Sponsorlu Bağlantılar

‘İNSAN ONURUNA YARAŞMALI’

Tarih: 2013-10-05 10:22:00

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde sorunlara klıcı çözümler üretilmesini istediklerini bildiren Eğitim-Sen Çaycuma Temsilciliği “AKP`nin bugüne kadar benimsediği politikalara bakıldığında bırakalım sorunların çözülmesini, daha da derinleşmesi kaçınılmaz gö

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde sorunlara klıcı çözümler üretilmesini istediklerini bildiren Eğitim-Sen Çaycuma Temsilciliği “AKP`nin bugüne kadar benimsediği politikalara bakıldığında bırakalım sorunların çözülmesini, daha da derinleşmesi kaçınılmaz görünmektedir” vurgusunda bulundu.  

 

Uluslararası öğretmen örgütlerinin katkılarıyla 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından "Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı"nın alınmış olmasıyla “Dünya Öğretümenler Günü”nün başladığını belirten Eğitim-Sen Çaycuma Temsilciliği, Türkiye`de öğretmenlerin hak ettiği ilgi ve değeri görüp taleplerinin de karşılandığını söylemenin mümkün olmadığına dikkat çektiği açıklamasında görüşlerini şöyle dile getirdi:

 

BAKANLIK OKULLARI TİCARETHANE GÖRÜYOR

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, klasik anlamda sadece öğretmenler için "kutlanan" bir gün olmaktan çok, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin uluslararası alanda birlik, dayanışma ve örgütlü mücadelesinin simgesi olarak kabul edilmektedir.

Bizler biliyoruz ki eğitim süreci bir bütündür. Bu bütünün içinde öğretmenlerin sorunu öğrencileri, öğrencilerin sorunları ise biz öğretmenleri yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle, tüm uyarılarımıza rağmen AKP`nin "ben yaptım oldu" diyerek yürüttüğü eğitim politikalarının acı bedellerinin unutulmasını ve yeni ölümleri engellemek istiyoruz. Okulların fiziksel ve altyapı yetersizliklerini gidermeyen, çocukların kullanımına uygun güvenli okul alanları üretmeyen ve okulları ticarethane olarak gören Milli Eğitim Bakanlığı`nın söz konusu politika ve uygulamalarının, bugüne kadar 30`u aşkın çocuğun hayatını kaybetmesine neden olduğu gerçeğinin görülmesini istiyoruz. Dolayısıyla bu yıl 5 Ekim Dünya Öğretmenler Gününü, yeni eğitim öğretim yılı içerisinde, 

· Denizli`de anaokulunun içindeki oyun parkında kaydıraktan düşerek hayatını kaybeden 4 yaşındaki Arif`e, 

· Muğla`nın Dalaman ilçesinde okul servisinin altında kalarak hayatını kaybeden 5 yaşındaki Dağlar`a, 

· Mardin`in Kızıltepe ilçesinde üzerine dolap düşmesi sonucunda hayatını kaybeden 2. sınıf öğrencisi Reşat`a,

· İstanbul Küçükçekmece`de kalabalık yüzünden öğrenciler arasında yaşanan arbede sonrasında hayatını kaybeden  13 yaşındaki Ahmet`e, ithaf ediyoruz.

 

ÖĞRETMENLERE ANGARYA İŞLER

Bir taraftan çocuklarımızın, işsizlik kıskacında atama bekleyen öğretmenlerimizin hayatına kast eden politikalar can yakmaya devam ederken, diğer taraftan türlü fedakarlıklarla görevini yerine getirmeye çalışan öğretmenlerimizin içine itildiği sorunlar da giderek artmaktadır.

AKP hükümetinin 11 yıldır benimsediği emek düşmanı politikalar sonucunda eğitim emekçilerinin yüzde 80`i borçludur ve üçte ikisi geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda bırakılmıştır. Türkiye`de öğretmenler diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre daha çok çalışmakta, ancak bu çalışmaları karşılığında daha az ücret almaktadır. Özellikle eğitimde 4+4+4 dayatmasının ardından öğretmenler okullarda çok sayıda angarya iş yapmak zorunda bırakılmış, çalışma yükü daha da ağırlaşmıştır. 

Türkiye`de eğitim sisteminin yıllardır çözülmeyen sorunları, öğretmenleri ve diğer eğitim emekçilerini, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre çok daha fazla olumsuz etkilemektedir. Eğitimde 4+4+4 dayatmasının üzerinden henüz bir yıl geçmesine rağmen, okul dönüşümleri sonucunda ortaya çıkan norm fazlası sorunu hala çözülememiştir. Öğretmenlerin mağduriyeti sadece bununla sınırlı kalmamış, özür grubu atamalarında, tayinlerde ve eğitim yöneticilerinin sözlü sınavlarla belirlenmeye çalışılması sorunları daha da derinleştirmiştir.  

 

TÜRKİYE’DE ÖĞRETMENLER DAHA ÇOK ÇALIŞIYOR

Yıllardır Başbakan ve Milli Eğitim Bakanları aracılığıyla kamuoyunda bilinçli olarak yaratılmaya çalışan "öğretmenler az çalışıyor, çok maaş alıyor" algısının ne kadar yanlış olduğunu OECD verileri açıkça yalanlamaktadır. OECD ülkeleri içinde öğretmenleri en çok çalışan ülkelerin başında Türkiye`de çalışan öğretmenler gelmektedir. Öğretmenlerin yıllık çalışma saati ortalaması OECD ülkeleri içinde 1671 saat iken, Türkiye`de öğretmenler yılda 1816 saat çalışmaktadır.  

