Bu haber kez okundu.

“EN BÜYÜK ÇATI ÖRGÜTÜMÜZ DİMDİK AYAKTA”

TGC'nin 76. Basın Müzesi’nin 34. Kuruluş Yıldönümü kutlandı

*

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Kuruluşu’nun 76. Basın Müzesi’nin 34.Yıldönümünü kutladı. 10 Haziran 1946’da kurulan ve ilk başkanı Sedat Simavi olan Cemiyetin Kuruluş Yıldönümü töreni 10 Haziran 2022 Cuma günü TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda salgın koşulları kapsamında yapıldı.

Tören Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, haber peşinde koşarken ölen, öldürülen gazeteciler, Covid 19 salgını sürecinde ölen gazeteciler, sağlık çalışanları ve yurttaşların anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Tören Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto’nun açılış konuşmasıyla devam etti.

OLCAYTO: TEK TİP GAZETECİ TEK TİP HABER İSTİYORLAR

TGC Başkanı Turgay Olcayto konuşmasında şunları söyledi:

“Türk Basın Birliği'nin 1946'da kapatılması ile Türkiye’de o zamanki adıyla Gazeteciler Cemiyeti olarak İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de üç meslek örgütü kuruldu. Bunlardan biri kuruculuğunu ve başkanlığını Sedat Simavi'nin yaptığı bugünkü adıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ydi. Çok değerli başkanlarımız oldu. Cevat Fehmi gibi, Burhan Felek gibi, Nail Güreli gibi, Nezih Demirkent gibi. Hepsine şükran borçluyuz. Türkiye, bugün demokrasiden sapmış, demokrasinin bütün kurum ve kurallarının dışında işleyen bir çarkın parçası. İktidar gazetecileri işsizlikle terbiye ediyor, açlıkla terbiye ediyor, cezaevi ile terbiye ediyor. Benden değilsen gazetecilik yapmıyorsun diyor bir anlamda. Türkiye’de tek tip gazeteci ve gazete istiyorlar, Çok seslilik değil tek sesli bir toplum istiyorlar. Biz cezaevinde gazeteci olmasın istiyoruz, bu ülkede düşünceyi ifade özgürlüğünün prangalar içinde olmamasını istiyoruz, herkes düşüncesini serbestçe söyleyebilsin istiyoruz, düşünce suçunun olmamasını istiyoruz. Ve tabii bunun dışında da demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlemesini istiyoruz. Biz çizgimizden hiç ayrılmadan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 76 yıldır sürdürdüğü işlevini yeni arkadaşlarımızla sürdürmeye devam edeceğiz.”

ŞENTÜRK: GAZETECİLİK AÇISINDAN EN BÜYÜK TEHLİKE OTOSANSÜR

TGC Başkan Yardımcısı Doğan Şentürk ise konuşmasında “76’ıncı kuruluş yıl dönümümüz hayırlı olsun. 76 yıl geçmiş, bakıyorum 76 yılda ne sıkı yönetimler, ne muhtıralar, ne kudretli başbakanlar, ne kudretli komutanlar görmüşüz. Demek ki neymiş? Tarafsız olan bertaraf olmuyormuş” dedi ve şöyle devam etti:

“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti en büyük çatı örgütümüz dimdik ayakta. Türkiye'de demokrasi mücadelesini, Türkiye'de basın özgürlüğü, basın hürriyeti bağımsız gazeteciliğin mücadelesinde elinde meşalesi dimdik duruyor. Bu nöbeti omurgalı bir şekilde dimdik sürdürüyoruz. Pandemiye aşı bulundu. Fakat bu iktidarlar, bu baskılar gelip gittikten sonra acaba bu oto sansüre aşı bulabilecek miyiz? Çünkü pek çok meslektaşımız şu anda otosansür mekanizmasını benimsemiş durumda. Gazetecilik açısından en büyük tehlike de oto sansür yapmak. Dolayısıyla bunun çaresini üretmek zorundayız, bağımsız gazetecilik için mücadele vermek zorundayız, veriyoruz da. Ben korkunun statükoyu, umudun da değişimi beslediği kanısındayım. Basın özgürlüğüne basın hürriyetine yeniden kavuşacağız. Cemiyetimizin hep var olmasını, ayakta olmasını ve bizden sonra da demokrasi mücadelesini devam ettirip yaşamasını temenni ediyorum.”

