Sponsorlu Bağlantılar

‘ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ’

Tarih: 2014-11-22 15:22:00

**Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kdz.Ereğli Şubesi Yönetim Kurulu yazılı açıklama ile Öğretmenler Gününü kutladı. Açıklama şöyle: “24 Kasım Büyük Önder Atatürk’ün başöğretmenliğine kabul edilişinin anlamlı bir tarihidir. 1981 yılından itibaren 24 K

**Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kdz.Ereğli Şubesi Yönetim Kurulu yazılı açıklama ile Öğretmenler Gününü kutladı.

Açıklama şöyle:

“24 Kasım Büyük Önder Atatürk’ün başöğretmenliğine kabul edilişinin anlamlı bir tarihidir. 1981 yılından itibaren 24 Kasım her yıl Öğretmenler günü olarak büyük bir gurur ile kutlanmaktadır.

 

Sevgileriyle içimizi, yeniliği, gelişmeyi ve bilimi anlatarak düşüncelerimizi aydınlatan doğruluk, dürüstlük ve bilgiyle evrensel değerlere ulaşmamızı sağlayan bu kutsal mesleği yapan öğretmenlerimize çok şey borçluyuz. Demokratik ve laik Cumhuriyetimizin yılmaz önderleri, vefakâr ve cefakâr fikir insanları, saygıdeğer öğretmenlerimizin bu güzel gününü bütün coşku ve içtenlikle kutluyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.”

 

GMİS YÖNETİM KURULU ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜ KUTLADI

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu, bir basın açıklaması yaparak 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı.

Açıklama şöyle;

“Öğretmenlik dünyanın en kutsal mesleğidir. Öğretmenlik, hayatın her anında ve her alanında insana görev ve sorumluluklar yükleyen, mesai sınırlarını aşan, emeklilik döneminde bile topluma örnek olmayı gerektiren seçkin bir meslektir.

Hepimizin değerli öğretmenlerimize karşı borcumuz ve sorumluluğumuz var.

Ülkemizin ve dünyanın geleceğini şekillendiren öğretmenlerimizin ekonomik ve sosyal sıkıntılarını çözmek, onların daha sağlıklı koşullarda görev yapmalarını sağlamak zorundayız.

Çünkü, geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirme gayreti gösteren bütün öğretmenlerimize gösterdikleri özveri için çok şey borçluyuz.

Genel Maden İşçileri Sendikası olarak, öğretmenlerimizin sendikal mücadelesine destek olduk ve bu desteğimizi sürdüreceğiz.

Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyor, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm öğretmenlerimizi sevgi, saygı ve şükranla anıyoruz”.

 

CHP ZONGULDAK İL BAŞKANI HARUN AKIN  ÖĞRETMENLER GÜNÜ’NÜ KUTLADI

Akın’ın kutlama mesajı şu şekilde “

“24 Kasım 1928 ,Türkiye Cumhuriyeti  Devletini’nin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliğini kabul etmesiyle her yıl 24 Kasımda öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlamıştır.

Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında savaştan yeni çıkmış bir ülkenin zor şartlarında yeni nesilleri yetiştirme görevini inançla,umut ve kararlılık ile yerine getiren öğretmenlerimiz aynı inanç ve sevgiyle yerine getirmektedir.Öğretmenler dünyanın her yerinde insan topluluğun en fedakar ve en değerli varlıklarıdır.

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletleri Kurtaranlar;Yalnız ve Ancak Öğretmenlerdir.Öğretmenden ,Eğiticiden Yoksun Bir Millet,Henüz Millet Adını Alma Kabiliyetini Kazanmamıştır”sözüyle öğretmenlere verdiği değeri bir kez daha belirtmiştir.

Geleceğe ışık tutan,emanetine sahip çıkan,her alanda yeniliği savunan,gerçekleri anlatan,birlik ve beraberliğimizin teminatı olan başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyor,saygılar sunuyorum.”

 

EĞİTİM-SEN KDZ EREĞLİ TEMSİLCİLİĞİ ÖĞRETMENLERİN SORUNLARI VE TALEPLERİ KARŞILANMALIDIR!

Öğretmenlik mesleği açısından, uluslararası anlamda sadece 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karşın, 12 Eylül sonrasında ilan edilen “24 Kasım Öğretmenler Günü” bugüne kadar öğretmenlerin en temel sorunlarının bile gündeme gelmediği “resmi bir gün” olarak görülmektedir.

12 Eylül cuntasının bir ürünü olan “24 Kasım Öğretmenler Günü”nün, aynı zamanda, 12 Eylül zihniyetinin nasıl bir öğretmen istediğinin simgeleştiği bir gündür. Eğitim Sen için 24 Kasım’ı gerçek anlamda öğretmenler günü olarak kabul etmek demek; 12 Eylül rejimini, uygulamalarını ve düşüncesini benimsemek, TÖB-DER’in kapatılmasını ve binlerce devrimci,demokrat öğretmenin 1402'lik kapsamına sokularak görevden el çektirilmesini,binlercesinin sürgün edilmesini ve bir çok öğretmenin de bu ülkenin  zindanlarında işkence görmesini onaylamak, 12 Eylül zihniyetinin yaratmak istediği “itaatkâr” öğretmen profilini kabul etmek anlamına gelmektedir.

Eğitim Sen, yıllardır 12 Eylül zihniyetinin ürünü olan 24 Kasım’ı değil, dünya öğretmenlerinin evrensel mücadele günü olan 5 Ekim’i Dünya Öğretmenler Günü olarak kabul etmekte ve kutlamaktadır. Türkiye’de 5 Ekim, eğitim emekçilerinin uluslararası dayanışma ve mücadele günü olarak Eğitim Enternasyonali’nin Türkiye’deki tek üyesi olan Eğitim Sen tarafından kutlanmaktadır.

Her fırsatta 12 Eylül ve darbelerle hesaplaştığını iddia eden iktidar ve yandaş sendikalar, yıllardır 24 Kasımı bir şova dönüştürme gayreti içinde Öğretmenler Günü olarak kutlamakta, öğretmenlere içi boş ve gerçek yaşamda hiçbir karşılığı olmayan övgüler dizip, gerçek sorunların üzerini örterek günü kurtarmaya çalışmaktadırlar.

12 yıldır tek başına iktidarda olan AKP’nin öğretmenlik mesleğinin taşıması gerektiği nitelikleri, iş yükünü, aldığı ücreti ve eğitim hizmetinin niteliğini en azından OECD ülkeleri düzeyine taşımak gibi bir hedefi olmamıştır. Eğitimde 4+4+4 dayatmasıyla zaten sorunlu olan eğitim sisteminde büyük bir alt-üst oluş yaratılmış, on binlerce öğretmen okul dönüşümleri sürecinde norm fazlası yapılarak mağdur edilmiş, fiilen sürgüne uğramıştır. Milli Eğitim Bakanlığı attığı her adımda, başlattığı her uygulamada öğretmenlerin, yardımcı hizmetli ve memurların daha fazla çalışabilmelerinin önünü açmak, birbiriyle rekabet eder hale getirmek için “kalite”, “rekabet”, “verimlilik” gibi piyasacı kavramlar eşliğinde gündeme getirilen eğitimde performans değerlendirme uygulamalarını adım adım uygulamaya ve iş güvencemizin altını oymaya başlamıştır.

 

12 YILDA ÖĞRETMENLERİN SATIN ALIM GÜCÜ BELİRGİN BİR ŞEKİLDE AZALMIŞTIR

 

Geçtiğimiz 12 yıl içinde eğitim ve bilim emekçilerinin aldıkları maaşlar, rakamsal olarak artmış gibi görünse de insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamıştır. Eğitim emekçilerinin üçte ikisi insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmek için ek işler yapmak zorunda bırakılmış, özellikle öğretmenlerin satın alım gücü belirgin bir şekilde azalmıştır. Aradan geçen 12 yıl içinde hemen, hemen bütün meslek gruplarının temel ücretlerinde gerçekleşen artış, eğitim emekçilerinin maaşlarındaki artıştan daha fazla olmuş, yüz binlerce öğretmenin satın alım gücü fiilen düşürülürken, öğretmenler kredi kartlarına ve bankalara mahkum edilmişlerdir. Eğitim emekçileri gerek çalışma gerekse yaşama koşulları açısından her geçen yıl, bir önceki yılı mumla arar olmuştur.

 

                         İTİBARSIZLAŞTIRILAN ÖĞRETMENLİK,

 

Öğretmenler Türkiye’nin en ücra köşelerinde, her türlü olumsuz koşullarla mücadele ederek, görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Yaşamın olduğu her yerde eğitim emekçilerini görmek mümkün. Öğretmenlerin yıllar boyunca büyük fedakarlıklara katlanarak çalışırken yaşadığı zorluklar ortadayken, çalışma ve yaşam koşulları ve mesleki saygınlıklarının giderek kötüleşmesi dikkat çekicidir. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunlarına ek olarak, mesleki saygınlıklarında ciddi gerilemeler yaşanmıştır.   

 

 

 

 

12 yıllık AKP iktidarında öğretmenlik mesleğinin bırakalım toplumda hak ettiği itibarı yakalamasını, öğretmenler tarihin hiçbir döneminde AKP iktidarı döneminde olduğu kadar hakarete maruz kalmamış, öğretmenlik mesleği tarihte hiç bu kadar büyük bir itibar kaybına uğramamıştır. Göreve gelen her bakan fırsat buldukça öğretmenlerin az çalıştığı, uzun tatil yaptığını iddia etmiş, her fırsatta öğretmenlik mesleğini “itibarsızlaştıran” ifadeler kullanmıştır.Eğer ülkemizde hala eğitim adına bir şey yapılıyor ve konuşuluyor ise yaşanan bunca olumsuz koşullara rağmen cefakarca çalışan eğitim emekçileri sayesindedir.

