Bu haber kez okundu.

'OMURGASIZ SENDİKACILIK'

Eğitim İş Kdz. Ereğli Temsilcisi Cengiz Başaran, Memur-Sen'in türbanı kamu kurumlarına sokma girişiminin çöktüğünü belirtti.

 

Başaran, Türbanlı bir yargıcın, Sünni bir yurttaşla Alevi bir yurttaş arasındaki çekişmede Sünni yurttaş lehine vereceği hiçbir karar, haklılığına sonuna kadar inanan ancak haksız olan Alevi yurttaş için adil olmayacaktır dedi.

 

Yapılan yazılı açıklama şu şekilde:

Soyut bir varlık olan devlet, kamu görevlisinin bedeninde ete kemiğe bürünerek cisimleşir ve görünür hale gelir. Laik devlet sisteminde hedef, devletin hükümranlığı altında bulunan yurttaşlarının tamamının inançlarına eşit mesafede konumlanmasını sağlamak olduğu için kamu görevlisinin görüntüsü ve davranışları devletin tarafsızlık iddiasını tartışılır hale getirmemelidir. Bu nedenle laik devlet modelinde devlet aygıtını cisimleştiren kamu görevlisi görevi başında aidiyet hissettiği bir inanç grubuna vurgu yapamaz. Zira, inancını görünümüyle dışa vuran kişinin eliyle sunulan hizmeti haklı bulmayan ve farklı bir inanca sahip (ya da inanmayan) yurttaş, kamu hizmetinin taraflı olarak sunulduğunu düşünebilir.
Türbanlı bir yargıcın, Sünni bir yurttaşla Alevi bir yurttaş arasındaki çekişmede Sünni yurttaş lehine vereceği hiçbir karar, haklılığına sonuna kadar inanan ancak haksız olan Alevi yurttaş için adil olmayacaktır.
Çağdaş devletlerin tamamında laikliğin devlet yapılanmasının temelini oluşturması ve bu nedenle bu ülkelerin tamamında kamu görevlilerinin inançlarını ön plana çıkaran kılık ve kıyafetle hizmet sunmalarının yasak olmasının nedeni budur. Bütün inanç türlerine eşit mesafede durmak zorunda olan laik devlet kadrolarında görev almak isteyen yurttaşlar, devletin tarafsızlığına gölge düşürmemeyi hedefleyen ve bu yönüyle farklı inanç gruplarını barındıran toplumlarda iç barışın temelini oluşturan bu gerçeği bilerek kamu görevlisi olmaya talip olurlar. Kamu görevlisinin sadece kamu hizmeti sunduğu zaman dilimi ile sınırlı olmak üzere uymakla yükümlü olduğu kılık-kıyafet yükümlülüğü, görev başındayken iç dünyasında ve özel yaşamında kıyafetiyle özgürce inancını yaşamasına engel teşkil etmez. Çünkü laik devlet, yurttaşının belirli bir inanca sahip olması ya da hiçbir inanca aidiyet hissetmemesi nedeniyle baskı altına alınmasını somut hukuk kurallarıyla yasaklar. 

Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen'in, Laiklik İlkesi Üzerine Yükselen Anayasal Düzeni Tahrip Etme Girişimleri Çamura Saplandı 


