Bu haber kez okundu.

“MODERN ÇAĞIN KÖLELİK SİSTEMİ”

Eğitim İş Sendikası Kdz. Ereğli Temsilciliği “Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mekteplerinin kendisine verdiği “Başöğretmen” unvanını kabul etmesinin yıldönümünde tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyoruz. Başöğretmenimiz Atatürk’ü saygıyla anıyoruz.” Başlıklı yazılı bir açıklama yaptı.

“Öğretmenlik emek, sevgi ve sabır isteyen bedeli hiçbir maddi karşılıkla ölçülmeyecek kadar değerli, hoşgörü ve fedakârlık mesleğidir. Bunun bilincinde olan biz öğretmenler eğitim emekçilerini bir bileşeni olarak siyasi iktidarların tüm baskılarına ve yok saymalarına rağmen öğrencilerimizin daha nitelikli eğitim almaları için olağanüstü bir çaba harcıyoruz.” Vurgusunda bulunan Eğitim-İş  “2022 sefalet bütçesine hayır demek için; Sarayın yalanlarına son vermek için;” sözleriyle 4 Aralık’ta Ankara Anıttepe’de Birleşik Kamu İş’in gerçekleştireceği mitingine davet etti.

Açıklamanın devamı şöyle:

“Özellikle son dönemde mevcut siyasi iktidarın gerici eğitim dayatması sonucunda; Cumhuriyetimizin birikimi olan halkçı, laik ve bilimsel eğitim anlayışı çok büyük yaralar almış, çocuklarımız adeta Orta Çağ karanlığına mahkûm edilmişlerdir. Eğitim sisteminde yapılan bu bilinçli tahribat sonucunda eğitim birliği bozulmuştur. Eğitimde piyasacı dayatma sonucunda ise; özel öğretimin payı yüzde ikilerden son dönemde yüzde otuzlara doğru tırmanmıştır. Bu durum eğitimde fırsat eşitliği ilkesine vurulan en büyük darbe olmuştur.

2022 yılı için hazırlanan sefalet bütçesinden de anlaşılacağı üzere bizlere yine açlık sınırına mahkûm eden ücretler reva görülecek. Bizler dünyada istatistiklerde en çok çalışan öğretmen sıralamasında en üste, en az ücret alan sıralamasında en altlarda kalmaktan, itibarımızın her yıl düşmesinden bıktık.

Yine bu iktidar döneminde öğretmenlerin sözleşmeli, ücretli, kadrolu diye kategorilere ayrılması, modern çağın kölelik sistemini yaratmıştır. Kadrolu öğretmen atamasından vazgeçerek “doğrudan torpil” anlamına gelen mülakata dayalı sözleşmeli öğretmen sistemini getiren Bakanlık, öğretmen açığını ücretli öğretmenlik ile kapatmaya çalışmaktadır. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı 700 bini geçmişken, 80 binin üzerinde eğitim emekçisi ücretli öğretmen denen güvencesizlik altında çalıştırılmaktadır. Gencecik öğretmenlerin, intihara sürüklenmesi siyasi iktidarın duyarsızlığı karşısında adeta toplumsal travma yaşanmaktadır.

Biz eğitim emekçileri olarak artık her 24 Kasımda atılan hamaset nutuklarını duymak istemiyoruz. Eğitim emekçileri zam, ekonomik kriz ve yoksullaşma sonucunda insanca yaşam seviyesinden uzaklaşmışlardır. Bu kadar zor şartlar altında fedakârca emek veren eğitim çalışanlarının durumunu daha net ortaya çıkarmak için sendikamızın 3630 eğitim emekçisinin katılımı ile gerçekleştirdiği ankette çarpıcı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Yüzde 49,4’ü erkek, yüzde 50,6’sı kadın öğretmenin katıldığı araştırmamıza göre;

-Katılımcıların yüzde 23,34'ü eşinin çalış(a)madığını belirtmiştir. Yani neredeyse evli her 4 emekçiden birinin eşi işsizdir ve evin başlıca gelir kaynağı enflasyonla biçilen tek maaştır.

-Katılımcıların yüzde 57,8’i ailenin gıda ihtiyaçlarını karşılamada zorluk yaşadığını, yüzde 48,3’ü maaşlarının yetersizliğinden dolayı ek hesap kullandıklarını, yüzde 77,7’si ailenin sağlık harcamalarını karşılamakta zorluk çektiklerini, yüzde 90’ı kullandıkları kredi kartının borçlarını ödemede zorlandıklarını, yüzde 65’i geçinmekte zorlandıklarını ailelerinden veya yakınlarından borç aldıklarını beyan etmişlerdir.

-Katılımcıların yüzde 61,1’i ekonomik zorluklardan dolayı mesleki motivasyonlarının düştüğünü, yüzde 84,3’ü ek iş aradığı belirtmiştir. Öğretmenin işi dışında ek iş aramak istemesi oldukça manidardır. Anketimiz incelendiğinde AKP ‘nin, pandemi sürecini her alanda olduğu gibi eğitimde de yeterli önlemler almayarak yürüttüğü görülecektir.

Biz eğitim emekçileri olarak meslek onurumuzda yaratılan tüm bu tahribatlar karşısında artık sözün bittiğini ve eylem zamanının geldiğine inanarak diyoruz ki,

İnsanlık onuruna yaraşır bir ücret alıp, insanca yaşamak istiyoruz!

Söz verilmesine rağmen yaşama geçirilmeyen 3600 ek gösterge hakkımızı istiyoruz!

Sadece öğrencilerimiz ve kendimiz için değil ülkemizin geleceği için laik, bilimsel, adil ve kamusal eğitim istiyoruz Her şeyden önemlisi meslek onurumuzu geri istiyoruz!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandas 2 hafta önce

bu sandikacilar hamsi festivali nde göbek atarken gayet idiler hicbi sorunları gozukmuyo du keyifler neden kaçtı acaba aldıkları maaşı beyenmeyen arkadaşlar istifa etsin onların aldıklarına çalışacak çok öğretmen var