MEB,eğitimdeki başarısızlıklarını sorgulamak yerine şube müdürlüklerinden başlayarak okul müdürleri ve müdür yardımcılarına kadar bütün eğitim yöneticilerini liyakat yerine mülakat getirerek kendileri gibi düşünmeyenleri tasfiye etmişler ve MEB'de tarihin en büyük kadrolaşma hareketini gerçekleştirmişlerdir.

 

                 EĞİTİM SEN OLARAK TALEPLERİMİZ;

 

¨      Öğretmenler günü olarak 12 Eylül ürünü olan 24 Kasım değil, Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim tarihi esas alınmalı, öğretmenlere hak ettiği değer verilmelidir.

¨      Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, eğitim emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı ekonomik mağduriyetler giderilmeli, son 12 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmalıdır.

¨      2014 yılı enflasyon farkları bir seferde ödenmeli, ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, vergi dilimi uygulaması sabitlenerek ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmelidir. Ek ders ücretleri günün şartlarına uygun bir şekilde yeniden düzenlenmeli ve en az iki kat arttırılmalıdır. 

¨      Eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere yapılan eğitim-öğretime hazırlık ödeneği, her dönem başında olmak üzere yılda iki kez olmalı ve bütün eğitim ve bilim emekçilerinin yararlanması sağlanmalıdır.

¨      Eğitimde esnek, kuralsız ve angarya çalışma uygulamalarına son verilmeli, performans değerlendirme ve rotasyon uygulamalarından tamamen vazgeçilmelidir.  

¨      Hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmelidir.

¨      Kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, gerçek bir toplusözleşme düzenin yaratılması sağlanmalıdır.   

     Özetin özeti;

Öğretmenlerin gerçek sorunlarının konuşulmadığı,

Tüm uygulamalarında mesleği itibarsızlaştırıp,24 Kasımlarda mesleği yüceltici içi boşaltılmış her yıl    

tekrarlanan basma kalıp lafların edildiği,

İktidarın şovuna dönüştürülmeye çalışılan 24 Kasım öğretmenler günü yemek ve kutlama programlarına

Eğitim-Sen olarak aracı ve alet olmayacağız.

                                                                                        

CUMHURİYET HALK PARTİSİ KDZ.EREĞLİ İLÇE BAŞKANLIĞI  ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

Ülkemizin her köşesinde büyük yurtseverlik örnekleri göstererek görev yapan, güzel yurdumuzun çağdaş, aydın, cefakar, onurlu insanları, öğretmenlerimize sınırsız sevgi ve gönül borcu duyarak öğretmenler gününü kutluyoruz.

Hiç kuşkusuz bu yıl da 24 Kasım buruk kutlanıyor. En başta ekonomik olmak üzere bir sürü sorunla mücadele etmek zorunda kalan öğretmenlerimizin, yıllar içinde giderek daha da ağırlaşan sorunları çözüm bekliyor. 12 yıllık AKP iktidarı, sorunları çözmek yerine daha da ağırlaştırdı.

Eğitim aydınlığın yoludur. AKP iktidarı 4+4+4 eğitim sistemi ile dindar ve kindar bir gençlik yaratma hedefine odaklanmış, bilimi ve çağdaşlığı reddeden bir eğitim anlayışını topluma dayatmıştır.

Bu gün on binlerce öğretmen işsiz beklerken okullarımızda öğretmen açığı oldukça fazladır. CHP’nin taşeron ve sözleşmeli çalışanları kadroya alacağı açıklamaları karşısında, AKP iktidarının sözleşmeli öğretmenleri kadroya almak zorunda kalması sorunu çözmeye yetmemiştir. Çok düşük ücretlerle, işgüvencesiz ücretli öğretmen çalıştırılması tüm hızıyla sürmektedir. Atanamayan öğretmen sayısı 300 bine dayanmıştır.                  

Çağdaş bir toplum olabilmenin ilk adımı öğretmenlerimizin tüm sorunlarının çözülmesi ile mümkündür.

 CHP Kdz.Ereğli İlçe Örgütü olarak;

Ücretli öğretmenliğin kaldırılması, tüm öğretmenlerin kadroya alınması, işsiz öğretmen bırakılmaması, öğretmenlerin grevli-toplu sözleşmeli özgür  sendikal haklara kavuşması, eğitim politikalarının belirlenmesinde öğretmenlere söz hakkı verilmesi mücadelesinde öğretmenlerimizle birlikte olduğumuzu bir daha vurguluyoruz. 

