Sponsorlu Bağlantılar

'GENÇLERİN SÖZ SAHİBİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM'

Tarih: 2010-03-01 00:00:00

KARADENİZ EREĞLİ'DE YETİŞEN 'BİZİM GENÇLER'İ TANITIYORUZ.     Kdz. Ereğli?de doğup büyüyen ve şimdi de Fethiye?de yaşayan Şehir Plancısı Birol Keski, dizi yazımızın ilk bölümüne konuk oldu.   *Kdz.Ereğli?nin en eski ailelerinden, en eski yerleşim me

KARADENİZ EREĞLİ'DE YETİŞEN 'BİZİM GENÇLER'İ TANITIYORUZ.

 

 

Kdz. Ereğli?de doğup büyüyen ve şimdi de Fethiye?de yaşayan Şehir Plancısı Birol Keski, dizi yazımızın ilk bölümüne konuk oldu.

 

*Kdz.Ereğli?nin en eski ailelerinden, en eski yerleşim merkezi olan Akarca Mahallesinde, apartmanların olmadığı, bahçe içerisinde dar sokakları olan ve  komşuluk ilişkilerinin en üst seviyede yaşandığı, evlerde  sokak kapısının kilitlenmeden dışarı çıkılabildiği, mahallede yaşayan herkesin birbirini çok iyi tanıyıp herkesin birbirine büyük bir aile gibi sahip çıktığı imrenilecek bir ortamda çocukluk dönemi geçirdim.

 

*Kdz. Ereğli Lisesinden 1986 yılında mezun oldum. Dokuz Eylül Universitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümünü Ocak 1991 yılında bitirdim ve aynı tarihte İzmir?de çalışmaya başladım.  Kendi firmamı kurarak İller Bankasında İmar Planı İhalelerine katılarak Türkiye?nin değişik yerleşmelerinde imar planı yapımı çalışmalarını yürüttüm.

 

*Teknolojinin gelişmesine zıt yönde olarak insani değerlerin ve yaşama sevgisinin azaldığını, geçinebilme ve ayakta kalabilme mücadelesinin her zaman ön planda tutulduğunu mesleğim gereği Türkiye?nin değişik bölgelerinde yapmış olduğum anketler ve imar planı çalışmaları sayesinde tanıdığım topluluklar gösterdi. Çocukluğumda hayal edemediğim kadar mutsuz, umutsuz ve bireysel kaygılara dönüşmüş bir toplum var şu anda.

 

*Mahalle, apartman, site komşuluğu gibi sosyal ilişkiler toplumu etkilemekte, herkes birbirinden bir şeyler öğrenmekte ve kültürler kaynaşmaktadırlar. Açıkçası,  bir arabanın nasıl parketmesi gerektiği, çöplerin nereye atılması gerektiği, sabahları şahıslar birbirini tanımasa bile ?günaydın?, ?nasılsınız? demesi gerektiğini burada yerli şahısların yabancı uyruklu şahıslardan öğrendiğini hissettim. Halbuki bunlar benim çocukluğumda var olan ve herkesin yaptığı olağan şeylerdi.

 

*Ereğli?nin artan nüfusuna paralel olarak teknik ve sosyal altyapı hizmetlerinin şimdiye kadar yeterince verilebildiğini düşünmüyorum.1980?li yıllarda Ereğli ülke bazında düşünüldüğünde çok daha fazla teknik ve sosyal altyapı hizmetlerini halkına sunabilmekteydi. Birinci derecede çekim merkezi konumunda olan İstanbul?a mesafesinin yakın ve ulaşımın karayolu ile çok rahat yapılabilmesi bazı ihtiyaçların sağlanması açısından bir avantaj getirmiş olduğunu düşünüyorum. Yanlış siyaset, yanlış politikalar bu güzelim ülkede yaşamanın tadını insanlara hissettiremiyor. Ama bunun da bu ülkede yaşayan insanların tercihi ve herkes hak ettiği yerde, hak ettiği şekilde yaşar diye düşünüyorum.