Eğitim-Sen'in kısa süre önce uyguladığı eşofmanlı sivil itaatsizlik eylemi ile verdiği mesajı iyi okuyan Eğitim-Bir-Sen, Memur-Sen aracılığıyla okullar ve diğer kamu kurumlarına türbanı ve çember sakalı sokmak için düğmeye basmış, Türk Eğitim-Sen'in de desteği ile anayasanın temeli olan laiklik ilkesine karşı saldırı başlatmıştır.
Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen'in inanç özgürlüğünün gereği olarak sunmaya çalıştıkları kamuda türban dayatması, özü itibariyle tüm yurttaşlara eşit olarak sunulan inanç özgürlüğünü yaratan hukuki ve siyasi düzeni ortadan kaldırmaya yönelen sorumsuz bir girişimdir. Muhafazakarlık perdesinin arkasına saklanan sözkonusu gerici sendikal anlayış, toplumun tamamını kucaklayacak din ve inanç özgürlüğü için değil, tam aksine toplumun baskın dini inancının diğer tüm inanç gruplarını boğması için mücadele etmektedir. Bu yapılar, İtalya'da devlet okulu duvarlarına haç asarak Müslüman öğrenciyi taciz eden İtalyan devletinin tavrını inanç özgürlüğüne çirkin bir müdahale olarak tanımlarlarken, Türkiye'deki okullara inanç simgelerinin girmesine yönelik fiili dayatmalarına yönelen eleştirilere verdikleri en bilgece yanıt, Burası Müslüman mahallesi olmaktadır. 
İşte ülkemizde yüzbinlerce kamu çalışanının kaderine yön vermek için yola çıktıklarını ifade eden emek örgütlerinin evrensel din ve inanç özgürlüğü mücadelesine bakış açıları budur. Çoğunluğun tahakkümü anlayışını topluma özgürlük savunusu olarak sunan bu sorunlu, kendi kendisiyle çelişen bakış açısı sözde sivil itaatsizlik eylemi ile teşhir olmuştur.
Geçtiğimiz hafta başlatılan sorumsuz girişimin sonuçlarını tüm kamu kurumlarında yakından izledik. Eyleme katılımın son derece düşük olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Öyle ki eylem kararı alan sendikaların yöneticilerinin önemli bir kısmı dahi sendikalarının kararına uymamışlardır. Üyelerinden Osmanlı tokadını yiyerek ayakları yerden kesilen sorumsuzlar bu defa, okul okul gezerek hukuka uygun davranan kamu yöneticilerini tehdit etme ve eyleme alet olmayı reddeden üyelerini ikna etme çabasına girişmişlerdir. Üyelerini cesaretlendirebilmek için işi, üyelerini ihbarcılığa davet eden SMS'ler gönderme noktasına kadar taşımışlardır.
Sendika yöneticisi sıfatıyla kendi başlarına bu tür bir girişim yapmaktan korkup, günlük yaşamlarında başlarını kapatan üyelerinin arkasına sığınan istismarcıların bizzat üyelerinden hak ettikleri yanıtı almaları emeğin birlikteliğini güçlendirmiştir. Toplumsal huzuru ve barışı tahrip edecek bu sorumsuz girişime alet olmayan Memur-Sen ve Kamu-Sen'e bağlı sendikalara üye binlerce kamu çalışanı arkadaşımıza yürekten teşekkür ediyoruz. Onlar emek örgütümüze mensup binlerce emekçi gibi, ülkemizin aydınlık geleceğinin sigortası.  Bu yürekli emekçiler, Atatürk'ün önderliğinde kurulan laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumumuza kazandırdığı paha biçilmez ayrıcalıkların farkında olmaya devam ettikleri sürece huzur ve barışımıza yönelen provakatif girişimlerin başarılı olma şansı yoktur. 

Kamuya Türbanı Sokma Eylemi, Üyelerinin Sendikalarına İtaatsizlik Eylemine Dönüşünce, Sözde Direniş AKP'ye Yalvarma Sürecine Taşındı 


Kamuda türban girişimi, düzenleyicileri açısından büyük bir hüsranla sonuçlanmıştır.  Sözde sivil itaatsizlik eylemi adeta, üyelerinin Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen'e itaatsizlik eylemine dönüşmüş bulunuyor. Memur-Sen düzenlediği eylemin altında kalınca, kılık kıyafet konusunda sözde itaat etmeyeceklerini ilan ettikleri devlet yöneticilerine mevzuatı değiştirmeleri için yalvarma süreci başlattı. AKP iktidarının ileri gelenleri ile Cumhurbaşkanı'na mektup yazarak içine düştüğü bataktan kurtarmaları için yardım dilenen Memur-Sen'i, Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaşlaşma hedefinin en paha biçilmez basamağını oluşturan laik devlet modelini tahrip etme yolunda denedikleri omurgasız sendikacılık yöntemleri nedeniyle kınıyoruz.
Sendikamız, kamu kurumlarında yaşanan tek tük ihlallerin sorumlularının cezalandırılmalarına yönelik hukuki hazırlıklarını tamamlamıştır. İhlallerle ilgili soruşturma açılıp açılmadığı, açıldıysa sonuçları hakkında ilgili makamlardan bilgi istenmesinin ardından görevlerini kötüye kullanan sorumlular hakkında kapsamlı hukuki girişim zaman geçirmeksizin başlatılacaktır.

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
DEDİM OLDU OLMAZ 4 yıl önce

Kurum ve kuruluşlarda görevli memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile hizmetliler ve işçilerin giyimlerinde sadelik, temizlik ve hizmete uygunluk esastır.
a) Kadınlar;
Elbise, pantolon etek temiz, düzgün, ütülü ve sade, ayakkabılar ve/veya çizmeler sade ve normal topuklu, boyalı, görev mahallinde baş daima açık, saçlar düzgün taranmış veya toplanmış, tırnaklar normal kesilmiş olur. Ancak bazı hizmetler için özel iş kıyafeti varsa görev sırasında kurum amirinin izni ile bu kıyafet kullanılır.
Kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise ile strech, kot ve benzeri pantolonlar giyilmez. Etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz. Terlik tipi (sandalet) ayakkabı giyilmez.
b) Erkekler;
Elbiseler temiz, düzgün, ütülü ve sade; ayakkabılar kapalı, temiz ve boyalı giyilir. Sandalet veya atkılı ayakkabı giyilmez. Bina içinde ve görev mahallinde baş daima açık bulundurulur. Kulak ortasından aşağıda favori bırakılmaz. OZAMAN BUNU UYGULAYIN TAYT DA YASAK.KIRMIZI PANTALONDA

