Sponsorlu Bağlantılar

'TAŞERON UYGULAMA SORGULANMALI'

Tarih: 2010-12-17 00:00:00

* GMİS Yönetim Kurulu, 30 madencinin yaşamını yitirdiği grizu faciasının ardından yaşanan süreci değerlendirirken sendikaya yönelik yapılan eleştirilere yanıt verdi ve TTK'nın sorunlarının çözümü için ortak hareket etme önerisi getirdi. * TTK'da sorunlar

* GMİS Yönetim Kurulu, 30 madencinin yaşamını yitirdiği grizu faciasının ardından yaşanan süreci değerlendirirken sendikaya yönelik yapılan eleştirilere yanıt verdi ve TTK'nın sorunlarının çözümü için ortak hareket etme önerisi getirdi.

* TTK'da sorunların aşılabilmesi için; taşeron uygulamasına son verilmesi gerektiğini belirten GMİS Genel Başkanı Muslu, kurumun 162 yıldır yaptığı gibi hazırlık çalışmalarını verimli olarak yürütmesinin sağlanması için TTK'ya hazırlık işçisi alınması, gerekli diğer yatırımların hızla tamamlanması, emekli olanların yerine işçi alınması ve yan sanatlarda oluşan işçi açıklarının bir an önce giderilmesi gerekmektiğini söyledi.

* İlk günden itibaren iki madencinin cenazesinin kurumun kendi imkanları, mühendisi ve kalifiye işçisiyle çıkarılabileceğini savundukla-rını belirten GMİS Genel Başkanı Muslu, "Bu görüşümüzü çeşitli platformlarda ısrarla dile getirdik. Ancak bürokratik iradenin riske girmek istememesi nedeniyle kuyunun onarımı Çinli firmaya ihale edilmiştir. Taşeron şirketlerin, TTK'nın 162 yıldır yaptığı işleri verimli olarak yapamadıkları, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almadan sadece kâr mantığıyla çalıştıkları, işçilerine haklarını vermeden iş yaptıkları raporlarla, ortaya çıkan sonuçlarla kanıtlanmıştır" dedi.

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Ramis Muslu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, sendikaya yapılan eleştirilere de yanıt verirken Türkiye Taşkömürleri Kurumu'nun sorunlarının Zonguldak'ın tüm kesimleriyle birlikte hareket ederek çözülebileceğini söyledi.

30 MADENCİ ŞEHİT OLDU
Açıklama şöyle; "Son günlerde, özellikle Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi'nde 17 Mayıs'ta meydana gelen grizu faciasıyla ilgili basın-yayın kuruluşlarımızda çeşitli haber ve yorumlar yeralmakta ve Sendikamıza yönelik haksız eleştirilerde bulunulmaktadır. Bu nedenle kamuoyunu bilgilendirme gereği doğmuştur. 17 Mayıs 2010 tarihinde TTK Karadon Müessesesi'ndeki grizu patlaması Yapı-Tek isimli taşeron şirketin ihaleyle alarak hazırlık çalışmalarını  yaptığı eksi 540 kodunda meydana gelmiş ve bu taşeron şirkette çalışan 30 maden işçisi arkadaşımız şehit olmuştur. Facia, 17 Mayıs'ta saat 13.30 civarında meydana gelmiş, saat 14.00'ten itibaren Sendikamız Yönetim Kurulu üyeleri, Şube Yöneticilerimiz ve görevli personelimiz kaza bölgesine giderek gelişmeleri takip etmeye başlamışlar ve bu görevlerini kurtarma çalışmaları sona erinceye kadar aralıksız 24 saat boyunca sürdürmüşlerdir.
18 Mayıs sabahı Genel Başkanımız ve Sendikamız Yöneticileri, TTK Genel Müdürü ile birlikte kazanın meydana geldiği eksi 540 koduna ulaşabilmek ve kurtarma çalışmalarını takip etmek üzere ocağa inmişler ve burada çalışmakta olan ekiplere yardımcı olmuşlardır. Sayın Başbakanımızın ziyaretinde verilen brifingde bulunduk ve kendilerini bilgilendirdik. Enerji Bakanımız ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız ile sürekli bilgi ve görüş alışverişinde bulunduk, kamuoyunun bilgilendirilmesine katkı sağladık. Sendika olarak kazanın ardından yaşanan hassas süreçte özellikle acılı ailelerin ve yakınlarının sakinleştirilmesi, provokasyonlara karşı önlemler alınması ve kurtarma çalışmalarının tertip ve düzen içinde sürdürülmesini sağlamak için çaba harcadık.

