Bu haber kez okundu.

KAZANIM MÜCADELESİ!..

ZONGULDAK SAĞLIK SEN ŞUBE BAŞKANI NAZIM ERDURAN BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRİSİNİ AÇIKLADI.

SAĞLIK SEN'in Ankara'da yapılan "Başkanlar Kurulu Toplantısı"na katılan Zonguldak Şube Başkanı Nazım Erduran alınan kararları basın açıklaması ile kamuoyuna duyurdu. Erduran; "Tam gün yasasındaki adaletsizlikler, Laborant ve Veterinerlik Bölümü mezunlarının mağduriyeti, Toplu Sözleşme Primi gibi sorunların ivedilikle çözülmesi için Hükümeti, toplu görüşme masasında imzaladığı taahhütleri bir an önce hayata geçirmeye çağırmaktayız. Başkanlar kurulumuz yaşanan sorunları yedi ana başlıkta değerlendirmiş ve aşağıdaki kararları almıştır" dedi.
Erduran'un açıklaması konu başlıklarına göre şöyle:

PERSONEL İHMAL EDİLDİ
TBMM'de 21 Ocak 2010 tarihinde kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına gönderilen Tam Gün Yasasında hekim dışı sağlık çalışanlarının talep ve beklentileri ihmal edilmiştir.
Haftalık normal çalışma süresini 40 saate indirilmesi, nöbet ücretlerinin kapsamının genişletilmesi ve belirli oranda artış sağlanması, hekimlerin döner sermaye gelirlerinin belirli bir kısmının emekliliğe yansıtılması gibi düzenlemeler Tam Gün Yasası'nın sağlık çalışanları açısından olumlu bulduğumuz yönleridir. Ancak, Tam Gün Yasası sağlık çalışanları açısından var olan adaletsizliği daha da büyüten bir yasa olmuştur.
Başkanlar Kurulumuz, Tam Gün Yasası'nda hekim dışı sağlık çalışanlarının döner sermaye tavan oranlarının yüzde 200'e, riskli birimlerde çalışanlar için yüzde 250'ye çıkartılmasını, döner sermaye gelirlerinin adil dağılımı noktasında zaruri görmekte, Bakanlık Tasarısı'nda yer alan, bu artış oranlarının Yasa'da yer almamış olmasını büyük bir haksızlık olarak değerlendirmektedir.
Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte Sağlık Bakanlığında çalışanların döner sermaye primleri; uzman hekimlerin 7 kat, pratisyen hekimlerin 5 kat artarken, buna karşılık hekim dışı personelin 0.5 kat artmıştır. Performansa dayalı ek ödeme sisteminin uygulandığı 6 yıllık süre zarfında ek ödeme dağılımındaki adaletsizliğin hekim dışı personel aleyhine geliştiği görülmüştür. Tam Gün Yasası bu adaletsizliği belli ölçüde giderme noktasında bir fırsat iken maalesef Bakanlar Kurulu tasarısından hekim dışı personelin döner sermaye tavan oranlarını yükselten düzenleme çıkartılarak var olan adaletsizliğin devamına karar verilmiştir.
Tam Gün Yasası'nda hekimlerin döner sermaye gelirlerinin bir kısmının emekliliğe yansıması sağlanmış, ancak bu haktan diğer sağlık çalışanları muaf tutulmuştur.
Başkanlar Kurulumuz, hekimler açısından, yetersiz de olsa olumlu bir gelişme olarak gördüğümüz bu düzenlemeden, sağlık hizmetinin bir ekip hizmeti olduğu gerçeği hiçe sayılarak, hekim dışı sağlık personelinin muaf tutulmasını, çalışma huzuruna zarar verecek bir gelişme olarak değerlendirmektedir.
Tam Gün Yasası'ndaki önemli adaletsizlik konularından birisi de Radyoloji çalışanlarının çalışma sürelerini 35 saate çıkartılmasıdır. Radyoloji çalışanlarının sağlığı ve çalışma güvenliğini sağlayacak standartlarda çalışma alanları sağlanmadan, haftalık çalışma süresi 35 saate çıkartılarak, radyoloji çalışanlarına göz göre göre hayatını tehlikeye at denilmektedir.
Başkanlar Kurulumuz, sağlık hizmetlerinde verimliliğin ve kolay erişilebilirliğin sağlanması hedefiyle yasalaşan Tam Gün'ün, sağlık çalışanlarının mutsuzluğu üzerine bina edilmemesi çağrısını bir kez daha yinelemektedir.
Başkanlar Kurulumuz, Tam Gün Yasa'sının; adaletsizlik içeren maddelerinin Cumhurbaşkanımız tarafından TBMM'ye iade edilmesini beklemektedir.

