Sponsorlu Bağlantılar

BÖLGESEL KALKINMA ŞART!

Tarih: 2011-09-05 00:00:00

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ağır sanayinin merkezi olan ve uzun yıllar büyük şehirlerden biri sayılan Zonguldak bölgesinin bugüne bakıldığında giderek gerilediğini belirten Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Rıfat Sarsık, zaman zaman medyada b

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ağır sanayinin merkezi olan ve uzun yıllar büyük şehirlerden biri sayılan Zonguldak bölgesinin bugüne bakıldığında giderek gerilediğini belirten Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Rıfat Sarsık, zaman zaman medyada büyük sanayi merkezlerindeki sanayi kuruluşlarının açılışlarını izlerken ülke gelişimini görüp gururlandıklarını diğer yandan da bölgenin sıkıntılarını izlerken yüreklerinin sızladığını vurguladı.

 

 

SARSIK: Başarı artık yoksulluğun yönetilip bölüşülmesinde değil, mevcut imkânların bulunup harekete geçirilmesinde yatmaktadır. Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü Kurumu'na bağlı olan ekonomik yapıyı çeşitlendirmek, TTK'ya bağımlılıktan kurtulmak amacıyla alternatif iş alanlarının oluşmasını sağlamak, TTK'dan çoğunlukla genç yaşta emekli olanların kendi işyerlerini kurmalarına yardımcı olmak, Zonguldak'ta girişimcilik kültürünü geliştirmek ve insanlara uygun iş konularında üretime teşvik etmek amaçlanmaktadır.

 

  

Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Rıfat Sarsık'dan Zonguldak bölgesine ilişkin çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu. Zonguldak Ereğli ve Çevresini Kalkındırma Derneği'nin 2011 yılı Zonguldak raporuna açıklamada bulunan Sarsık, bölgenin gelişiminde farklı sektörlerin de devreye girmesi gerektiğine vurgu yaptı. Çaycuma'nın tarihi başta olmak üzere Organize Sanayi Bölgelerine kadar bölgenin ekonomik nabzını tutan Sarsık şu ifadelere yer verdi:

 

ÇAYCUMA'NIN TARİHİ

1940 yılında ilçe olan Çaycuma'nın tarihi M.Ö. 2000 yılına dayanmaktadır. Pers, Makedonya, Pontus ve Roma Krallıklarının egemenliğinde olan Çaycuma'nın, M.S. dönemleri Bizans ve Türk Beyliklerinin egemenliğinde geçmiştir. Osmanlı döneminde, 1869 tarihli Kastamonu Vilayeti, 1916 tarihli Bolu Mutasarrıflığı Salnameleriyle ve 1869 yılında Çarşamba adıyla Devrek kazasına, 1883 yılında ise Bartın'a, Osmanlı Devletinin 1902 tarihli Salnameleriyle ise Çarşamba Nahiyesi olarak Zonguldak'a bağlandığı yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır. Filyos Çayı Vadi'sinin iki yanında yer alan yamaçlar arasında kurulmuş olan Çaycuma, deniz seviyesinden yüksekliği 20 metredir. 228 kilometre uzunluğundaki Filyos Çayı'nın yaklaşık 35 kilometrelik kısmı Çaycuma sınırları içinden geçerek Filyos Beldesinde Karadeniz'e dökülür. İlçede Karadeniz iklimi hakimdir. İlçeden karayolu ile Ankara'ya 2.5, İstanbul'a 3.5 saatte ulaşmak mümkündür. İlçede 1942 yılında yapılan Saltukova Hava Alanı uzun yıllardan beri kaderine terk edilmişliğinden, sivil havacılık ihtiyaçları çerçevesinde ulaşıma açılması yönündeki çalışmaların başlaması ile kurtulmuş, bugün hem yurt dışı hem de yurt içi tarifeli seferleri ile yolcu taşımacılığı yapılır hale gelmiştir. Çaycuma' dan, Zonguldak-Ankara demiryolu üzerinde bulunan hattında yolcu ve yük nakli yapılmaktadır. Çaycuma genel anlamda bir ticaret ve sanayi merkezidir. İlçemizde sanayi kültürü daha sonra ortaya çıkmış olsa da, ticaret yerleşik bir kültür olarak mevcuttur. Bölgemiz genel olarak KİT'lerin ağırlıkta olduğu bir bölge olduğundan kamu kuruluşlarının bölgemizdeki varlıkları, bu kurumlarda çalışanların bölge ekonomisine katkısı, ticari hayatı canlı kılmıştır. Ancak bu kurumlar bölgede sadece kendi faaliyetleri ile ilgilenmişler, tüm ihtiyaçlarını da bölgeden değil dışarıdan karşılamışlardır. Bu durumda bölgede yan sektörlerinin gelişmesi için bir katkı sağlamamışlar, dolayısıyla bu kuruluşların yan sanayileri anlamında bir oluşum yaşanmamıştır. İlçede hâkim olan ekonomik yapı ticarete dayalı yapısından giderek sanayileşme eğilimine yönelmiş durumdadır. KİT'lerin bölgedeki varlıklarına alternatif olarak yeni sektörler yaratma politikaları çerçevesinde yeni endüstriyel alanlar oluşturulmuştur. Tekstil başta olmak üzere tuğla, kiremit, mermer, seramik, çimento gibi inşaat malzemeleri; süt, peynir, yoğurt, konserve gibi gıda ürünleri ve sunta, kereste gibi orman ürünleri bunların istihdam ve ticari hacim bakımından en önemlilerini oluşturmaktadır. Kırsal kesimde ise seracılık, kivi, ceviz üreticiliği, süt ve besi hayvanı yetiştiriciliği gelişme gösteren alanlarıdır.

 

BU BİR SÜREÇTİR

Günümüzde bölgemizdeki bu kuruluşların özelleştirme yoluyla yaşadıkları dönüşümler sonucunda çalışan sayılarının azalması, yeni istihdam alanlarının beklediğimiz yoğunlukta açılmamış olması, ilimizin göç alır durumdan göç verir duruma gelmesine neden olmuştur. Bölge geneline baktığımızda Çaycuma, Türkiye'nin pek çok ili ile yarışabilecek ölçüde avantajlı bir konuma sahiptir. Çünkü altyapısı bitmiş Organize Sanayi Bölgesi, Küçük Sanayi Sitesi ve diğer yatırımlarla imalat konusunda faaliyet gösteren firmalarımız sayesinde bölgenin sanayi merkezi olarak anılan bir ilçedir. Ulaşım başta olmak üzere, altyapı, eğitim, yerleşim ve çevre konusunda da birçok avantajı taşıyan Çaycuma, yatırımcılar için değerlendirilmesi gereken önemli bir konuma sahiptir. Ayrıca; kısaca Filyos Projesi adını verdiğimiz, içinde liman, barajlar, termik santral, sanayi bölgeleri ve birçok yatırımı içeren kalkınma projesi tam anlamıyla hayata geçtiğinde, bu projenin merkezi olan Çaycuma'nın önemi daha da artacaktır. Elbette bu, zaman alacak bir süreçtir ve ilçemiz bu süreci yaşamaya başlamış, önemli bir zamanı ve yolu da aşmıştır. Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası'nın üyelerine vermiş olduğu hizmetlerin yanı sıra ilçenin ve bölgenin kalkınması amacıyla yapmış olduğu çalışmalarından başlıcaları şunlardır:

 

