Sponsorlu Bağlantılar

'TÜKENMENİN EŞİĞİNE GELDİK'

Tarih: 2010-12-30 00:00:00

CHP Parti Meclis Üyesi ve Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, ülke ve Zonguldak için 2010 yılının değerlendirmesini yaptı. MADEN OCAKLARI:  31 Aralık 2002 tarihine bakıldığında 11 bin 518 yeraltı, 3 bin 753 yerüstü olmak üzere 15 bin 271 olan TTK’d

CHP Parti Meclis Üyesi ve Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, ülke ve Zonguldak için 2010 yılının değerlendirmesini yaptı.

MADEN OCAKLARI:  31 Aralık 2002 tarihine bakıldığında 11 bin 518 yeraltı, 3 bin 753 yerüstü olmak üzere 15 bin 271 olan TTK’daki çalışan sayısı, 8 yıllık AKP iktidarı döneminde 2010 yılı itibariyle 9 bin 345 yeraltı, 2 bin 118 yerüstü olmak üzere 11 bin 463’e düşürülmüştür. Pek çok maden emekçimiz iş kazalarında, grizularda yaşamını yitirmiştir. Bugün iki madencimizin bedenlerinin aylardır ocaktan çıkarılamaması büyük bir utanç olarak önümüzde durmaktadır.

İŞSİZLER ORDUSU: Geride bıraktığımız 2010 yılında Kdz. Ereğli ekonomik olarak, tersanecilik sektöründe yaşanan kriz nedeniyle büyük bir daralmanın içerisine girmiştir. Büyük bir umut olarak gördüğümüz tersane sektörü 2010 yılı başlarında adeta bitme noktasına gelmiş, maaşlarını alamayan, işini kaybeden binlerce işçi yeni işsizler ordusuna katılmıştır.

ÜVEY EVLAT MUAMELESİ: KÖYDES ve BELDES uygulamalarına baktığımızda Zonguldak’ın diğer illerle kıyaslandığında adeta üvey evlat muamelesi gördüğü açıkça anlaşılmaktadır. Kendisinden çok daha küçük ve kendisine yakın bir kısım illere baktığımızda geride bıraktığımız 5 yıl için gönderilen ve harcanan ödeneklerin Zonguldak’ın neredeyse iki katını, üç katını aştığı görülmektedir.

KORKUTAN TABLO: 28 Aralık 2010 tarihi itibariyle Zonguldak merkezindeki 4 İcra Müdürlüğündeki dosya sayısı talimatlar hariç 15.057’dir. Kdz Ereğli İcra Müdürlüğünde 12 bin 590’ı esasa kayıtlı 2875 talimat olmak üzere 15.515 icra dosyası 2010 yılında açılmıştır. Devrek İcra Müdürlüğünde 2500 esas 710 talimatlı olmak üzere 3310 dosya açılmıştır. Gökçebey İcra Müdürlüğünde 431 esas 339 talimatlı olmak üzere 2010 yılında 770 yeni dosya işleme girmiştir. Alaplı İcra Müdürlüğünde de bugün itibariyle 2867 esas bulunmaktadır. Çaycuma İcra Müdürlüğünde 4040 esas 1015 talimat olmak üzere 2010 yılında açılan dosya sayısı 5055’tir.

 CHP Parti Meclisi Üyesi ve Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, 2010 yılının ülke ve Zonguldak için değerlendirmesinde bulunurken AKP iktidarına sert eleştirilerde bulundu. Türkiye Taşkömürleri Kurumu’ndan emekli olan işçi sayısından KÖYDES ve BELDES projelerine, Kdz.Ereğli İcra Müdürlüğünde açılan dosya sayısına kadar pek çok konuda değerlendirmede bulunan Köktürk, geride bırakılmaya hazırlanan 2010 yılının büyük umut ve vaatlerle girilen fakat hayal kırıklıklarıyla geride bırakılan kayıp bir yıl olduğuna vurgu yaptı. Köktürk’ün açıklamaları madde madde şu şekilde:

“BÖLGE HALKI BUNLARA ALIŞKIN SÖZܔ
Öncelikle Zonguldak; tarihsel sürecinde kömürle var olmuş, kömür ve demir çeliğiyle, ülkemiz ağır sanayisinde, onurlu bir yere sahip olmuştur. Ancak, geride bıraktığımız 2010 yılında da AKP’nin diğer iktidar yıllarında olduğu gibi, siyasal iktidarın TTK’yı bitirmeye yönelik politikaları tüm hızıyla devam etmiştir. Taşeronlaşmanın getirdiği tablo TTK’ya da yansımış, meydana gelen iş kazalarında, grizularda büyük acılar yaşanmıştır. Pek çok maden emekçimiz iş kazalarında, grizularda yaşamını yitirmiştir. Bugün iki madencimizin bedenlerinin aylardır ocaktan çıkarılamaması büyük bir utanç olarak önümüzde durmaktadır. Sayın Bakanların ve Başbakanın “Bölge halkı bunlara alışkındır” “Güzel öldüler” gibi yaşanan acıları hafife alan yaklaşımları unutulmaz yaralar olarak tüm Zonguldaklının belleklerine kazınmıştır.