MAĞDURİYET MUTLAKA GİDERİLECEK
Laborant ve Veterinerlik Sağlık Ön lisans Programını sağlık çalışanlarının üst öğrenimi olmaktan çıkartan 4 Kasım 2009 tarihli YÖK Genel Kurulu kararı binlerce sağlık çalışanının mağduriyetine yol açmıştır. YÖK'ün 2006 yılında aldığı karar gereği binlerce sağlık çalışanı bu bölümü bitirmiş ve intibakları yapılmıştır. YÖK'ün aldığı karar ve Sağlık Bakanlığının bu karar uyarınca başlattığı işlem, binlerce sağlık çalışanının ekonomik ve özlük haklarında kayba neden olmuştur.
Başkanlar Kurulumuz, YÖK'ün kararının ve Bakanlık işleminin hukuka uygun olmadığı kanaatindedir.  Ülkemizde Anayasa Mahkemesi kararlarının dahi geriye dönük işletilmesi mümkün olmazken, YÖK kararının geriye işletilmesinin keyfi bir uygulama olduğu düşünülmektedir. Sendikamız sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yetkili sendikası olarak; YÖK'ün kararı ve 5 Ocak 2010 tarihli Sağlık Bakanlığı işleminin yürürlüğünün durdurulması ve iptali için Danıştay'a dava açmıştır.  YÖK, Sağlık Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı nezdinde sorunun çözümüne yönelik yoğun girişimlerimiz sürmektedir.
Başkanlar Kurulumuz, Laborant ve Veterinerlik Bölümü mezunlarının uğradıkları mağduriyetin bir an önce ortadan kalkması için her türlü mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir.

GÖRÜŞME PRİMİ SENDİKALI ÇALIŞANLARIN
Toplu Görüşme Primi, sendikalı kamu çalışanlarının toplu görüşmelerde elde ettiği sendikal bir kazanımdır. Toplu görüşme primi, maalesef kendisini, millet yararına çıkan her düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi'ne göndermekle memur hisseden Ana muhalefet partisinin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, sendikalı 1 milyonu aşkın kamu çalışanına yönelik büyük bir haksızlıktır.
Başkanlar Kurulumuz, sendikalı kamu çalışanlarının toplu görüşmelerle elde ettiği bu kazanımın tekrar uygulamaya geçmesi konusunda konfederasyonumuz Memur-Sen'le birlikte gereken mücadeleyi kararlılıkla sürdürecek ve toplu görüşme primiyle ilgili düzenlemenin çıkmasını sağlayacaktır.

HEDEFİMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ
Toplu sözleşme ve grev hakkı, kamu çalışanlarının uluslar arası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel hakkıdır. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, sorunlarını,  artık kendisi sorunlu olan 4688 Sayılı Yasanın çözümsüzlüğü içinde tartışmak istememektedir. Memur-Sen 2010 yılında toplu görüşme değil, toplu sözleşme masasına oturmak istediğini açıkça ilan etmiştir.  Başkanlar Kurulumuz, Memur-Sen'in bu hedefinin arkasında dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla duracak ve toplu sözleşme hakkı için mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir.

SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIMINA SON
Kamu hizmetlerinin sunumunun devlet memuru eliyle yürütülmesi anayasal bir zorunluluktur. Sağlık Bakanlığı'nda genel bir istihdam politikasına dönüşen sözleşmeli personel uygulamaları ile, taşeronlaşma Anayasanın ruhuna aykırıdır. Sendikamız, sözleşmeli istihdamının dün olduğu gibi bugün de karşısındadır. Sayıları yaklaşık 75 bine ulaşan ve en yoğun sözleşmeli personel istihdamının yapıldığı kurum olan Sağlık Bakanlığı'nda çalışma barışına zarar veren kadrolu-sözleşmeli ayrımı sona erdirilmelidir. Bu noktada, sosyal ve özlük haklar açısından kadrolu-sözleşmeli farklılığını ortadan kaldırmaya dönük tek tip yasa çalışmasının bir an önce tamamlanmalı ve yaşanan adaletsizlik sona erdirilmelidir.
Başkanlar Kurulumuz, Hükümete sağlık gibi hayati bir hizmet kolunda istihdam politikasını yeniden gözden geçirmeye ve sözleşmeli istihdamına son vermeye çağırmaktadır.

SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARI SORUNLU
Hizmet kolumuzun ikinci büyük kurumu olan Sosyal Hizmetlerde çalışanlar yıllarca ihmal edilmiştir. Sosyal devletin varlığının en yoğun hissedildiği kurumlarda yaygın bir şekilde devam eden meslek elemanı ihtiyacının hizmet satın alımı yoluyla karşılanması uygulamasından bir an önce vazgeçilmelidir. Yetkili sendika olarak katıldığımız Kurum İdari Kurul toplantısında mutabakat metninde yer alan SHÇEK bünyesinde memur, ambar memuru, daktilograf, santral memuru vb kadrolarda görev yapan personelin bir an önce VHKİ kadrosuna geçirilmeleri sağlanmalıdır. Sosyal hizmet kurumlarında görev yapan sosyologların teknik hizmetler sınıfına geçişi mutlaka sağlanmalı ve KİK toplantısında alınan karar gereği bu mağduriyet en kısa sürede giderilmelidir.
Başkanlar Kurulumuz, SHÇEK çalışanları adına gerçekleştirilen Kurum İdari Kurul toplantısında alınan kararların bir an önce hayata geçirilmesi ve yıllarca üvey evlat muamelesi gören sosyal hizmet çalışanlarının mağduriyetlerinin giderilmesi çağrısını yinelemektedir.

KEYFİLİK SONA ERMELİ
Üniversite hastanelerinde döner sermaye dağılımında yaşanan keyfilik sona ermelidir. Toplu görüşmelerde sendikamızın mutabakat metnine giren üniversite çalışanlarına becayiş ve eş durumu tayin hakkı, sendikaların disiplin kurullarında temsil edilmesi, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının merkezi yapılması gibi taleplerimizle ilgili yasal düzenleme hemen hayata geçirilmelidir.

MUTABAKAT  KONULARI HAYATA GEÇİRİLMELİ
Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolunun yetkili sendikası olarak katıldığımız 2009 Toplu Görüşmelerinde, hizmet kolumuz adına çok önemli kazanımlar elde edilmiş, 40 maddelik mutabakat metninde 17 sendikal taleplerimiz yer almıştır.  Sağlık çalışanlarının günlük çalışma süresinin 8 saate düşürülmesi talebimiz ise Tam Gün Yasasıyla gerçekleştirilmiştir.
2009 Toplu görüşmelerindeki en önemli kazanımımız olan aylık ek ödeme mahsuplaşması ile ilgili düzenlemenin bir an önce çıkartılmalı, döner sermaye geliri düşük olan sağlık çalışanları ile, izin ve rapor dönemlerinde döner sermayesi kesilen tüm sağlık çalışanlarının yaşadığı mağduriyet bir an önce sona ermelidir.
Sendikamız, ek ödeme aylık mahsuplaşması ve giyim yardımlarının nakden ödenmesi başta olmak üzere tüm toplu görüşme kazanımlarımızla ilgili gerekli yasal düzenlemelerin hızlandırılmasına yönelik girişimlerini sürdürmektedir.

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

banner251

banner185


banner294