 

*Gençlerin bu ülkede söz sahibi olduğunu ve bu oluşumla da ileride olabileceğini düşünmüyorum. Mevcut tüm siyasi partilerde ve ülke yönetimini elinde bulunduranlar da demokratik kararların alındığını düşünmüyorum. Şu anda yürütülen politikalar insanların düşünmesine, fikir oluşturmasına, herhangi bir sektörde üretim yapabilmesine yönelik değildir.

 

 

 

*Kdz Ereğli?nin geleceğine yönelik kararların alınması için öncelikle mekansal planlamaların yapılması gerekmektedir. Yapılacak nüfus projeksiyonlarına göre Ereğli?nin olası gelecek nüfusunu barındıracak gelişme konut alanları, sosyal ve teknik altyapı alanları, ticaret merkezleri planlanmaları yeniden düşünülmelidir.

 

*Büyük alan kullanımı gerektiren, adliye, hükümet konağı, belediye binası, hastaneler, merkezdeki okullar gibi kullanımlar şehir dışarısında planlanmalıdır. Kanalizasyon ve içme suyu sistemi yeniden planlanmalı, arıtma tesisi mutlaka faaliyette tutulmalı, katı atık ve çöp toplama sistemi mutlaka modernize edilerek yeniden planlanmalıdır. Ereğli de sahilde insanlar sadece yürüyüş yapmak amaçlı bulunmamalı, 1970?li yıllarda olduğu gibi denize de girebilmelidir. Ticari işletmelere ait levha, reklam panosu, afiş ve yazılar için bazı standartlar getirilmelidir.

 

*Ben siyasetle ilgilenmiyorum ama siyaset benimle ilgileniyor. Ama mevcut koşullar, oluşumlar ve siyasi partilerin yapısı gereği siyaset alanında başarılı olabileceğime inanmıyorum, sadece beni yoracağını düşündüğüm için uzak kalmaya çalışıyorum.

 

*Maalesef sivil toplum örgütlerinin de verimli bir şekilde çalıştırılması, düşüncelerini açıklaması ya da yol gösterici niteliğindeki uygulamaları ise bazı nedenlerden dolayı engellendiği ve kısıtlamalar getirilerek yaptırımlar uygulanmaya çalışıldığı bir gerçektir.

 

*Saydamcılık ve katılımcılık günümüzde hiçbir siyasi partinin yapamadığı ya da yapmak istemediği bir faaliyettir. Maalesef her türlü karar ve icraatlar kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar, belirli bir kesimin belirlediği kurallar ve yaptırımlar dahilinde oluşmaktadır. Örneğin,  ülkemizde ön seçimle bir adayın belirlendiği bir siyasi partinin varlığına inanmıyorum.

 

 

 

'GENÇLERİN SÖZ SAHİBİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM'

 

?Bizim gençler!..?  Karadeniz Ereğli?de ikibinin üzerinde mühendis bulunuyor. Yine binlerle ifade edilen üniversite mezunu gencimiz var. Kdz. Ereğli?de onca eğitimli ve meslek sahibi gençlik ordusu bulunmasına rağmen,  ?yönetenler!? arasında ise genç ya hiç yok, ya da yok yok yok?

Gazeteniz Önder, Karadeniz Ereğli gençliğinin yaşamın her alanında söz ve karar sahibi olması için, içimizdeki bu eğitimli ve vizyon sahibi gençleri tanıtmak ve başta yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinde görev alıp sorumluluk taşıması bilinci içinde ?Bizim Gençler!? yazı dizisinin ilk bölümünde  bir şehir plancısını tanıtıyor.

 

Karadeniz Ereğli doğumlu bu şehir plancısı Fethiye?de ikamet ediyor ve doğduğu kenti oradan gözlüyor.

 

Şimdi söz; sorularımıza içtenlikle yanıt veren  ve gurbet ellerdeki  ?içimizden biri? Birol Keski?de?

 

ÇOCUKLUĞUNUZ İLE BUGÜNÜ KIYASLAR MISINIZ?