Büyük Önder Atatürk’e 86 yıl önce verilen başöğretmenlik ünvanı nedeniyle öğretmenler günü olarak kutladığımız bu günde Başöğretmenimiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ile anar tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar saygılar sunarız.

 

Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa Yavuz ve CHP İlçe Başkanı Hüseyin Tosun, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Tekin, mesajında Büyük Atatürk'ün başöğretmenliği kabul ettiği günün öğretmenlerimize ithaf edilmesi, öğretmenlerimize verilen önemin, milletimizin öğretmenlerimize gösterdiği itibarın en açık göstergesi olduğunu belirtti.

                O günün şartlarında, bunun Başöğretmen Atatürk tarafından tespit edilmesi ve ortaya konmasının da ne kadar anlamlı olduğunu bugün hepimizin çok daha fazla takdir etmesi gerektiğini ifade eden Tekin,   “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder” sözleriyle Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlik mesleğinin, bir ulusun ve vatanın şekillenmesindeki önemini ve yetişen nesillerin üzerindeki sorumluluğunu vurgulamıştır. Bir ülkenin bugününü olduğu kadar, geleceğini de ilgilendiren eğitim; sistemiyle, anlayışıyla, yöntemleriyle, kadrosuyla, okullarıyla ve tüm aşamalarıyla bir bütün olarak değerlendirilmeli, eğitimin herhangi bir öğesindeki aksamanın gelecekte yaşanacak sorunların kaynağı olacağı unutulmamalı ve eğitim politikaları da bu doğrultuda belirlenmeli ve yönlendirilmelidir. Bu vesileyle yaşadığı tüm sıkıntı ve aksaklıklara rağmen, büyük bir inanç ve özveriyle yarının dünyasını kuracak çocuklarımızı ve gençlerimizi yetiştirmeye devam eden, ülkemizin dört bir yanında ilim ve irfan öncüsü olarak görev yapan, ülkemizin geleceğine ışık tutan bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyorum.”

Ak Parti Alaplı İlçe Başkanı Mustafa Yavuz,da,  “Nesil yetiştirmeyen, bilgiye ve insanlara yatırım yapmayan milletler yok olmaya ve başkalarının sömürüsü altına girmeye mahkûmdur. Bu nedenle, ülkemizin geleceği yeni nesilleri yetiştiren öğretmenlerimizin ve öğretim elemanlarımızın başarısına bağlıdır. Başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu uğurda canlarını vermiş tüm öğretmenlerimizi minnetle, şükranla ve rahmetle anıyorum.” Dedi.

CHP Alaplı İlçe Başkanı Hüseyin Tosun, ise mesajında, Tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutladığını belirterek,  Cumhuriyetimizin kuruluşundan itibaren muasır medeniyetler seviyesine çıkılması yolunda atılan her adımdan kuşkusuz ki siz sevgili öğretmenlerimizin katkısı yadsınamaz bir gerçektir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin çağdaş, demokratik, ulusal değerlerimize bağlı yetiştirilmesinde, dolayısıyla ülkemizin geleceğinin şekillenmesinde gösterdiğimiz özveri ve emeğe teşekkür ediyoruz. “ diye konuştu.

 

 

NİTELİKLİ EĞİTİM, NİTELİKLİ ÖĞRETMENLE MÜMKÜNDÜR!

ÖĞRETMENLERİN SORUNLARI ÇÖZÜLMELİ, TALEPLERİ KARŞILANMALIDIR!

 

Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi Gökhan Taner Günsan “ 24 Kasım Öğretmenler Günü” ile ilgili yaptığı basın açıklamasında AKP 2002 seçim bildirgesinde “Öğretmenlik mesleğinin toplumda hak ettiği itibarı yakalayabilmesi için öğretmenlerin nitelikleri artırılacak, buna paralel olarak özlük hakları ve çalışma şartları iyileştirilecektir” ifadesi yer almasına karşın, 12 yıllık AKP iktidarında öğretmenlik mesleğinin bırakalım toplumda hak ettiği itibarı yakalamasını, öğretmenler tarihin hiçbir döneminde AKP iktidarı döneminde olduğu kadar hakarete maruz kalmamış, öğretmenlik mesleği tarihte hiç bu kadar büyük bir itibar kaybına uğramamıştır.” diyerek basın açıklamasına şöyle devam etti:

 

Öğretmenlik mesleği açısından, uluslararası anlamda sadece 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karşın, 12 Eylül sonrasında ilan edilen “24 Kasım Öğretmenler Günü” bugüne kadar öğretmenlerin en temel sorunlarının bile gündeme gelmediği “resmi bir gün” olarak görülmektedir.