YATIRIM TEŞVİKLERİ

Teşviklerden yararlanması gereken bölgelerden biri olarak ilimizin yeni teşvik paketinde 3. bölgede yer alması, yatırımcıların umutlarını artırmıştır. Bölgemizin temel sorunu, özel yatırımların az olmasıdır. Zonguldak ekonomisinde egemen konumda bulunan KİT'lerin özelleştirilmesi veya küçültülmesi ile ortaya çıkan durum, il ekonomisinin bir bütün olarak gerilemesi biçiminde özetlenebilir. Özellikle 1980 yılında başlayan ve bugünde artan bir hızla devam eden bu ekonomik gerileme sürecinin durdurulması, ancak özel sektörün bu boşluğu doldurması ile olanaklıdır. Filyos Vadi Projesi'nin gündeme gelmesi, Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulması ve kalkınmada öncelikli yöre ilanı da bu amaca yönelikti. Kalkınmada Öncelikli Yöre uygulamasının avantaj olarak kabul edildiği 1997 yılına kadar Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi'ne 300 aşkın sanayicinin ziyaret etmesi dikkat çekicidir.

 

FİLYOS PROJESİ

Bölgemiz için uzun yıllardır umutla beklenen ve dillere destan olarak niteleyebileceğimiz FİLYOS PROJESİ ile ilgili çalışmalar giderek yoğunlaşmaktadır. Filyos Çayı'nın geçtiği vadi boyunca barajlar, sulama kanalları, hidroelektrik santralleri, liman, havaalanı, serbest bölge ve ırmak ıslahı gibi birçok ayağı olan bu devasa projenin en acil hayata geçmesi gereken ayağı barajlardır. Barajlar ve elektrik santralleri ile ilgili birkaç temel atılmış olup, hali hazırda tamamlanmış değildir. Ayrıca yine Vadi boyunca ilan edilmiş olan ve bir önceki dönemde olduğu gibi kâğıt üzerinde kalmasını istemediğimiz, daha etkin bir şekilde faaliyet göstermesi için endüstri bölgesine dönüşmesini talep ettiğimiz bir serbest bölgemiz mevcuttur. Şu günlerde kesin sınır tespiti yapıldıktan ve gerekli arazi kamulaştırmaları gibi işlemleri tamamlandıktan sonra faaliyete geçmesi beklenmektedir. Çoğumuzun savunduğu gibi Filyos Vadi Projesi'nin gerçekleşmesi için öncelikli koşul Filyos Çayı'nın ıslahıdır. Bu amaçla 1987 yılında tamamlanan Zonguldak Filyos Havzası Taşkın Koruma Projesi Mastır Planı çerçevesinde, Filyos Çayı'nın kanal içine alınması için toplam 64 km sedde, fildöferli kıyı tahkimi, beton istinat duvarı işleri ile Filyos Havzası içinde yer alan 5 adet baraj (Köprübaşı, Çay, Andıraz, Aktaş ve Araç Barajları) , 8 adet sel kapanı, 6 adet Hidroelektrik Santrali (1-LES) ve 13.673 ha. sulama projesi bulunmaktadır. Ancak bugüne kadar maliyetinin yüksek olduğu gerekçesiyle yapılan işler çok yavaş yürümektedir. Geçtiğimiz haftalarda seddenin bir kısmı için ihale yapılacağını öğrendiğimiz bu proje dahilindeki çalışmalar tamamlandığında Filyos Vadi Projesi kapsamında yer alan diğer projelerin gerçekleşmesi mümkün olacaktır. Ayrıca ıslah sonucunda vadide kazanılacak arazilerin tarım ve sanayide değerlendirilmesi bölgemiz ekonomisine inanılmaz katkılar sağlayacaktır. Bölgeye yatırım yapmak isteyen bir çok yerli ve yabancı yatırımcının öncelikli talebi de budur.

