Bu haber kez okundu.

“EMEKLERİ BÜYÜK ÖVGÜ VE TAKDİRİ HAK ETMEKTE”

Dünya Madencilik Günü ile ilgili olarak yayımlanan açıklamalarda, madencilik sektörü ve mesleğinin koşullarının zorluğuna dikkat çekildi.

Açıklamalar sırası  ile şöyle:


ZONGULDAK VALİSİ ERDOĞAN BEKTAŞ

Yaşadığımız dünyanın en zor ve anlamlı mesleklerinden birisi olan madencilik mesleğini yaparak yer altı ve yer  üstü  kaynaklarını  insanlığın  ve ülkemizin istifadesine sunan maden emekçilerimizin  bu anlamlı günlerini en kalbi  duygularımla kutluyorum.

Madencilerimize  bizleri  üzüntüye  boğan  her  türlü  kazadan  ve  olumsuzluktan uzak,  iş güvenliği ve sağlığı içerisinde bir çalışma ortamı ve  aileleriyle  birlikte  sağlıklı,  huzurlu, mutlu  bir yaşam  diliyor, mesleğini yaparken hayatını kaybeden maden şehitlerimizi de  rahmetle  anıyorum.


BEÜ REKTÖRÜ PROF. DR. MUSTAFA ÇUFALI

Dünyanın en zor ve en anlamlı mesleği olan madencilik, tehlikeli ve meşakkatli bir uğraştır. Yerin yüzlerce metre altında, zor koşullarda canları pahasına çalışan, madenleri arayıp bulan, işleyen, alın terleri ile maden ocaklarını aydınlatan madencilerin emekleri büyük övgü ve takdiri hak etmektedir.

Yer altı kaynaklarımızı insanlığın ve ülkemizin hizmetine sunan, her türlü zorluklara karşı alın teri dökerek emek mücadelesi veren ve bu uğurda canlarını yitiren maden emekçilerine olan vefa borcu asla ödenemez.

Her türlü tehlike ve zorluğu göğüsleyip, yer altı zenginliklerini çıkarmaya çalışan, yüreği büyük şehrimiz ve ülkemiz madencileri ile tüm dünya madencilerinin, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü kutluyor, bu uğurda hayatlarını kaybeden maden şehitlerini bir kez daha saygıyla anıyor, halen yeraltında çalışmakta olan kardeşlerimize Allah’tan kazasız belasız çalışmalar temenni ediyor, sevdikleriyle birlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum.


CHP ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ÜNAL DEMİRTAŞ

Madenciler canları pahasına dünyanın en zor, en ağır,en tehlikeli işini yapıyor, yeraltındaki zenginlikleri insanlığın hizmetine sunuyor. Bugün hayatımızda elimizi attığımız her alanda madencilerimizin alınteri, emeği var. Sanayinin dolayısıyla ekonominin temel çarklarının dönmesini sağlayanlar madencilerimizdir. Ancak bugün hala daha emeğe, insana değer verilmemekte, denetimsiz, kaçak, iş güvenliğinin hiçe sayıldığı ocaklarda, madencilerimiz hayatını kaybetmektedir.

Türkiye’de kömür denince akla Zonguldak gelir. Çünkü Zonguldak, taş kömürünün başkenti, binlerce Zonguldaklı ailenin geçim kaynağı, işi, aşıdır. Bu nedenle kömür  özellikle Zonguldak halkı için bir kat daha önemli ve anlamlı olmuştur. Taş kömürü rezervleri Zonguldak havzasında yer almaktadır. Zonguldak’ın bugün tespit edilen 1.5 milyar tonluk taş kömür rezervi bulunmaktadır. Kömür dünyada ve ülkemizde stratejik öneme sahip enerji kaynaklarından biridir. Artan enerji ihtiyacı ile birlikte yüksek kalorili ve koklaşabilme özelliği olan taş kömürünün önemi bir kat daha artmaktadır. Ancak taşıdığı bu öneme rağmen Türkiye Taşkömürü Kurumu atıl hale getirilmek istenmekte işçi açıkları bir türlü giderilmemektedir.

Türkiye Taşkömürü Kurumu, artan enerji ihtiyacı, enerjideki dışa bağımlılık ve milli kaynakların değerlendirilmesi göz önüne alındığında el üstünde tutulması gereken bir kurum iken bugün işlevsizleştirilmeye çalışılmasını kabul etmek mümkün değildir. TTK, Türkiye’nin ihtiyacı olan koklaşabilir taşkömürünü verimli ve etkin şekilde çıkarabilecek tek kurumdur. Bu nedenle TTK’nin işçi açıkları biran önce giderilmelidir. 14 bin norm kadrosu olan TTK’nın 1 Kasım 2018 tarihi itibarıyla işçi sayısı 7 bin154’e düşmüştür. Seçimlerden önce Zonguldak’ta TTK’ya 1500 işçi alınacağı vaadinde bulunanlara bir kez daha sesleniyoruz: Türkiye Taşkömürü Kurumu da, madencilerimizi de Türkiye’nin yüzakıdır. TTK’nın 6 bin 500 işçi açığı derhal kapatılmalıdır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizi bir kez daha yineliyor, iş cinayetlerinde can veren tüm maden şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anarken, yerin yüzlerce metre altında, maden ocaklarında zor koşullarda  kazma sallayan tüm madencilerimizin 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nün kutluyorum.


