Sponsorlu Bağlantılar

DAHA BÜYÜK KAOS UYARISI!

Tarih: 2014-10-15 09:56:00

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Büro-Sen Şube Başkanı Bacıoğlu, yakın coğrafyada yaşanan olaylara dikkati çekti.   Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Büro-Sen Şube Başkanı Kadir Bacıoğlu, Batı’nın pompalamasıyla benimsenen ve desteklenen

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Büro-Sen Şube Başkanı Bacıoğlu, yakın coğrafyada yaşanan olaylara dikkati çekti.

 

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Büro-Sen Şube Başkanı Kadir Bacıoğlu, Batı’nın pompalamasıyla benimsenen ve desteklenen Arap baharının, Türkiye ve Türkmenler de dahil bu coğrafyada yaşayan herkes için hazana döndüğünü belirtti, Türkiye’nin kendisi planlamadığı, kurmadığı ve kuralını kendisi koymadığı hiçbir oyunun parçası olmaması gerektiğini dikkati çıktı maceralı yoldan dönerek milli politikalara ağırlık vermek zorunda olduğunu söyledi.

“KAOSA SÜRÜKLENMİŞTİR”
Son günlerde yakın coğrafyada başlayan yangının yavaş yavaş Türkiye’ye de sıçradığını üzülerek gördüğünü belirten Bacıoğlu konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi: Son günlerde yakın coğrafyamızda başlayan yangının yavaş yavaş ülkemize de sıçradığını üzülerek görmekteyiz. Türkiye Kamu-Sen olarak uzun yıllardan beri uygulanan politikaların ülkemizi bir bataklığa doğru çektiğini vurgulamamıza rağmen, stratejik derinlik, değerli yalnızlık, kardeşlik projesi, medeniyetler ittifakı gibi dışı süslü, içi boş kavramlarla ülkemiz bir kaosa sürüklenmiştir.

“EMPERYALİST GÜÇLERİN OYUNCAĞI”
İsrail ve Amerika’nın yazdığı Büyük Ortadoğu Projesine baş aktör olarak, eş başkan sıfatıyla atanan ve başkalarının yazdığı ve yönettiği projelerde figüran olmaktan öteye gidemeyenlerin oluşturduğu strateji, ülkemizi bugünkü derin açmazın içine hapsetmiştir. Altı ilimizde sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, vatandaşımızın hayatını kaybettiği göz önünde bulundurulduğunda, yakın coğrafyamızı ateşe atarak, yer altı ve yer üstü kaynaklarından faydalanmayı amaçlayan emperyalist güçlerin oyuncağı olanlar, bugün ülkemizde yaşanan bu tablonun baş sorumlusudur. Bir tarafta Ortadoğu’yu hizaya getireceğini zannederek kahramanlığa soyunanların, diğer tarafta devletin değerlerini yok ederek, Andımız’ı kaldırarak, milli bayramlarımızı kutlamayı yasaklayarak, yeni Türkiye hayali kuranların yarattığı tabloda, Türk bayrağını gönderden indirmek sıradan bir olay haline gelmiştir. Birilerinin eski Türkiye diye küçümsediği Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk büstlerinin ayaklar altına alınması, bu ülkede yaşayan herkes için bir züldür.

“ÖVE ÖVE BİTİRİLEMEYEN YENİ TÜRKİYE”
Öve öve bitirilemeyen yeni Türkiye’de eğitim sistemimiz darmadağın edilmiş, bütün öğretmenlerimiz fişlenmiş, yöneticilerimiz görevden alınmış, memurlarımız sürgün edilmiş, kurumlarımız ayrıştırılmış, polise, askere, hakime, savcıya yapılan algı operasyonlarıyla devlete ve kurumlarına karşı güven zedelenmiş, okullarımız yakılmış ve devlet kurumu büyük yara almıştır. Kurumların birbirine düşman edildiği, kamu görevlilerinin bizden, bizden değil şeklinde ayrıştırıldığı, ihalelerin cemaat-tarikat, ahbap-çavuş ilişkisine dayalı olarak dağıtıldığı bir ülkede, bütünlüğü ve kardeşliği sağlamanın mümkün olmadığı artık anlaşılmalıdır. Çözüm süreci adı altında başlatılan yıkım projesi yoluyla güvenlik güçleri pasifize edilmiş, terör örgütü belli bölgelerde adeta kendi devletini ilan etme noktasına gelmiştir. İhanet sürecini topluma kabul ettirmek adına oluşturulan Akil adamlar, yıkılan kardeşliğimiz, bozulan dirliğimiz karşısında toplumu şimdi ne ile ikna etmeyi düşünmektedirler?

HAİN PUSULAR
Sözde Ayn-el Arab (Kobani)’yi savunmak adına ülkemizde şehirlerimizi yakıp yıkıp, kan gölüne çeviren hainler, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde eşit vatandaşlar olarak yaşadıkları ve her türlü haktan faydalandıkları bir devletin askerini, polisini, pusu kurarak alçakça arkadan vuracaklarına, gitsinler şehirlerini savunsunlar. Ancak gördük ki bu hainler, sadece ekmeğini, aşını yediği vatanın evlatlarını hain pusularda sırtlarından vurmayı becerebiliyorlar. Sonuç olarak gelinen sürecin ve yıllardır uygulanan yanlış politikaların bizleri getirdiği nokta ortadadır. Yeni Türkiye söylemlerinin, eskiyi kötülemenin; verilen kurtuluş ve kuruluş mücadelesinin, 90 yıllık hizmetlerin, birikimlerin yok sayıldığı, kazanımlarımızın birer birer imha edildiği, kurumların ve kişilerin birbirine düşman haline getirildiği görülmelidir. Kendi okullarını kurup, devletin okullarını yakanlar, KCK yoluyla ülkemizde bir devlet kurmayı hedef haline getirenler, sınırlarımız dışındaki bir kara parçası için ülkemizin şehirlerinin altını üstüne getiren ve bunlara bu cüreti verenler ihanet suçuyla yargılanmadıkları sürece, bu ülkede kardeşlik ve birlik tesis edilemez. .İhanet projesinden derhal vazgeçilmeli, eski Türkiye, yeni Türkiye gibi kavramlarla kamu görevlilerinin, devlet kurumlarının bir birine düşman edilerek siyasi rant sağlanmasına son verilmeli, devletin ve milletin değerleriyle yeniden barışılmalı, milli değerlerimizin içinin boşaltılmasına bir son verilmelidir.

 

“EKMEĞİNE YAĞ SÜRDÜ”
Dışarıda; başkalarının projelerine piyon olmanın, ucuz kahramanlıklar peşinde koşmanın, başka ülkeleri dizayn etme sevdasının, emperyalistlerin ekmeğine yağ sürdüğü, Müslüman kanının akmasına neden olduğu, coğrafyamızın bir kan gölüne döndürüldüğü artık görülmelidir. Batı’nın pompalamasıyla benimsediğimiz ve desteklediğimiz Arap Baharı, Türkiye ve Türkmenler de dahil bu coğrafyada yaşayan herkes için hazana dönmüştür. Türkiye, kendisi planlamadığı, kendisi kurmadığı ve kuralını kendisi koymadığı hiçbir oyunun parçası olmaması gerektiğini anlamak ve girdiği bu maceralı yoldan bir an önce dönerek milli politikalara ağırlık vermek zorundadır. Aksi halde, günümüzde yaşadığımız zorlukları, yıkımı ve kargaşayı arayacağımız daha büyük kaosları görmemiz hiç de sürpriz olmayacaktır” (Haber Merkezi)

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.