Misafir Avatar
Selo 4 yıl önce

Bu eylemin neye ve kime özgürlük adına yola çıktığı açıktır. Emekçilerin özlük hakları ellerinden alınırken, çalışma koşulları esnekleştirilirken, demoktatik haklarımıza müdahaleler olurken neredeydiniz(?) Masada imzalar atılırken neredeydiniz (?) Hiçbir Eğitim Sen'li arkadaşımız bu eyleme katılmamış ve eylemi desteklememiştir. Bu söylem tamamen yalandır. Bu konuda Eğitim Bir Sen'li başkan toplumu ve çalışanları yanıltmaktadır. Verilen beyanat ile ilgili yanlışı düzeltmelidir.

Misafir Avatar
Göktaş'a 4 yıl önce

Sayın Göktaş 11 yıldır memur olarak görev yapıyorum sizin anlattığınız mini etekli sırtı açık çalışan görmedim. Sizin nerde gördüğünüzü de merak ediyorum.Ayrıca Eğitim-İş sendikasını da kutluyorum.Başkanı olduğunuz siyasi partinin gördüğü desteğin de size bir cevap olduğunu değerlendirmenizi dilerim.

Misafir Avatar
Abdurrahim doğan 4 yıl önce

birileri için dini emir birileri için de moder giyim tarzı vs nedenlerle takılan bu örtü en basitinden insan hakkıdır.İnsanlıktan nasibini almayanlardan bu konuda anlayış beklenmiyor

Misafir Avatar
gökhan göktaş 4 yıl önce

Konu başörtüsü denilince kanunlar, kurallar hemen öne sürülüyor birileri tarafından. Hemde çarpıtmak için ısrarla başörtüsü kelimesi yerine türban kelimesi geliyor. Peki aynı kanunlar neden her keze eşit uygulanmıyor. Bugün gidin kamu kurumlarına özelikle bayanlar mini etek, aşırı dekolte hatta sırtı açık kıyafetleri, dar paça korları, taytları çok rahat giyiyorlar. Kılık kıyafet kanunu değişti de bizim mi haberimiz olmadı. Baloya gidecekmiş gibi giyinen suç işlemiyor, ama başörtüsü takan kanuna aykırı hareket ediyor suç işliyor, öyle mi? Ne kadar da çelişki içerisinde olduklarını fark etseler bu tarz açıklama yapanlar. Tamam o zaman iş yerleri ve okullarda tam manasıyla kanuna uyun. Okullarda kızlarımız etek boyunu az uzatsalar yada başörtüsü taksalar okul yönetimi müdahale ediyor, hatta bu yöneticilerin kendi eşleri başörtülü olsa bile. Amma aynı kanunda belirlenmiş diz seviyesi yasağına uymayan süper miniler ve şortlar ile okula giden kızlarımıza müdahale eden yok. Olursa adı gerici

Misafir Avatar
mustafa 4 yıl önce

Mhp'li öğretmen arkadaşlara diyeceğim o ki, bu eylemi destekliyorsunuz ama türban size oy getirmez. Hem düşünün genelkurmay başkanını bile tutup içeri atan bir hükümet neden kamuda türban yasasını çıkarmaz ve sürüncemede bırakır? Nedenini siz bile anlayın artık. Çünkü iktidar mazlum edebiyatıyla türbanın çok ekmeğini yedi ve daha da yemek istiyor. Bu nedenle de hiçbir engeli olmamasına rağmen yasayı özellikle çıkarmıyor. Nasıl cumhurbaşkanlığı size oy olarak yansımadıysa türban da size oy getirmez.

Misafir Avatar
ahmet soylu 4 yıl önce

nedir sizden çektiğimiz gevur dediğimiz insanlar en modern tıp cihazlarını üretir,uçak ,helikopter,araba üretir siz de yok türbanlı çalışalım dini eğitim öğrenelim...

Misafir Avatar
servet tunç 4 yıl önce

bunların memurun ekonomik demokratik hakkını savunmak gibi bir derdi yokki zaten..gerçek bir sendika hiçbir zaman hükümetin arkasına yedeklenmez,yedeklenirse çalışanlarının hakkını savunamaz..kendi başlarına yaptıkları birseyde oldugunu sanmayın.! AKP liler istedi bunlarda kamuoyunu hazırlıyor.! lagv edin kurumları o zaman,kadılarla halletsin işini o zaman millet.! iktidar partisinde adamı olan kartvizitle kutsal kitabı bile tersine çevirir..böyle vurdum duymaz bir halk görülmemiştir.!! muhalefet etmeleri için bu halkın illa kendi haklarının yenmesi lazım.!

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

banner251

banner185


banner294