GÜNEŞ: SOSYAL MEDYA YASASI HABERİ HALKTAN GİZLEMEK İÇİN ÇIKARILIYOR

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş ise konuşmasında basının hafızası olana Basın Müzesi’nin önemine işaret etti. Müze’nin 30 bin gazetecilik ve iletişim kitabıyla Türkiye’nin en iyi uzmanlık kütüphanelerinden birine sahip olduğunu belirterek “Müze 1988 yılından bu yana sadece kamuya yararlı dernek olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin katkılarıyla ayakta duruyor. Bundan sonra da Müze’yi ayakta tutmak için elimizden gelen tüm çabayı sarf edeceğiz” dedi. Konuşmasında Sosyal Medya Yasa Tasarısı’nın haberi halktan gizlemek için çıkarılacağına dikkat çeken Genel Sekreter Güneş şunları söyledi:

“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Sosyal Medya Yasa tasarısıyla ilgili görüşünü hazırladık. TBMM’de önce Dijital Mecralar Komisyonu’nda, 9 Haziran 2022 Perşembe günü de Adalet Komisyonu’nda görüşümüzü paylaştık. Seçime giderken bizlerin gazetecilik yapmamızı tamamen engellemek üzere çıkarılmış bir yasa tasarısı. Gazetecilik meslek örgütlerinden sosyal medya tasarısını hazırlarken görüş almadılar. Dijital Mecralar Komisyonu’nda basın meslek örgütlerine beşer dakika, Adalet Komisyonu’nda da bizim ısrarımızla üçer dakika konuşma imkanı sağladılar. Önümüzdeki hafta da Meclis’e gelmesi ve çıkarılması bekleniyor. Sansürü olağanüstü ağırlaştıran bir yasa. İktidar internet medyasını basın iş kanunu kapsamına almakla övünüyor ama internet sitelerine aşırı sansür, ağır para cezaları getiriliyor. Dezenformasyon maddesiyle de iktidarın beğenmediği her haber için suç duyurusunda bulunulacak, gazeteci tutuklamaları artacak. Haberler yine engellenecek. İtirazlarımızı dile getirdik. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak gazetecilerin haklarını korumak, halka haberin ulaşmasını sağlamak için mücadeleye devam edeceğiz. 76 yıldır var olan bağımsız bağlantısız gazetecilik anlayışından ödün vermeden çalışacağız. 76. yaşımız kutlu olsun.”

DALYANCI: UMUDUMUZU HİÇ YİTİRMEDİK

Toplantıda konuşan TGC Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Dalyancı ise “Bugüne bakıyorum mesleğimizin içine düştüğü, düşürüldüğü durumu gerçekten hazmetmek çok zor. Haber çarpıtmak şimdiye kadar hep gördüğümüz bir şeydi. Ama doğrudan doğruya yalan haber manşetlere çıkıyor" dedi. Dalyancı, "Ekranlardan inanılmaz sözler sarf ediliyor hükümet yanlısı medyadan. Onun için üzüntüyle izliyoruz Ama basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün engelsiz yaşanacağı günlere ulaşma umudumuzu hiç yitirmedik. Cemiyetimiz ayakta ve ayakta kalacağına da güvenimiz tam. Bizden sonrakiler de bu ilkeleri uygulayacaklar" diye konuştu.

ÖZYALÇINER: TGC DEMOKRASİNİN YOLUNU AÇMAK İÇİN ÇABALARINI SÜRDÜRÜYOR

Toplantıya Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı –TGC Onur Kurulu Üyesi Adnan Özyalçıner de katıldı. Adnan Özyalçıner konuşmasında şu konulara dikkat çekti:

