Sponsorlu Bağlantılar

'ÜRKÜTÜCÜ BİR TABLO'

Tarih: 2012-11-03 00:00:00

Zonguldak Amelebirliği 2012 yılı Danışma Kurulu toplantısı yapıldı, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş sürece tepki gösterdi. Amelebirliği Başkanı Yılmaz: Amelebirliği'nin 1980'li yılların başındaki üye sayısı yaklaşık 50 bin civarındayken, Ekim 2012 sonu it

Zonguldak Amelebirliği 2012 yılı Danışma Kurulu toplantısı yapıldı, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş sürece tepki gösterdi.

Amelebirliği Başkanı Yılmaz: Amelebirliği'nin 1980'li yılların başındaki üye sayısı yaklaşık 50 bin civarındayken, Ekim 2012 sonu itibariyle 10 bin 713'tür. Bu da sandığın üye sayısının ve gelirlerinde yüzde 500 oranında azalma anlamına gelmektedir. Amelebirliği aynı zamanda karşılıksız ve sosyal yardımlarla üyelerimize ve dolayısıyla işverene maddi ve moral anlamda çok önemli destekler vermektedir.

GMİS Genel Başkanı Alabaş: Bu kurumlar, sadece Zonguldak için değil, ülkemiz için önemli kurumlardır. Bu kurumlara sahip çıkmak herkesin görevidir. Varlık nedeni taşkömürü olan bir şehirde yaşıyoruz. Zonguldak'ı boğmaya, ülkemizin gelişmesini engellemeye çalışıyorlar. Üretmemiz istenmiyor, ithalat teşvik ediliyor. 25 milyon ton taşkömürü tüketen ve bunun sadece 3-3.5 milyon tonunu üreten bir ülkeyi yönetenlerin bu durumdan rahatsızlık duymaması düşünülemez. Kömürün ve bölgemizin tarihini bilen bizler için bu tablo, ürkütücü bir tablodur.

 

Divan Kurulu Başkanlığı'nı Çalışma Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Mustafa Dinç'in yaptığı danışma kurulu toplantısına, Çalışma ve İşkur İl Müdürü Gönül Demirsu, TTK Genel Müdür Yardımcısı İsmail Güner, TTK Müessese Müdürleri, Karaman Belediye Başkanı Mustafa Kalaycı, AK Parti İl Başkanı Hamdi Uçar, Amelebirliği Eski Başkanları Rıfkı Esengün, Muzaffer Kalaycı ve işçi ve işveren yönetim kurulu üyeleri katıldı.

1923'DE KURULDU

Kurulun açış konuşmasını yapan Amelebirliği Başkanı Hasan Yılmaz, sandığın 2012 yılının 10 ayında karşılıksız ve kredi yardımı olmak üzere üyelerine, öğrencilere ve hak sahiplerine toplam 28 milyon 766 bin 539 TL yardımda bulunduğunu söyleyen Yılmaz, Amelebirliği 10 Eylül 1921 tarih ve 151 sayılı Havza-i Fahmiye Amele Kanunu'nun 4. Maddesine dayanarak 21 Temmuz 1923'te kurulan ilk sosyal güvenlik kuruluşudur. Henüz Cumhuriyetin kuruluş aşamasında, ülkenin birçok yerinde savaşlar devam ederken, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Zonguldak havzasına özel bir önem vermiştir. Kömür işletmeciliği, yabancılar, özellikle Fransız işletmeciler tarafından yapılıyordu. O devirde maden işçileri yabancı firmaların elinde hiçbir sosyal güvenceleri olmadan, gün doğuşundan gün batımına kadar köle gibi çalıştırılıyordu. Cumhuriyetimizi kuranlar bu durumu gördüklerinden, Mustafa Kemal Atatürk Zonguldak Havzası'nda çalışan maden işçilerimizin çalışma usul ve esaslarını belirleyecek bir kanun düzenlemesi yapılması hususunda, o zamanın Umumi İktisat vekili Rahmetli Celal Bayar'a talimat verir.

