Sponsorlu Bağlantılar

'SORUMLULAR HESAP VERMELİ'

Tarih: 2014-05-17 11:16:00

CHP Zonguldak Milletvekilleri Prof.Dr.Haberal ve Köktürk, Karadon’da meydana gelen grizu faciasının 4 yılında acıların katlanarak büyüdüğüne vurgu yaparak; “Madenlerimizden yükselen feryatlar, acılar yurdun dört bir tarafına yayılmıştır. Bütün bu yaşananl

CHP Zonguldak Milletvekilleri Prof.Dr.Haberal ve Köktürk, Karadon’da meydana gelen grizu faciasının 4 yılında acıların katlanarak büyüdüğüne vurgu yaparak; “Madenlerimizden yükselen feryatlar, acılar yurdun dört bir tarafına yayılmıştır. Bütün bu yaşananlar ‘Ölümü madencinin kaderi olarak gören’, ‘Güzel öldüler yaklaşımıyla’ bu büyük acıları sıradanlaştırmaya çalışan, yandaşı himaye eden anlayışın sonucudur” dediler.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak Milletvekilleri Prof.Dr.Mehmet Haberal ve Ali İhsan Köktürk, 17 Mayıs 2010 tarihinde Karadon’da meydana gelen ve 30 madencinin yaşamını yitirdiği grizu faciasının 4. Yıldönümünde de yeni acıların eklenerek büyüdüğünü belirttiler. Bu acılar ve yaşananların katlanabilirlik, dayanabilirlik sınırlarını kat kat aştığını vurgulayan Prof.Dr.Haberal ve Köktürk yaptıkları ortak yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdiler:

 

“DAHA DA DERİNLEŞTİ”

17 Mayıs tarihi, Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğündeki maden ocağında 2010 yılında yaşanan ve 30 madencimizin yaşamını yitirdiği grizu faciasının 4. yıldönümüdür. Aradan geçen dört yıla rağmen, madencilerimizi kaybetmenin acıları dinmemiş, yaşanan yeni ve büyük acıların da eklenmesiyle aksine daha da derinleşmiştir.    Hepimizin bildiği gibi; “1980 sonrası uygulamaya konulan ve AKP İktidarı tarafından dolu dizgin sürdürülen özelleştirme, taşeronlaşma gibi yanlış uygulamalar kamu madenciliğini küçültmüş, kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikimini yok etmiştir. Yoğun birikim ve deneyime sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine madencilikte taşeronlaşma ve özelleştirilme uygulamaları başlatılarak üretimin, teknik ve alt yapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin hızla terk edilmesine neden olmuştur. Buna bir de kamusal denetimin ve yaptırımın yetersizliği de eklenince facialar birbiri ardı sıra gelmeye başlamıştır.”

 

İLK 4 AYDA 396 EMEKÇİ CAR VERDİ

Makine Mühendisleri Odası’nın saptamalarına göre, Türkiye’de 2012’de 878, 2013 yılında ise 1235 işçi iş kayıplarında hayatını kaybetmiştir. Geçen yıl hayatını kaybedenlerin 93’ü maden emekçisidir. Ülkemizde en fazla iş kazası inşaat ile birlikte maden iş kollarında olmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre; 2010, 2011 ve 2012 yıllarında maden ve taşocaklarında iş kazası ve meslek hastalıkları sonucunda 293 kişi yaşamını kaybetmiş, yüzlercesi sakat kalmıştır.  Bu yılın ilk dört ayında 396 emekçi madende ve inşaatlarda iş kazalarında yaşamını yitirmiştir.  Türkiye, bu rakamlarla ölümlü iş kazaları sıralamasında Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsüdür.

 

DOLU DİZGÜN SÜRÜYOR

Ülkemizde iş cinayetlerinin yüzde 90’ı taşeron işçi çalıştıran işyerleri ile kayıt dışı istihdamın yaygın olduğu küçük işletmelerde meydana gelmektedir. Maalesef, Karadon grizu maden faciasının dördüncü yılında Türkiye Taşkömürü Kurumunda, Soma’da ve diğer yeraltı maden işletmelerinde taşeronlaşmanın sürdürülüyor olması, madencilik sektöründeki tecrübe ve birikimin yok sayılıyor olmasının ve yanlış bakışın bugün de dolu dizgin sürdürüldüğünün göstergesidir.

 

“ÖLÜMÜ MADENCİNİN KADERİ OLARAK GÖREN”

Yıllardır bütün bu konularda çalışma yapan, sorunlara dikkat çeken sendikalar, meslek odaları ve birliklerinin uyarılarının ülkemizi yönetenler tarafından dikkate alınmaması nedeniyle kabul edilemez, katlanılamaz facialar yaşanmaya devam etmektedir. Bu facialarda yüzlerce maden işçimiz ihmalin, yetersiz önlemlerin, taşeronlaşmanın, denetim eksikliğinin, kâr hırsının ve yönetim duyarsızlığının sonucu olarak yaşamını yitirmiştir.  Ve madenlerimizden yükselen feryatlar, acılar yurdun dört bir tarafına yayılmıştır. Bütün bu yaşananlar “Ölümü madencinin kaderi olarak gören”, “Güzel öldüler yaklaşımıyla” bu büyük acıları sıradanlaştırmaya çalışan, yandaşı himaye eden anlayışın sonucudur. Ama artık bu acılar ve yaşananlar katlanabilirlik, dayanılabilirlik sınırlarını kat kat aşmıştır. Sorumlular hesap vermeli ve yaşanan acılar unutturulmamalı, unutulmamalı ve tekrar tekrar yaşanmamalıdır. Madencilik sektöründeki taşeronlaşmaya, denetimsizliğe, himayeciliğe, kaderciliğe ve bütün bunları seyreden, destekleyen yönetin anlayışına son olsun diyerek Karadon’da Kozlu’da, Soma’da, ülkemizin dört bir tarafındaki maden ocaklarımızda yitirdiğimiz işçilerimize Allah’tan Rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Tüm Ulusumuzun derin acısını bir kez daha yürekten paylaşıyoruz”

 

 

(Haber Merkezi)

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.