Sponsorlu Bağlantılar

'SÜNNET' TARTIŞILDI

Tarih: 2012-07-12 00:00:00

Almanya'nın Köln Eyalet Mahkemesi'nin sünneti suç sayan kararının ardından başlayan tartışmalara, sünnet olan Alman milletvekili Frank Schwabe de katıldı. Alman vekil, Zonguldak'ta bir araya geldiği Türk doktorlarla sünnet konusunu masaya yatırdı.Castrop-

Almanya'nın Köln Eyalet Mahkemesi'nin sünneti suç sayan kararının ardından başlayan tartışmalara, sünnet olan Alman milletvekili Frank Schwabe de katıldı. Alman vekil, Zonguldak'ta bir araya geldiği Türk doktorlarla sünnet konusunu masaya yatırdı.
Castrop-Rauxel şehri Entegrasyon Kurulu Kardeş Şehir Çalışma Grubu Başkanı olarak Zonguldak'a gelen Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Frank Schwabe'ye, yaptığı ziyaretlerde Almanya'da ki sünnet tartışması soruldu. Bülent Ecevit Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde; Başhekim Doç. Dr. Kemal Varım Numanoğlu, Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Nejat Demircan, Hastane Başmüdürü Uzm. Muharrem Sarıkaya'nın kapıda karşıladığı Schwabe, Kozlu beldesi Esenköy mevkiinde hizmet veren hastane hakkında bilgi aldı. Başhekim Numanoğlu'nun odasında hastane yönetimi ile sohbet eden Alman vekil, ziyaretinin amacını, Birçok ülkeden kardeş kentimiz olmasına rağmen şehrimizde en fazla nüfusa sahip Türk kökenli vatandaşlarımızın ana memleketi olan Türkiye'den, Türkiye'nin bir kentinden kardeş kentimiz yoktu. Bu da çok tuhaf bir durumdu. Bunu düzeltmeye, değiştirmeye geldik diyerek açıkladı. Başhekim Numanoğlu ise hastanenin büyük bir bölge hastanesi olduğunu belirterek, Kurumsal ve bireysel anlamda üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız dedi.

SÜNNET TARTIŞMASI BAŞLADI
Birçok yerde kendisine sünnet konusunun sorulduğunu belirten Alman vekil, kendisinin de tıbbi nedenlerden Castrop şehrinde sünnet olduğunu ifade etti. Türk doktorlarla konuyu tartışan Schwabe, Sünnet konusunu izlememiz lazım. Bu siyasi bir konu değildir. Bunun üzerinde siyasi bir tartışma yapmadık. Mahkemede alınan bir karar var önümüzde. Aynı zamanda bu en yüksek mahkeme değil. Yüksek mahkemelerin vereceği karar da önemli. Ama her ne olursa olsun, verilen mahkeme kararı Almanya'da büyük bir tartışma ve hararete sebep oldu. Hem Yahudiler hem de Müslümanlar arasında konuşulan, halkı ilgilendiren bir konu haline geldi. Tartışılan bu konuya farklı bakışı olan Türk kökenli Almanların da olduğunu belirtmeliyim diye konuştu. Beklenti ve tahminlerinin tartışmayı sona erdirecek bir karar olduğunu anlatan Alman vekil, şöyle devam etti:
Benim beklenti ve tahminlerim bu konunun hem Yahudiler ve hem Müslümanlar açısından din mensupları ile birlikte güzel ve net bir şekilde çözüleceği yönündedir. Buna inanıyorum. Her iki tarafın iyi bir şekilde yaşayabileceği bir karar alınabileceğini düşünüyorum. Bu konuyu tartışırken bir şeyleri karıştırmamak lazımdır. Burada alınan karar dinleri, eleştirmek ya da dinlerin hüviyetlerini kısıtlamak için alınan bir karar değil. Aslında buradaki temel sorun, bir insanın bütünlüğünü muhafaza etme gibi temel haklar. Bu durum göz önünde bulunduruldu. Mahkeme dini boyutunu görmedi, orada farklı şeylere baktı.
Mahkemenin sünnet olma geleneğini kişinin tercihine bıraktığını ve bunun için 14 yaşına kadar bekleme gereği oluşacağını anlatan Başhekim Yardımcısı Demircan, Bu bizim için geç bir zaman. Vaftis olmayı 14 yaşına kadar bekletecek misiniz? Tıbbi şartları araştırmak lazım. Ama bize göre küçük yaşta sünnet olmak lazım. Yetişkin bir erkeğin genital bölgeyi inancı gereği göstermemesi lazım. İngiliz kraliyet ailesinin erkekleri, hepsi sağlık açısından sünnet olur. Kraliyet ailesinin prenslerinin hepsi sünnet oluyor diye konuştu.

