Sponsorlu Bağlantılar

UZLAŞMA KÜLTÜRÜ OLUŞTURULMALI

Tarih: 2011-02-19 00:00:00

* ERİD’in işadamlarını genç girişimcilerle buluşturduğu toplantıdaki konuşmasında bölgede yaşanan ekonomik krize de işaret eden İrfan Erdem, “Kadın ve çocuk nüfusunu düşürsek Ereğli’nin tamamına yakını icralıktır” dedi. * Ülkeler birlikte çalışırken Ereğ

* ERİD’in işadamlarını genç girişimcilerle buluşturduğu toplantıdaki konuşmasında bölgede yaşanan ekonomik krize de işaret eden İrfan Erdem, “Kadın ve çocuk nüfusunu düşürsek Ereğli’nin tamamına yakını icralıktır” dedi.

* Ülkeler birlikte çalışırken Ereğli ne yapıyor?
-Ereğli kavga ediyor!
-Ereğli birlik beraberlik sağlayamıyor!
-Ereğli kendi kendini frenliyor, kendi bacağına kurşun sıkıyor!

Bölgemizin aydınlık geleceğinin tesisinde önemli bir fonksiyon üstlenen işadamlarının, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının duyarlı davranmaları, ekonomik refahın temel unsurlarından biri olan “UZLAŞMA” nın sağlanmasında, önemli ve gerekli bir şarttır.
Eğer Ereğli, bölgesinde ve Türkiye’de kendine bir önem atfediyorsa, sosyal ve ekonomik olarak ken-dinde var olan potansiyeli kullanmak istiyorsa, bunu ancak ve ancak UZLAŞI KÜLTÜRÜ ile sağlayabilir.

* Sanayi ve üniversite birbirlerini tamamlayan kurumlardır. Örneğin Ereğli’de bir Kimya Mühendisi, Makine Mühendisi, Metalürji Mühendisi için çok önemli iş fırsatları mevcuttur. Gemi İnşa, Liman İşletmeleri, Su Ürünleri, Denizcilik Fakültesi öğrencileri için bölgemizde ciddi çalışma olanakları mevcuttur. Bunlara Maden Fakültesi ve Orman Fakültesi öğrencileri ve mezunları için çalışma fırsatlarını da ekleyebiliriz. Özetle demek istediğim; bir üniversitede olabilecek çoğu fakültenin çalışma sahaları Ereğli’de ve bölgemizde mevcuttur. Tabi böyle bir üniversite kurmak ciddi bir yatırım gerektirmektedir.  Yeni bir yerleşke alanından kütüphanesine, yurtlarına, spor olanaklarına, kongre merkezlerine, sosyal tesislerine kadar tüm ayrıntıları planlamak gerekiyor. Ama Ereğli bunu başarabilir, bu üniversite kurulabilir. Bir araya gelerek, birlikte hareket ederek bu girişime öncülük yapabiliriz.

KDZ.EREĞLİ SANAYİCİ ve İŞADAMLARI DERNEĞİ (ERİD) tarafından düzenlenen “İşadamlarını genç girişimcilerle buluşturma” toplantısında gündeme  Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem’in konuşması damgasını vurdu.
Erdem, Kdz. Ereğli’deki kavga ortamına dikkat çekerek, uzlaşma kültürünün oluşturulması gerektiğine işaret ettiği konuşmasında bölgenin sorunlarını ve çözüm yollarını çok yönlü ele aldı.
Kdz. Ereğli’nin  gerek toplam nüfusu ve gerekse de ekonomik potansiyeli ile Zonguldak’ın en büyük ilçesi olmakla birlikte, sanayisiyle, ticari, ekonomik ve sosyal yapısıyla da Türkiye’nin  bir çok ilinden daha gelişmiş bir ilçe olduğunu ifade eden İrfan Erdem “İçerisinde ERDEMİR gibi Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu sıralamasında ilk 10’da bulunan tesisi, 500 büyük sanayi kuruluşu içinde bulunan boru ve profil fabrikaları,  8 adet tersanesi , 3 adet limanı, 4 adet tersane yatırımı, 1 adet liman yatırımı, OSB yatırımı, Erdemir ürünü sacı işleyen, satan birçok fabrikası bulunan Kdz.Ereğli ekonomik açıdan tarihinin en kötü durumunu yaşamaktadır” dedi.
Erdem konuşmasında şunları söyledi:

EREĞLİ’DE KRİZ

Kdz.Ereğli’de yaşanan kriz Türkiye’deki mevcut krizin kat kat üzerinde olup, gelinen durum vahim ve ciddi boyuttadır. Durumun ciddiyetini, Kdz.Ereğli’de gemi inşa sektöründe ve tersanelerde yaşanan krizin etkileri ile anlatmak istiyorum:
Ereğli’de tersane yatırımları ile 5 bin 500 kişilik direkt istihdam oluştu. Bu rakam yan sanayi ile birlikte 7 bini buldu. Dolaylı olarak, işçilerin ailelerini de düşündüğümüzde 25 bin kişi sektörden iş ve aş imkanı buldu.
Ama maalesef ki bugüne gelip baktığımızda işçi sayısının % 91,2 azalarak 481 kişiye düştüğünü görüyoruz. 2008 yılında 14 ülkeye gemi ihraç eden, 2005 - 2009 yılları arasında % 360 ihracat yapan gemi inşa sektöründeki durum ne yazık ki şu an vahimdir.
5000’e yakın kalifiye eleman işsiz kalmış ve birçoğu ailelerini geride bırakarak başka şehirlerde çalışmak durumunda kalmıştır. Kdz.Ereğli İş-Kur ‘dan dün aldığımız rakamlara göre  ilçemizde bulunan kayıtlı işsiz sayısı erkeklerde 5419, kadınlarda 819 olmak üzere toplamda 6338 kişidir. İş aramaktan umudunu kesmiş, günübirlik işlerde geçici olarak çalışan kayıtsız işçilerimizle birlikte bu rakam 10000 civarı olmaktadır.

3 KİŞİDEN BİRİ İCRALIK

Ocak ayının sonlarına doğru Sn. Başbakanımızın Ukrayna gezisinde kendisine iletilmek üzere bir yazı yazmıştım. Bu yazımda Kdz. Ereğli nüfusunun icradaki dosya oranından bahsetmiş, krizin Ereğli’yi ne kadar çok etkilediğini vurgulamıştım. Bu rakamları ve oranları paylaşmak istiyorum. Kdz. Ereğli nüfusu 105 bin kişidir. İcradaki dosya sayısı toplamda 31500 dosyadır. İcradaki dosya sayısının ilçe nüfusuna oranı ne yazık ki 1/3 ‘e yakındır. Her 3 kişiden 1’i icralık duruma düşmüştür. Kadın ve çocuk nüfusunu düşersek Ereğli’nin tamamına yakını icralıktır. İlçemiz ile ilgili olumsuz bir tablo çizdim ama maalesef ki durum böyle!
Peki dünyada nasıl bir durum var? Bunu da kısaca Birleşmiş Milletlerin 2011 yılına ait “Dünyada Ekonomik Durum ve Beklentiler” adlı rapordan alıntı yaparak kısaca anlatmak istiyorum. Bize ne dünyadaki durumdan demeyin sakın, bakınız adamlar rapor sonunda nasıl bir tavsiyede bulunmuşlar.
Raporda, 2010 yılında 3,6 oranında olan dünyanın ekonomik büyümesinin 2011 yılında % 3,1 ‘e düşmesinin, 2012 yılında ise % 3,5’e çıkmasının beklendiği belirtildi. BM bu ekonomik büyüme oranlarının yetersiz olduğunu vurgulayarak, 2008 yılındaki küresel ekonomik kriz dolayısıyla yaşanan istihdam kayıplarının telafi edilemeyeceğine işaret etti.
Ülkelerin harcamaları azaltmalarının ve vergi yükseltmelerinin de işsizlik sorununu daha kötü hale getirdiğini belirten BM, 2008 yılındaki küresel ekonomik krizde dünyada en az 30 milyonluk istihdam kaybının yaşandığı hatırlatılarak, bu istihdamın geri kazanılabilmesi için 5 yıl gerektiği öngörüsünde bulundu. Bir diğer değişle BM 2015’ i işaret etti.
Ülkelerin para politikalarında eşgüdüm sağlayamamalarının küresel pazarları daha da tutarsız hale getirdiği vurgulanan raporda, ülkelerin ekonomik toparlanmayı sağlamada BİRLİKTE ÇALIŞMALARI gerektiği belirtildi.

UZLAŞMA KÜLTÜRÜ ŞART

Bakınız Birleşmiş Milletler ülkelere birlikte çalışmayı tavsiye ediyor. Ülkeler birlikte çalışırken Ereğli ne yapıyor?
-Ereğli kavga ediyor!
-Ereğli birlik beraberlik sağlayamıyor!
-Ereğli kendi kendini frenliyor, kendi bacağına kurşun sıkıyor!
Bölgemizin aydınlık geleceğinin tesisinde önemli bir fonksiyon üstlenen siz değerli işadamlarının, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının duyarlı davranmaları, ekonomik refahın temel unsurlarından biri olan “UZLAŞMA” nın sağlanmasında, önemli ve gerekli bir şarttır.
Eğer Ereğli, bölgesinde ve Türkiye’de kendine bir önem atfediyorsa, sosyal ve ekonomik olarak kendinde var olan potansiyeli kullanmak istiyorsa, bunu ancak ve ancak UZLAŞI KÜLTÜRÜ ile sağlayabilir.
Biliyorum ki, Ereğli’nin bölgesinde ve Türkiye’de sosyal, kültürel ve ekonomik olarak bir merkez olma anlamında müthiş bir potansiyeli vardır. Sorunlarımıza çözümleri sadece belli kurumlardan bekleyerek elde edemeyiz. Bu potansiyeli kullanarak birçok sorunumuzu çözebiliriz. İlçemizin, bu yörenin sorumluluk sahibi vatandaşları olarak, elimizi taşın altına koymalı, sorunları çözme yolunda gerekli adımları birlikte, yerinde ve zamanında atmalıyız.
Bu temenni ve dileklerimle sözlerime Ereğli’mizin kalkınması için gereken en önemli 2 yatırımı anlatarak devam etmek istiyorum.

LİMAN UMUDU

Bunlardan ilki ALPORT limanıdır. ALPORT liman projesini uzun uzun anlatmayacağım, ama bu projenin bölgemize ve yaşantımıza katacaklarına değinmeden geçemeyeceğim. Alaplı limanında yurt içi ve yurt dışı her türlü dökme yük, kuru yük ve sanayi ürünleri yükleme boşaltma hizmetleri verilecektir. Bu hizmetleri vermek ciddi istihdam gerektirmektedir. Limanın inşa aşamasından tutun da yükleme boşaltma operasyonlarına ve bunları planlatıp yönetmeye kadar birçok dalda iş fırsatı oluşacaktır.
Liman inşa aşaması için konuşuyorum, bakınız önümüzde tersaneler bölgesi örneği var. 2003 yılında Sn. Başbakanımız R. Tayyip ERDOĞAN tarafından temeli atılan ve kısa zamanda doldurulup alt yapı, bina, vinç ve kızak yatırımları tamamlanan bir yatırım tecrübemiz var. Kalifiye personel ve yönetici personel ihtiyacı için söylüyorum, İlçemizde Zonguldak Karaelmas Üniversitesine bağlı Liman İşletmeleri Yönetimi Yüksekokulu mevcut. Bu okuldan mezun, yetişmiş, kendini yetiştirmiş insanların yürüteceği verimli bir liman işletmeciliği ile ALPORT önemli bir yükleme ve boşaltma potansiyeline ulaşacaktır.
Şunu belirtmek gerekir ki sadece burada çalışanlar değil, bu limana iş yapan insanımız da bu yatırımdan kazançlı olacaktır. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Sn. Metin BÜYÜK  bey ALPORT toplantısında yaptığı konuşmada, Alaplı limanının bölgeye çok faydalı olacağını belirtmiş, Düzce’de bulunan sanayi firmalarının ortak sorusunun “ürettikleri malları nereden ve hangi limandan sevk edecekleri” olduğunu söylemişti. Çok yerinde ve doğru bir soru. Cevap ise ALPORT tur. 5084 yasasıyla sanayi alanında sıçrama yapan Düzce’ye ek olarak, Zonguldak, Bartın, Karabük, Bolu ve İç Anadolu Bölgesi bu limanın ekonomik etkilerinin hissedileceği yerler olacaktır. Ama en önemli etkileri Kdz.Ereğli, Alaplı, Akçakoca ilçelerimizde hissedilecektir.

ZONGULDAK TEŞVİK
KAPSAMINA ALINMALI

Bildiğiniz gibi 5084 sayılı Teşvik Kanununda belirtilen yer teşvikleri uygulamasında Zonguldak kapsam dışı tutulmuştur. Bu teşvikten yararlanmış bir Zonguldak’ın, Ereğli’nin, Alaplı’nın önünde kimse duramaz.
-Her türlü yatırım teşviğini almış,
-Yerli-yabancı birçok yatırımcıyı bünyesinde barındıran,
-Sac ticareti ve nakliyeye alternatif (ek olarak) Erdemir mamullerini işleyen fabrikalar, imalathaneler, sanayi tesislerinin olduğu ve 4 km mesafede ürünlerinin sevk edilebileceği bir Ereğli Organize Sanayi Bölgesi ve Alaplı Organize Sanayi Bölgelerini düşünün. Böyle bir yatırım ile bölgemiz hem önemli bir liman kenti olma, hem de sanayi kenti olma ünvanlarını pekiştirecektir.

İLLAKİ ÜNİVERSİTE

Bu ünvanlara ek olarak bölgemiz bir “eğitim kenti” de olmalıdır. Bahsetmek istediğim konu Ereğli’ye kurulması gerekli olan Üniversite konusudur. Başta da belirttiğim gibi Ereğli sosyal, kültürel, ekonomik gelişmişlik düzeyinde Türkiye’nin çoğu merkezinden daha ileri bir noktadadır. Ereğli’ye kurulacak bir üniversite de bölgemiz için bir umut olacaktır. Sanayisinin yanında bir de üniversite kurulursa sanayi-üniversite işbirliğinden doğacak güç, Ereğli’mizi daha da ileriye taşıyacaktır.
Sanayi ve üniversite birbirlerini tamamlayan kurumlardır. Örneğin Ereğli’de bir Kimya Mühendisi, Makine Mühendisi, Metalürji Mühendisi için çok önemli iş fırsatları mevcuttur. Gemi İnşa, Liman İşletmeleri, Su Ürünleri, Denizcilik Fakültesi öğrencileri için bölgemizde ciddi çalışma olanakları mevcuttur. Bunlara Maden Fakültesi ve Orman Fakültesi öğrencileri ve mezunları için çalışma fırsatlarını da ekleyebiliriz. Özetle demek istediğim; bir üniversitede olabilecek çoğu fakültenin çalışma sahaları Ereğli’de ve bölgemizde mevcuttur. Tabi böyle bir üniversite kurmak ciddi bir yatırım gerektirmektedir.  Yeni bir yerleşke alanından kütüphanesine, yurtlarına, spor olanaklarına, kongre merkezlerine, sosyal tesislerine kadar tüm ayrıntıları planlamak gerekiyor. Ama Ereğli bunu başarabilir, bu üniversite kurulabilir. Bir araya gelerek, birlikte hareket ederek bu girişime öncülük yapabiliriz.
Üniversiteler illere çok önemli katkılar sağlayan, sadece bir öğrenci yetiştiren bir akademik teşekkül olmadığı, aynı zamanda bulunduğu bölgeye sosyal ve kültürel yönden katkı sağlayan çok önemli kuruluşlardır.