 

*Çocukluğumda teknolojinin bu kadar hızlı bir şekilde  ileri seviyeye gelebileceğini düşünemedim açıkçası. Ancak, teknolojinin gelişmesine zıt yönde olarak  insani değerlerin ve  yaşama sevgisinin azaldığını, geçinebilme ve ayakta kalabilme mücadelesinin her zaman ön planda tutulduğunu  mesleğim gereği Türkiye?nin değişik bölgelerinde yapmış olduğum anketler ve  imar  planı çalışmaları sayesinde tanıdığım topluluklar gösterdi. Çocukluğumdaki hayallerimin  ötesinde, her sektörde ve her şeye kavuşmuş bir toplumu görüyorum şu anda, ancak buna rağmen  hayallerimin de ötesinde mutsuz bir toplum görüyorum. Eskiden belki hiçbir şeyimiz yoktu ama emin olduğum tek şey çok daha mutluyduk toplum olarak. Sonuç olarak hayallerimin de  fazlası olan teknolojik ilerleme, yaşamı kolaylaştıran birçok gelişme olmasına rağmen çocukluğumda hayal edemediğim kadar mutsuz, umutsuz ve bireysel kaygılara dönüşmüş bir toplum var şu anda.

 

YAŞADIĞINIZ BÖLGEYİ ANLATIRMISINIZ?

Yaşadığım bölge dünyanın en güzel coğrafik ve iklimsel özelliklerini barındıran, şehircilik açısından yaşanabilir mekansal düzenlemelerin yapılmış olduğu, henüz insan faktörüyle bozuşuma uğramamış doğal kalabilmiş ve bunun için de gerekli tedbirleri kanunlar ve yönetmeliklerden alarak gelecek kuşaklara aktarılabilmesi sağlanmış yerleşim alanlarından birisidir. Fethiye,  Ege Bölgesinin bitim noktası olan Dalaman Çayının 40 km güneyinde,  Akdeniz bölgesinin batısında, hem Ege hem de Akdeniz Bölgesi özelliklerini gösteren  bir yerleşmedir.

 

BÖLGEYİ EKONOMİK AÇIDAN NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Fethiye?de hakim ekonomik sektör turizm ve tarım sektörüdür. Narenciye ürünleri ve örtü altı tarım olarak tanımlanan seracılık faaliyetleri tarım sektöründe  ülke içerisinde ve ihracatta önemli ekonomik girdilerde bulunmakta, bunun yanı sıra ?yaz turizmi?  alanında doğası, güneşi ve denizi ile dünyanın sayılı yerleşmelerinden birisi konumundadır.

 

 

SOSYAL VE  KÜLTÜREL AÇIDAN NASIL DURUM NASIL?

Turizm ve tarım sektörlerinin ön planda olması ilçeyi  ekonomik  olarak ayakta tutmakta, istatistikler gereği yılın en az 300 gününü güneşli ve sıcak geçirmesi ise ilçeye olan yerli ve yabancı uyruklu şahısların yerleşim amaçlı göçlerini  artırmaktadır. Özellikle İngiliz uyruklu şahısların yerleşim amaçlı göç talepleri hızla artmakta  ve yabancı uyruklu olup ta mülk alarak ilçeye ve bağlı beldelerine yerleşen kişi sayısının 12 000 kişi civarında gibi yüksek sayıda  olması  dikkat  çekmektedir.

 