12 Eylül cuntasının bir ürünü olan “24 Kasım Öğretmenler Günü”nün, aynı zamanda, 12 Eylül zihniyetinin nasıl bir öğretmen istediğinin simgeleştiği bir gündür. Eğitim Sen için 24 Kasım’ı gerçek anlamda öğretmenler günü olarak kabul etmek demek; 12 Eylül rejimini, uygulamalarını ve düşüncesini benimsemek, TÖB-DER’in kapatılmasını ve binlerce öğretmenin mağdur edilmesini onaylamak, 12 Eylül zihniyetinin yaratmak istediği “itaatkâr” öğretmen profilini kabul etmek anlamına gelmektedir.

Eğitim Sen, yıllardır 12 Eylül zihniyetinin ürünü olan 24 Kasım’ı değil, dünya öğretmenlerinin evrensel mücadele günü olan 5 Ekim’i Dünya Öğretmenler Günü olarak kabul etmekte ve kutlamaktadır. Türkiye’de 5 Ekim, eğitim emekçilerinin uluslararası dayanışma ve mücadele günü olarak Eğitim Enternasyonali’nin Türkiye’deki tek üyesi olan Eğitim Sen tarafından kutlanmaktadır.

Her fırsatta 12 Eylül ve darbelerle hesaplaştığını iddia eden iktidar ve yandaş sendikalar, yıllardır 24 Kasımı Öğretmenler Günü olarak kutlamakta, öğretmenlere içi boş ve gerçek yaşamda hiçbir karşılığı olmayan övgüler dizip, gerçek sorunların üzerini örterek günü kurtarmaya çalışmaktadırlar.

12 yıldır tek başına iktidarda olan AKP’nin öğretmenlik mesleğinin taşıması gerektiği nitelikleri, iş yükünü, aldığı ücreti ve eğitim hizmetinin niteliğini en azından OECD ülkeleri düzeyine taşımak gibi bir hedefi olmamıştır. Eğitimde 4+4+4 dayatmasıyla zaten sorunlu olan eğitim sisteminde büyük bir alt-üst oluş yaratılmış, on binlerce öğretmen okul dönüşümleri sürecinde norm fazlası yapılarak mağdur edilmiş, fiilen sürgüne uğramıştır. Milli Eğitim Bakanlığı attığı her adımda, başlattığı her uygulamada öğretmenlerin, yardımcı hizmetli ve memurların daha fazla çalışabilmelerinin önünü açmak, birbiriyle rekabet eder hale getirmek için “kalite”, “rekabet”, “verimlilik” gibi piyasacı kavramlar eşliğinde gündeme getirilen eğitimde performans değerlendirme uygulamalarını adım adım uygulamaya ve iş güvencemizin altını oymaya başlamıştır.

 

12 YILDA ÖĞRETMENLERİN SATIN ALIM GÜCÜ BELİRGİN BİR ŞEKİLDE AZALMIŞTIR

 

Geçtiğimiz 12 yıl içinde eğitim ve bilim emekçilerinin aldıkları maaşlar, rakamsal olarak artmış gibi görünse de insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamıştır. Eğitim emekçilerinin üçte ikisi insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmek için ek işler yapmak zorunda bırakılmış, özellikle öğretmenlerin satın alım gücü belirgin bir şekilde azalmıştır.

Eğitim emekçilerinin ücretlerinde yaşanan gerilemeyi en somut ifade etmenin yolu; öğretmenlerin ve diğer bazı meslek gruplarının 12 yıl önceki maaşları ile bugün aldıkları maaşları karşılaştırmaktır. 2002 yılında en düşük memur maaşı 293 TL, polis memuru maaşı 591 TL, uzman doktor maaşı 810 TL, avukat maaşı 780 TL iken öğretmen maaşı 560 TL’dir. Aradan geçen 12 yıl içinde hemen hemen bütün meslek gruplarının temel ücretlerinde gerçekleşen artış, eğitim emekçilerinin maaşlarındaki artıştan daha fazla olmuş, yüz binlerce öğretmenin satın alım gücü fiilen düşürülmüştür.

Kasım 2014 itibariyle aile yardımı (164 TL) ve diğer ek ödemeler (çocuk yardımı vb) hariç, aile geçim indirimi dahil polis memuru maaşı (8/1) 2.765 TL, uzman doktor maaşı (1/4) 3.962 TL, avukat maaşı (1/4) 3.923 TL iken öğretmen maaşı (9/0) 2.082 TL, en yüksek öğretmen maaşı (1/4) 2.422 TL’dir.

