Bu haber kez okundu.

CHP Kdz. Ereğli ilçe Başkan adaylarından Neriman Posbıyık, ilçe binasında düzenlediği basın toplantısında, kongrenin iptal edilmesini “Anti demokratik bir tutumla son anda bütün hazırlıklarımız tamamlanmış salonumuz gelin gibi süslenmiş delegelerimizi kongreyi bekliyor ama bir anda aman Allahım beni aradılar kongre iptal edildi. Ama şaşırmadım bu kadarını beklemiyordum” dedi.

Posbıyık, “CHP İlçe örgütü, bugüne kadarki "ele geçirme" "kontrol etme" anlayışı nedeniyle kilitlenmiş durumda. Bizi kayyuma getiren anlayış da işte bu... Ve bunun sorumluları yine bugün devredeler. Anti demokratik bir tutumla, son anda bütün hazırlıklar tamamlanmışken kongreyi belirsizliğe sürüklediler, iptal ettirdiler. Çünkü delegeye güvenmiyorlar.” Sözlerini şöyle sürdürdü:

“SEN-BEN ÇEKİŞMESİ”

Düşünün yer tutulmuş, delegeler imza vermiş, adaylar ortaya çıkmış, son anda operasyon yapıyorlar. Yönetimi delegeler belirlemeyecekse, kim belirleyecek. Genel Merkez'e yakın durup, kulisçilik yapanlar mı? O zaman neden seçim yapıyoruz, neden delegeyiz? Bu partinin en büyük gücü ilkeleri ve bu ilkeleri hayata geçirecek olan üyeleri ve delegeleri değil mi?

Kendi içinde kavgalı, sen-ben çekişmesi içinde partiyi küçülten, "Benim egemenliğimde ve kontrolümde olsun" anlayışı nedeniyle en büyük zararı partimiz görüyor. Ayak oyunları, arkadan çelme takma, halka gitmek yerine kulislerle,ayak oyunlarıyla iş çevirme anlayışı... İşte sizlere bunları anlatmak istedim.

Partiyi Kayyum'a getiren yaklaşımdan kurtulmanın ve bu kilitlenmeden çıkışın tek yolu demokratik bir kongredir ve bu kongrenin süratle toplanması gerekir.

“NEDEN KAÇIYORSUNUZ?”

Üç adayla bugün adil ve demokratik bir yarış için hazırlıklar son aşamaya gelmişken gelinen bu nokta kime hizmet ediyor?

Bırakın genel kurul yapılsın, bırakın delegeler iradesini ortaya koysun. Neden kaçıyorsunuz?

Eğer olağanüstü kongrenin iptal gerekçesi, Halil Posbıyık'ın eşi olarak aday olmamsa, bu konuda bakılacak yer, CHP içindeki mücadele geçmişim, Anayasayla teminat altına alınan seçme ve seçilme hakkımız ile sosyal demokrasinin evrensel ilkeleridir.

2011 yılı Genel Seçimlerinde 3'üncü sıradan Zonguldak Milletvekili adayı olduğumda Halil Posbıyık Belediye Başkanı değil miydi?

2012 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyeliğine aday olduğumda Halil Posbıyık Belediye Başkanı değil miydi?

Yani 174 delege beni desteklemek için imza attığı ve destek giderek büyüdüğü için mi bu noktaya geldik.

Bir kez daha altını çizmek isterim; Ben Halil Posbıyık'ın eşi olarak değil, bir Cumhuriyet kadını, bir öğretmen ve bir parti neferi olarak uzun yıllardır mücadele ediyorum. Belediye Başkanı'nın eşi olmak, siyaset yapmanın, seçilme hakkının önünde neden engel teşkil etsin?

"YA EŞİN YA PARTİN Mİ?”

Ne yani Genel Merkez benim eşimden boşanmamı mı istiyor?

Benim bir kadın olarak siyaset yapabilmem ve politikada bir yere gelebilmem için eşimden boşanmam mı gerekiyor. Yani burada bana "Ya eşin ya partin mi" deniyor.

Ne eşim Halil Posbıyık'ı bırakırım, ne de partideki mücadelemi...

Ben, parti içindeki kaosun giderilmesi ve normalleşmenin sağlanabilmesi için delegelerin ısrarlı talebi üzerine adaylığa son anda karar verdim.