İlçenin yerli ve yabancı şahıslardan almış olduğu yerleşim amaçlı hızlı göç,  nüfusu da hızlı bir şekilde arttırmakta, yerleşen kişiler ise beraberinde getirmiş olduğu kültür ve değerleri topluma yansıtarak kozmopolit bir toplum oluşmaktadır. Bu değerler ve kültürler toplumsal yaşamı her alanda etkileyip yönlendirmekte, ilçenin yerli vatandaşlarını da hızlı bir şekilde değiştirmektedir. Fethiye ve benzeri turistik beldelerin hızlı bir şekilde  ekonomik ve sosyal değişimi gerekçeleriyle birlikte incelenmeli ve sonuçları değerlendirilmelidir. Örneğin ilçeye sonradan yerleşen yabancı ve yerli şahısların çocuklarının aldığı eğitim ve öğretim,  yerli  şahısların çocuklarıyla aynı okullarda devam ettirildiğinden okullarda bulunan çocuklardaki değişimler incelenmeye değerdir. Aynı şekilde mahalle, apartman, site komşuluğu gibi  sosyal ilişkiler toplumu etkilemekte, herkes birbirinden bir şeyler öğrenmekte ve kültürler kaynaşmaktadırlar. Açıkçası,  bir arabanın nasıl parketmesi gerektiği, çöplerin nereye atılması gerektiği, sabahları  şahıslar birbirini tanımasa bile ?günaydın?, ?nasılsınız? demesi gerektiğini burada yerli şahısların yabancı uyruklu şahıslardan öğrendiğini hissettim. Halbuki bunlar benim çocukluğumda var olan ve herkesin yaptığı olağan şeylerdi. Burada yeni gözlemlediğim olaylar ise yabancı uyruklu şahısların da bizlerden öğrenmiş olduğu  ?kırmızı ışıkta geçmek?  ve özel günlerde evlerde pişirilen yemeklerin komşulara ikram edilmesi gereği..

 

 

YAŞAMAK İSTEDİĞİNİZ MEMLEKET

Yaşadığım bölge kozmopolit bir toplum yapısına sahiptir ve  yerleşim amacı ne olursa olsun sonradan yerleşen her insan beraberinde kendi kültürünü getirmiştir. Ama  sonradan yerleşenler ağırlık olarak zorunlu göç olmayıp   hayatının kalan bölümünü daha iyi bir çevrede, daha iyi bir iklimde ve özellikle beslenme açısından her türlü deniz ve tarla tarımcılığı  ürünlerinin daha taze ve bol bulunması gibi etmenler göz önüne alınarak  rahat yaşamak amacı ön planda olduğundan ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan daha elit bir kesimin oluşturduğu bir toplum haline gelmiştir. Bu nedenlerle ilçe içerisinde böyle bir toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek, sinema salonları, tiyatro, kültür merkezleri, büyük ölçekli süpermarketler ve alışveriş merkezleri, kütüphaneler, özel eğitim-öğretim  kurumları, özel hastaneler mevcuttur ve hızlı bir şekilde de yeni oluşumlar yapılmaktadır. Devlet yatırımları açısından da hastaneler, okullar, vergi daireleri, adliye binaları ve diğer kamu kuruluşları özel sektöre paralel olarak yenilenmekte,  kendilerini modernize ederek Fethiye ye yakışır bir şekilde hizmet vermektedirler.

 

 

GENÇLİK VE EREĞLİ

Kdz. Ereğli?de yaşayan gençlerin de her türlü ihtiyaç ve isteklerini oradan karşılayabildiğine inanıyorum. İnanıyorum çünkü en fazla yılda bir defa Ereğli yi ziyaret edebiliyorum. Ama Ereğli ye yapmış olduğum ziyaretlerde Ereğli nin artan nüfusuna paralel olarak teknik ve sosyal altyapı hizmetlerinin şimdiye kadar yeterince verilebildiğini düşünmüyorum.1980 li yıllarda Ereğli  ülke bazında düşünüldüğünde çok daha fazla teknik ve sosyal altyapı hizmetlerini halkına sunabilmekteydi, özellikle Demir-Çelik Tesislerinin sağlamış olduğu avantaj ve imkanlar  Ereğli ye büyük katkılar sağlamaktaydı. Sanırım özelleştirmeler sonucu ekonomik anlamda kar marjının yüksek tutulması prensibi bazı hizmetlerin verilememesine, bazı kısıtlamalar yapılmasına neden oldu ve  bu da Ereğli deki sosyal ve ekonomik hayatın ilerlemesini durdurdu. Ancak birinci derecede çekim merkezi konumunda olan İstanbul?a mesafesinin yakın ve ulaşımın karayolu ile çok rahat yapılabilmesi  bazı ihtiyaçların sağlanması açısından bir avantaj getirmiş olduğunu düşünüyorum.

