Bu haber kez okundu.

PEMBE ODA KADIN CİNAYETİ...

Geçen yorumumuzda “Sevmek o kadar zor mu” diye sormuştuk…

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre işsizliğin yüzde 10.9’u bulduğu, genç nüfusta ise işsizliğin yüzde 20’yi aştığı, 500 bin dolayında insanın 1 yıldır iş bulamadığı, 2 ayda 1.3 milyon çalışanın işinden olduğu bir ülkede galiba sevmek de zorlaşıyor…

Yunanistan yüzde 26 ile işsizliğin en yüksek olduğu ülke olurken Türkiye, yüksek işsizlik oranları sıralamasında dünyada ilk 10’a giriyor. Aslında tarım dışı işsizlik ve genç nüfustaki işsizlik dikkate alındığında ise Türkiye Yunanistan, Güney Afrika, Nijerya ve İspanya ile ilk 5’i paylaşıyor…

Türkiye’deki işsizlik oranı son 4 yılın zirvesine ulaşırken CHP Bursa İl Başkanı Zafer Yıldız, açıklanan 10.9’luk işsizlik oranıyla Türkiye’nin son 13 yılda yoksullaştığının tescillendiğini söylüyor. Başkan Yıldız, işsizlik ve yoksulluğun “suça yönelim, intihar ve boşanma gibi pek çok toplumsal soruna yol açtığını” vurguluyor…

Gerçekten doğru… Gazetelerin üçüncü sayfalarına ve son zamanlarda artan intihar olaylarına baktığınızda, işsizlik, borç ve de yoksulluktan kaynaklanan pek çok intihar girişimi ve intihar haberiyle karşılaşıyor insan.

Türkiye Mutsuz

Ve acı bir gerçek araştırmalarla çarpıcı bir şekilde ortaya konuldu: Türkiye dünyada en mutsuz üçüncü ülke…

Aslında bunun aklı başında olan herkes farkında. Son zamanlarda “gülmenin ayıp” olduğunun telaffuz edildiği Türkiye’de sokaklar şöyle ya da böyle sorunlarıyla boğuşan asık suratlı insanlarda dolu… Yani isteseler de içten kahkahalar atamıyor insanlar…

20 Mart “Mutluluk Günü”ydü… Büyük bir ihtimalle çoğunuz farkına bile varmadınız… Ama ABD merkezli kamuoyu araştırma şirketi Gallup, “Birleşmiş Milletler Uluslararası Mutluluk Günü”yle ilgili 143 ülkede kapsamlı bir araştırma yaptı. İnsanlara, “Bir gün önce ne kadar güldükleri, ne kadar iyi dinlendikleri, insanlar tarafından saygıyla karşılanıp karşılanmadıkları”ve “bir gün önce ilginç bir bilgi öğrenip öğrenmedikleri”soruldu. Sonuç mu? “Mutlu ülkeler” sıralamasında Türkiye, Bangladeş ve Sırbistan’la birlikte sondan üçüncü oldu. Yani, “En mutsuz ülkeler” sıralamasında Sudan ve geçenlerde 22 turistin bir müzede öldürüldüğü Tunus’un ardından üçüncü oldu…

 

Gençler kadar yaşlılar da mutsuz

TÜİK’in yaşlılar araştırması da bu araştırmayla aynı zamana denk geldi. TÜİK açıklamasına göre, Türkiye’de 65 yaşın üstündeki nüfus 1 yılda 300 bin artışla 6.2 milyona çıktı. Yaşlıların beşte biri çalışıyor ve giderek “mutluyum” diyen yaşlıların sayısı azalıyor. Türkiye’de 6 milyon 192 bin yaşlının 1 milyon 115 bini yoksulluğun pençesinde. 4 milyon 706 bin yaşlı yardımlarla ayakta kalmaya çalışıyor. Yaşlı erkeklerin yüzde 71.4’ü, yaşlı kadınların ise yüzde 85’i sosyal transferlerden faydalandı. Emekli ve dul-yetim aylığından yararlanan yaşlı nüfus oranı ise yüzde 75.5…

Ve tüm bu gelişmelerin doğrultusunda çocuklara, kadınlara tacizler, tecavüzler, özetle sonu cinayete kadar varan her türlü şiddet sürüyor…

Eğitimde, yaşanan çarpıklaşma nedeniyle öğretmenlik mertebesine yükselmiş “cahil ve yobaz öğretmenler”in neden olduğu skandallar yaşanırken adalet camiasında da “iyi hal indirimleri”i ve erkek egemen anlayış sürüyor. Nasıl mı?

Daha birkaç gün önce Milliyet’te (19 Mart) Kemal Göktaş yazdı. İstanbul’da kavga eden karı-koca davasında, bıçaklayan kocaya 5, bıçakla tehdit eden karısına ise 20 ay ceza verildi… A sahi, bu haberin hemen altında bir haber daha vardı: Pendik’te Çalınmayan köfte için 16 ay hapis, diye bir başlık dikkat çekiyordu…

Daha geçen haftaki okuyun köşesinde yayımlamıştık. Afyonkarahisar’da eşini 2013 yılında döverek öldüren adam tutuksuz yargılanıyor… Konya’da keza boşandığı eşini bıçaklayıp, yola atan ve sonra da üzerinden arabayla geçerek öldüren şahısın mahkeme, cinayeti “ağır tahrik altında işlediği” gerekçesiyle cezasını indirdi…

Bu tür örnekler o kadar çok ki, bir yandan da kadın cinayetleri son sürat sürüyor. Sonunda anlarca asker ve gardiyanın bulunduğu bir cezaevinde de kadın cinayeti vahşeti yaşandı…

Kadın cinayetleri konusunda tarihe geçecek olay malumunuz Sivas E Tipi Kapalı Cezaevi’nde meydana geldi. Cinayet suçundan içeride yatan 29 yaşındaki Metin Avcı, mahkumların eşleriyle özel görüşmelerine olanak sağlayan “Pembe oda” da 28 yaşındaki karısının meyve bıçağıyla boğazını keserek öldürdü…

İlginç bir uygulama aslında, bu kez mahkemeler değil, bir cinayet sanığına “iyi hal” görmüş ki cezaevi savcısı, mutlu olsun diye “pembe oda” izni vermiş…

Hatırlarsanız geçen haftalarda da “iyi halli” birkaç mahkum “cezaevinden izinli çıkarak eşlerini öldürmüşlerdi.”

İyi hal, iyi hal nereye kadar diye düşünmek gerekmez mi? Adam akıllanmıyor işte. Cezaevine düşüyor, güya mahkemede, cezaevinde uslu duruyor. Sonra cezaevinden izinli çıkıp ya da daha cezaevindeyken yine cinayet işliyor. Tüm bunlara rağmen bazı savcılar ve mahkemeler “İyi hal” diye hala ısrar edecek mi doğrusu merak ediyoruz…

Ey savcılar, yargıçlar, ilgililer, yetkililer, yılbaşından 20 Mart tarihine kadar yani 79 günde 78’i silahla olmak üzere 87 kadın cinayeti işlendi… Anne karnındaki 4 aylık cenin dahil 88 kadın ve onu korumaya çalışan yakını öldürüldü… Hala bir şey yapmak gerekmiyor mu sizce?

İyi haftalar Umut Vakfı

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

banner251

banner185


banner294