere rağmen, mahkemenin tutukluluk haliminin devamına ilişkin kararında, halen dahi bilgisayarımda ve diğer sanıkların bilgisayarlarında elde edildiği ileri sürülen, ancak hiçbir şekilde var olmayan belgelerin, sözde gerekçe gibi gösterilmeye çalışılması maddi gerçeğe aykırı ve inandırıcılıktan yoksundur" değerlendirmesinde bulunan Haberal, merhum Başbakan Bülent Ecevit'in, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi'ndeki tedavisi süreci ile ilgili tanıklar tarafından ortaya atılan ve somut hiçbir belgeye dayanmayan mesnetsiz iddiaların Rahşan Ecevit tarafından defalarca yalanlandığını, belgelerle çürütüldüğüne dikkati çekerek, "Yargılama aşamasında, şahsımla ilgili tüm deliller toplanmış ve tanık ifadeleri tamamlanarak, iddiaların tamamen mesnetsiz oldukları somut biçimde kanıtlanmış olmasına rağmen, mahkemenin halen daha 'tanıkların tamamının dinlenilmediğini' ileri sürerek tutukluluk halimin devamına karar vermesi, yargılamayı sürüncemede bırakmaya yönelik suni bir gerekçedir." Dedi.


SABAHAT TUNCEL TAHLİYE EDİLDİ

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen kararda "bazı sanıkların yurtdışına kaçmaları" gerekçe gösterilerek, ilk kez "kaçma şüphesi" nedeniyle adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağının ileri sürülmesinin "ceza ve güvenlik tedbirlerinin şahsiliği ilkesine" açıkça aykırılık teşkil ettiğini savunan Haberal, 2007 genel seçimlerinde tutukluyken milletvekili seçilmesinin ardından tahliye edilen Sabahat Tuncel'in durumunu hatırlattı. Haberal, "İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin soyut gerekçeler ile adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağından bahisle tutukluluk halimin devamına karar vermesi milli iradenin tutsak alındığını ortaya koymaktadır" dedi. Haberal, şu değerlendirmede bulundu: Bazı sanıkların, tanıkları ve itirafçı sanıkları etkileme çabalarından bahisle, şahsımın da delilleri karartma şüphesi altında olduğumun ileri sürülmesi, hukuki dayanaktan yoksun olmasının yanı sıra, insaf sınırlarını da zorlayan kabul edilemez bir yaklaşımdır. Bütün bu gerçekler çerçevesinde, bugüne kadar devam eden yargılama sürecinde şahsıma isnat edilen suçlamaların tamamıyla gerçek dışı iftiralardan ibaret olduğunu somut belge ve tanık beyanları ile ispatlamış olmama ve son 13 aydır milletvekili sıfatıyla milli iradeyi temsil etmeme rağmen, mahkemenin 6352 sayılı Kanun değişikliğini de tamamıyla göz ardı ederek tutukluluğuma devam kararı vermesinin yasal hiçbir dayanağının olmadığı açıktır. Tüm bu gerçeklere rağmen, bugüne kadar ülkeme hizmet etmekten başka hiçbir amacı olmayan bir bilim insanı ve milletvekili olarak bu haksızlığa, bu zulme ve bu adaletsizliğe niçin maruz bırakıldığımı, aziz milletimizin takdirine saygılarımla sunuyorum.

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

banner251

banner185


banner294