Yaşamak istediğim gibi bir memlekette yaşıyorum.Ülke olarak iklim özellikleri, doğası, coğrafyası, doğal kaynakları açısından diğer ülkelere göre daha iyi yaşanabilir bir  özelliğe sahibiz. Fethiye bu açıdan diğer  yerleşmelere göre bence daha da avantajlı. Ama yanlış siyaset, yanlış politikalar bu güzelim ülkede yaşamanın tadını insanlara hissettiremiyor.Ama bunun da bu ülkede yaşayan insanların tercihi ve herkes hak ettiği yerde , hak ettiği şekilde yaşar diye düşünüyorum.

 

GENÇLERİN BU ÜLKEDE SÖZ SAHİBİ Mİ?

Gençlerin bu ülkede söz sahibi olduğunu ve bu oluşumla da ileride olabileceğini düşünmüyorum. Mevcut tüm siyasi partilerde ve ülke yönetimini elinde bulunduranlar da demokratik kararların alındığını düşünmüyorum. Şu anda yürütülen politikalar insanların düşünmesine, fikir oluşturmasına, herhangi bir sektörde üretim yapabilmesine yönelik değildir. Herkes günübirlik fikir ve düşüncelerle ekonomik kaygılar ön planda olmak üzere sadece yapmakla zorunlu olduğu işleri asgari düzeyde yerine getirmekle meşgul.

 

BEĞENDİĞİNİZ VE ÖRNEK ALDIĞINIZ BİR KİŞİ VAR MI?

Beğendiğim kişi kuşkusuz ki  tüm dünya genelinde  Mustafa Kemal ATATÜRK. O?nu çok iyi anlamaya çalışmalı, fikirlerini, düşünce yapısını, yapmış oldukları mücadeleyi, bize bıraktıklarını ve bizim bundan sonra neler yapabileceğimizi çok iyi anlamaya ve anlatmaya çalışmalıyız. Atatürk gerçek bir liderdi. Liderlik nasıl olmalı şeklindeki soruya verilebilecek en güzel yanıt Atatürk?ü anlatmaktır ama burada onu anlatmak için de sayfalar yetmeyeceğini düşünüyorum?

 

KÜTÜPHANEYE GİDER MİSİNİZ?

Kdz. Ereğli ?de yaşadığım 1986 yılına kadar Ereğli? de kütüphane ve sinemaya gitmiştim. Kütüphane olarak Kdz. Ereğli Lisesi kütüphanesine giderdim, çünkü o zamanlar iletişim sektörü bugünkü gibi değildi, imkanlar yoktu ve internet kullanımı olmadığı için araştırma ve bilgi toplama ihtiyacımı okulumuzun kütüphanesinden giderirdim. Ağırlık olarak bazı derslerin yarıyıl dönem ödevleri için yaptığım araştırmalar ve hazırlıklar amacıyla kütüphaneye giderdim. Ayrıca Ereğli? de çok sık olmamakla birlikte Demir-Çelik Tesislerinin sinemasına da gittim.

 