ÇAYCUMA TSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ZEKAİ KAMİTOĞLU

 

Dünyanın en zor ve en anlamlı mesleğini yaparak, yeraltı kaynaklarını insanlığın ve ülkenin hizmetine sunan bir mesleğin saygıdeğer temsilcileri olan madencilere vefa borcumuz bulunmaktadır. Bu görevi yerine getirirken yerin metrelerce altında verilen mücadele, birliktelik ve dayanışmanın ne kadar zor olduğunu anlamak gerekir ki madenciliğin zor ve meşakkatli bir meslek olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Türkiye’nin “madenci” şehri Zonguldak’ta yaşayanlar da bunu en iyi bilenlerdir. Bu mesleği icra eden madencilerimiz hayatlarını riske atarak, geçimlerini kazanmaya ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya çalışmaktadırlar. 

Ekonomisinin temelinde taşkömürü madeni bulunan, emeğin başkenti olan ilimizde de madencilikle ilgili doğru politikaların hayata geçirilmesi, madenlerin çevresel değerler gözetilerek işlenmesi ve en verimli haliyle ekonomiye kazandırılması gerekmektedir. 

Elbette ülkemizin kalkınması için madenlerimizi yerin metrelerce altından çıkaran madencilerimize çok şey borçluyuz. Madenlerimizin ülke ekonomisine kazandırılmasında en büyük pay da canları pahasına çalışan madencilerindir. 

Bu gün bir daha maden kazalarında hayatlarını kaybeden tüm maden emekçilerini saygıyla anıyor; kazaların bir daha yaşanmaması dileğiyle tüm madencilerimizin “Dünya Madenciler Günü“nü kutluyorum.”

 

DSP ZONGULDAK İL BAŞKANI SERCAN GÜNARSLAN

Yeraltı kaynaklarımızı insanlığın ve ülkemizin hizmetine sunmak için dünyanın en zor ve en anlamlı mesleğini icra eden ve bunu yapabilmek için gerektiğinde yerin metrelerce altında canlarını hiçe sayarak mücadele veren, birliktelik ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergileyen bir mesleğin saygıdeğer temsilcileri olan maden emekçilerine  toplumun bir vefa borcu olduğunu öncelikle belirtmek istiyorum.

Doğal kaynakların, insanların yaşamındaki önemi herkes tarafından bilinmektedir. Çağdaş bir yaşam için madencilik faaliyetleri vazgeçilmezdir. Bugün yaşamımızda kullandığımız ürünlerin hemen hemen tamamı madencilik faaliyetlerinin birer sonucudur. Madenler,  milyonlarca yılda oluşan ve tüketildiklerinde yenilenemez kaynaklardır ve bulundukları yerlerde işletilirler. Genellikle kırsal kesimde yapılan bu faaliyetler, sosyal yapıyı güçlendirir. Madencilik, emek yoğun bir sektör olması nedeniyle istihdam yaratan bir sektördür. Sektörde her çalışan, dolaylı olarak 10 kişiye de iş olanağı sağlar. Bu nedenle de sektörün işsizliği önleyen ve iç göçü azaltan bir yönü de bulunmaktadır.  Madenciliğin kritik önemi, madenleri üretip kendi ülke sanayisinde kullanıldığı ve uç ürün üretildiği ölçüde artar. Bunun için de madencilik sektörünün; sanayi, enerji, kimya, tarım ve inşaat gibi diğer sektörlerle entegrasyonu şarttır.  Madencilik sektörünün ülke kalkınmasındaki önemi, madenlerimizin fazla miktarlarda üretilip yurt dışına satılarak döviz elde edilmesinde değil, yerli sanayiye düşük maliyette ve kaliteli girdi sağlamasındadır. Bu noktada yapılması gereken,  sağlıklı bir sanayileşme ve madencilik politikasının acilen oluşturulması ve uygulanmasıdır. Bilindiği üzere işçi dostu olan rahmetli ECEVİT, siyasi hayatı boyunca işçilere ve özellikle maden işçilerine gereken önemi vermiş ve hep onlarla olmuştur. Maalesef bu günkü AKP hükümeti ne iş güvenliği ile ilgili ne de sosyal haklarla ilgili bir adım atmamıştır.

Maden işletmelerinin çoğunda; gerekli olan iş güvenliği önlemlerini almak, işin özelliklerine uygun çalışma ortamı  yaratmak yerine, daha fazla kar uğruna çalışma koşulları zorlanmaktadır. Böylesi gayri insani koşullar ancak insan haklarının, hukukun ve demokrasinin yerleşmediği geri kalmış ülkelerde görülmektedir. Kar hırsının öne çıktığı, denetimlerin yeterince yapılmadığı, eğitimin önemsenmediği, teknolojinin kullanılmadığı bir ortamda kazaları önlemek mümkün değildir. Maden kazaları son yıllarda belirgin olarak artmaktadır. 2008 yılında 43 maden çalışanı yaşamını yitirmiş iken, bu sayı 2009 yılında ise 55‘e çıkmıştır. 2018 yılına kadar ise bu sayı daha da artmıştır.

Ölümlere, yaralanmalara ve maddi kayıplara neden olan kazaların önlenebilmesi için öncelikle insana ve insan emeğine değer veren politikalar temel ilke olarak hayata geçirilmelidir. Kazaların önlenebilmesi amacıyla tüm madencilik sektörü, üniversiteler, sendikalar ve Sivil Toplum Örgütlerinin birlikteliği çok önemlidir.

Bu düşüncelerle yaşamını kaybeden maden emekçilerini bir kez daha saygıyla anıyor, hayatta olan tüm madencilere sevdikleriyle birlikte sağlıklı, mutlu bir yaşam diliyor, tüm madencilerin Dünya Madenciler Gününü kutluyorum.               

 

 


 


Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner185