Sponsorlu Bağlantılar

ANKARA ÇIKARMASI!..

Tarih: 2009-11-26 00:00:00

Alaplı Belediye Başkanı Dr.Nevzat Çimenoğlu, 19.Dönem Zonguldak Milletvekili ve Başkent Hastanesi Genel Koordinatörü Ali Uzun, Demokrat Parti İl Başkanı Hakkı Karagüzel, Merkez İlçe Başkanı İzzet Genç, Alaplı İlçe Başkanı M.Mehmet Yaman, Çaycuma İlçe Başk

Alaplı Belediye Başkanı Dr.Nevzat Çimenoğlu, 19.Dönem Zonguldak Milletvekili ve Başkent Hastanesi Genel Koordinatörü Ali Uzun, Demokrat Parti İl Başkanı Hakkı Karagüzel, Merkez İlçe Başkanı İzzet Genç, Alaplı İlçe Başkanı M.Mehmet Yaman, Çaycuma İlçe Başkanı Ali Gün ve Gökçebey İlçe Başkanı Recep Aladağ'dan oluşan DP Zonguldak heyetini, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Kuleli Sokak'taki çalışma ofisinde, DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk da, parti genel merkezindeki makam odasında kabul etti. 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kendisini ziyaret eden Alaplı Belediye Başkanı Dr.Nevzat Çimenoğlu ve beraberindeki heyete, 1950'li yıllardan başlayarak yakın tarihe kadar olan Zonguldak ile ilgili anılarını anlattı. Zonguldak'la ilgili anılarını en ince detayına kadar yer ve isim söyleyerek anlatan Demirel'in hafızası, DP heyetince büyük bir hayranlıkla karşılandı. Alaplı Belediye Başkanı Dr.Nevzat Çimenoğlu, babası Rıdvan Çimenoğlu'nun 1950'li yıllarda Demirel ile birlikte çekilmiş fotoğraflarını Demirel'e göstererek, imzalattı. Demirel'in, yaklaşık 50 yıl önce çekilmiş fotoğrafların nerede çekildiğini ve fotoğraf karesinde yer alan kişileri hatırlayarak tek tek isimlerini söylemesi, hafızasına olan hayranlığı biraz daha artırdı. Demirel'in hafızasına hayran kalan DP heyeti, "maşallah" diyerek, sağılıklı ve uzun ömürler dilediler.

ESERİNİZ OLDU
Ziyarette, DP İl Başkanı Hakkı Karagüzel, Demirel'i Zonguldak'ın genel durumuyla ilgili partisinin tespitlerini anlattı. Karagüzel, Zonguldak'ın terk edilen, enkaz bir şehir haline geldiğini belirterek şöyle dedi: "Sizin Başbakanlığınızda 55 bin işçi çalıştıran Zonguldak maden ocakları, 8 bin işçiye indi. İşsizlik had safhada; gençlik sokakta. Hatta köylerimiz boşaldı. Terk edilen, enkaz bir şehir oldu Zonguldak. Üniversitenin temelini attınız, Zonguldak için büyük bir eseriniz oldu. Şimdi Zonguldak esnafı, üniversite talebeleriyle kendilerini amorti etmeye çalışıyor. Zonguldak'a köprü sizin döneminizde yapıldı. Büyük önem verdiğiniz lavvar kalktı. Ocaklarımız kapandı, Kilimli, Karadon, Gelik, Asma, Kozlu isaliye suyu kesilmiş değirmen gibi oldu. Biz, sizin önderliğinizde; Demokrat Parti Türkiye'nin idaresini eline aldığı zaman bu tür sorunların tekrar çözüme ulaşacağı düşüncesi içerisindeyiz. Ben Zonguldak'ın bu işsizliğini giderecek gücü DP iktidarında görüyorum. Esnafımız siftah yapmadan dükkan kapatıyor. Bu durum esnafımızın can güvenliği açısından da tehdit oluşturuyor. Hatta intihar eden esnaflarımız da var. Biz Zonguldak halkı olarak sizin politikaya katkınız olmasını bekliyoruz"