Bazı OECD Ülkelerinde Öğretmenlerin 

Yıllık Çalışma Saatleri 

Açıklama: http://www.egitimsen.org.tr/ekler/17d9571f168ec35_ek.jpg 

                              Kaynak: OECD Bir Bakışta Eğitim 2013 Raporu, sayfa: 401.

Türkiye`de öğretmenler, OECD ortalamasına göre 145 saat daha fazla çalışmakta, buna rağmen Avrupa`daki meslektaşlarına göre son derece düşük maaş almaktadırlar. Geçmişten bugüne doğru baktığımızda OECD ülkeleri içinde öğretmenlerin yıllık toplam çalışma sürelerinin düzenli olarak arttığı tek ülkenin Türkiye olması dikkat çekicidir. Üstelik OECD`nin bu yıl açıkladığı veriler 2011 yılına aittir ve geçtiğimiz yıl başlayan 4+4+4 düzenlemesi sonrasında öğretmenlerin artan yoğun iş yükünü yansıtmamaktadır.

 

YIĞINSAL SORUNLAR

Eğitim emekçilerinin gerek çalışma, gerekse yaşama koşulları açısından her geçen yıl, bir önceki yılı mumla aradığı bir ortamda, "çok maaş alıyorlar" gibi tamamen kışkırtıcı söylem ve imalarda bulunulması manidardır. Öğretmenlerin aldıkları maaşlar, rakamsal olarak artmış gibi görünmekte ise insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamaktadır. Hizmetli ve memurların durumu, öğretmenlerden daha vahimdir. 

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle Türkiye`nin dört bir yanında görevlerini büyük fedakarlıklara katlanarak sürdüren öğretmenlerimizin yaşadığı sorunları kısaca özetlemek gerekirse;

- Türkiye`de çalışan öğretmenler, OECD ülkeleri içinde en çok çalışan, en düşük maaş alan öğretmenler arasındadır;

- Öğretmenlerin yüzde 80`i geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kalmaktadır;

- Öğretmenler, sık sık değişen eğitim politikalarının ve siyasi iktidarın tasarruflarının mağduru olmayı sürdürmektedir; 

- Öğretmenlik mesleğinin standartları özellikle AKP döneminde düşürülmüş, nitelikli öğretmen yetiştirme politikaları terk edilmiştir; 

- Öğretmenlerin bugünkü çalışma koşulları ve maaşlarıyla kendilerini mesleki olarak yetiştirmeleri ve geliştirmeleri mümkün değildir;

- Öğretmen açıkları sorununa kalıcı sorunlar üretilmemekte, 300 bini aşkın işsiz öğretmen kadrolu olarak atanmayı beklemektedir; 

- Öğretmen açıkları ücretli öğretmenler tarafından kapatılmak istenmekte, eğitimde esnek, güvencesiz ve kuralsız çalışma uygulamaları her geçen gün artmaktadır.

- Eğitimde benimsenen esnek çalışma uygulamaları aynı işi yapan farklı statülerde öğretmen istihdamını gündeme getirmiş, kariyer basamakları uygulaması ile öğretmenlerin sınıflandırılması, eğitimin niteliğini olumsuz etkilemiştir;

- Eğitime bütçeden yeterli pay ayrılmamasının ve eğitimin gün geçtikçe paralı hale getirilmesinin bir sonucu olarak öğretmenler öğrencilerden çeşitli adlar altında para toplamaya zorlanan birer "tahsildar" durumuna düşürülmüştür;

- Sınıf mevcutlarının fazlalığı, okul öncesi çağdaki çocukların zorla ilkokula kayıt edilmesi vb sorunlar eğitimi ve öğretmenlerin mesleklerini sağlıklı bir şekilde yapmalarını engellemektedir;

- Öğretmenlerin büyük bölümünde iş yükü artışına paralel olarak meslek hastalıklarında artış yaşanmaktadır; 

- Demokratik haklarını kullandıkları ve sendikal çalışmalara katıldıkları için her yıl çok sayıda öğretmen soruşturma geçirmekte, cezalandırılmakta ya da sürgün edilmektedir. 

Taleplerimiz:

- Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, eğitim emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı ekonomik mağduriyetler giderilmeli, son 11 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmalıdır. 

- Eğitimde esnek, kuralsız ve angarya çalışma uygulamalarına son verilmeli, performans değerlendirme ve rotasyon uygulamalarından tamamen vazgeçilmelidir.   

- Ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, vergi dilimi uygulaması sabitlenerek, ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmelidir. 

- Ek ders ücretleri günün şartlarına uygun bir şekilde belirlenmelidir. 

- Eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere yapılan eğitim-öğretime hazırlık ödeneği, her dönem başında olmak üzere yılda iki kez olmalı ve bütün eğitim ve bilim emekçilerinin yararlanması sağlanmalıdır. Hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmelidir.

- Kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, gerçek bir toplusözleşme düzenin yaratılması sağlanmalıdır.  

Burada belirtilen tespitler doğrultusunda yapılması gereken, anayasal bir hak olan eğitim hakkının tüm yurttaşlar için ayrım gözetilmeksizin yerine getirilmesini sağlamak, öğretmenlerimize, eğitim ve bilim emekçilerine insan onuruna yaraşır bir ücret ve çalışma koşulları sağlanmasıdır. 

Öğretmenlerin ve diğer eğitim emekçilerinin ekonomik, demokratik, sosyal ve özlük haklarıyla ilgili çözüm bekleyen çok sayıda sorunu bulunmaktadır. AKP`nin bugüne kadar benimsediği politikalara bakıldığında bırakalım sorunların çözülmesini, daha da derinleşmesi kaçınılmaz görünmektedir. 

Eğitim Sen olarak, yaşadığımız bütün sorunlara rağmen bütün öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü`nü kutluyoruz.

 

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.