 

TUNALI HİLMİNİN DESTEĞİ

Meclis'te yapılan uzun tartışmalar sonucu Zonguldak ve madenci dostu Bolu Mebusu rahmetli Tunalı Hilmi beyin büyük destek ve çabaları sonucu tasarı Cumhuriyetin ilanından yaklaşık 3 ay önce ivedilikle yasallaşır. Amelebirliği kurulduktan sonra maden işçilerimiz, sendikal, sosyal güvenlik ve sağlık alanlarında önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Amelebirliği şimdiki işçi sendikalarının ve SGK'nın görevlerini yapmıştır. İlaveten Zonguldak'ta kömür üretim merkezlerinin yakınında kurduğu Amelebirliği Hastaneleri ile sağlık hizmeti vermiş, Sağlık Bakanlığı'nın Zonguldak'taki görevini üstlenmiştir. 89 yıldır maden kömürü işçilerine hizmet eden Amelebirliği, uzun süre Türkiye'nin ilk sosyal güvenlik kuruluşu olarak hizmet etmiştir. Yardımlaşma sandığı olarak bütün teknolojik gelişmelere rağmen hala en zor şartlarda çalışan maden işçilerimize hizmet etmeye devam edecektir.

 

YAPILAN YARDIMLAR

Amelebirliği'nin 1 Ocak 2012 ile 31 Ekim 2012 tarihleri arasında üyelerine yaptığı yardımlar şöyledir; Karşılıksız sosyal yardımlar: 208 üyeye cenaze defin yardımı olarak 97 bin 627 TL, 665 üyeye son yardım olarak 9 milyon 198 bin TL, 1350 öğrenciye öğrenim yardımı olarak 976 bin 860 TL, 359 hak sahibine iş kazası ölüm aylığı olarak 29 bin 463 TL, 3 üyeye iş kazası malüliyet aylığı olarak 8 bin 424 TL, 107 öğrenciye iş kazası öğrenim yardımı olarak 99 bin 517 TL. Kredi yardımları: 3475 üyeye ödünç para yardımı olarak 17 milyon 864 bin 150 TL. Sandığımız bu süre içinde toplam olarak 28 milyon 766 bin 539 TL yardım yapmıştır. Sandığımızın ana geliri üye aidatlarıdır.

10 BİN 713 ÜYESİ VAR

Amelebirliği'nin 1980'li yılların başındaki üye sayısı yaklaşık 50 bin civarındayken, Ekim 2012 sonu itibariyle 10 bin 713'tür. Bu da sandığın üye sayısının ve gelirlerinde yüzde 500 oranında azalma anlamına gelmektedir. Amelebirliği aynı zamanda karşılıksız ve sosyal yardımlarla üyelerimize ve dolayısıyla işverene maddi ve moral anlamda çok önemli destekler vermektedir. Önümüzdeki dönemde Sandığın mali durumuna ve sandık yönetmeliğinin elverdiği ölçüde gelirlerimizi artırıcı çalışmalar yapmamız gerektiği düşüncesindeyiz dedi.

 

KURUMLARA SAHİP ÇIKMAK HERKESİN GÖREVİ

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş da yaptığı konuşmada Türkiye Taşkömürü Kurumu, Genel Maden İşçileri Sendikası ve Amelebirliği etle tırnak gibi bütünleşmiştir. Bu kurumlar, sadece Zonguldak için değil, ülkemiz için önemli kurumlardır. Bu kurumlara sahip çıkmak herkesin görevidir. Varlık nedeni taşkömürü olan bir şehirde yaşıyoruz. 1848 yılında kömür kazmaya başlayan madencilerden günümüze, bu bölgeye gelen herkes; madenci veya doğrudan madencilere hizmet veren insanlar. Bölge insanı olarak 164 yıldır yeraltında doğayla savaşıyoruz. Bu savaş halen sürüyor ve daha da sürecek gibi görünüyor. Çünkü taşkömürü halen sanayinin vazgeçilmez bir girdisi ve bu toprakların altında çıkarılmayı bekleyen rezerv var. Biz, ağır bedeller ödeyerek bu mesleği öğrendik. Eğer daha ağır bedeller ödemediysek bunun önemli nedenlerinden biri Amelebirliği'dir, bu güzide kuruluşumuzdur. Amelebirliği, madenci atalarımızın vermiş olduğu bir mücadelenin ürünüdür. Amelebirliğini asıl anlamlı kılan şey, Kurtuluş Savaşı ile birlikte kurulması ve Cumhuriyetin ilanından önce hizmete başlamasıdır. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanından hemen sonra Amelebirliği binasının törenle açıldığı tarih ise 10 Aralık 1923'tür. Yani Genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuranlar, o en yoğun günlerde Zonguldak ile, bu bölge ile ve maden işçileri ile yakından ilgilendiler. 151 Sayılı Kanun çıktığında bu bölgede 50 civarında yerli, yabancı maden şirketi bulunuyordu. Zonguldak, genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Ankara'dan sonra ikinci ilidir. Zonguldak, 14 Mayıs 1924 tarihinde il oldu. Bütün bunların hiçbiri tesadüf değildir. Osmanlı İmparatorluğu'nu dağıtan bu ülkeleri yakından izleyen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları da ülkemize, milletimize sahip çıkmak için öncelikle bölgemize, taşkömürüne ve maden işçilerimize sahip çıktılar.