MESELE İŞSİZLİK
Zonguldak ve Türkiye'nin durumuyla ilgili genel bir değerlendirme yapan 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise Türkiye'nin en büyük sorununun işsizlik olduğunu belirterek şöyle dedi:
"Etrafında dolanmadan, geldiğin bölgedeki insanların sorunlarını çok iyi ortaya koydun. Bugünkü en önemli sorun; işsizliktir. Devletin diğer siyasi meseleleri vardır fakat vatandaşın günlük hayatını ilgilendiren mesele işsizliktir. 2009 senesinde Türkiye'de 300 bin kişi işlerinden çıkarılmış. Daha iki gün evvel bunlar konuşuldu. Yeni iş imkanı sağlanmadığı gibi çalışan adam da işinden çıkarılmış. Yeni çıkarılanlarla beraber, 1 milyon insan işsizler ordusuna katılmış. Bu vahim! Tabii; "ne yapalım bu kadar oluyor' demek çare değil. Devlet idaresinde, hükümet idaresinde sadece iyileri cebe koyup da, kötülerden bahsetmemek mümkün olmaz. Ama öyle yapıyor. İyi bir takım şeyler varsa cebine koyuyor; 'hadi eyvallah' diyor.
Sana sormuyor, 'acaba bir şikayetin var mı' diye. Tabii, bunların bir takım vatandaşın zihnini çelecek şeyleri de var. Ama her zaman bu çeşit şeyler olmuştur. İlk yapılacak seçimde, bu parçalanmanın bitmiş olması bir büyük ümittir. Esasen DP kapanmasaydı; Adalet partisi olmazdı. Adalet Partisi kapanmasaydı; ne Doğru Yol Partisi olurdu, ne Anavatan Partisi olurdu. Bunların hepsi geldi geçti.
Kucaklaşın. Şimdi ilk yapılacak iş; partiyi iktidar yapacak noktaya getirmektir. Şimdi 'efendim, nasıl olur bu' diye hiç kimse demesin. 2000 yılında, bugünkü iktidar olan Ak Parti nerelerdeydi. Aklından iktidar olmak geçer miydi? Nasıl iktidar olacaktı? Geçmişte ne yapmış ki, Millet bunları iktidar yapacaktı?
Neye göre iktidar yapacaktı? Ama oldu. Nasıl idare ettiği de orta yerde. Ona rağmen bir defa daha seçim kazandı 2007'de. Türkiye'de 1950'den beri ne yapılmışsa bir damga var üzerinde; bizim felsefemizin damgası. DP, AP, DYP, Anavatan Partisi? 1965'te Zonguldak'ta işçi hadiseleri oldu, asker gidecek Zonguldak'a? Asker, 17 saatte gitti Zonguldak'a. Yeniçağ'dan Zonguldak'a gitmek mümkün değil. Yeniçağ'dan Devrek'e gitmek mümkün değil. Akçakoca üzerinden Ereğli'ye gitmek hiç mümkün değil. Her taraf dağ yolu, kaybolup gidiyorsun. Geldim, 'ilk defa şu Yeniçağ yolunu yapalım' dedim.
'Zonguldak'ı Ankara'ya bağlayalım' dedim. Yolu yaptık, bitirdik. Hizmet olarak ne varsa, bu devrelere aittir. Sayın Başbakan geçenlerde övünüyor; '16 bin km. bölünmüş yol yaptık arkadaşlar' diyor. 'İzmir, Ankara'ya bağlandı' diyor. Şimdi, ben bu meseleye fazla girmek istemiyorum, karşılıklı polemiğe girmek pek canım istemiyor ama Antalya'da Ticaret ve Sanayi Odası'nın ödül töreni vardı, iyi de bir hava vardı, dedim ki, 'Türkiye'de 60 bin km. asfalt yol var ve Türkiye'nin 35 bin köyünde elektrik var. Bizim devraldığımız zaman 13 köyde elektrik vardı, bıraktığımız zaman 35 bin köyde elektrik vardı, dağında taşında her yer pırıl pırıldı. Devraldığımızda 3 tane baraj vardı bunu 209 baraja çıkardık.' Bunları söyledim. 'Şimdi Sayın Başbakan diyor ki; (biz bölünmüş yol yaptık) diyor' dedim. 'Bölünmüş yol dediğiniz nedir biliyor musunuz' dedim. Herkes bana bakıyor. 'Yol var ya; şöyle, bu tarafına biraz toprak, diğer tarafına biraz toprak koyup ortasına çizgi çekmektir' dedim. 60 bin km. asfalt yol var Türkiye'de. İzmir'in Karaburnu'ndan Iğdır'ın Aralık'ına gidiyor 2 bin 200 km. yol. Onun için Millet bu DP'yi tekrar iktidara getirecektir. Geçmişine bakarak, kendi geleceği için getirecektir. Halk aldığını bilir, onu cebine koymuştur, daha ne alabilirim onun bilincindedir. Halka şunu söyleyeceksiniz: 'Şurda gördüğünüz yolu biz yaptık mı', evet. 'Şu üniversiteyi, üniversiteleri biz yaptık mı', evet. Şu Zonguldak hastanesini ben yaptım, açılışını da ben yaptım. Ereğli Demir Çelik Fabrikasını ben açtım. 400 bin tondan 2 milyon tona çıkmıştır üretimi. O fabrikayı; gittim Japonlar'dan para buldum geldim, tevsie ettik, pırıl pırıl yaptık ve dünya çapında bir fabrika yaptık. Velhasıl orda hizmet olarak ne görülüyorsa bizimdir. 'Hayır, bizim de var' diyen olursa buyursun gelsin. Sorun; 'neyiniz var, şu Zonguldak'ta neyiniz var?' diye sorun. Bunların nesi var? Onun için önümüzdeki zaman sabırla, sükunetle, hiç telaşa kapılmadan çalışacaksınız. Netice iyi olacaktır. Bunları biz kaç defa başardık. Demokrasi denildiği zaman Zonguldak bizim hep yanımızda oldu. Onun için, Zonguldak'ta çok güzel bir şuur vardır, uyanıktır ve sakindir. Ama hadiseyi çok iyi değerlendirir Zonguldak.