ÜYEMİZ OLMASADA
YANLARINDA OLDUK
Kaza, taşeron şirketin çalıştığı alanda meydana gelmiş olsada, hayatını kaybeden taşeron şirket çalışanları sendikamızın üyesi olmasa da Sendikamız, maden işçilerinin ve onların ailelerinin yanında olmayı görev kabul etmektedir. Kazanın ardından Sendikamız ve bağlı bulunduğumuz Türk-İş Konfederasyonu olarak şehit madencilerin ailelerine maddi-manevi sahip çıktık, yanlarında olduk. 17 Mayıs'tan bugüne kadar gerek Zonguldak'ta gerekse Ankara'da çeşitli platformlarda konuyla ilgili olarak kamuoyunu sürekli bilgilendirdik. TTK kurtarma ekipleri; hayatlarını tehlikeye atarak, çok riskli olmasına rağmen, büyük bir fedekarlıkla eksi 540 kodunda hayatını kaybeden 28 madencinin cenazesini ocaktan çıkarmış ve cenazeler ailelerine teslim edilmiştir. Engin Düzcük ve Dursun Kartal isimli madencilerin cenazelerinin patlamanın etkisiyle tahrip olan kuyunun 720 metre derinliğine düştüğü tahmin edilmektedir.

BAŞARAMAYACAĞI
İŞ YOKTUR
Daha ilk günden itibaren iki madencinin cenazesinin Kurumun kendi imkanları, mühendisi ve kalifiye işçisiyle çıkarılabileceğini savunduk. Bu görüşümüzü çeşitli platformlarda ısrarla dile getirdik. Ancak bürokratik iradenin riske girmek istememesi nedeniyle kuyunun onarımı Çinli firmaya ihale edilmiştir. TTK, 162 yıldır taşkömürü üretimi yapan, konusunda uzman bir kurumdur. Her fırsatta söylediğimiz gibi yetki ve imkan verildiği takdirde TTK'nın madencilikle ilgili başaramayacağı hiçbir iş yoktur. Yorum ve eleştirilerde ne yazık ki asıl sorgulanması gerekinin taşeron uygulaması olduğu dikkatlerden kaçırılmaktadır. TTK'da yeraltı taşeron uygulaması 2004-2005 yıllarında uygulanmaya konmuştur. Daha ilk günden bu uygulamanın yaratacağı riskler ve yol açabileceği sonuçlar hakkında ısrarlı uyarılarda bulunduk, eylemler yaparak tehlikeye dikkat çektik. Ancak bu uyarılarımıza rağmen taşeron şirketler ocağa sokulmuştur. Taşeron şirketlerin, TTK'nın 162 yıldır yaptığı işleri verimli olarak yapamadıkları, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almadan sadece kâr mantığıyla çalıştıkları, işçilerine haklarını vermeden iş yaptıkları raporlarla, ortaya çıkan sonuçlarla kanıtlanmıştır. Bu durumda gerçekte sorgulanması gereken taşeron uygulamasıdır ve sorunun temelini de bu uygulama oluşturmaktadır.

TTK'DA 10 BİN
650 İŞÇİ ÇALIŞIYOR
Yine basın yayın kuruluşlarımızın haberlerinde TTK'nın 14 bin işçiyle üretim yaptığı bilgisi yer almaktadır. Oysa TTK'da 8 bin 464 yeraltı, 2 bin 186 yerüstü olmak üzere toplam 10 bin 650 işçi çalışmaktadır. Derin yeraltı madenciliği yapan TTK'nın kurulu kapasitesi yıllık 5 milyon ton olmasına rağmen kurum 3'te 1 kapasiteyle çalıştırılmakta, bu durum üretim maliyetlerini yükseltmektedir. 5 milyon ton üretim için gerekli hazırlıklar halen devam etmektedir. Ancak, taşerona verilen hazırlık çalışmalarından istenilen verim alınamamıştır. Bunun yanısıra, 2010 Kasım sonu itibarıyla Kurumdan 488 işçi emekli olmuş ve halen  emeklilikler devam etmektedir.
Kurumda devam eden emeklilikler ve 17 Mayıs 2010 tarihinde yaşanan grizu felaketi üretimdeki düşüşte etkili olmuştur. TTK'da sorunların aşılabilmesi için; taşeron uygulamasına son verilmesi, Kurumun 162 yıldır yaptığı gibi hazırlık çalışmalarını verimli olarak yürütmesinin sağlanması için TTK'ya hazırlık işçisi alınması, gerekli diğer yatırımların hızla tamamlanması, emekli olanların yerine işçi alınması ve yan sanatlarda oluşan işçi açıklarının bir an önce giderilmesi gerekmektedir. TTK'nın içinde bulunduğu bu sorunlar çözülmediği takdirde üretim rakamlarının düşmeye devam edeceği endişesini taşıyoruz. TTK'nın sorunlarını ancak birlikte hareket ederek çözebiliriz. Bu nedenle Zonguldak'taki tüm kesimleri ve özellikle siyasetçilerimizi, bölgemizin ve ülkemizin en önemli kurumlarından biri olan TTK'nın sorunlarının çözümü noktasında duyarlı olmaya davet ediyoruz."

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.