ÇALIŞAN SAYISI DÜŞÜYOR
AKP’nin TTK’ya bakışı kurumdaki çalışan sayısındaki büyük düşüş ile de kendini göstermektedir. 31 Aralık 2002 tarihine bakıldığında 11 bin 518 yeraltı, 3.753 yerüstü olmak üzere 15 bin 271 olan TTK’daki çalışan sayısı, 8 yıllık AKP İktidarı döneminde 2010 yılı itibariyle 9.345 yer altı, 2.118 yerüstü olmak üzere 11 bin 463’e düşürülmüştür. Nitekim; Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı bürokrasisinin enerji verimliliğinin artırılmasına bağlı olarak sübvansiyon ihtiyacının azaltılabileceği, ancak TTK’nin ise, tek metolurjik kömür kaynağı taşkömürü üretmesi nedeniyle stratejik bir konumda bulunması dolayısıyla, bu statü içine alınmayarak özel bir statüde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden görüşüne “Hazine Müsteşarlığı”nın itibar etmeyerek, TTK’ya sağlanan sübvansiyonların da orta vadede tamamen kaldırılması görüş ve kararına vardığı bilgisi 2010 yılında üzüntüyle karşıladığımız bir gelişme olarak karşımıza çıkmıştır. Ancak, taş kömürü Zonguldak’ımızın ve ülkemizin vazgeçilemez değeridir. Bu başta siyasal iktidar olmak üzere herkes tarafından böyle bilinmelidir.

“UMUTLAR SATILMIŞTIR”
2002-2009 yılları arasında işten ayrılan 10 bin 371 kişiye karşılık 4 bin 574 kişinin işe alınmış olması siyasal iktidarın TTK’ya bakışını açıkça yansıtmaktadır. 2010 yılında bu tablo artarak devam etmiştir. 2008-2009 yılları için alınmayan-kullanılmayan doğalgaz bedeli olarak halkın cebinden 2 milyar 704 milyon dolar gibi büyük bir parayı İran’a ödeyebilen siyasal iktidarın TTK söz konusu olduğunda, verdiğimiz soru önergelerimize, 5 yıllık bir süreçte, 265 Milyon TL’lik bir yatırımla ilgili “öngörülmektedir” gibi muğlâk–belirsiz–netlikten uzak bir kavramla yanıt vermesi, Zonguldak’a doğal kaynaklarımıza “sırt dönüşün” açığa çıkmasıdır. Sadece Zonguldak’ın değil, tüm Batı Karadeniz’in kalkınma projesi olan Filyos Vadi Projesinde 2010 yılında siyasal iktidar tarafından “gerçekler” değil, “umutlar” satılmıştır.

“TALEP ETTİK”
Ulaştırma Bakanlığı’na yönelttiğimiz önerge ile 25 milyon tonluk liman projesinin hangi aşamada olduğu, başlangıç ve bitiş tarihlerine yönelik takvimin belirlenip belirlenmediği, belirlenmişse hangi tarihte hizmete geçirilmesinin öngörüldüğü, 2010 yılı bütçesine bununla ilgili konulan ödenek bulunup bulunmadığı ve başlamasından tamamlanması aşamasına kadar öngörülen maliyet miktarının belirlenip belirlenmediğinin aydınlatılması tarafımızca talep edilmiş, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından yanıtlar verilmiştir.  Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın yanıtlarına göre: Öncelikle, Zonguldak Filyos Liman Projesi ulaşım, altyapı, ihtiyaç belirleme çalışması Avrupa Birliğinden sağlanan hibe kredi ile devam etmektedir. Filyos Liman Projesi TINA çalışmasının (ulaşım, altyapı, ihtiyaç belirleme çalışması) bu yıl içerisinde tamamlanacağı bildirilmiştir. Ancak; Ulaştırma Bakanlığı DLH İnşaatı Genel Müdürlüğü 2010 yılı yatırım programında “Filyos Liman Projesi” için ayrılan ödenek bulunmamaktadır. Yine YPK kararı çerçevesinde “Yap – İşlet -  Devret Modeli” ile projenin gerçekleştirilmesi planlandığı ifade edilmiştir. Filyos Liman Projesi bedeli “Detaylı etüt çalışmalarının” tamamlanmasından sonra netleşeceği, bildirilmiştir. Limanın ne zaman bitirilerek yaşama geçirileceğinin öngörüldüğüne dair sorumuz yanıtsız bırakılmıştır. Bu yanıtlardan anlaşılacağı üzere; yıllardır konuşulan ve yaşama geçmesi şiddetle arzulanan Filyos Liman Projesi, hal hazırda “Ulaşım, Altyapı, İhtiyaç Belirleme Çalışması” aşamasındadır. 2010 yılı için herhangi bir ödenek ayrılmamıştır. Maliyet çalışmaları da, daha gerçekleştirilmemiştir. Limanın ne zaman bitirilerek yaşama geçirileceğinin öngörüldüğüne dair sorumuz yanıtsız bırakılması “bitiş tarihinin öngörülmediğini” göstermiştir. Filyos nehri kanal ıslah projesi, önceki yıllarda olduğu gibi adeta kaplumbağadan daha az bir hızla sürmektedir. 85 milyon TL olan Proje bedeline karşılık 2009 ve 2010 yılı toplamı aktarılan ödenek 6.6 milyon TL olmuştur. Bir oranlama yapıldığında bu ödeneklerle kanal ıslahı projesinin tamamlanmasının 25 – 30 yılı bulacağı görülmektedir. Halkımızın umutla beklediği bu projeler bu kadar ağır bir süreç içerisindeyken, Sayın Başbakanın “Aceleye getirmeyelim” yaklaşımı, AKP kaldığı sürece, halkımızın umutlarının sömürüleceğini açık bir şekilde göstermiştir.

