Sponsorlu Bağlantılar

‘BÖLGE HALKI ENDİŞELİ’

Tarih: 2014-12-20 02:52:00

Büyük Birlik Partisi Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Nizamettin Halıcıoğlu, Hema’nın kapatma kararının bölgede endişeye neden olduğunu belirtti.   “Biz ölümü göze alarak ocağa inip her gün aileleriyle helalleşerek ekmek parası kazanmak için çaba sarf eden

Büyük Birlik Partisi Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Nizamettin Halıcıoğlu, Hema’nın kapatma kararının bölgede endişeye neden olduğunu belirtti.

 

“Biz ölümü göze alarak ocağa inip her gün aileleriyle helalleşerek ekmek parası kazanmak için çaba sarf eden helal alın teriyle kazancını taştan kömürden kazanan işçi kardeşlerimizin bu fedakarlıklara rağmen işsiz kalmasını kınıyoruz” diyen Halıcıoğlu, madencilerin haklı davalarının yanında olduklarını belirtti.

Ereğli’yi gelecekte güzel günlere kavuşturmak için herkesin el ele gönül gönüle olması gerektiğini de vurgulayan Büyük Birlik Partisi Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Nizamettin Halıcıoğlu, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

 

‘3000 KİŞİYİ ETKİLİYOR’

“Kandilli bölgemizdeki HATTAT Holdinge bağlı HEMA kömür işletmesinde yaklaşık 800 işçinin çalıştığı işyerini altında üretim yapamıyorum diyerek kapatma kararı alması ve günde 60-70 kişilik gruplar halinde işçilerimizin işine son vermesi zaten istihdam konusunda ciddi sıkıntıları olan bölgemizi endişeye sevk etmiştir. Sendika yetkilileri ve işçi kardeşlerimizin 6-7 aydır çeşitli eylem ve kararlarla hükümeti ve yetkileri çare bulmaya çağırmasına rağmen konu çözülememiş maalesef işçi kardeşlerimiz ve aileleri en kötü sonuçla neticelenen işsiz kalmayla yüzleşmişlerdir. Hükümet, mevcut yasalarla oynayıp sözde iyileştirme yapıyorum diyerek bölgemizde 3000 kişiyi etkileyen ve hazırından da olacak şekilde bir sıkıntıya sebep olan yasayı onaylamıştır.

 

Maden kazalarından dolayı ek tedbirler almak zorunda kaldıklarını ve mevcut rödovans miktarlarının yüksek tutulmasıyla üretim yapmakta da zorlandıklarını bu sebeple maden çalıştırmanın artık külfet olduğunu söyleyen işverenin 4 milyon ton rezervle üretim yapmak için yüklü masraflar yaptığını, yaptıkları yeni sondajla 8000 ton üretim yapabilecek rezervlere ulaştıklarını ama bu şartlarda zararına da olsa bu yükün altından kalkamayacağını bildirerek işyerini kapatacağını daha önceleri duyurmuştu.

 

‘DEVLETİMİZ SORUNU ÇÖZMELİ’

Biz ölümü göze alarak ocağa inip her gün aileleriyle helalleşerek ekmek parası kazanmak için çaba sarf eden helal alın teriyle kazancını taştan kömürden kazanan işçi kardeşlerimizin bu fedakarlıklara rağmen işsiz kalmasını kınıyoruz. Bir çırpıda, bir kalemde işçi kardeşlerimizin aldıkları maaşların binlerce katını af edebilen, devletimizin bu soruna çözüm getirmesini istiyoruz. Bu 800 işçi gerekirse devlet bu işletmeyi kendisi geri alarak bünyesinde çalıştırmalı veya şartlarını olumlu şekilde güvenli olarak çalıştırabilecek bu işe talip kişilere vererek havzamızdaki enerji kolu olan kömür işletmeciliğini düzenli çalışılabilen bir hale getirmelidir. Öncelikle işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbiri alınarak alternatif enerji sektörü belirlenmeden ocaklarımızın atıl vaziyette kalması, bölgemiz ve ülke ekonomimizi perişan edecektir.

 

Büyük Birlik Partisi olarak işçi kardeşlerimizin işlerine iade edilmesini, işveren ve Enerji Bakanlığının karşılıklı görüşmeler sonucu orta yolu bularak bu kurumlarımızın üretebilen ülke ekonomisine katkı sağlayan müeseseler olmasını arzu ediyoruz. Bir alenin feryadını dinlerken içimiz burkuldu. ‘Benim başka gelirim yok eşimde maden şehidi bu çocuklarımı da her gün işe gönderirken babaları gibi dönemeye bileceklerini hesap ederek işe yolluyorum arkalarından dua ediyorum rabbim sağ salim evlerine dönmelerini nasip et diye buna rağmen işsiz kalıyor perişan oluyoruz. Bu bizim kaderimiz olamaz’ diyordu.