 

TAŞKIN KORUMA ENERJİ VE SULAMA ÇALIŞMALARI

Filyos Projesi kapsamında bulunan ve Zonguldak-Karabük-Kastamonu illerini de içeren barajlar, sel kapanları, Hidroelektrik Santralleri (HES) bulunmaktadır. Proje kapsamında 5 adet baraj (Köprübaşı, Çay, Andıraz, Aktaş ve Araç Barajları) mevcuttur. Bu barajların toplam depolama hacmi 945,62 hm3'tür. Proje kapsamında bulunan Köprübaşı, Çay, Tefen, Suçatı, Andıraz ve Aktaş HES'lerinin toplam kurulu gücü 130 MW olup 517,5 GWh enerji kapasitesine sahiptir. Ayrıca Kılıçlar, Karıt, Pirinçlik, Karasu, Buldan, Akgeçit, Şimşirdere ve İncedere Sel kapanları'nın toplam depolama hacmi 196,35 hm3'tür. Filyos Havzası Taşkın Koruma Projesi içerisinde de yüksekliği 2 m ile 6 m arasında değişip 64,0 km'lik sedde yatırım programında yer almaktadır. Çalışmalar devam etmektedir.

 

ENDÜSTRİ BÖLGESİ

Filyos Vadisi üzerinde yer alan Serbest Bölgenin yanı sıra yeni düzenlemelere gidilmesi de gerekmektedir. Serbest Bölge ilan edilerek kamulaştırma çalışmalarına başlanılan arsalarda gerekli altyapı çalışmalarının da tamamlanması gerekmektedir. Ayrıca bölge için yapılması gereken en önemli şey, Serbest Bölge alanının Endüstri Bölgesi ilan edilmesidir. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu ile Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak, üretim ve istihdamı artırmak, yatırımları teşvik etmek, yabancı sermaye girişini artırmak ye Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye'de yatırıma yönlendirmek amacıyla kurulması öngörülen yatırım alanlarıdır. Uygulanacak yatırım teşvikleri devlet yardımlarından ayrı olmak üzere Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenebilmektedir. Bu da yatırımcılar için avantaj teşkil edecektir. Özellikle yabancı sermaye için Endüstri Bölgeleri, cazip yatırım bölgeleri olacaktır. Filyos Vadisi üzerindeki alanın kamulaştırılmış olması ve büyük sanayi parselleri için uygun olması bu işlemleri kolaylaştıracaktır.

 

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ

İlimizde yatırımın önünü açacak projelerden biri de Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulmasıdır. Teknokent diye de adlandırılan Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulabilmesi konusu gündeme getirilmiş ve bunun için de 40 dönüm arazi tahsis edilmiştir. Ne yazık ki Sanayi Bakanlığı tarafından ilimizde AR-GE tecrübesi kazanılması gerektiği, üniversite ve sanayi imkânlarının 'Teknoloji Geliştirme Bölgesi' kurulması için yeterli düzeyde olmadığı ifade edilerek uygun bulunmamıştır. Ancak iddia edilenin aksine Zonguldak ili ve çevresi, Cumhuriyetin daha ilk yıllarından itibaren süregelen bir sanayi kültürüne sahiptir. Özellikle TTK, demir-çelik, kağıt, tuğla sektörlerinde öncü sanayi tesisleri ilimizde kurulmuştur. Üniversitemiz de son yıllarda büyük atılımlar gerçekleştirmiş ve imkânlarını üst düzeye çıkarmıştır. Toplam nüfusun büyük bir çoğunluğu bu tesislerde çalışmakta, ilimiz sürekli göç almaktaydı. Ancak gelinen son noktada, bunun aksine ilimiz göç alan iller durumundan, en çok göç veren illerin ilk sıralarında yer almıştır. Bu nedenle yatırımcıları bölgeye çekebilecek cazibe merkezleri oluşturulmalıdır. Bunlardan bir diğeri de, Teknoloji Geliştirme Bölgeleridir.