KDZ.EREĞLİ’DE KRİZ
Geride bıraktığımız 2010 yılında Kdz. Ereğli İlçemiz ekonomik olarak, tersanecilik sektöründe yaşanan kriz nedeniyle büyük bir daralmanın içerisine girmiştir. Büyük bir umut olarak gördüğümüz tersane sektörü 2010 yılı başlarında adeta bitme noktasına gelmiş, maaşlarını alamayan, işini kaybeden binlerce işçi yeni işsizler ordusuna katılmıştır. Siyasal iktidar hem sektörün sorunlarını, hem de emek kesiminin feryatlarına kulaklarına tıkamıştır.  2010 yılında Zonguldak esnaf ve sanatkârlarımıza baktığımızda onların da ülkemizdeki krizden, yoksullaşmadan paylarını ağır bir şekilde aldıklarına üzüntüyle tanık olduk. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer’e yöneltmiş bulunduğumuz 7/13862 esas nolu yazılı soru önergemize 14 Haziran 2010 tarihli yanıt verilmişti.  Bu sorularımıza Sayın Bakan tarafından verilen yanıt Zonguldak ekonomisinin ve ekonomimizin bel kemiği olan esnaf ve sanatkârlarımızın durumunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir.  Zonguldak İlimizde 9663 esnaf ve sanatkâr SGK’ya borçludur. SGK primini ödeyememektedir. 9663 esnaf ve sanatkârımızın toplam SGK borç tutarı 67 milyon 663 bin 945 TL (Önceki para birimiyle Altmış yedi trilyon 663 milyon 945 bin YTL) dir. Yani 9 bin 663 esnaf ve sanatkârımız kişi başı ortalama SGK’ ya 7 bin TL borçludur. Yine bu rakamlardan çıkan sonuç; Toplam 18 bin 215 esnafın yarısından fazlası (% 53’ü) SGK’ ya olan pirim borçlarını ödeyemez durumdadır. 3 Kasım 2002 tarihinden bu yana tam 9 bin 421 esnaf ve sanatkâr işyerini kapatmıştır. Ancak, bugün itibariyle aradan geçen zaman nedeniyle bu miktarların daha da arttığı tarafımızca düşünülmektedir.

