Sponsorlu Bağlantılar

KandİLLİ NASIL KURTULUR?

Tarih: 2010-10-11 00:00:00

Kanser bacası termik santral konusundaki toplantıların Kandilli’de yapılmasının Kandilli açısından bir şansı vardı; o da, “Kandilli’nin kurtarılması” konusunun da dolaylı olarak da olsa gündeme gelmesiydi. Kandilli eski adıyla EKİ ve yeni adıyla da TTK o

Kanser bacası termik santral konusundaki toplantıların Kandilli’de yapılmasının Kandilli açısından bir şansı vardı; o da, “Kandilli’nin kurtarılması” konusunun da dolaylı olarak da olsa gündeme gelmesiydi.

Kandilli eski adıyla EKİ ve yeni adıyla da TTK olan taşkömürü üretimi yapan kamu kuruluşu ile var olmuş ve halen daha da varlığını bu gerçek ile sürdürmektedir.

Kandilli’nin efsane olup kuşaklardan kuşağa anılmasının tek sebebi de bu kamu kurumunun sağladığı olanaklardır.

TTK, Kandilli’nin devleti olmuştur.

Cumhurbaşkanı da, Başbakanı da, Hükümeti de, Valisi de, kaymakamı da, belediye başkanı da TTK’dır Kandilli’nin.

Çünkü, TTK İLO standartlarında işçi çalıştırır ve emeğin de hakkını öder.

Çünkü, ekonominin dışında, sosyal ve kültürel yaşam da sağlar. Lojmanını verir, kömürünü verir, lokal açar, su verir, servis araçları verir, özel okulda ücretsiz eğitim verir.

Hatta kışın kapanan yolları da TTK ulaşıma açar.

Çöpleri de toplar.

Gece ve gündüz yerel yönetimin yerine getirmesi gereken hizmetleri üstlenir.

Ta ki, ANAP’ın iktidar olduğu yıllara kadar…

1989’dan itibaren de TTK’nın önce küçültülmesi ve sonrasında da tamamen kapatılmasına dönük çöküş projeleriyle küçültülmüştür.

TTK’nın siyasi arpalık olmasından kurtulmasını sağlayacak özerkleştirme taleplerini umursamayan iktidarlar, Zonguldak ile birlikte Kandilli’yi de gözden çıkardıklarını politikalarıyla ortaya koymuşlardır.

Kandilli TTK üzerindeki oyunlar nedeniyle göç vermeye başladığından itibaren, sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan sürekli geriye gitmiştir.

Ama her şeye rağmen Kandilli’yi sırtında taşıyan TTK’dır.

 

Kandilli’deki TTK ocaklarından biri olan Alacaağzı’nın rödevans sistemiyle tahsisinin yapılmasının ardından, her türlü standartlar dışında da olsa özel sektör belde ekonomisine bir katkı sağlamıştır.

Ama sonunda özel sektördür ve her yerde olduğu gibi özel sektör mantığı geçerlidir. Alacaağzı’ndaki kömür işletmeciliği de bu mantıkla yapılmaktadır. Bu nedenle Alacaağzı’nda çalışan emekçiler sorunlar içinde boğuşmak zorundadırlar.

 

Kandilli gerçeği budur.

 

**

 

Peki Kandilli’nin kurtuluşu nasıl sağlanabilir.

Bunun birinci adımını ancak ve ancak Kandilli ve Gökçeler Belediye meclisleri atabilir. İki belediyenin toplam 18 meclis üyesi ve 2 de belediye başkanı bir araya gelebilir mi?

Herkes bu soruya biliyorum ki “hayır!” diyecektir.

Geldiğini farz etsek ve toplam 20 kişinin “biz Kandilli adında birleşiyoruz ve tek belediye olacağız” diyebilirler mi?

Yine “asla!” diyeceksiniz.

Peki, Kandilli’nin kurtuluşu için en önemli sorumluluğu taşıyan bu yirmi kişi bir araya gelmeyip de; yan çizerse hem Kandilli’ye ve hem de Gökçeler’de yaşayanlara yazık değil mi?

İşte soru budur!..

Kurtuluşun adımını atacak 20 kişi bu altın imzayı atmazlar.

“Keşke atsalar” desek de, asla böylesine önemli bir hareketi başlatmazlar.

 

**

 

Kandilli peki nasıl kurtulur?