NASIL BİR EREĞLİ

Kdz Ereğli?nin geleceğine yönelik kararların alınması için öncelikle mekansal planlamaların  yapılması gerekmektedir. Yapılacak nüfus projeksiyonlarına göre Ereğli?nin olası gelecek nüfusunu barındıracak gelişme konut alanları, sosyal ve teknik altyapı alanları, ticaret merkezleri planlanmaları yeniden düşünülmelidir. Özellikle ulaşım planlamasının yeniden tasarlanması, ilçe merkezinde zirve trafik saatlerinde oluşan araç ve yaya trafiğinin en kısa zamanda en hızlı bir şekilde istenilen bölgeye aktarılabilmesi için gerekirse tek ve çift yön trafik uygulamaları, köprü geçişleri planlanmalı, kesinlikle yol boyunca yapılan otopark izinleri kaldırılarak işleyen trafik şerit sayıları arttırılmalı, gerekirse katlı otopark yapılarak park sorunları çözülmelidir. Büyük alan kullanımı gerektiren, adliye, hükümet konağı, belediye binası, hastaneler, merkezdeki okullar gibi kullanımlar şehir dışarısında planlanmalıdır. Kanalizasyon ve içme suyu sistemi yeniden planlanmalı, arıtma tesisi mutlaka faaliyette tutulmalı, katı atık ve çöp toplama sistemi mutlaka modernize edilerek yeniden planlanmalıdır. Ereğli de sahilde insanlar sadece yürüyüş yapmak  amaçlı bulunmamalı, 1970 li yıllarda olduğu gibi denize de girebilmelidir. Bu nedenle kanalizasyon sisteminin oluşmasına öncelik verilmeli, arıtma tesisinin kullanımı sağlanmalı, denizi kirleten faktörler tesbit edilerek gerekli tedbirler alınmalıdır. İlçe merkezinde bulunan ticari işletmelere ait levha, reklam panosu, afiş ve yazılar için bazı standartlar getirilmelidir.

 

OLAN GENÇLERE ÖNERİNİZ VARMI?

Yeni nesillerin öncelikle araştıran, okuyan, sorgulayan ve içerisinde bulundukları durumu anlayabilen  gerçek anlamda çalışkan kişiler olabilmesini isterim. Atatürk?ü iyi anlamış, fikirlerini benimsemiş, onun ilke ve prensipleriyle hareket edebilen bir nesil oluşmasını ilerde oluşturacakları politikaları da hiçbir unsurun baskısı ve etkisi altında kalmadan hür iradeleriyle kendi benlikleriyle oluşturmalarını isterim..Bütün bunlar demokrasinin çok daha güzel bir şekilde işlemesini sağlayacak, ülkemizin ekonomik ve sosyal anlamda ileri bir seviyeye taşınmasına imkan sağlayacak ve toplulumuzu her türlü kargaşadan uzak tutarak refah ve mutlu bir toplum haline dönüştürecektir.

 

BÜYÜKLER YENİ GENÇLERİN YETİŞMESİNE ÖNCÜLÜK YAPIYOR MU?

Şu anda yetişmiş şahısların gençlerin yetişmesine öncülük yaparak onların gelişiminde yeterli sayılabilecek bir katkıda bulunduğuna inanmıyorum. Gençlerimizin de  mevcut yetişmiş şahısları ve fikirleri örnek  aldığını düşünmüyorum.Belki de iyi düşünen gençlerimiz, ileride nasıl birisi  olmaması ve neler yapmaması gerektiği konusunda mevcut yetişmiş ve belli konumdaki kişilerden gerekli dersleri alıyor olabilirler.

 

SİYASET İLE İLGİLENİYOR MUSUNUZ?

Ben siyasetle ilgilenmiyorum ama siyaset benimle ilgileniyor?Ama mevcut koşullar, oluşumlar ve siyasi partilerin yapısı gereği siyaset alanında başarılı olabileceğime inanmıyorum,  sadece beni yoracağını düşündüğüm için uzak kalmaya çalışıyorum.

 

SİYASET KAÇ YAŞINA KADAR YAPILMALI?

Ülkemizde emekli olabilmek için gerekli yaş ve çalışma koşulları yasalarla ve yönetmeliklerle belirlenmiş durumdadır. Siyasetle ilgilenen kişilerin de kanunla belirlenmiş emeklilik yaşını çok fazla aşmamaları gerektiğini, siyasetçilerin de yasa ve yönetmeliklere saygı göstererek riayet etmeleri gerektiğini düşünüyorum.

 

YEREL YÖNETİMLERDEN BEKLENTİLERİNİZ?

Kdz. Ereğli de yerel yönetimden beklentilerim yukarıda yapmış olduğum açıklamaların tamamıdır. Ereğli?nin isminin ülke genelinde sadece  ?Çilek Festivali?  kapsamında düzenlenen konser ve sanatçılarla duyulmaması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle teknik ve sosyal altyapı hizmetlerine ağırlık vermesi gerekmektedir.