"Özgürlüklere yapılan bütün baskılara karşı karanlığı aydınlatma yolunda büyük çabaları olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin kuruluş yıldönümünde bir aradayız. Cemiyet bu çabalarını, hapislere, ölümlere, boyun eğmeden yapmıştır. Bugün düşünceye, düşünce ve ifade özgürlüğüne yapılan baskılar insan temel hak ve özgürlüklerini de ayaklar altına almaktadır. Böylece demokrasi ve özgürlükten yoksun bir karanlık baskı döneminde yaşamaktayız. Ben ‘Haziran’da Ölmek Zor’ diyorum. Bunu Hasan Hüseyin söylemişti neden Çünkü Nazım Hikmet’i, Orhan Kemal’i, Ahmet Arif’i, Hasan İzzettin Dinamo’yu haziran ayında yitirdik. Onlar şiir, öykü ve romanlarıyla özgürlük ve demokrasi yolunu açan yazarlarımızdır. Her haziranda şiirleriyle bize özgürlük yolunun açılması ve özgürlüklerin getirilmesi paylaşımını sürdürmektedirler. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti gazetecilerle, yazarlarla ve aydınlarla birlikte özgürlüğün ve demokrasinin yolunu açmadaki çabalarını dün olduğu gibi bugün de sürdürüyor. Umudumuz uygarlığı yaratan emeğin, emekçinin yarattığı zenginliklerin ve güzelliklerin eşitçe paylaşıldığı günlere ulaşmaktır, teşekkürler.”

KURULLARIN VE KOMİSYONLARIN BAŞKANLARI GÖRÜŞLERİNİ PAYLAŞTI

Törende TGC Denetim Kurulu Başkanı Mustafa Bakacak da söz aldı. Bakacak, “Cemiyet için bize böyle güzel görev verdiler. Biz de Cemiyetin bizden önceki ustaların bugünlere getirdiği görevlerimizi yerine getirerek bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Cemiyeti yaşatmak için ne görev veriliyorsa üstleniyoruz herkese teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

TGC Onur Kurulu Sekreteri Ayşegül Dora ise konuşmasında "Önceki dönemlerde görev yapan Onur Kurullarının Cemiyete verdiği katkıların bilincinde olarak yeni dönemde de Tüzüğümüzün bize yüklediği işlevleri sürdüreceğiz” dedi.

TGC Balotaj Kurulu Başkanı Mesude Erşan "Gözaltılar, soruşturmalar, davalar, icralar, mahkumiyetler, para cezaları, haber erişimlerinin engellenmesi, ilan kesme, basın kartı iptalleri Demokles’in kılıcı gibi, bütün bunlar ve çok daha fazlası aslında tepemizde sallandırılıyor" diye başladığı konuşmasında şunları söyledi:

"Bu karabasana direnmenin, dayanmanın en önemli yolu mücadeleden geçiyor. Dolayısıyla meslek örgütlerinin değerini bilmek, olabildiğince güç birliği yapmak, bir arada omuz omuza olmak her zamankinden daha değerli ve kıymetli. İyi ki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve iyi ki sizler de varsınız. Nice yaşlarımız olsun.”

TGC Kadın Gazeteciler Komisyonu Başkanı Ayşegül Aydoğan Atakan ise konuşmasında yaptıkları çalışmalara dikkat çekti:

"Kadın Gazeteciler Komisyonu geçmiş dönemde çok başarılı çalışmalara imza attı. Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçi Haber Kılavuzu’nun ortaya çıkması bile medyadaki eril dilin değişimine yönelik olarak yapılmış büyük bir adımdı. Biz her zaman söylediğimiz gibi değişimin dilde başladığına inanıyoruz. Dili dönüştürmekte medyaya çok önemli görevler düşüyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönem çalışmalarında da bu konuya yine eğileceğiz."

TGC Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Hüseyin Irmak konuşmasında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin bir çatı örgütü olarak önemi vurguladı. Cemiyeti çatı örgüt olarak dışa karşı bir demokrasi meclisi, içe karşı da bir eğitim merkezi haline getirebildiğimiz ölçüde sağlıklı yaşlara ilerleyebileceğimizi düşünüyorum ve bu düşüncelerle sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum nice yıllara” dedi.

Toplantının dilekler bölümünde Mustafa Dolu ve Erden Aktoğu Cemiyet ve Basın Müzesi’nin kuruluş günleriyle ilgili düşüncelerini paylaştılar.

.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.