Karadeniz Ereğli'de partimizin geleceği için, yeni kırgınlıkların oluşmaması ve partimizin iktidar sürecinde tartışılmaması için, seçme ve seçilme hakkının engellenmediği demokratik bir seçime bir an önce gidilmesini bekliyorum.

Atatürkçü Cumhuriyet kadını, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir öğretmeni ve yıllarını bu partide mücadeleye adamış bir nefer olarak sizlere sesleniyorum.

“GELDİĞİMİZ NOKTA!”

Öğretmenlik yıllarım boyunca çocuklara Atatürk'ü ve kadınlar için attığı büyük adımları anlattım. Atatürk'ün bıraktığı en büyük miraslardan birinin, kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıması olduğunu çocuklara öğrettim. Atatürk'ün ilke ve devrimlerini, Avrupa'da ilk seçme ve seçilme hakkını Atatürk'ün kadınlara tanıdığını anlattım. Kız çocuklarına, öğrenmelerini, eğitim almalarını, baskılara boyun eğmemelerini, yılmamalarını, mücadele etmelerini öğütledim.

Geldiğimiz noktaya bakar mısınız!

Bugün Atatürk'ün kurduğu bu partide, bir kadın olarak, en temel hakkım olan seçme ve seçilme hakkına ilişkin bir mağduriyet yaşamayı tam da bu nedenlerle kabul etmem mümkün değil.

Yok kadın kotasıymış, yok pozitif ayrımcılıkmış, bırakın bunları, engel olmayın yeter.

“APAÇIK HAKARETTİR!”

Sayın Genel Başkanımızın ardından hak hukuk ve adalet diye haykırarak İstanbul'a kadar yürümüştük. Seçimleri engellemeye çalışanlara sesleniyorum; Sizler de orada değil miydiniz?

Hak yemem, hakkımı yedirmem.

Delegelere baskı yapıyormuşuz... Delegeler seçilirken ilçe başkanı kimdi? Ben miydim. Sertan Ocakçı'ydı. Bu dedikodular, delegelerin özgür iradelerine karşı yapılmış bir saldırı ve onlara yapılmış apaçık bir hakarettir.

Karadeniz Ereğli CHP delegeleri akıl ve vicdanıyla hareket eder, kimseye boyun eğmez. Genel Merkezi yanlış bilgilendirip yönlendirmeye çalışanlara da...

Evet, Genel Merkez'in yanlış yönlendirilmeye çalışıldığını, eksik bilgilendirildiğini düşünüyorum. Genel Merkez'in süreci uzatmadan, ayak oyunlarına izin vermeden adil ve demokratik bir karar almasını bekliyorum.

İlk bakışta "Belediye Başkanı, eşini ilçe başkanı adayı gösterdi" diye anlatılıyor olabilir. Ama gerçek bu mu, sizler beni biliyorsunuz. Yıllardır bir nefer olarak milletvekili adayı, parti meclisi adayı olarak mücadele etmedim mi, köy köy, kapı kapı gezmedik mi, CHP'yi anlatmadık mı? Biz, birer CHP'li olarak, her birimiz birer birey olarak, kadın ya da erkek değil, partili olarak mücadele etmedik mi?

“KARARI GÖZDEN GEÇİRMESİNİ BEKLİYORUM”

Genel Merkezden konuyu hemen yeniden ele almasını ve kongrenin iptaline ilişkin kararı gözden geçirmesini bekliyorum. Gerçekleri gördüklerinde eminim bu son dakika operasyonlarına ve haksızlığa dur diyeceklerdir.

Katılımcı, açık ve demokratik bir anlayışla yol almak zorundayız. Başımız dik, alnımız ak, gururla ve onurla kol kola yürüyeceğiz.

Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerini, bizlere emanet ettiği laik Cumhuriyeti koruyarak ve geliştirerek, demokrasiyle taçlandıracağız. Çağımızın en büyük lideri olan Atatürk’ün gençlere emanet ettiği Cumhuriyeti, gençlerle savunacağız ve geliştireceğiz. Gençliğin enerjisi ve geleceğe bakış açısı ile partimizin deneyimli ve birikimli emektar kadrolarıyla bir arada çok çalışacağız.

