Sponsorlu Bağlantılar

ÖZGÜRLÜK İÇİN 10 MİLYON İMZA!..

Tarih: 2013-01-21 00:00:00

Memur-Sen'e bağlı sendikalar tarafından Kdz. Ereğli iskele camisi önünde Özgürlük için 10 milyon imza adlı bir kampanya başlatıldı.   Kampanya ile bilgiler veren Memur-Sen'e bağlı Sağlık-sen Kdz. Ereğli Temsilcisi Ali Kabaş, demokratik ve özgür bir Türk

Memur-Sen'e bağlı sendikalar tarafından Kdz. Ereğli iskele camisi önünde Özgürlük için 10 milyon imza adlı bir kampanya başlatıldı.

 

Kampanya ile bilgiler veren Memur-Sen'e bağlı Sağlık-sen Kdz. Ereğli Temsilcisi Ali Kabaş, demokratik ve özgür bir Türkiye için imza kampanyası başlattıklarını söyledi.

Memur sen olarak ülkenin demokratikleşmesi için mücadele verdiklerini belirten Kabaş, Memur-Sen olarak kurulduğumuz günden bu yana ülkenin demokratikleşmesi için mücadele verdik. 2007 yılında eşinin başı kapalı diye Cumhurbaşkanı seçtirmemek için 'Ulusal Birlik Platformu' oluşturanlara inat ülkemizin 7 bölgesinde ' Ortak Akıl Hareketi' adı altında mitingler düzenledik. Ülkemizdeki demokratikleşmeye ivme kazandıran referanduma' Toplumsal Sözleşmeye de yetmez ama evet' diyerek destek verdik. Bunları daha demokratik bir Türkiye için yaptık dedi.

 

'DEVLETİN MİLLETİ OLMUŞTUK'

1982 yılından beri Anayasanın yasaklamadığı, yasaların yasaklamadığı darbecilerin yönetmelikte ortaya koyduğu kılık kıyafet yönetmeliğinin artık rafa kaldırılmasını istedikleri kaydeden Kabaş, Geldiğimiz noktada 79 yıl önce kadına seçilme hakkı tanımış, 79 yıl sonrada hala kıyafetini seçme hakkı tanımayan bir ülke konumundayız. Bunu 12 Eylül 2010 referandumuna kadar anlıyorduk. Çünkü devletin milleti olmuştuk. Devlet genellikle bürokratik devlet olduğu için vatandaşını dövmekten, darbelerden medet ummaktan, vesayetçilerin yaklaşımından keyif alan bir devletti. Ama artık bu devlet milletin devletidir. Anayasasının en az 23 maddesini daha çok özgürlükler boyutuyla değiştirmişken yüzde 58 ile bu millet iradesini ortaya koymuşken, halen daha darbecilerin giydirdiği daracık elbiseleri ile yol almaya çalışıyoruz. Bu milletin üzerindeki tüm vesayetler gibi 1982 yılından beri Anayasanın yasaklamadığı, yasaların yasaklamadığı darbecilerin yönetmelikte ortaya koyduğu kılık kıyafet yönetmeliğinin artık rafa kaldırılmasını istiyoruz. 1930'lu yıllarda milletin değerleriyle kavga eden anlayış, dinin dilini ezanın dilini de değiştirerek millete zulüm yaşattığında da yasal bir dayanağı yoktu. Sadece yönetmelik vardı. Ama 1950 yılında bu zulüm kaldırıldığı zaman tek bir kişi bile yasakçılar dahil niye bu yasağı kaldırdınız diye sormadı. Şimdi 1982 yılından beri toplum mühendisliği sonucu ortaya çıkan bir yasak var. Bu yasak halen burada duruyor. Buradan iktidara çağrımız, bu yasağı da kaldırdığında tıpkı 1950 de ezan orijinaline dönüp yasak kalktığında kimsenin karşı çıkmadığı gibi buna da karşı çıkan olmayacak. En azından karşı çıkan yasakçılar da karşı çıkmaya utanacaklar. Bunun için 10 milyon imza kampanyası başlattık diye konuştu.

