Sponsorlu Bağlantılar

'DSP ÖZLENEN PARTİDİR'

Tarih: 2013-08-14 09:24:00

DSP Ereğli İlçe Başkanı Mustafa Timur, Ereğli Belediye Başkanlığına aday adaylığı için 3 başvuru yapıldığını belirterek, “Meclis üyeliklerine de müracaatlar sürüyor. Halkımızın partimize gösterdiği ilgi bizleri son derece mutlu ediyor” dedi.   Demok

DSP Ereğli İlçe Başkanı Mustafa Timur, Ereğli Belediye Başkanlığına aday adaylığı için 3 başvuru yapıldığını belirterek, “Meclis üyeliklerine de müracaatlar sürüyor. Halkımızın partimize gösterdiği ilgi bizleri son derece mutlu ediyor” dedi.

 

Demokratik Sol Parti (DSP) Kdz.Ereğli İlçe Başkanı Mustafa Timur, ilçe merkezi, belde ve köylerde örgütlenme çalışmalarına ağırlık verdiklerini söyledi. DSP’den Ereğli Belediye Başkanlığına aday adaylığı için şuana kadar 3 kişinin müracaat ettiğini söyleyen Timur, “Bu süreç devam ediyor. Belediye Başkanlığına aday adaylığı için 3 müracaatın yanı sıra belediye meclis üyeliği için de taleplerin gelmesi bizleri son derece mutlu ederken halkın DSP’ye duyduğu özlemi ortaya koymuştur” dedi.
Bayram süresinde parti yöneticilerin halk ile bayramlaştığını belirten Timur, “DSP Ereğli İlçe Başkanlığında göreve gelmemizin ardından parti içerisinde birlik ve beraberliği sağlamak adına önemli çalışmalara imza attık. Partimizin son dönemlerde ilgi görmesi bizleri umutlandırdı. Partimize üye kayıtlarımız tüm hızıyla devam etmektedir. Ereğli ilçe merkezinin ardından beldelerimizde ve köylerimizde de örgütlenme çalışmalarına ağırlık vermeye başladık” sözleri ile konuştu.
DSP Ereğli İlçe Başkanlığı tarafından Ramazanın son günü verilen iftar yemeğinin yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden İlçe Başkanı Timur şunları söyledi: “İlçe yöneticilerimize, partililerimize bu duyarlılıklarından ötürü teşekkür ediyoruz. Yoğun bir katılımın olması bizleri son derece sevindirmiştir” 

 

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorumlar

mehmet görmüş :

Hayırlı uğurlu olsun artık değişim zamanı

mustafa timur :