Siyaset bu noktada vardır. Ama Kdz. Ereğli’yi sevdiklerinden kuşku duyduğum bugünün iktidar temsilcileri, nasıl ki Kdz. Ereğli Belediyesi’nin sınırları içinde “çürük diş” gibi duran Gülüç Belediyesi’ni kendi iktidarları döneminde yasallaşan Belediyeler Kanunu’na rağmen kapattırmayıp, Ereğli’nin gelişmesini engelliyor ise, Kandilli ve Gökçeler’de de “bölünmüşlük bize yarıyor” mantığıyla hareket eder.

Oysa, siyasal iktidar 5393 Sayılı kanun ile hem Gülüç’ü kapatır, hem de Kandilli ile Gökçeler Belediyelerini birleştirir.

Peki iktidar böyle bir hizmeti yapar mı?

Hayır!.. İktidar temsilcileri kurtarılmış bölge anlayışı ile hareket etmektedirler.

 

**

 

Öyle kurtulmaz böyle kurtulmaz peki ne olur?

Kandilli Kdz. Ereğli Belediyesi’nin bir mahallesi olur. Kdz. Ereğli’de Alaplı istikametine liman ve tersaneler ile yok olmakta olan sahillerine ALTERnatif bulur ve Köseağzı ile Çamlı yönünde sosyal yaşam alanları oluşturur. Toplu konut projelerini de bu yönde teşvik eder.

Hemen diyenler olacaktır biliyorum, Kdz. Ereğli Belediyesi’nin böyle bir hizmeti yapacağına asla inanmıyoruz diye.

Doğru değildir demem/diyemem.

Ancak, hizmetin alınması konusunda ısrarlı olunduğunda bunun da mutlaka karşılığının verilmek zorunda olduğunu da hatırlatırım.

Kdz. Ereğli’nin Kandilli’ye ve kömüre sahip çıkmaması ile bu beldemizin adeta sahipsiz bırakılması görüşündeyim ben de.

Ama bir yerden başlamak gerek.

Bu gidiş gidiş değil çünkü.

Ne bu iki belediye birleşip güçlü olur, ne bu iktidar res’en birleştirme kararı uygular.

Ereğli ile Kandilli arasında bir tek Keşkek Köyü’nün Buruncuk Mahallesi var. Bu mahalle sakinleri de çağdaş bir yaşamdan yana olacak bireylerin yaşadığı bir beldedir. O halde, tek seçenek Kdz. Ereğli’nin mahallesi olmaktır.

 

DİP NOT: Bu konuda önerisi veya düşüncesi olan Kandilli sevdalılarının da konuşmasının zamanı gelmiştir. Yukarıda sıraladıklarım benim düşüncelerim. “Hayır olmaz!” demek yerine düşüncelerin çarpıştığı bir beyin jimnastiği ortamını yaratmaya her konuda hazırım. Kandilli kurtulmalı/kurtarılmalı. Kandilli sadece bu bölgenin değil, tüm Zonguldak, Karabük, Bartın ve ilçelerinde kurulan bütün tesislerin de var oluşlarının tek gerçeğidir... Eyüp Bektaş

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorumlar

KANDilliye hizmet gerek :

gerçekten çok doğru ifadeler bunlar Eyüp bey,Bencede KANDillinin kurtuluşu için Gökçeler belediyesi ile birleşerek tek bir belediye olup, daha sonrasında Ereğlinin 82. il olması akabinde de KANDillinin Ereğlinin ilçesi olması ile KANDilliye yapılacak bir hükümet konağı vasıtası ile memur kesiminin ikamet edeceği gelir getireceği bir yer olması ve , yıllardır TTK nın dağ gibi olan kömür içerisinden çıkan atık taşların artık fark edilerek KANDilli sahilini eski haline getirmek için kullanılarak bir sahil oluşturmak, Aşağı KANDilliye tatil köyü gibi bir dinlenme mekanı, doğa yürüyüşü yapılması, KANDilliye Madencilik üzerine vede Sağlık Üzerine Meslek Yüksek okulu kurulması, .... gibi şeyler yapıldığı zaman ancak belki Eski KANDilliye bir nebze su serperde kalkınır... ama bunlar yapılamayacak şeyler mi değil, ancak yapılır mı ortak bir bir irade sağlam dürüst bir siyaset ile belki... o da çok zor yinede umutsuz olmayalım 4 sende bitmeyen 4 kilometrelik yollları düşünmezssek....