 

MESLEK ODASI VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ?

Sivil toplum örgütleri,  yerel ve genel yönetimler ile kamu kurum ve kuruluşlarının gönüllü denetçisi, yol göstericisi, işlerliğinin arttırılarak daha verimli bir şekilde çalışabilmesini sağlayan  kuruluşlardır. Ülkemizdeki hiçbir sivil toplum örgütünün belirli bir kesime hitap ettiğini ve bazı kesimin çıkarlarını savnduğunu düşünmüyorum. Ancak, maalesef sivil toplum örgütlerinin de verimli bir şekilde çalıştırılması, düşüncelerini açıklaması ya da yol gösterici niteliğindeki uygulamaları  ise bazı nedenlerden dolayı engellendiği ve kısıtlamalar getirilerek yaptırımlar uygulanmaya çalışıldığı bir gerçektir.

 

SAYDAMLIK VE KATILIMCILIKTAN NE ANLIYORSUNUZ?

Saydamcılık ve katılımcılık günümüzde hiçbir siyasi partinin yapamadığı ya da yapmak istemediği bir faaliyettir. Maalesef her türlü karar ve  icraatlar kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar, belirli bir kesimin belirlediği kurallar ve yaptırımlar dahilinde oluşmaktadır. Örneğin,  ülkemizde ön seçimle  bir adayın belirlendiği bir siyasi partinin varlığına inanmıyorum. Görev ve sorumluluk anlayışı oluşmamış toplumlarda ise bireylerin de herhangi bir olaya katılımının yeterli sayı oluşmaması doğal karşılanmalı. Katılımcılık ve saydamlığı büyükler yeterince kavrayamamış olsa bile okullardaki öğrenci temsilcisi seçimlerini irdelendiğinde  gençlerin ve çocukların bu olguları daha iyi kavradıklarını görüyorum.

 

 

ELİNİZDE BİR FIRÇA OLSA VE EREĞLİ?NİN YÜZ YIL SONRASININ TABLOSUNU YAPABİLME HAK VE YETKİSİNE SAHİP OLSANIZ. NASIL BİR TABLO YAPARSINIZ?

Elimde bir fırça ve  önümde bir resim tuvali olsa, boyaları ve fırçayı  Atatürk?ü iyi anlayabilmiş ve 25 yaşına  kadar olan gençlerimize ve çocuklarımıza verirdim. Nasıl bir dünyada yaşamak istiyorlarsa diledikleri gibi boyasınlar, çizsinler diye.. Sadece yapmak istedikleri resimlerdeki ifadeler daha iyi anlaşılabilsin diye  gerekirse çerçevelerini kuvvetlendirir, olursa eğer taşan boyaları ve renkleri düzeltmelerine yardım ederdim. Bildiğiniz gibi, Atatürk?te zaten ülkemizi ve geleceğimizi  gençlerimize , yeni nesillerimize emanet etmiştir.

 

BİROL KESKİ KİMDİR?

 

 

 