TARTIŞMALAR ALEVLENECEK
Sünnetin acı veren bir müdahale olduğunu belirten Alman vekil, sünnet ile ilgili Türk doktorların söylediği tıbbi ve dini gerekçeleri de gündeme taşıma sözü verdi. Schwabe, Demircan'a hitaben ise İngiltere'ye gittiğim vakit, kraliyet ailesine sorayım. Benim açımdan fark etmiyor. Bu Almanlarda olan bir kültür değil. Ben de tıbbi nedenlerden sünnet olmuş birisiyim. Bildiğim kadarıyla acı çekilen bir müdahale. Söylendiği kadar basit bir müdahale değil. Dinlerin taleplerine, dinlerin örf ve adetlerine çok büyük bir saygım var. Yine de bazı soruları sormamız lazım, çekinmememiz gerekiyor. Din olsa bile de çekinmemeliyiz. Burada da konunun tam derinine inmek gerekiyor. Sadece duygusal tartışmamak gerekiyor konuyu. Onun için sizin vermiş olduğunuz bilgileri de Almanya'da gündeme taşıyacağım diye konuştu.
Şu anda parlamentonun yaz tatilinde bulunduğunu hatırlatan Schwabe, mesainin başlaması ile birlikte tartışmaların daha da alevleneceğini kaydetti.
Sık sık gündeme gelecek tartışmalarda sünnet ile ilgili hukuki boşluğun doldurulmasını beklediğini anlatan Alman vekil, Almanya da yakın zamanda bu konu gündeme gelecek, bu kesin. Tabii bu en yakın dönemde olacaktır. Çünkü parlamento şu anda yaz tatili döneminde. En yakın zamanda konunun daha sık bir şekilde gündeme geleceğinden eminim. Burada alacağımız kararın din mensuplarını da tatmin edici olacağına inanıyorum. Benim için önemli olan, hukuki bir boşluk var. Bu hukuki boşluğu gidermemizdir ifadelerini kullandı.

DIŞİŞLERİ BAKANINA DESTEK
Schwabe, açıklamalarını değerlendirdiği Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'ye de destek vererek, Almanya Dışişleri Bakanının da konuyla ilgili net, mahkemeyi eleştirici bir tavrı oldu. Bakacağız. Bence de burada Almanya'da herkesin yaşabileceği, kabul edebileceği bir uygulama geleceğine inanıyorum. Çünkü bu sadece Müslümanları ilgilendiren bir konu değil, aynı zamanda Yahudileri de ilgilendiren bir konu. Bu büyük bir tartışmaya sebep olacak şeklinde konuştu.
Sünnet konusunun tıbbi olarak kendisinin uzmanlık alanı olduğunu belirten Başhekim ve Çocuk Cerrahisi Uzmanı Varım Numanoğlu, Sünnet konusunda rahat konuşabilirim. Sünneti en çok gerçekleştiren doktorlardan biriyim. Sünnetin bir tıbbi boyutu vardır. Sünnet baştan bir cerrahi müdahaledir ve ciddi bir şeydir. Tıbbi boyutunun yanı sıra bir gelenek boyutu vardır. Bir dini boyutu vardır. Bir de ekonomik boyutu vardır. Bu tüm boyutları kapsayacak, dengeli bir karar almalı Almanya. İşiniz zor, Allah kolaylık versin açıklamasını yaptı.

HOMOSEKSÜEL AİLE TARTIŞMASI
Özel sohbetin ardından kapanan sünnet konusundan sonra sorunlu çocukların koruyucu ailelere verilmesi konusu da tartışıldı. Başhekim Yardımcısı Demircan, sorunlu bir Türk çocuğunun homoseksüel bir koruyucu aileye verildiği yönünde haber okuduğunu söyleyerek bu tür konulara dikkat edilmesi için yardım istedi. Demircan'ın, Türk kökenli ailelerin sorunlu çocukları mümkünse Türk koruyucu ailelerin yanına verilsin. Teşvik edici önlemler alınsın. Homoseksüel bir ailenin yanına verilmesi bizim için çok yabancı, kabul edilemez bir şey. En azından homoseksüel ailelerin yanına verilmesin ricası üzerine ise Schwabe, kendisinin homoseksüel ilişkide bir sakınca görmediğini belirtti. Yine de yayınlanan haberin doğruluk payının bulunmadığını umut ettiğini belirten Schwabe, Ben şu ana kadar böyle bir olayla karşılaşmadım. Türk çocuğunun o aileden alınıp da Alman bir aileye verildiğini daha görmedim. Şu ana kadar bu konuyla ilgili hiçbir fikrim olmadı. Kendi seçim bölgemde sıkıntı olup olmadığını araştırabilirim. Homoseksüel ilişkide hiçbir sakınca görmüyorum, uzak durmuyorum. Bu haberin doğruluk derecesi nedir bilemiyorum ama bırakın Türk çocuklarını, Alman çocuklarını bile öyle bir ilişkisi bulunan ailenin içerisine sokma gibi girişimlerde bulunulacağını tahmin etmiyorum. Bilgi edinip size sunabilirim dedi.

YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNİ GEZDİ
Türkiye'deki son dönemlerde gelinen noktalar hakkında da bilgi verilen Schwabe, Türkiye'de kilise açmakta halen daha sıkıntılar olduğunu ileri sürdü. Alman vekil, son yıllarda Türkiye'de istenildiğinde ve şikayet olmaması halinde apartman dairelerinin bile kiliseye dönüştürülebildiğini anlattı. Alman vekil ve doktorların sohbet ve tartışmaları yaklaşık 3 saat sürerken, hastane yemek-hanesinde öğle yemeği yenildi. Alman vekil ve Türk doktorlar, daha sonra yoğun bakım önlüğü ve bone takarak hastanenin yoğun bakım ünitesini ve bazı servisleri gezdi.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.