AMELEBİRLİĞİ BİR TARİHTİR

Amelebirliği bir tarihtir, Amelebirliği bir kültürdür. Amelebirliği, maden işçilerinin ve Zonguldak'ın, bölge halkının bir zenginliğidir. Amelebirliğine sahip çıkmak, onu yaşatmak hepimizin görevidir.
Genel Maden İşçileri Sendikası, 1946 yılında bir dernek olarak kuruldu ve kısa süre sonra Sendikalar Kanunu ile birlikte sendika oldu. Genel Maden işçileri Sendikası, bugün ülkemizde ve dünyada adından söz edilen bir sendika olmuşsa, bunun alt yapısında, 1848'den günümüze verilen mücadele vardır. Amelebirliği de bu mücadelenin önemli bir dönüm noktasıdır. Türkiye Taşkömürü Kurumu, Genel Maden İşçileri Sendikası ve Amelebirliği etle tırnak gibi bütünleşmiştir. Bu kurumlar, sadece Zonguldak için değil, ülkemiz için önemli kurumlardır. Bu kurumlara sahip çıkmak herkesin görevidir. 1920'lerin dünyası ile bugünün dünyası karşılaştırıldığında uluslararası ilişkiler açısından çok önemli değişiklikler yok. Tıpkı o günlerdeki gibi bugünün emperyalist devletlerinin gözü de dünya enerji kaynaklarının üzerinde ve Zonguldak'ı boğmaya, ülkemizin gelişmesini engellemeye çalışıyorlar. Üretmemiz istenmiyor. İthalat teşvik ediliyor. 25 milyon ton taşkömürü tüketen ve bunun sadece 3-3.5 milyon tonunu üreten bir ülkeyi yönetenlerin bu durumdan rahatsızlık duymaması düşünülemez. Kömürün ve bölgemizin tarihini bilen bizler için bu tablo, ürkütücü bir tablodur. Biz bunun için Genel Maden İşçileri Sendikası olarak kapı kapı dolaşıyor, tüm ilgilileri ve kamuoyunu bilgilendiriyoruz. Türkiye'nin yıllık yaklaşık 5 milyar dolarını taşkömürü ithal ederek dışarıya vermesi doğru değildir. Başta Türkiye Taşkömürü Kurumu olmak üzere, Zonguldak'ın rezervi ve üretim imkânları, 2-3 milyar dolarımızın bu bölgede kalmasını sağlayacak durumdadır. Siyasi iradenin ve Hükümetin karar vermesi için hepimiz baskı unsuru olmalıyız dedi.

 

RESMİ AÇILIŞININ YAPILMASINI İSTİYORUZ

Karaman Belediye Başkanı Mustafa Kalaycı Amelebirliği tarafından beldelerine yaptırılan okul için emek ve destek veren herkes teşekkür ederek, Okulumuzun resmi açılışının yapılmasını istiyoruz dedi. Yılmaz ve Alabaş'ın ardından konuşmalar yapan konuklar, Amelebirliği'nin önemine, bugüne kadar yapılanlara örneklerle birlikte bundan sonra yapılması gerekenleri içeren önerilerini anlattılar.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.