Özcan Bayram :

Bu şartlar altında KANDilli kurtulmaz, kurtulamaz. Batar gider. Tarihteki yerini alır. İki belediyenin birleşmesi bile bu kötü gidişi durduramaz. Neden? Öncelikle KANDilli'nin yolu yok! Yolu olmayan yere kim gelir? Ya termik santral için ya da maden için gelirler. Yol medeniyettir, yolu olmayan yer, yüreği olmayan insana benzer. Bugün KANDilli sahipsiz. Ama yeri geldiğinde sahip çıkan çok. Peki, KANDilli'nin sahibi kim? Belediye mi, TTK mı, vatANDaş mı, yoksa Devlet mi? Bir düşünün ve bir araştırın. . KANDilli'nin sahibi kim? Önce bunu çözelim... Bunu çözersek yol işini de rahatlıkla çözeriz. Sahi bu yol kime hizmet etmek için başladı ve bitirilmiyor.

kANDilliden :

KALEMİNİZE SAĞLIK KANDilli nasıl kurtarılır değil nasıl kurtarılamaz dememiz sanki daha doğru olurdu KANDilli çocukluğumuzun geçtiği fener gibi yanan ışıkları ile gemilere yol gösteren ışık saçan bir şehir iken şimdi karanlığa gömülmüş herkesin birbirine geçmişte yaşanmış bir hikayeyi anlattığı masalın kahramanı gibi yüreklere kazınmış. oysaki Türkiyedeki ilklerin(ilk özel okul ilk marketçilik ekonoma,ilk cemiyetcilik)gibi bir çok ilklerin yaşANDığı bu şehirin kalkınmasının tekrar şaşalı günlerini yaşamasının yegane varlığı maalesef ki siyasilerin anlayışlarına bırakıldığı sürece zor gözükmektedir.belediyelerin birleşmesi veya ereğliye bağlanma gibi günü birlik çözümler değil kANDilliyi kANDilli yapacak o eski anlayışın öncelikle kazANDırılması lazım kültür anlayışının yerleştirilmesi lazım ama buda eğitimle olur ki kANDilli 5 dönemdir iki kişinin yönetimindeki dar anlamdaki kısır döngüyü aşamamıştır kANDilli nasıl kurtulur sorusunu kANDilli halkının kendine sorması lazım

alper :

sayın yazarımıza gönülden katılıyorum kANDillinin 2 kurtuluşu var biri tek belediye altına girmek gökçeler ve kANDilli belediyesi olması yada kdz ereğliye bağlı olması kANDilli halkınada çok büyük görev düşüyor kANDilllide yaşamış mavcut göçveren bir belde haline gelmiş kANDilliye yatırımcıların el atması gerekiyor iyi bir çalışma lazım kANDilli ve gökçeler halkını kANDilliye ekonomik anlamda bağlamak için . siyasiler üzerine düşeni yapmalıyoll bir an önve bitirilmeli market kasap manav gibi teşebüsler artmalı sanayi oluşturulmalı kANDilli ve gökçelerde yaşayan halk kANDillide tutulmalı bir rant değil hizemete dönük bir girişim olmalı sosyal anlamda spor eğlence mekanları oluşturulmalı deniz kenarları değerlendirilmeli düşününki kANDillide dışardan gelen bir kişinin yemek yiyebileceği lokanta yok..çay içeceği cafe çay bahcesi yok buna benzer girişimler ile kANDilli tek belediye ve hizmet ile hayata tununabilir..gelecekte güzel kANDilliyi görmek arzusu ile....

Deniz :

Ağzınıza sağlık, çok derin bir mevzuya dikkat çekmişsiniz. Gerçek şudur ki; rant uğruna günden güne yok olan bizim topraklarımızdır, tüm bölge halkı da gerçeğin farkındadır, fakat buna rağmen halen daha kendi oturduğumuz dalı kesiyoruz. İnsanlar artık "amaaaan olan oldu" deyip umursamaz bir hal tavır takınıyorlar. İçten içe eriyoruz. Tabiki buna dur diyecek olan yine bizleriz. Gerekirse toplantılar yapılmalı, broşürler dağıtılmalı, veyahut belediye hoparlöründen anans yapılmalı... Bir şekilde insanlarımız uykudan uyANDırılmalı, bilinçlendirilmeli. Unutmamalı; zararın neresinden dönerseniz kardır... KANDilli bizim,biz KANDilli'nin...

ilker burak caneli :

kANDilli belediyesini ereğlinin mahallesi yapabilirmisiniz bilmem ama,köseağzı ve kANDillide termik santral yapılmasına karşı olanların niyeti de belli olmuştur.yani posbıyık ve yANDaşları oraları imara açacak, santrali kurdurmak isteyenlar ne kadar rant peşindelerse,karşı çıkanlar onlardan kat be kat daha fazla rant peşindeler.kANDillilerde ereğlinin zenginleri arasında sıkışıp kalacaklar.uyanın kANDilliler uyanın.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.