Sponsorlu Bağlantılar

ALACAAĞZI DENİZİNE ÇAMUR AKIYOR

Tarih: 2012-05-15 00:00:00

Çevre konusunda büyük bir kirlilik Kandilli'nin Alacaağzı bölgesinde yaşanıyor. Düzce'deki cam fabrikasının ham maddesinin üretildiği Alacaağzı'ndaki yıkama tesislerinin atık sularının boşaltıldığı  sahil çamur içinde kalırken, bu alan sosyal yaşama tamam

Çevre konusunda büyük bir kirlilik Kandilli'nin Alacaağzı bölgesinde yaşanıyor. Düzce'deki cam fabrikasının ham maddesinin üretildiği Alacaağzı'ndaki yıkama tesislerinin atık sularının boşaltıldığı  sahil çamur içinde kalırken, bu alan sosyal yaşama tamamen kapatılıyor. 

Yatırım ve sanayi ekonominin vazgeçilmez gerçekleri. Çünkü bu iki unsur istihdam yaratıyor.  Gerçekleşen üretimle birlikte insanlar evine ekmek götürebilirken, diğer yandan da sanayinin çevreye verdiği zarar insanların sağlıklarını ve soysal yaşamlarını etkileyince ortaya çıkan olumsuzluk olaylara yasal müdahalenin yapılmasına yol açıyor.

TESİSİN ATIK SULARI 
DENİZİ KİRLETİYOR

Kdz. Ereğli'nin Kandilli Beldesi ile Bayat Köyü arasında kalan sahil güzergahında açılan kuvars kumu tesislerinde, toprağın içinden maddelerin ayrıştırılması sırasında meydana gelen yıkama sonucunda tesisin atık suları Alacaağzı denizine veriliyor. Bu atık suların denize boşaltılması nedeniyle sahil boyunca deniz çamur içinde kalırken, bu alanın kirlenmesinin önüne geçilmesi için en başta tesisi işletenlerin harekete geçmesi bekleniyor.

TEPKİ ALMAYA DEVAM EDİYOR

Bilindiği gibi eski Mahdut Mesuliyetli Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİ) olan Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) Armutçuk Müessesesi, işletmede çalışanların sosyal yaşamlarına da hizmet sağlıyordu. Kandilli'deki 'Aşağı Kandilli Paytonbaşı'ndaki deniz sahilinin dışında Alacaağzı'na da otobüs seferleri koyarak yaz aylarında bu beldenin ve çevresinde yaşayan köylerin bu alandan yararlanmasını sağlıyordu. Türkiye Taşkömürleri Kurumu, Alacaağzı'nda yaptığı sosyal tesisler ile de, bu sahilin doğal güzelliğiyle bütünleşen hizmetlerini çalışanlarına sunmuştu. Kuvars kumu üretimi ile başlayan süreç sonucunda Alacaağzı sahilinden yararlanmak mümkün olmaz iken, ayrıca denizin ve çevrenin kirlenmesi tepki almayı sürdürüyor.

29 HAZİRAN 2010 TARİHLİ ÖNDER GAZETESİ'NİN MANŞETİ 'ALACAAĞZI DA KİRLENİYOR!..' BAŞLIĞINI TAŞIYORDU. BU HABERİMİZDE DE ALACAAĞZI'NDAKİ DENİZ KİRLENMESİNE DİKKAT ÇEKMİŞTİK.
 
*Kdz. Ereğli dört bir yandan kirlenmeye/ kirletilmeye devam ediliyor. Bölgenin en bakir sahillerinden biri olan Alacaağzı denizindeki kirlenme; kara ulaşımının zor olduğu bölgeye balık tutmaya gidenlerin çektiği fotoğraflarla tespit ettiği karelerde ortaya çıkıyor. Kdz. Ereğli'nin son yıllardaki çevre kirlenmesinin hızla arttığı belediye plajındaki altın sarısı kumun grileşmeye başlaması ile çok somut bir biçimde gözlenirken, kentin öteki yakasında da belki de denetimsizlikten dolayı yoğun bir çevre kirlenmesi ile karşı karşıya kaldığını duyarlı okuyucularımızın gönderdiği fotoğraflardan da öğreniyoruz. Kandilli'de yaşayan ve kimi zaman amatör olarak balıkçılık yapan bazı okuyucularımızın Alacaağzı sahillerinden çektiği fotoğraflarda, Alacaağzı sahilinin kirlendiğini ve denizin o eşsiz maviliğinin ise açık denizlerde görülebildiği gözleniyor. Köseağzı'ndan başlayarak, Çamlı, Kandilli, Alacaağzı, Kireçlik, Çavuşağzı ve Değirmenağzı'na kadar devam eden sahil güzergahının en azından var olan kirlenmeyle mücadele başta olmak üzere, kurulan veya kurulması düşünülen tesislerle kirletilmesinin önüne geçmek için toplumsal muhalefetin duyarlı olması bekleniyor. Bu konuda başta çevre dernekleri olmak üzere tüm sivil toplum örgütleriyle yerel yönetimlerin toplum adına, çok yönlü denetim hareketi başlatarak bu konuda kamuoyunu da duyarlı hale getirecek çalışmalara imza atmaları bekleniyor.