ah kirtoz ah şimdi sen öyle dedin ya sabah erken kalkıp partiyi kapatırım senin gönlün olsun diye stajerliği nasıl olsa bende bitirdim hani önerdiğin bir parti varmı varsa bide üye olurum ooooooh kirtoz senin dilin ne söylüyor aklın alıyormu almıyorsa anlatayım "DEMOKRATİK SOL DÜŞÜNCENİN GEREKÇELERİ VEEEEEEEE DSP İLE CHP ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?" 1 ) Demokratik sol akım, Batı Avrupa’daki Sosyal Demokrasi’den farklı...Onun gibi Marksist kökene dayanmıyor ve bu kültürün etkisinde değil...CHP'nin program ve uygulamalarında hala bu Marksist Kültürün esintilerini görmek mümkündür.Oysa DSP' nin Marksizm ile hiçbir tarihsel bağlantısı yoktur ve bundan esinti almamıştır. DSP Türk Toplumunun özelliklerine ve değişen dünya koşullarına uygun çağdaş ve özgür bir sol akımdır. 2 ) Geleneksel Sol, tarihsel gelişiminde salt işçi hareketini temsil eden partiler olarak doğmuştur.Demokratik Sol Hareket de; CHP içerisinde 1960'lı yıllarda işçi hakları için verilen mücadele ile başlamış olmakla birlikte daha sonra köylü,esnaf,sanatkar,memur gibi diğer halk kesimlerini de içerisine alarak sosyal adaletçi,yeniliklere açık,Atatürkçü,milliyetçi ve emperyalizme karşı bir akım olarak gelişmiştir. 3 ) Günümüzde bazı sosyal demokratlar,batıdaki emperyalizmin kendilerine sağladığı kazançlara sahip çıkarak emperyalizm ve enternasyonalizm arasında sıkışıp kalmaktadır. DSP;bağnazlığa kaçmadan dindarlığı,tutucu olmadan geleneklere bağlılığı,faşist, yayılımcı ve ırkçı olmadan milliyetçi ve ulusalcılığı savunur.Oysa batı sosyal demokrat anlayışına sahip partilerde bu geniş halk kitleleriyle kucaklaşma olamaz.Mümkün de değildir!... 4 ) Günümüzün yeni CHP'si demokratik sol kavramını reddederek,Batının, "Çağdaş Sosyal Demokrasi" kavramını benimsemiştir.Bu kavram CHP'nin de bünyesinde bulunduğu Sosyalist Enternasyonal bünyesinde bulunan partilerin genel görüşüdür. Buna göre;Bu devletler,Dünya devletleri arasındaki ticarette ortada dönen bir deli para vardır.Küreselleşme süreci, içerisinde ulus-devletleri düzenleyen,denetleyen ve gelirlerini yeniden dağıtan,uluslararası dayanışmayı kabul eden bir üst kurulun (Ulus-Devletler Üstü Kurul) oluşmasını destekler... Uluslararası silah ticareti,küresel vergiler,küresel spekülatif sermaye bu Kurul tarafından oluşturulan bir fon'a aktarılarak yoksulluk ve hastalıklarla mücadelede ve geri kalmış ülkelerde kullanılacaktır. Düşünce olarak güzel görünen bu çağdışı anlayış uygulamada sömürü haline dönüşmektedir.Bugün Afrika kıtasının çeşitli bölgelerinde yirmi milyondan fazla insan açlıktan ölmek üzere olmasına rağmen,bunlara yardım sözü verilmiş olmasına rağmen senelerdir hiçbir yardım ulaşmamıştır.Sömürgeci devletler,önce kendi halklarının refahı için bu fonları kullanmaktadır. Sosyal Demokratlar fonlardan elde edebileceği kazancın peşindedir.Silah ticaretine, ekonomik teröre ve çevre kirlenmesine sessiz kalmaları da bunun gereğidir.Gelişmiş ülkeler,bu ekonomik sömürü sonucu önce kendi işçi,köylü ve diğer kesimlerini nemalandırma peşindedir. Batılı Çağdaş Sosyal Demokrat görüşe göre;sağ partilerin politikalarında olduğu gibi "Devlet küçültülmelidir".Devlet piyasaya müdahale etmemelidir.Devlet ancak düzenleyici ve denetleyici olmalıdır. Oysa sağ partilerin görüşüne yaklaşan bu sınırsız özelleştirmeci tutum'a Rahmetli Genel Başkan Sn.Ecevit ve DSP, devletin korunması için elzem olan haberleşme,madencilik gibi birçok stratejik öneme sahip alanda karşı çıkmıştır. 