 

ZONGULDAK HAVAALANI

1991'de yapımına başlanan ve 11 Mart 1999'da dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in açılışını yaptığı Zonguldak Havaalanı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü'nce 2002'de yolcu yetersizliği gibi sorunlar nedeniyle tek bir uçak inmeden kapatılmış, 2003 yılında yeniden onarılarak yeni cihazlarla donatılmıştı. DHMİ Genel Müdürlüğü'nce 18 Ağustos 2006'da Zonguldak Havaalanı'nın işletmeye açılmasına yönelik karar alınmıştı. Zonguldak Özel Sivil Havacılık A.Ş. 25 yıllığına işletme hakkına sahip olduğu havaalanına büyük yolcu uçaklarının da iniş ve kalkış yapabilmesi amacıyla çevresindeki 235 metre yüksekliğindeki Bostancılar Dağı tıraşlanmıştır. Zonguldak Özel Havacılık A.Ş.'nin 25 yıllığına işletme hakkına sahip olduğu havaalanına 2008 yılında başlayan tıraşlanmasının arından ilk sefer 21 Temmuz 2009 da Almanya'nın Düsseldorf kentinden Öger Türk'ün organizasyonuyla hareket eden Germania Hava Yolları'na ait 148 kişilik uçak 137 yolcusuyla inmiştir. 2009 yılı içerisinde Almanya'dan 2 bin 465 yolcu havaalanımıza gelirken, Almanya'nın Düsseldorf ve Dortmunt şehirlerine 2 bin 606 kişi uçakla gitmiştir. 20 yolcu uçağının iniş kalkış yaptığı havaalanında en fazla sefer, Ağustos-Eylül aylarında yapılmıştır. Mayıs 2010'dan itibaren iç hat seferlerine de açılan havaalanından, Borajet firmasının haftada 3 gün Trabzon ve İstanbul seferleri düzenlenmektedir. Bugün itibarı ile hem Almanya hem de yurtiçi seferleri devam etmekte olup, yeni uçuş güzergahlarının eklenmesi de düşünülmektedir.

 

ÇAYCUMA OSB

Türkiye'de yıllar boyu sanayinin Öncülüğünü yapan ilimiz, çağın koşullarına uyarak son yıllarda kabuk değiştirme sürecini yaşamaktadır. Devlet işletmelerinin artık Zonguldak' ı taşıyamaz duruma gelmesi, yeni arayışların doğmasını sağlamıştır. Bu arayışların en önemli halkalarından biri olan Zonguldak Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi, 65 adet sanayi parselinden oluşan, 125 hektarlık toplam alanı ile sanayicilerin hizmetindedir. Çaycuma, OSB karayolu ile Ankara'ya 2,5 saat (240 km), İstanbul'a 3,5 saat (380 km)'tır. Yapımı tamamlanan Zonguldak Saltukova Havaalanı'na 12 km uzaklıktadır. Demiryolu 4 km. yakınından geçmektedir. Zonguldak Limanı 40 km. ve Ereğli Limanı 85 km. uzaklıkta olup, deniz bağlantısı bu limanlardan sağlanmaktadır. Ayrıca Zonguldak Limanı'ndan Ukrayna'ya Ro-Ro seferleri yapılmaktadır. Türkiye'nin devasa projelerinden Filyos Limanı, hemen yakınındadır. Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi Altyapı İnşaatları ihalesi 1994 yılında yapılmış ve altyapı çalışmaları tamamlanarak 10.11.2003 tarihinde geçici kabulü ve 01.12.2005 tarihinde kesin kabulü yapılmıştır. Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi, parsel tahsislerine 1995 yılında başlamıştır. Parsel büyüklükleri 5.000 m2 ile 30.000 m2 arasında değişmektedir. Bugün itibarı ile 43 adet sanayi parselinin 598.189 m2'si 36 sanayiciye tahsisi yapılmıştır. Boş olan 22 adet sanayi parseli 329.363 m2'dir. 43 sanayi parseli üzerinde 26 firmanın üretimi devam etmekte, 4 firma proje safhasında ve 5 firmada inşaat çalışmalarına devam etmektedir. Firmaların konuları hazır giyim sanayi, yem katkı malzemesi, ısı cam, süt ürünleri, mobilya, dekoratif demir ve metal, yapı malzemeleri, elektrik malzemeleri, kâğıt ürünleri, makine ve ambalaj olarak sıralanabilir. Yayımlanan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar gereği'', ilimiz 111. Bölge olarak Bölgesel Teşvik kapsamına alınmıştır. 111. Bölge Bölgesel Teşvikten yararlanacak sektörler Bakanlar Kurulu Kararı'nda belirlenmiş olup, belirlenen sektörler de Vergi İndirimi, Sigorta Primi İşveren Desteği, Yatırım Yeri Tahsisi ve Faiz Desteği gibi teşviklerden yararlanabilmektedir. Bölgemizin altyapısı tamamlanmış olup çok sayıda firma üretime geçmiştir. Ayrıca ücretsiz arsa tahsisi yapılmaktadır. Bölgemizin hedefi, en kısa zamanda bölgenin doluluk oranını % 100 seviyesine çıkarmaktır.