20 MAYIS 2010 TARİHLİ 'ORADA BİR ALACAAĞZI VAR!..' BAŞLIKLI HABERİMİZ

*Kdz. Ereğli'nin bakir alanlarından biri de Alacaağzı sahili. Köseağzı, Kireçlik ve Çavuşağzı gibi Alacaağzı da sosyal yaşama yön verecek alanların başında geliyor. Hızla büyüyen ve 100 bin nüfusu geçerek il merkezi ile yarışacak nüfus oranına ulaşan Kdz. Ereğli'de gözlerden uzakta keşfedilmemiş veya fazla bilinmeyen  o kadar çok alan var ki. Kdz. Ereğli'nin Kızılcapınar Barajı ve çevresi bu alanda sosyal yaşama kazandırılamayan büyük bir değer olarak öne çıkarken; Gülüç Irmağı boyu da çok farklı sosyal aktiviteler açısından fırsat olarak da görülüyor. Denize bir nefes yakın Gülüç Irmağı'nın çevresinde yapılacak düzenlemeler ile bu alan toplumun tüm kesimlerine çok yönlü hizmet verebilme şansına sahip. Tabi ki, bunun ilk adımının da Gülüç Belediyesi'nin Kdz. Ereğli Belediyesi'ne katılması ile mümkün olabileceğini Gülüç'ü kurtarılmış bölge görmeyen herkes  rahatlıkla tespit edebiliyor. Köseağzı doğal güzelliklerin ana merkezi olmasının cazibesini, kent merkezine olan yakınlıkla artırırken, Zonguldak yolu üzerindeki Kireçlik ve Çavuşağzı sahilleri de özellikle yaz mevsimlerinde  vatandaşlara farklı bir hizmet sunan alanlar oluyor.  Alacağzı'da bunlardan bir tanesi. Alacaağzı Gökçeler Beldesi sınırları içinde bulunan ve Hema'nın kömür işletmeciliği yaptığı alanın adı. Bu alanda ayrıca kuvars ham maddesi üretimine başlanıyor. Alacaağzı çok uzun yıllar eski adı EKİ olan TTK'nın sosyal tesis kurduğu ve Kandilli'den servis hizmeti de sağlayarak çalışanlarını taşıdığı sahil alanı. Bu sahil alanının yol sorunu çözüme kavuşturulabilmiş bir konuma kavuşması demek, Kdz. Ereğli ve çevresine çok yeni bir sosyal alan hizmeti sunulması demek.Alacaağzı'na Düzce'de kurulan cam fabrikasının ham maddesinin çıkarılacağı kuvars tesislerini fotoğraflamak için gittik ve sahilin son durumunu da gördük. İstedik ki, daha geniş kitleler Alacaağzı'nı sadece kömür ocakları ve şimdi de dağların kazılarak kuvars kumu maddesinin çıkarılıp Düzce'ye taşındığı alan olarak bilmesin.
Evet, Alacaağzı'nda bir sahil var. Birçok vatandaşın bilmediği Kireçlik ve Çavuşağzı gibi bakir güzelliği ile korunmayı ve sahip çıkılmayı bekliyor.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorumlar

salim çalık :