5 ) Uluslararası yardım fonları oluşturulması da Küreselleşmenin bir yönüdür.DSP; küreselleşmeye karşı olmamakla birlikte,bunun ülke için zararlı etkilerinin ortadan kaldırılması için çalışmalar yapılmasını önermektedir. CHP,diğer sağ partiler gibi düzenin bir partisidir ve uluslararası oynanan "al gülüm ver gülüm" oyununun bir parçası gibi görünüm vermektedir.Bu oyuna tek müdahale girişimi Ecevit’lerin kurmuş olduğu ve halka mal ettiği DSP'nin demokratik sol açılımı ile olmuştur.Ecevit bu açılımda ilk defa Kamu sektörü ve özel sektör arasında üçüncü bir sektörün varlığını ortaya koymuştur.Bu halk sektörüdür... Burada size Ecevit’le yapılan küçük bir söyleşiyi aktarmak istiyorum: Polatlı İlçe Örgütü kurulacağı zaman,oradaki üyelere DSP ve CHP arasındaki farkı anlatmak için ne söylenmeli diye sorulduğunda Ecevit; "Polatlı’ da kekik ekimi yapılıyor. Bundan örnek verilsin.ANAP yönetiminde,kekik ekimi sonrası tüccar gelir, üreticiden istediği fiyata kekikleri alır.Bunu satar ve kar'ını cebine atar.Bu serbest piyasa ekonomisidir... CHP yönetiminde,devlet uygun bir fiyata kekikleri alır.Değerlendirir,satar ve ka'rı devlete kalır... DSP iktidarında;kekik üreticileri kooperatif kuracak,devlet onlardan uygun fiyata kekiği alacak,değerlendirecek,satacak ve kar'ını tekrar onların kooperatifine geri verecek,bu şekilde Üreticilerin ve Birliklerinin kalkınması sağlanacak.Ne yazık ki DSP,şu ana kadar bu politikalarını yeterince halka anlatamadı ve DSP tek başına iktidara gelemedi... 6 ) DSP ile CHP arasındaki farklardan en önemlilerinden biri de DSP'nin kendi dışındaki sol'u bünyesine kabul etmemesidir.Kurucusu Sn. Rahşan Ecevit,DSP yönetimlerinin oluşmasında bu konuda büyük bir titizlik göstermiş ''bizim dışımızdaki sol'' adını verdiği bu kesim'e parti kapılarını kapalı tutmuştur ve bu nedenle çeşitli çevrelerden bir çok eleştiri almıştır. Oysa CHP sol yelpazeyi geniş tutarak her türlü sola kapılarını açmaktadır.Bu nedenle parti sürekli olarak çok başlı ve iç çekişmeler içerisinde olmuştur.Bu şekilde,radikal sol ve bölücü akımların da parti içerisinde güçlenerek ülke içinde ve dışında seslerini ülkemiz aleyhine,daha iyi duyurma imkanları doğmuştur ki bunun zararını tüm ülkede bölücü akımların gelişmesi olarak gördük ve görmekteyiz... 7 ) CHP kuruluş olarak tepeden kurulmuş bir çatı partisidir.Devletçi ve seçkinci anlayışını değiştirememiş, statükocu olarak kalmıştır... DSP arkasında dış güçler, herhangi bir şirket veya işadamı sponsorluğu bulunmayan ve halka mal edilmiş yenilikçi bir partidir.Gelişen Türkiye ve Dünya koşullarına ayak uyduracak şekilde programını ve politikalarını, temel ilkelerinden ödün vermeden zamana ve şartlara göre yenileyebilmektedir. 8 ) CHP katı devletçilik anlayışından kurtulabilmiş değildir.Rahmetli Genel Başkan Sn. Ecevit 12 eylül yönetimlerine karşı çıkarken,bugünkü CHP yöneticileri sessiz kalmayı uygun bulmuşlardır.Oysa solculuk,katı devletçilik anlayışı ile bağdaşmaz... Günümüzde CHP'de solculuk,sadece devleti savunan bir oluşum halini almıştır... Atina’ da yapılan Sosyalist Enternasyonal Genel Kurulunda CHP'yi darbe yanlısı ve demokrasi karşıtı olarak nitelendirdi... Bu gün gelinen noktada ne yazık ki AKP parlamento'da elde ettiği güçle başına buyruk bir yönetim sergilemektedir.Karşısında henüz alternatif bir güç oluşturacak parti yoktur. Bu gücü oluşturacak potansiyel partinin DSP olduğunu yazıyorum... BU NEDENLERLE HALK VE HAK İÇİN DSP GEREKLİDİR!...

kirtoz :

Sayın başkan bu söylediğine sen gerçekten inanıyor musun? Bu partiye daha önce iki kez oy vermiş bir vatandaş olarak söylüyorum ki, bu parti Rahmetli Ecevit'in partisiydi ve onun ölümüyle de işlevini yitirdi. Bunu tüm Türkiye bu şekilde bilirken bu hayalcilik niye? Keşke Ecevit öldükten sonra parti kapatılıp Türk siyasi hayatındaki saygın yerini alsaydı. Şimdi parti adeta stajyer partisi gibi. Canı siyaset yapmak isteyenler adeta oyuncak gibi partiyi kullanıyorlar.

sevim yılmaz :

Benimde gerçekten özlediğim ve eski partimdir destekçinizim Dspliler

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.