Biz 80'den sonra tekrar yeşerdik, 1991'de sıfırdan başlayarak birinci parti, sonra hükümet ,daha sonra Cumhurbaşkanı, Meclis başkanlığını aldık. Bunları gördünüz. Bugün öyle durumda değiliz. O günlerden çok daha iyiyiz. O zamanlar ezilmişlik vardı. Bugün kırılanı, döküleni toparlamak sizin işiniz. Ben de hadisenin dışında değilim. Ben, Türkiye davasının hiçbir zaman dışında olmadım. Bakınız; bizim iktidarımızda Türkiye bütündü. Biz kimseyi ayırmadık; 'doğulu, batılı, kuzeyli, güneyli' diye. Hiç kimse, yanındaki arkadaşının, 'nereli olduğunu, hangi etnik kökenden geldiğini, hangi inanca sahip olduğunu' merak bile etmedi. Biz birbirimize itimat ettik, biz birbirimizi sevdik. Bizim partimizin içinde her çeşit insan vardı, Türkiye'nin her yerinden gelen insan vardı. Hepsinin yüreği bir şey için atıyordu, 'Türkiye' için atıyordu. Bugün, Türkiye  karmakarışık. Benim vatandaşlarımı birbirinden şüphe eder duruma düşürdünüz, durdukları yerde. Kimsenin kimseyle zoru yoktu. Bu Memlekete bu kadar kötülük yapılır mı? Bir Mehmet Haberal gibi adam hapishanede tutulur mu?
Mehmet Haberal dünyanın tanıdığı isim. Eğer Mehmet Haberal'ı orada tutmaya devam ederseniz, Dünya size 'yahu bu Türkler doğru ile iyiyi ayırt edemiyor, bu ne biçim iş" demeye devam edecek. Mehmet Haberal gibi bir adamı orada tutmak bence bu Millet'e yapılabilecek en büyük zulümdür, en büyü kötülüktür. Bir vatanperver adam, pırıl pırıl bir bilim adamı?
Bir büyük hekim; vatanını, insanını düşünen dünyanın tanıdığı bir adam. Suçu ne? O iddianame ile bir gün tutamazlar o adamı orda. Çok ayıp şeyler oluyor. Profesörler, rektörler, yazarlar, sendika başkanları, parti başkanları orda duruyor. Millet hayatında 'ben yaptım' olmaz. 'Doğru yapmış' olmanız lazım. Doğru yapmazsanız; yarın sokağa çıkamazsınız. Gene Türkiye'de ne kadar kırılmış, dökülmüş varsa siz temizleyeceksiniz."
Alaplı Belediye Başkanı Dr.Nevzat Çimenoğlu ve beraberindeki DP heyeti; 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den önce DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk'u da parti genel merkezindeki, makam odasında ziyaret etti.
Parti çalışmaları ve güncel siyasi gelişmeler üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan ziyarette; DP İl Başkanı Hakkı Karagüzel, Zonguldak'ın genel durumuyla ilgili partisinin tespitlerini içeren bir konuşma yaptı.
Karagüzel, esnafların siftah yapmadan dükkanlarını kapattığını belirterek şöyle dedi:
" Köylerimiz boşaldı. Gençlerimiz tekstil firmaları olan illere göç ettiler. Genç arkadaşlarımız gittiği için, mezar kazacak genç kalmadı köylerimizde.
İhtiyarlar kaldı. Bunun yanında; Zonguldak'ın hem ekonomisi sıfır oldu, hem sosyal yaşantısı sıfır oldu. Dolayısıyla DP; sizin önderliğinizde, Sayın Ali Uzun'un katkılarıyla çok yakın zamanda iktidara gelmelidir. Bu iktidar çok yakın zamanda süresini tamamlayacaktır. Ülkemizde ekonomi yoğun bakımdadır. Erken seçim beklentisi içerisindeyiz."

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorumlar

kaan aydın :

Yazık..Türkiyenin umudunu coban sülo ve emanetcisine kalmişsa yandik..Coban sülo hatırlamayanlara anlatalim bir daha..Şapkayı 6 defa alip giden ve 7 defa gelen zevat.Dedemi babami kandirip oyunu alı..Benim değil oyumu günahımı bile alamaz..Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı..

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.