AKP’nin iktidarda olduğu 12 yıl itibariyle eğitim emekçilerinin maaşları ile diğer kamu emekçilerinin maaşlarını karşılaştırdığımızda karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır:

 

¨      2002’de göreve yeni başlayan bir öğretmen; aynı durumdaki polislerden sadece yüzde 4 daha az maaş alıyorken, 2014’te göreve yeni başlayan bir öğretmen 8’inci derecenin birinci kademesindeki bir polis memurundan yüzde 32 oranında daha az maaş almaya başlamıştır. Bugün göreve yeni başlayan bir öğretmen ile aynı durumdaki polis memurunun maaşı arasındaki fark tam 683 TL’dir.

¨      2002’de göreve yeni başlayan öğretmenin maaşı uzman doktor maaşından yüzde 43 daha az iken, bugün bu yüzde 90’a çıkmıştır. Uzman doktorların ek ödemeleri ile öğretmenlerin ek ders miktarı hesaba katıldığında aradaki fark daha da açılmaktadır.

¨      2002’de göreve yeni başlayan bir öğretmen, kamuda çalışan avukatlardan yüzde 34 daha az maaş alırken, bugün bu fark yüzde 88’e kadar çıkmıştır. 

 

Kuşkusuz kamuda istihdam edilen ve her biri farklı işleri yapan tüm kamu görevlilerinin yaptıkları iş önemli ve değerlidir. Burada öğretmen maaşları ile diğer meslek gruplarının maaşlarını kıyaslamaktaki tek amacımız, son 12 yıl içinde öğretmen ücretlerinde yaşanan erimeyi açıklamaktır.

Siyasi iktidar aile (164 TL) ve çocuk (38 TL) yardımlarını maaşların içinde vererek maaşları yüksek göstermekte ve kamuoyunu kandırmaktadır. Genel olarak kamu görevlilerinin maaş artışları ve satın alma gücü açısından bakıldığında, öğretmenlerin AKP iktidarında ciddi anlamda ekonomik kayıp yaşadıkları anlaşılmaktadır.

Eğitim emekçilerinin gerek çalışma gerekse yaşama koşulları açısından her geçen yıl, bir önceki yılı mumla aradığı açıktır. Geçmişte Başbakan ve Milli Eğitim Bakanlarının, hatta sokaktaki vatandaşın bile sık sık “çok maaş alıyorlar” gibi tamamen yanlış bilgiye dayalı söylemlerde bulunmaları eğitimde mesleki itibarsızlaştırmanın geldiği noktayı görmek açısından önemlidir. Öğretmenlerin aldıkları maaşlar, rakamsal olarak fazlaymış gibi gösterilse de yapılan işin niteliği açısından bakıldığında, insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşmamaktadır. Eğitim-öğretim sürecinin emektarları olan yardımcı hizmetliler ve memurların durumu ise çok daha vahimdir. Türkiye’de lise mezunu bir yardımcı hizmetli (13/3) sadece 1759 TL, memur ise (13/3) 1928 TL maaş almaktadır. 

 

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ İTİBARSIZLAŞTIRILMIŞ, MESLEK ONURU ZEDELENMİŞTİR

 

Öğretmenler Türkiye’nin en ücra köşelerinde, her türlü olumsuz koşullarla mücadele ederek, görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Yaşamın olduğu her yerde eğitim emekçilerini görmek mümkün. Öğretmenlerin yıllar boyunca büyük fedakarlıklara katlanarak çalışırken yaşadığı zorluklar ortadayken, çalışma ve yaşam koşulları ve mesleki saygınlıklarının giderek kötüleşmesi dikkat çekicidir. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunlarına ek olarak, mesleki saygınlıklarında ciddi gerilemeler yaşanmıştır.   

AKP 2002 seçim bildirgesinde “Öğretmenlik mesleğinin toplumda hak ettiği itibarı yakalayabilmesi için öğretmenlerin nitelikleri artırılacak, buna paralel olarak özlük hakları ve çalışma şartları iyileştirilecektir” ifadesi yer almasına karşın, 12 yıllık AKP iktidarında öğretmenlik mesleğinin bırakalım toplumda hak ettiği itibarı yakalamasını, öğretmenler tarihin hiçbir döneminde AKP iktidarı döneminde olduğu kadar hakarete maruz kalmamış, öğretmenlik mesleği tarihte hiç bu kadar büyük bir itibar kaybına uğramamıştır. Göreve gelen her bakan fırsat buldukça öğretmenlerin az çalıştığı, uzun tatil yaptığını iddia etmiş, her fırsatta öğretmenlik mesleğini “itibarsızlaştıran” ifadeler kullanmıştır.

MEB, eğitime yönelik politika ve uygulamalardaki başarısızlığını sorgulamak yerine, öğretmene rotasyon girişimleri ile bir kez daha öğretmenleri hedef almıştır. MEB’de şube müdürlüklerinden başlayarak okul müdürler ve müdür yardımcılarına kadar bütün eğitim yöneticilerine performansa dayalı çalışmaya bağlı olarak rotasyona uygulaması başlamıştır. Öğretmenler açısından tarihin en büyük sürgünü anlamına gelen ve on binlerce öğretmeni yakından ilgilendiren, “öğretmenlere rotasyon” uygulaması için ilk adım atılarak, okullarda yeni ve kitlesel bir tasfiye için düğmeye basılmıştır.