*K.d.z. Ereğli? de Akarca Mahallesinde Ereğli?nin eski tip evlerinden olan ahşap direkler üzerinde dikilmiş tamamen ahşap ve kerpiçten yapılmış müstakil bir evde  01.06.1969 tarihinde dünyaya geldim. Eğitim-Öğretim hayatıma  mahallemizdeki evimize en yakın okul  olan Kayabaşı İlkokulunda başladım,  Atatürk Ortaokulundan sonra devam ettiğim Kdz. Ereğli Lisesinden 1986 yılında mezun oldum. Dokuz Eylül Universitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümünü Ocak 1991 yılında bitirdim ve aynı tarihte İzmir?de çalışmaya başladım. Planlama ve danışmanlık yapan özel bir şirkette 1991 ve 1992 yılında Şehir Plancısı olarak çalıştım, aynı zamanda kendi firmamı kurarak İller Bankasında İmar Planı İhalelerine katılarak Türkiye?nin değişik yerleşmelerinde imar planı yapımı çalışmalarını yürüttüm.1993 yılında  imar planı yapımı işlerimin yoğunluğu Muğla ili içerisindeki yerleşmelerde ağırlık kazanınca İzmir?de çalıştığım firmadan ayrılarak kendi çalışma kadromu oluşturarak  hayatımın sonuna kadar yaşayabileceğime inandığım Fethiye ilçesine yerleştim. Halen Fethiye ilçesinde yaşamımı sürdürmekteyim ve Türkiye?nin değişik yerleşmelerine imar planı yapımı hizmeti vererek  mesleğime devam etmekteyim. 1997 yılında eşim Binnaz KESKİ ile evlendim, 12 yaşında Belciz KESKİ isminde bir  kızım var,  mutlu bir şekilde ?dünyada cennet var ise orası da burası olmalı? diyebileceğimiz  Fethiyemizde yaşamımızı sürdürmekteyiz.

 

 

*Çekirdek aile tanımına uyan, üç kardeş, anne ve babadan oluşan ailemiz Kdz.Ereğli?nin kuşaklar boyu yerlisi durumunda olup, kendi halinde bir yaşam tarzı sürdürdük. Kdz.Ereğli?nin en eski ailelerinden, en eski yerleşim merkezi olan Akarca Mahallesinde, apartmanların olmadığı, bahçe içerisinde dar sokakları olan ve  komşuluk ilişkilerinin en üst seviyede yaşandığı, evlerde  sokak kapısının kilitlenmeden dışarı çıkılabildiği, mahallede yaşayan herkesin birbirini çok iyi tanıyıp herkesin birbirine büyük bir aile gibi sahip çıktığı imrenilecek bir ortamda çocukluk dönemi geçirdim. Ailemiz de tek çalışan ve ekonomik olarak  ihtiyaçlarımızı karşılayan babam Halil Celil Keski Yemeniciler Çarşısı, No: 5 adresinde faaliyet gösteren Kundura Tamirciliği dükkanını 1950 yılında açmış olup, şu anda bu dükkanımız halen aynı adreste faaliyettedir ve ablam Zehra KESKİ ile abim Şenol KESKİ  spor malzemeleri  ve kundura malzemeleri satışı yapılan dükkanımızı ayakta tutmaktadır.

 

 

 

*Mesleğim gereği Türkiye?nin hemen her bölgesinde gezi, inceleme ve planlama çalışmalarında bulundum. Dolayısıyla seyahat etmek, yeni kültürler tanımak, insan yerleşim tarihlerini incelemek hobi olarak tanımlanabilecek ilgi alanlarımı oluşturmaktadır.

 

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorumlar

VATandAŞ KAMİL :

Keşke ereğlide ereğli çocukları ekmek yiyebilse. gidip dışarda kapıcılık yapanlarıda yazsanız köyünden ayrılıp istanbulda kapıcılık yaparak geçimini sağlayan has ve has ereğlinin yerlileri var bu insanların dramından ereğlideki siyasetçiler sorumludur ereğlinin yerlisini 2. planda gören onları kıvırcık koyunu diye adlandıran ama oy istemeye geldimi yağ fabrikasından iyi yağ üreten siyasetçiler sizde okuyun !Zannetmeyin kimse bir şey anlamıyor zennetmeyin bu halk kıvırcık koyunu kerizler uyandı !bence korkun saltanatınız yıkılacak ?Er yada geç ereğliler 1, sırayı istiyor millet vekilliğinde bu fikir köy köy mahalle mahalle mahalle yayılacak partisi önemli değil ereğliler birileri istemesede bi yerlere kendi emekleriyle gelecekler ?Dernekler sivil toplum örgütleri partiler bunu görecekler çünkü bu artık kaçınılmaz bir ihtiyaç bunu halk istiyor ! Yıllardır bunu söyleme döken pek fazla siyasetçi olmadı ama artık olcak adına ne derse desinler bu zemini ereğlileri küçük görenler hazırladı !

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.