Kentimizde örgütümüz, “küçük olsun benim olsun” anlayışından kurtulacak. Dar, hizipçi, ele geçirme mantığından uzaklaşacak. Şunun partisi, bunun partisi olmaktan çıkacak; kendi ilkeleri doğrultusunda halkla bütünleşen, kapılarını halka açan ve kimseyi dışlamayan, küçümsemeyen bir yuva haline gelecek.

Sevginin üzerine barışı, adaletin üzerine hak aramayı, dostluğun üzerine hukuku inşa edeceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi Türk Halkının var olma iradesinin adıdır. Bağımsızlık aşkıdır, özgürlük sevdasıdır.

Cumhuriyet Halk Partili olmak demek halk için kendini adamak demektir, halka ben ne verebilirim, demektir.

Cumhuriyet Halk Partili olmak demek devrimci olmak demektir.

Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi…

Yaşasın Laik Türkiye Cumhuriyeti…

Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk ve devrimleri…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ereglili 1 ay önce

güzelim ereğlide posbıyıklardan başka kimse kalmadimi hadi ordan bir chp li olarak size oy verdigime bin pişmanım

Avatar
celo 1 ay önce

5 senedir hiç tantana yoktu siz geldiniz yine başladı biz nasıl bilememişiz bu sessizliğin kıymetini ne büyük nimetmiş yaa şimdi nereye dönsek kocan şimdi de sen dır dır dır dır yeter bi susun daa

Avatar
mustafa çoker 1 ay önce

Parti örgütünün başına Sertan Ocakçı yakışır.Genç ve dinamik,heyecanlı düzgün bir Şahsiyet..

Avatar
Vatandaş 1 ay önce

Hasan kardeş hangi oksijenden besleniyorsan bize de söyle senin kafanı yaşayalım. İptal kararıyla ilgili olan videoyu iyi izlemeni tavsiye ederim. Sayın Posbıyık’ın uslubu bir kere yanlış. Ne demek ben İlçe Başkanıyım, Alnını karışlarım vs hiç yakışıyor mu bu uslup? Sayın İmamoğlu’ndan biraz feyz alsalar evet her şey çok güzel olabilirdi. Adam’a hırsız dediler, fetöcü dediler, yapmadıklarına bırakmadılar ama uslubundan kazandı. Gülümsemesinden kazandı, mağduriyetini baskıcı tavrıyla değil, kucaklayan yol haritasıyla kazandı. CHP’nin özelliklere Ereğlidekilerin bu kavgacı, aşağılayıcı, kibirli tavrı devam ettiği sürece Posbıyıklar bu partiye zarar verecektir. Oy vermiş biri olarak, halktan bir birey olarak söylüyorum. Alkışlarsanız iyisiniz hele bi eleştir bak bakalım Posbıyıkların gazabından yırtıyor musun. Herkes aklını başına devşirsin, evet güzel şeyler yapıyor sayın Halil Posbıyık ama bir yandan da eşiyle birlikte maşAllah kırmadığı kalp kalmadı. İnsanda bu açıklamaları yaparken biraz yüz olur, acaba ne kadarını yapıyorum ben diye. Seçim sonrası halkla kavga edeceğine bütünleşseydi bizde destekleseydik. Bu noktaya gelmişse bu uslup kaynaklı sorundur. Yok öyle küçük dağları ben yarattım egosu. Çakılır kalırsın bir gün.

Avatar
Delege 1 ay önce

Sertan Ocakçıdan ve Ali Kocamanoğlundanda parti teşkilatında gündemle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek amaçlı bir basın toplantısı bekliyoruz.

Avatar
Ergün Erdem 1 ay önce

Hanımefendi kendi ilçe başkanı ilan etti.Baskı var diyen delegenin alnını karışlarım diyor.Bunlar nasıl laflardır.

Avatar
Cicoz 1 ay önce

Hasan sen feministmisin?

Avatar
yaşar balcıyı seven volkan 1 ay önce

bayan posbıyık neye dayanarak endini ilçe başkanı ilan ediyor?nerede bu partinin aydın demokrat insanları yaşar balcı,semih özkök,ilker öncel,buket müftüoğlu?niye susarlar?