 

'KAMPANYAYA KULAK VERİN'

Başlatılan kampanyanın Başbakan'ın da hükümetin de kulak vermesini istedikleri bir ses olduğunu ifade eden Kabaş, şunları söyledi: Eğitim hakkında, çalışma hakkında,  seçme ve seçilme hakkında eşitlik istiyoruz. Erkek inancıyla devlet memurluğu, siyasetçilik, meclis ve encümen üyeliği gibi çalışma ve siyaset hakkını kullanabiliyorken, aynı inanca mensup iki kadından başı açık olan kadın bu haklardan yararlanıyorken, başı kapalı olan kadına eş kontenjanından özgürlük tanıyan defolu ülke olmak istemiyoruz. Başörtülü kadın Cumhurbaşkanının,  Başbakanın, bürokratın, devlet memurunun, belediye başkanının eşi olabilir. Ama bunların kendisi olamaz. Bu eşitsizliktir. Cinsiyet ayrımcılığıdır. Kadın kadına eşitsizliktir. Yönetmeliğin erkek kısmına bakıyoruz. Bıyıklar üzerinden olamaz, dudak hizasını geçemez, favoriler kulak hizasını geçemez, kadınların giyimine bakıyoruz. Başı kesinlikle açık olmalıdır. Neredeyse ayakkabı numarasına kadar karışan bir yönetmelik, yasal engel yok, anayasal engel yok, ama darbecilerin giydirdiği daracık elbiseler bu milletin üzerinde duruyor.  Bunun artık rafa kaldırılmasını istiyoruz. Şimdi bu millet darbecilere yönetmeliğinizi de alın ve gidin demek istemektedir. Başbakan'ın da hükümetin de kulak vermesini istediğimiz ses budur.

 

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorumlar

Sinan :

İnsanlığın demokrasi yolunda hızla ilerlediği bir yüzyılda kılık kıyafet konusunda keskin yasakların olması saçma bir durum.Başörtüsü bir din ve vicdan özgürlüğüdür.Laik bir ülkede din ve vicdan özgürlüğüne engel olamazsın.Laikliği kendi ideolojik düşüncene göre yorumlayıp başörtüsünü yasaklayamazsın.Zaten ya demokratsındır ya da değilsindir.Öyle yarım ağız demokrasi olmaz.Özellikle laikçi sol düşüncenin kendi demokrasi anlayşı 28 şubat örtülü darbesinde ortaya çıkmış ve millet nazarında da itibar görmemiştir.Bu zevatın kabullenmesi gereken bir gerçek var.Millete rağmen demokrasi olmuyor.Aslolan millettir...

ÖZCAN TAVUKCU :

HERKES KENDİ KADINININ MODELİNİ YARATMAK İÇİN ÇABALIYOR ÖZGÜRLÜK UĞRUNA.BU ÖZGÜRLÜĞÜN KARARINI BIRAKIN BEYLER KADINLAR VERSİN.RESİM KARELERİNDE HİÇ BAYAN OLMAYAN ŞU TOPLUMDA KADINLARIN ÖZGÜR YAŞAMASI NE GARİP BİR ŞEY...ÖZGÜRLÜK BU MUDUR?BENCE KADININ BAŞÖRTÜSÜNDEN HERKES ELİNİ ÇEKSİN.

kartal :

Sizin derdiniz sıradan memurun kıyafeti değil beyler sizin derdiniz demokrasi de değil (üstelik demokrasiyi de hiç sevmezsiniz) sizin derdiniz türbana özgürlük. Bari dürüst olunda bunu açıkça ifade edin. Zaten hükümet sizin. Ne diye imzayla uğraşıyorsunuz. Gidin doğrudan başbakANDan rica edin. O sizin isteğinizi mi kıracak. Hem neden çekiniyorsunuz ki artık ortada ordu falan da yok.

deniz :

durakta otobüs beklerken duyduğum şu. imza ne için sorusuna cevap.başörtüsü.imza atanların büyük çoğunluğuda erkekler.

Z REİSOĞLU :

Türkiyenin daha özgür bir ülke olması yolunda elini taşın altına koyan her kurum ve kişiye müteşekkiriz.desteklerimizi esirgemeyelim.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.