Bu haber kez okundu.

Suç ve suçluya pandemi bile engel olmadı…

Bu ülkede galiba herkes zıvanadan çıktı…

Eline silahı alan suç işliyor…

Silahlar hazır, her yerde, evde, arabada, biriyle görüşmeye giderken yanında vs…

Hem de büyük çoğunluğu…

Bu adamlar bir tıkla ulaştıkları bu silahlarla ulu orta geziyorlar, kolluk kuvvetleri hiç mi bunları görmüyor, bilmiyor…

Ancak katliam yaptıklarında gözaltına alınıyorlar…

Ama vurdukları insan ölmemiş, yaralanmış ise silah ruhsatsız olsa da, para cezası alıp, serbest bırakılıyorlar.

İlginç değil mi?

Bir gazeteci, sosyal medyada biri, sözlü, yazılı suç işlediğinde tutuklanıp, hücreye konuluyor…

Ama adam vuran elini kolunu sallayarak dışarda dolaşıyor… Ya da af sayılabilecek düzenlemelerle çıkıp yine suç işliyor…

Her gün medyayı izleyin öyle çok bu tür olaya tanık oluyorsunuz ki…

Bu cezasızlık değil de nedir?

Sonuç; bireysel silahlanma, akabinde silahlı şiddet korkunç boyutlara varmış durumda… Herkes sanki kavga yapmak, birine saldırmak için bahane arıyor…

Sudan sebeplerle işlenen cinayetlere her gün yenileri ekleniyor…

Galiba ülke genelinde ciddi bir psikolojik tedaviye ihtiyaç var diyelim ve size birkaç örnek verelim:

. Tarsus’ta 19 Temmuz günü Fatih Dikili (30) gürültü yaptığı için uyardığı komşusu Abdulhamit Akbaba (25) tarafından dövüldü. Yüzüne aldığı darbeler sonucu hastaneye kaldırılan Dikili, beş gün sonra yaşamını yitirdi.

. Düzce’nin Akçakoca ilçesinde, Engin Hırcı hayvanlara yem vermesini isteyen babası Nihat Hırcı‘yı aralarında çıkan tartışmada, tüfekle vurarak öldürdü.

. Aydın Kuşadası’nda Almanya’dan tatile gelen Olcay S. (31) sahile doğru yürürken M.C.T.’yle omuz omuza çarpıştı. Aralarında çıkan sözlü tartışma bir anda kavgaya dönüştü ve M.C.T., Olcay S.’yi kalbinden bıçaklayarak kaçtı.

. Afyon Emirdağ’da Erol E. (48) oğlu ile kavga ettiğini öne sürdüğü Emre Küçükdurak’ı (18) ruhsatsız pompalı tüfekle öldürdü.

Korkunç değil mi?

Bunlar gibi her gün onlarca vaka yaşanıyor bu memlekette…

Ya Sakarya Erenler’deki eski nişanlı ve kardeşinin katliamı…

Biliyorsunuz Serkan Çiftçi ayrıldığı eski nişanlısının başkasıyla nişanlandığını öğrenince nişanı basıp eski nişanlısını, anne, babasını ve onun nişanlandığı genci vurmuştu… Serkan Çiftçi’nin ağabeyi de, olay yerine gelirken kırmızı ışıkta duran araç sürücüsünü ve yanındakini “yavaş kalkış yaptığı” gerekçesiyle vurarak öldürmüştü…

Yani Sakarya’da adeta eski nişanlı dehşeti yaşanmıştı…

Gördüğünüz gibi herkes, gözü dönmüş bir halde, her an cinayete varan kavgalara hazır… Suç oranları artıyor.

Cahillik derseniz o da artıyor, silahı eline alan sokağa çıkıp rastgele ateş ediyor. Ya da düğünlerde mahalleleri toza dumana boğuyorlar. Silahlı, çakarlı ve kuralsız konvoylar oluşturup, pandemiyi umursamadan maskesiz, mesafesiz yüksek müzik eşliğinde adeta terör estiriyorlar…

Ve pandemi demişken; bu yıl malumunuz uluslararası salgın nedeniyle aylarca da sokağa çıkmadık, hala da bir kısmımız titiz davranıyor, bu durumda bir önceki yıla göre, suç oranının azalması gerekir değil mi?

Hayır… Azalmak yerine suç oranında artış var.

Geçen yıl yılbaşından 11 Ağustos tarihine kadar 1.933 silahlı olay basına yansımışken bu yılın aynı döneminde (aylarca evde kaldığımız, çoğu medya organının doğru dürüst yayın yapamadığını, dağıtılamadığını da düşünün) 1.956 olay basına yansıdı…

Yani suç ve suçluya pandemi bile engel olamadı…

Eminiz bizden daha iyi biliyorlardır, ama masaya yatırıp irdelemek, bir şeyler yapmak, önlemler almak istiyorlarsa yetkili ve ilgililerin dikkat ve bilginlerine sunarız…

İyi haftalar

Umut Vakfı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.