 

EĞİTİM

Yıllardır eğitim konusunda bölgenin en avantajlı yerleşim birimi olduğu için üniversiteye bağlı birimlerin Çaycuma kampüsünde artırılması, Çaycuma'ya bir fakülte açılması ilgili girişimlerde bulunulmuştur. Çaycuma İktisadi İdari Bilimler Fakültesi de Önce Hacettepe üniversitesine, sonra da Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'ne bağlı olarak eğitim-öğretime devam etmiş, Çaycumalılar da fakültenin taşınacağı günü beklerken, ismindeki Çaycuma da kaldırılarak İktisadi İdari Bilimler Fakültesi olarak Zonguldak kampüsünde kalmıştır. Buna karşılık Çaycuma Meslek Yüksekokulu Çaycuma kampusünde açılmış olup, 2006-2007 öğretim yılından itibaren yabancı dil hazırlık eğitiminin ilçemizde verilmesinin ardından, Çaycuma kampüsünde eğitim öğretim gören üniversiteli öğrenci sayımız 2000'lere yaklaşmıştır. Çaycuma'da bir fakültenin açılması ile ilgili çalışmalar da devam etmektedir.

 

TURİZM

İlimiz doğal güzellikler açısından oldukça zengindir. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan koyları, kumsalları, her biri ayrı bir doğa harikası olan mağaraları, dört mevsim yeşil kalabilen bitki örtüsü ve orman içi dinlenme alanları, turizm anlamında değerlendirilebilecek doğal kaynaklardır. İlimizin iklim koşulları, deniz kum-güneş üçgenine dayalı seçeneğe uzun süreli fırsat tanımamakla birlikte, il coğrafyasının önemli kısmını oluşturan ormanlık alanlar, yaylalar, mağaralar ve su- yeşil kombinasyonun oluşturduğu doğal güzellikler Zonguldak'ı doğa severlerin gözünde önemli bir çekim odağı olmaktadır. Bu nedenle İlçemiz sınırları içerisinde bulunan Çayır Mağarası ve Filyos Kalesi turizme açılmalı, turizm şirketleriyle temasa geçilerek Karadeniz turlarının içine yöremizin de alınması sağlanmalıdır.

 

TARIMSAL KALKINMA

Bölgemizdeki göçün önlenmesi ve yapılan tarımsal faaliyetlerin sanayiye yönelik gelişmesini ve büyük işletme şeklinde örgütlenmesini teşvik etmek amacıyla yapmış olduğumuz çalışmalar mevcuttur. Özellikle hayvancılık ve meyvecilik konusundaki girişimlere ışık tutmak için bu konuda var olan yatırımların ziyaret edilmesi, incelenmesi ve yatırım bağlantılarının sağlanması amacıyla geziler ve araştırmalar yapılmaktadır. Mevcut yapıda tarım ve hayvancılıkla uğraşanların bu faaliyetleri, kırsal kesimde yaşamanın verdiği alışkanlıkla sadece ihtiyacı karşılamaya yönelik ya da küçük aile işletmeciliği şeklinde tabiri caizse karın doyuracak kadar bir kazançla yürütülür durumdadır. Bu durumda, tarımsal faaliyetler bölgeye genel bir katma değer sağlayamamakta, bölgemiz göç vererek her geçen gün kan kaybetmeye devam etmektedir. Üstelik topraklarımız verimli, iklim ve doğa koşullarımız bu kadar müsaitken tarımsal sanayiye yönelik yatırımların artarak, tarımsal sanayi açısından da kalkınmanın sağlanması en büyük arzumuzdur.