TÜKENME NOKTASI
Zonguldak ekonomisi, Zonguldak genelindeki esnaf ve sanatkârlarımız geride bıraktığımız AKP döneminde 2010 yılı itibarıyla tükenmenin eşiğine gelmiştir. Önceki yıllarda Zonguldak’ın teşvik dışında bırakılması, en son teşvik yasasında kömür ve demir-çelik gibi Zonguldak’a yönelik temel sektörlerin teşvik kapsamına alınmaması, yeni yatırımların gerçekleştirilememesi Zonguldak’taki bu ağır tabloyu körüklemiştir.  Teşvik yasası ülkemizde bölgeler arasındaki yatırım adaletsizliğini daha da arttırmıştır. Zonguldak yatırıma, yatırımcıya hasret bir il durumuna dönüşmüştür. Kısacası AKP İktidarı Zonguldak’a yüzünü değil, sırtını dönmüştür. Çates’in özelleştirilmesi 2010 yılında karşımıza çıkan olumsuz süreçlerden birini teşkil etmiştir. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız 22.04.2010 tarihli önergemize verdiği yanıtla aşağıdaki hususları teyit etmiştir:   “Elektrik üretim tesislerinin özelleştirilme çalışmaları 4628 ve 4046 sayılı kanunlar çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülmektedir. Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan 17 termik santrali ile 28 hidroelektrik santralinin tek tek veya portföyler halinde özelleştirilmesi düşünülmektedir. Hamitabat, Çan, Seyitömer ve Soma Termik Santrallerinin portföy gurupların dışında tutularak özelleştirilmeleri planlanmaktadır. Diğer Santrallerin ise (9); portföy halinde düzenlenerek özelleştirilmesi gerçekleştirilecektir.  Bu durumun TTK’nın pazarlama hedefleri açısından bir sorun oluşturmayacağı düşünülmekte, ayrıca bu santralin özelleştirilmesi durumunda bile TTK’nın kar/zarar ve maliyet değerlerine etkilemeyeceği değerlendirilmektedir. 2001 yılı program tedbirlerinin 138 nolu tedbirinde “TTK’nın zarar eden bir yapıdan çıkartılması amacıyla eylem planı hazırlanacak ve kurum yeniden yapılandırılacaktır.” Hususu yer almaktadır. Belirtilen tavsiye kararı ve tedbir doğrultusunda Hazine Müsteşarlığı Koordinatörlüğünde Bakanlığımız, DPT Müsteşarlığı ve TTK yetkililerinden bir komisyon oluşturulmuş olup çalışmaları devam etmektedir.”  Güçlü bir kamuoyu ve siyasal baskı oluşturulmadığı sürece, Enerji Bakanlığı ÇATES’i özelleştirmekte kararlı olduğunu ortaya koymuştur. Yanıtlar ışığında önümüzdeki süreçte şayet AKP varsa TTK yoktur, Çates yoktur. Zonguldak’ımız 150 bine ulaşan emeklisiyle adeta emeklinin ayakta tuttuğu bir kente dönüşmüştür. Bu nedenle, siyasal iktidarın emekli maaşları arasındaki adaletsizliğin giderilmesi için TBMM’ne sunmuş bulunduğumuz intibak yasasına gözlerini ve kulaklarını tıkaması sadece ülkemizin genel sorunu değil, adeta Zonguldak’ın özel sorununa dönüşmüştür. Tek kalemde milyar dolara yakın rakamları kendi damatlarının görev yaptığı şirketlere aktaran AKP iktidarının emekliye, memura, çalışanlara geldiği zaman bütçe disiplini kavramının arkasına saklanması halkın değil, küresel güçlerin iktidarı olduğunu açıkça göstermiştir.

SONUÇ OLARAK
2010 yılında açılan ve önceki yıldan devreden dosya toplamları birlikte değerlendirildiğinde 615 bin civarında nüfusa karşılık 150 bini aşan derdest icra işlemi olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Böyle bir tablo, geride bıraktığımız dönemde maalesef ilimizin iliklerine kadar kuruduğunu, yoksullaştığını ortaya koymaktadır. Ancak, AKP var olduğu sürece Zonguldak’ın günden güne eridiği 2010 yılı uygulamalarına dönük bu sınırlı örneklerle de, açık bir şekilde görülmüştür.  Sonuç olarak; bu tablonun yansıması Zonguldak’ta da ülke genelinde olduğu gibi çok ağır bir şekilde hissedilmiş, işsizlik rakamları çığ gibi büyümüş, intihar oranları ülkemizle kıyaslanmayacak bir şekilde artmış, vatandaş icra kapılarına düşmüş, Emeğin Başkenti Zonguldak, Emeklinin Başkenti Zonguldak sıfatını pekiştirmiş, umutlar gelecek dönemlere bırakılmıştır. Ancak; bu umutların yeniden yeşermesi, emeğe ve emeğin başkenti Zonguldak’a sahip çıkacak bir iktidara; yani halkın iktidarının kurulmasına bağlıdır. Yılgın değiliz, umutsuz değiliz. Cumhuriyet Halk partisi olarak; önümüzdeki süreçte, halkımızın umutlarına sahip çıkarak gerçekleştirme kararlılığındayız.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorumlar

Adamın biri :

2003 ten bu yana ne var ne yoksa atıldı satıldı.. o yıllara kadar yaşanan ekonomik krizler Ereğli için sadece gazete haberiydi.... şimdi erdemir özel sektör, büyük umut tersaneler bitti.. devlet bu kadar yatırım yaptırdığı tersane yatırımcısını yüzüstü bıraktı.. halbuki her tersaneye eskiyen deniz yolları gemilerinden biri yerine, bir gemi siparişi verse kriz aşılıncaya kadar işçisinede sanayicisine de sahip çıkardı.. ama bunlar ancak yasin el kadıya sahip çıkarlar..

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.