Eğitimde, hiçbir gerekçe eğitim emekçilerini okuttuğu öğrencisinden, oturduğu mahallesinden kopararak, zorla başka bir işyerine göndermesini haklı çıkaramaz. 4+4+4 sonrasında okul dönüşümleri ile mağdur edilen öğretmenler, bu kez de rotasyon dayatması ile tehdit edilmekte, görevlerini sağlıklı bir şekilde yapmaları engellenmektedir.

 

SORUNLARIMIZ GİDEREK ARTMAKTADIR

 

¨      Türkiye’de çalışan öğretmenler, OECD ülkeleri içinde en çok çalışan, en düşük maaş alan öğretmenler arasındadır.

¨      Öğretmenlerin yüzde 80’i geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda bırakılmış, üçte ikisi borçlanarak hayatını sürdürmek zorunda kalmıştır.   

¨      Öğretmenler, sık sık değişen eğitim politikaları nedeniyle siyasi iktidarın ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın elinde adeta oyuncak haline getirilmiştir.  

¨      Öğretmen açıkları sorununa kalıcı çözümler üretilmeyerek 300 bini aşkın işsiz öğretmenin ataması yapılmamış, bugüne kadar 40 işsiz öğretmen resmen intihara sürüklenmiştir.    

¨      Eğitimde benimsenen esnek çalışma uygulamaları ile aynı işi yapan farklı statülerde öğretmen istihdamını gündeme gelmiş, kariyer basamakları ve performans değerlendirme uygulamaları eğitim emekçilerini birbirine rakip haline getirmiştir.

¨      Eğitime bütçeden yeterli pay ayrılmaması nedeniyle öğretmenler öğrencilerden çeşitli adlar altında para toplamaya zorlanan birer “tahsildar” durumuna düşürülmüştür.

¨      Öğretmenlerin büyük bölümünde angarya çalışma ve iş yükü artışına paralel olarak meslek hastalıklarında artış yaşanmakta, özellikle 4+4+4 sonrasında yeni sorumluluklar yüklenerek angarya çalışmaya zorlanmaktadır.

¨      Demokratik haklarını kullandıkları ve sendikal çalışmalara katıldıkları için her yıl çok sayıda öğretmen soruşturma geçirmekte, sürgün ve cezalarla karşı karşıya kalmaktadır. Her fırsatta Eğitim Sen üyelerine soruşturma açılmakta, bazıları hakkında sürgün, maaştan kesim cezaları hatta memuriyetten çıkarma cezaları verilmekte, bu tür keyfi cezaların tamamına yakını yargıdan dönmektedir. 

¨      Hizmetli ve memurların yaşadığı ekonomik ve özlük sorunlar da yıllardır görmezden gelinmekte, tıpkı öğretmenler gibi hizmetli ve memurlar da sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesini talep etmektedir.

 

EĞİTİM SEN OLARAK TALEPLERİMİZ;

 

¨      Öğretmenler günü olarak 12 Eylül ürünü olan 24 Kasım değil, Dünya Öğretmenler Günü olan 5 Ekim tarihi esas alınmalı, öğretmenlere hak ettiği değer verilmelidir.

¨      Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, eğitim emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı ekonomik mağduriyetler giderilmeli, son 12 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmalıdır.

¨      2014 yılı enflasyon farkları bir seferde ödenmeli, ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, vergi dilimi uygulaması sabitlenerek ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmelidir. Ek ders ücretleri günün şartlarına uygun bir şekilde yeniden düzenlenmeli ve en az iki kat arttırılmalıdır. 

¨      Eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere yapılan eğitim-öğretime hazırlık ödeneği, her dönem başında olmak üzere yılda iki kez olmalı ve bütün eğitim ve bilim emekçilerinin yararlanması sağlanmalıdır.

¨      Eğitimde esnek, kuralsız ve angarya çalışma uygulamalarına son verilmeli, performans değerlendirme ve rotasyon uygulamalarından tamamen vazgeçilmelidir.  

¨      Hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmelidir.

¨      Kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, gerçek bir toplusözleşme düzenin yaratılması sağlanmalıdır.   

                                                                                 

ÜLKÜ OCAKLARI EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI KDZ. EREĞLİ ŞUBESİ

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Kdz. Ereğli Şube Başkanı Mehmet Gencer Kamiloğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.

Kamiloğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 24 Kasım 1928 yılında ‘başöğretmen’ sıfatını almasıyla, 1981 yılından bu yana her yıl 24 Kasım'ın Öğretmenler Günü olarak kutlandığını anımsattı.