sanırım toplanan imzalardan ve bu kadar haberden sonra ilgililer bize bilgi vereceklerdir. karadeniz en fazla kirletilen ve canlı çeşitliliği hızla yok olan bir deniz. kirletme karşılığı elde edilen ürünler başka biçimlerde de üretilebilir;fakat yok olan canlı türleri bir daha geri getirilemez. bu kıyılar birçok balık türünün yavrulama alanıdır, bu bile özen gösterilmesi için yeterlidir. alacaağzı ve çevresi bölge halkının günlük eğlence ve denize girme alanlarıdır ve insan sağlığını doğrudan ilgilendirmektedir. imza kampanyası sonrası kirliliğin bir başka boyutu da, iftiralar düzeyinde yaşanıyor.çeşitli çıkar odaklarıyla ilgiliymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor.oysa bu kampanyanın içinde yer alan birçok kişinin termik santral konusunda da duyarlı davrANDığı unutuluyor... yani çevre kirliliği kadar kadar insani kirlenme de söz konusu... yaşadığı bölgeye sahip çıkan,devraldığı güzellikleri geleceğe aktarmaya çalışanların duyarlılığı her kişi ve kurum tarafından dikkate alınmalıdır...

salim çalık :

iyi güzel ya..."yerinde fotoğraflanarak, kamera çekimiyle görüntülemek mümkündür" denirken, gazete ve internetteki görüntülerin de yerinde yapıldığı, hatta bu haberde kullanılan görüntü ile bizim kirlilik iddiamızı dayANDırdığımız görüntü aynı yer...bizimki çamurlu bir kıyı ve deniz görüntüsü.bu haberdeki ise temiz. çok hızlı bir temizlik operasyonu yapıldığını kesin. ayrıca köpük sorunu var. kalın bir tabaka halinde ve uzun süre su yüzünde gezen. yani bizim elimizdeki görüntüler nasıl açıklanacak? onlarca insanın tanık olduğu çamlı kıyısında bile görünen bu köpük ve çamur deryası nasıl açıklanacak? bu arada ilginçtir;bu iddialar işten çıkarılan, firmayla sorunu olan eski çalışanlara dayANDırılıyor, çevre müdürlüğü yetkilileri de arkadaşlarımıza nerede çalıştıklarını soruyor. çevre müdürlüğünün tahlil için örnek bile almadan "temiz" dediği, şikayeti ileten arkadaşlara "NEREDE ÇALIŞIYORSUN?" diye sorduğu koşullarda "eski çalışanlar yapıyor" demek de olanaklı. ilgililer İLGİLENİYOR!!!

denizimizi koruyalım :

Alacağzın da bizzat çekim yaptım ve 13 mayıs 2012 de görüntüler aldım ve aldıgım görüntüler içler acısıydı. bu görüntülerin bir kısmını yayınladım görüntülerimizin eski görüntü oldugunu ve denize çamur akıtmadıklarını beyan ettiler.Geçtiğimiz günlerde denizi temizlediler çevre il müdürlüğünden gelecekler diye vede medyayada temiz görünsündiye sadece 1 güne mahsus denizi temiz tutular ve yetkililer geldi deniz hakkaten temiz ve berraktı ben bile şaşırdım fakat şaşkınlığımı atlatmadan çamurlu suyun akıntısının oldugu bölgeye doğru ilerledim suyun hızlANDıgını gördüm şaşırmıştım bizi nelerin beklediğini bilmiyordum akıntının hızlanmasının sebebide borcamdan geleçek çamurlu suyun haberçisi gibiydi nitekim 5 dakika içerisinde çamurlu su köpükle beraber akmaya başladı hemen görüntüleri almaya başladım ve anladık ki orayı gezmeye gelen çevre il müdürlügüne ve basın a temiz göstere bilmek ama biz onların yapmış oldugu göz boyama işleminide sonlANDırdık artık gereğini neyse yapılmsını bkliyrm

salim çalık :

haberdeki görüntüler çamurlu su gibi algılanmamalı. kuvarsın içindeki cam hammaddesinin ayrıştırılmasında bir kimyasal kullanılıyor mu onu bilmek gerekiyor. bu ayrıştırma işlemi sonrası atık suya hangi madenler, ne orANDa karışıyor ve filitre ediliyor mu...? sağlık grup başkanlığının, çevre müdürlüğünün, belediyenin, kaymakamlığın bu haberlerden sonra bile harekete geçmemiş olmamaları,bizlere sağlıklı, doyurucu bilgi vermemeleri dikkate değerdir. deniz akıntısının güçlü olduğu zamanlarda köseağzı mevkii'ne kadar olan alANDa deniz yüzeyinde gördüğümüz kalın köpük tabakalarının ne olduğunu, yağmur yokken bile aynı alANDa gördüğümüz çamur tabakasının ne olduğunu, içinde insan ve deniz canlı yaşamına zararlı maddeler olup olmadığını birilerinin inceleyip bizi bilgilendirmesi KAMU GÖREVİ değil mi? örneğin biz isteriz ki; bu yaz ereğli ve zonguldak'ın tüm ilgili ve yetkili yöneticileri bizlerle denize girsinler alacaağzında, kireçlik'te, çamlı'da, köseağzı'nda...