 

SONUÇ

Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odasının bölge ekonomisinin kalkınması adına takip ettiği konuların başında Filyos Vadi Projesi'nin hayata geçmesi olup, diğer çalışmalar da bunu destekleyecektir. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ağır sanayinin merkezi olan ve uzun yıllar büyük şehirlerden biri sayılan bölgemiz bugüne baktığımızda giderek gerilemektedir. Eski günlerine ve potansiyel yatırım avantajlarına rağmen bir anlamda terk edilmişliği yaşamaktadır. Zaman zaman medyada büyük sanayi merkezlerindeki sanayi kuruluşlarının açılışlarını izlerken bir yandan ülke gelişimini görüp gururlanmakta, diğer yandan da bölgenin sıkıntılarını izlerken yüreğimiz sızlamaktadır. Ekonomik faaliyetlerin ve refah düzeyimizin korunup geliştirilmesi, başka bir ifadeyle sahip olunanın elde tutulup artırılması, bölgemiz için hayati önem taşımaktadır. Ulaşım ve iletişim imkânları, sermaye ve teknolojiyi hareketli ve elde edilebilir kılmaktadır. Geçtiğimiz yüzyılda teknoloji ve sermaye varlığı bir doğal kaynak gibi belirli merkezler doğrultusunda hareket ettirilip kullanılırken, bugün ise rekabet üstünlüğü belirleyici faktör haline gelmiştir. Ekonomik sıkıntıların seneler boyu bir kader olarak kabullenilmesine gerek yoktur. Başarı artık yoksulluğun yönetilip bölüşülmesinde değil, mevcut imkânların bulunup harekete geçirilmesinde yatmaktadır. Büyük işletmelerin pek azı pazarlama tekniğinden yararlanmakta, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise yararlanamadığı görülmektedir. Kalite kontrol, standart, siparişlerin zamanında yerine getirilememesi, pazarın ve taleplerin uygun tasarımlara öncelik verilememesi, paketleme ve tanıtım gibi temel sorunlar mevcuttur. Bu nedenle bölgedeki küçük ölçekli işletmeler ürünlerini, çoğunlukla yerel pazarlara satmak zorunda kalmaktadırlar. Birçok küçük işletme, ürünlerine pazar oluşturmak amacıyla gerekli fonları ayıramamaktadır. Yeni mal ve hizmetlerin geliştirilmesi konusunda da bir çaba sarf edilmemektedir. Ayrıca, parasal imkânların yetersizliği nedeniyle reklam, kredili satış, satış sonrası hizmetler gibi pazarlama araçlarından bölgemizdeki küçük ve orta ölçekli işletmelere yeterince büyük olmaması, bu araçların kullanımını ekonomik olmaktan uzaklaştırmaktadır. Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü Kurumu'na bağlı olan ekonomik yapıyı çeşitlendirmek, TTK'ya bağımlılıktan kurtulmak amacıyla alternatif iş alanlarının oluşmasını sağlamak, TTK'dan çoğunlukla genç yaşta emekli olanların kendi işyerlerini kurmalarına yardımcı olmak, Zonguldak'ta girişimcilik kültürünü geliştirmek ve insanlara uygun iş konularında üretime teşvik etmek amaçlanmaktadır. Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası, olarak takipçisi olduğumuz ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak, bölgesel kalkınmaya hizmet eden her türlü çabanın yanında olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası, takipçisi olduğu ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak, bölgesel kalkınmaya hizmet eden her türlü çabanın yanında olarak çalışmalarına devam edecektir.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.