Kamiloğlu,“Öğretmenlerimizi sadece bugün değil, aslında yılın her günü, belki ömrümüzün her anında hatırlar, yad ederiz. Çünkü öğretmenlik dünyadaki en onurlu mesleklerin başında gelir. Dünyanın her yerinde öğretmen saygıdeğerdir. Ama bizim kültürümüzde, değerlerimizde, makam olarak çok daha farklı bir saygıya ulaşmıştır. Mensubu olduğumuz dinin önderi Hz. Peygamberin, 'İlim öğrenmek kadın, erkek her Müslüman'a farzdır' hadis-i şerifi, yine Hz. Ali'nin 'Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum' sözleri, eğitime ne kadar önem verildiğinin yalnızca birkaç işaretidir" ifadelerini kullandı.

Öğretmenlerin her şeyin en iyisine layık olduğunu aktaran Kamiloğlu mesajında, “Bu düşünce ve duygularla, başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ülkemizin bugün geldiği noktada büyük emeği geçmiş bütün eğitimcilerimizi saygı ve minnetle anıyor, tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyorum” görüşlerine yer verdi.

 

“SAYGIDEĞER ÖĞRETMENLERİMİZİN, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

Devletimizin kurucusu ve Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’i korumak, kollamak ve ebediyen yaşatmak için fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesilleri yetiştirmenin mücadelesini veren saygıdeğer öğretmenlerimizin, “24 Kasım Öğretmenler Günü” kutlu olsun.

 

Sevginin, fedakârlığın, azmin, iradenin, sabrın ve hoşgörünün mümtaz temsilcileri öğretmenlerimiz, geleceğimizin teminatı gençlerimizin yetişmelerinde ilim ve fennin yanı sıra milli ve manevi değerlerle donatılmalarında da ağır bir sorumluluğun sahibidirler.

 

Öğretmenlerimiz, istikbalimiz olan gençlerimize vatan, millet, bayrak ve meslek sevgisini, Cumhuriyete ve demokrasiye bağlı kalmayı, tarihine, kültürüne ve milli kimliğine sahip çıkmayı öğretirken yaşadıkları tüm siyasi ve ekonomik olumsuzluklara rağmen ülkemizin, birlik ve beraberliğinin tesisi için bir ibadet şuuru içerisinde görevlerini fedakarca sürdürmektedirler. Bu itibarla Baş Öğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyor ki; ‘’ Öğretmenler! Yeni kuşağı, cumhuriyetin özverili öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır. Eserin değeri, sizin beceriniz ve özveriniz derecesiyle orantılı bulunacaktır. Cumhuriyet fikir, bilim, teknik ve beden yönünden kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni kuşağı, bu özellik ve yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir. 1924 ‘’

 

Bu duygu ve düşüncelerle Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, ebediyete intikal eden öğretmenlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Saygıdeğer eli öpülesi öğretmenlerimizin, 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyor, sağlık, başarı ve esenlikler diliyoruz.

Erol ŞEREF Türk Ocağı Başkanı

 

THK KDZ. EREĞLİ ŞUBESİ 

Milletlere, millet olma şuurunu kazandıran, geçmişten aldıkları ile geleceği yönlendiren, aydınlık ufuklarımızın habercisi siz "Sevgili Öğretmenlerimiz." Sizlerin Ülkemiz için yerini anlatmada kelimeler kifayetsiz kalır. Sevgi ile inşa ettiğiniz toplum, sizin eserinizdir.

Ülkemizin uygar uluslarla yarışı eserinizin mükemmelliğinin sonucudur. Omuzlarınıza yüklenen yükün ağır olmasına rağmen, sorumluluk bilinci ile hep daha iyiye ve hep daha güzele koştunuz, koşuyorsunuz? Ben de bu günlere gelmeme vesile olan öğretmenlerime, onların nezdinde eğitime gönlünü bağışlamış bütün öğretmenlerimize şükranlarımı borç bilirim.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesi ile Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Dünyanın en değerli varlıkları olan siz öğretmenler Bugün, Türk öğretmeninin şeref günüdür. Ona olan saygıyı yenileme, onun yüceliğini anma günüdür.

Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bu vesile ile minnet ve şükranla anıyorum.

Böyle anlamlı bir günde hepinizi sevgiyle, candan kutluyoruz. Ülkemizin yarınları için görevi başında şehit düşen ve ebediyete uğurladığımız öğretmenlerimize Allah'tan rahmet, hayatta olanlara sağlık sıhhat ve mutluluklar dilerim. 

Geleceğimizin harcını karan, toplumumuzun temelini atan, emektar, zorluklar karşısında hiçbir yılgınlık göstermeyen bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım öğretmenler gününü kutlar, sonsuz saygılarımı sunarım.                   

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.