KAMU ÇALIŞANI :

Ülkemizde doğal doku tüm tepkilere karşın kirletilmeye devam ediliyor... Bölgemizde de öncelikle erdemir ve ttk tesisleri bu kirletme eyleminin başını çekiyordu. TTK'nın köseağzı mevkiine yıllardır lavuar suyu akıttığı bütün bölgenin malumudur. Sözde filtrasyon yapılıyormuş. Ama nerde... En son Borcam'ın Alacaağzı koyuna yaptıkları da en ham haliyle yukarıdaki fotoğrafta görünüyor... Yakın köylerin sakinleri; tüm uyarılara karşın istihdam yaratılacağı beklentisi ile bu tesisie ses çıkarmadılar. Bu tesis ilk önce binlerce ağacı keserek, dağı soyarak işe başlamıştı. Unutmayalım. İstihdam falan yeterli şart değil... asgari ücret için dağların, denizlerin öldürülmesine göz yummak katillikle eşdeğerdir. Köy muhtarlıkları ve iki belde belediyesi tez elden başvurularını ve tepkilerini örgütlemelidirler... daha bir kaç yıl öncesine kadar yukarıdaki fotoğraftaki koyda denize giriyorduk.... çok yazık. Ey Ereğli ve Ereğli'nin mülki amirleri, STK'ları.... Neredesiniz......

kANDilli sesi :

karadeniz insanı kirliliğe yokoluşa mahkum edilmek isteniyor Tunceliye hidroelektrik sanralini kuramayanlar sinopa nükleer santral karadenizin muhtelif köşelerine termik santrali kurma peşindeler ...herkesin yaşadığı yere yaşamadığı yere temiz bir dünyaya sahip çıkması gerekir...bu insanlık görevidir...insanlık hakkıdır.gelecek kuşaklara temiz bir dünya için elele vermeliyiz.duyarlı olmalıyız...

YALI BOYU FATİHİ :

Kireçlik gibi bir cennet köşesinde termik santral kurulması düşüncesi nasıl vahşi bir düşüncedir. Yalı boyu halkı canı ve kanı pahasına koruyacaktır bu cennet köşeyi. Yalı boyu halkı çevre bilinci gelişmiş eğitimli ve duyarlı bir toplumdur. Göstermelik olarak her köyden bir kişiye iş verilecek diye, yaşam alanlarını kimseye peşkeş çekmez. Kireçlik gelecekte turizm merkezi olacaktır. Kireçlik ve Çavuşağzı bakir doğal güzellikleriyle bütün insanlığın ortak mirasıdır. Biz çevre ve insanlık düşmanlarıyla savaşmaya her daim hazırız. Bu böyle biline..!

YALI BOYU FATİHİ :

Küresel güç merkezlerinin dizayn ettikleri projeler çerçevesinde, yaşam alanlarımız kapitalist sistemin acımasız çarkları arasında yok edilmeye çalışılıyor. Ülkemin cennet gibi koylarına zehir kusan termik santraller kuruluyor. Nükleer santral kurulması çabaları bütün hızıyla devam ediyor. Tarımsal üretim israil’in dölsüz ve GDO’ lu tohumlarına bırakılmış. Anadolu’nun verimli tarım arazilerinin üzerine küresel sermayenin AVM’ leri için beton binalar dikiliyor. Daha da kötüsü milli duygulardan yoksun tarihini bilmeyen Ulusal Bağımsızlığı önemsemeyen nesiller yetiştiriliyor. Ama unutmayınız…! 253 Bin şehit vererek Çanakkale"de emperyalizmi dize getiren bu yüce millet yerli işbirlikçilere gerekli dersi verecektir. Çünkü muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kANDa mevcuttur. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE. HEDEF TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.