 

‘İŞÇİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ’

Denetim güvenlik şart ama bunlarla birlikte istihdamda şart bölgemizdeki işsizlik oranı %20’ lere ulaştı. Gençlerimiz iş bulmak için memleketlerini terk ederek, büyük şehirlere, başka ülkelere gitmek zorunda kalıyor. Zaten tersanelerin kapanmasıyla, Erdemir’ in özelleşmesiyle, bazı bölge müdürlüklerinin başka vilayetlere kaydırılmasıyla Ereğli’miz, Zonguldak’ımız istenmeyen kötü sona doğru hızla yol alıyor. Esnafımız siftahsız kepenk kapatırken, pazar kapanınca çöplerden sebze meyve artıklarını toplayacak hale gelen vatandaşımız bunu hak etmiyor. Geçmiş zamanda en çok vergi veren en çok istihdamı sağlayan vilayetimiz bugün göç verir hale gelmiştir. Zincirleme iflaslarla karşı karşıyadır. Yek vücut olarak Ereğli’mizi ayağa kaldırmak, ivedilikli sorunları birlik beraberlik içerisinde halletmek, yaşanılabilir ilçe haline getirmek hepimizin vicdan borcudur. Taşın altına elimizi koymamız gerekmektedir. Bu gemi su alırsa bütün bölgemizdeki insanlar buraları terk etmek modern bir köy olarak Ereğli’mizin akıbetini beklemek zorunda kalacağız.

 

Barış şehri Ereğli’mizi, gelecekte güzel günlere kavuşturmak için el ele gönül gönüle hep bir ağızdan haydi Ereğli diyoruz. Kalkınma, birlikte olma zamanı.

 

İşçi kardeşlerimizin haklı davalarında yanında olduğumuzu, yetkilerden çözüm ve istihdam için anlayış beklediğimizi belirtmek isterim.”

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorumlar

Kerem Akalın :

Hüseyin Avni bey, ben kardeşiniz Fevki Akalın'ın oğlu Kerem Akalın'ım. Lütfen bana ulaşın, siz ölmeden önce konuşacak mevzularımız var.İletişim için google a yake bilişim yazın çıkan sonuçlardan bana ulaşırsınız.

lütfi demirtaş :

bu da sana kapak olsun avni bey

Hüseyin Avni AKALIN :

Sayın yetkili : Yayınlanmasını kabul ettiğiniz yorumlar teröristlerin yüzlerini kapatarak molotof ve havai fişek atmasıyla eşdeğer. Özellikle isimleri hedef alan yorumların açıkça adlarını açıklaması gerekmezmi ?. Nickname kullanılmasından vaz geçmelisiniz, Ben kandillide 35 yıl oturdum, kimin madenci olduğunu çok iyi bilirim. Kimseye cevap verme derdim yok, sadece tespit yapıyorum ve son durumun nedenini irdeliyorum, ekmeğinin peşinde olanlarla servet peşinde olanların ayrılması gerektiği kanısındayım. Sizler gazetecisiniz, bu gibi yorumları yayınlamanız akılları karıştırıyor.

emekli madenci :

sayin avni akalın bey davulun sesi gibi yazdıklarun uzaktan hoş geliyor. senin ttk da çalıştığın zamanları biz biliriz. yeniler bilmez bek seni. bi kuruşluk faydan olmadı 30 senede ttkya. ocaklan uğraşacağına arabanla uğraşıp durdun. sen en son akil verecek birisin.

madenci :

Öncelikle yazdıkların ne kadar olaylardan habersiz olduğunu gösteriyor 48 ayın hesabını soran zihniyet yıllardır zarar ettiği halde süspanse bedeli neden sorgulanmıyor hem işçi ne kadar hak arayabilir kitleörgütleri destek vermedikten sonra madem devletin zarar ziyanını düşünüyorsun bence muhasebeni bir daha gözden geçirin derim önce insanın insan değerinin yanında olun kimse işçinin yanında olmadı şimdi yalandan bizler sizinleyiz çağrısı yapmayın atı alan üsküdar geçti

Hüseyin Avni AKALIN :

Bundan tam 4 yıl önce hazır rezervlerin kendilerinin çalışma öngörü sürelerine yeteceği düşüncesiyle hazırlık çalışmalarına son vererek bu rezervle devam etmişler ve işin sonuna geldiklerini yaptıkları hatadan kurtulma imkanı olmadığını gördüklerinde dikkati başka yöne yoğunlaştırmayı seçmişlerdir. Sorumlular tamamen bu kararı verenler ve bu arada ayrılan daha uyanıklardır. Şimdi TTK’dan hazırlık için 48 ay yani tam artı 4 yıl mühlet istemektedirler. Bu 4 yıl gecikmenin hesabını kim verecek, herhalde işçi değil çocukları hiç değil, bu zararın en alt değerden hesaplandığında 4,5 trilyon tutmaktadır. 48 ayın değeri nasıl hesaplanacaktır, kimsenin o hesabı yapacak matematik bilgisine sahip olduğunu sanmıyorum. Bu işçiler dışardan destek arayacaklarına sorumlulardan hesap sormaları gerekir. En azından kendilerini alet etmeyeceklerdir.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.