ÜNİVERSİTE ŞANSI
Üniversitenin bulunduğu yerleşim yerleri için çok büyük katkıları şu şekilde sıralayabiliriz:

-Nitelikli insan kaynağı yaratması
-Teknolojik yenilikler yaratarak sunması,
-Bilgi üretmesi ve bu bilgi ve deneyimlerini çevresine yayması,
-Personelinin ve öğrencilerinin şehre ekonomik katkıları,
-Üniversitenin bölgesel fırsat eşitliğine katkı sunması,
-Yaşam boyu eğitim programları, topluma hizmet uygulamaları sunması,
-Öğrencilerinin şehrin sosyal yaşamına etkileri ve
-Üniversitenin şehrin kültürel yaşamına etkileri

Bir üniversitenin bulunduğu şehir için ne anlam ifade ettiğini en güzel Eskişehir örneğine bakarak anlayabiliriz. Eskişehir hiç şüphe yok ki artık “lületaşı”yla değil üniversiteleri ve öğrencilere sağladığı harika ortamla adından söz ettiriyor. Eskişehir’in merkez nüfusu 600 bin civarında, ilde 2 tane üniversite bulunuyor. Anadolu Üniversitesinde 24 bin 158 öğrenci bulunmaktadır. İldeki diğer üniversite olan Osmangazi Üniversitesinde 18 bin 019 öğrenci öğrenim görmektedir. Toplamda Eskişehir’de okuyan üniversite öğrenci sayısı 42 bin 177 dir. Bu rakam Eskişehir için büyük bir nimettir.

Üniversitelerin bulunduğu şehirlere katkılarına birkaç örnek vermek istiyorum:
MAKÜ Rektörü Prof. Gökay Yıldız’ın açıklamalarına göre Burdur'da 4 yıl önce kurulan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ)'nin şehre yılda 111 milyon 618 bin TL katkısı olmaktadır. Bu rakamın 57 milyon lirasının üniversite okuyan 14 bin 491 öğrencinin şehirde harcadığı para olduğu belirtilmektedir.
Üniversitenin şehrin ekonomisine hareket getirdiğini belirten Yıldız, bir öğrencinin ayda ortalama 400 TL harcadığını varsayarak bir hesaplama yaptıklarını kaydetmiş, bu hesaba göre üniversitenin il merkezi ve ilçelerde okuyan 14 bin 491 öğrencisinin şehre 57 milyon TL nakit para bıraktığını vurguladı. Yıldız, "Üniversitemizin akademik ve idari personeline bir yılda verdiği maaş toplamda 17 milyon 149 bin TL.
Bunun yanında yeni bir üniversite olduğumuz için de yatırımlarımız hızla sürüyor. Bu kapsamda da bu yıl 28 milyon 689 bin TL'lik yatırım gerçekleştirdik. Mal ve hizmet alımıyla birlikte üniversitemizin Burdur ekonomisine olan toplam katkısı yıllık 111 milyon 618 bin TL.

Bu gerçekten büyük bir rakam.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi tarafından yapılan 'Anadolu Üniversitesi'nin Eskişehir'e Etkileri ve Şehrin Üniversiteyi Algılayışı' araştırma sonuçlarına göre  Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin kent ekonomisine katkısının 1 milyar YTL'nin üzerinde olduğu belirtildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2007 yılında Eskişehir'in ulaştığı toplam ihracat rakamının yaklaşık 661,7 milyon YTL olduğu düşünüldüğünde katkının büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir.
Başka bir örnek Niğde Üniversitesi.
Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Görür, üniversitenin kent ekonomisine yıllık 125 milyon TL katkısının olduğunu belirtti ve ‘Niğde’nin hızlı bir şekilde şehirleştiğini ifade etti.
Görür, yaptığı açıklamada, üniversitenin kurulduğu yıllarda Niğde nüfusunun 55 bin civarında olduğunu, ancak bugün nüfusun yaklaşık 2 katına çıkarak 100 bine ulaştığını bildirdi.
Son olarak çok uzaklara gitmeyelim.
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi ile ilgili bir bilgi vermek istiyorum. Eski rektörümüz Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz, Zonguldak Karaelmas Üniversitesinin Zonguldak ekonomisine yılda 200 milyon TL katkı verdiğini, şehrin ekonomisini sürükleyen sektör haline geldiğini vurgulamıştır.

HAYVANCILIĞA BÜYÜK TEŞVİK

Bölgemiz hayvancılık yatırımına müsaittir. Bugün özellikle koyun ve keçi gibi küçük baş hayvancılık yatırımlarının katma değeri çok yüksektir.
Ülkemizde keçi sütüne olan talep çok yüksek olduğu halde maalesef arz talebi karşılayamamaktadır. Özellikle Sanen cinsi keçilerin süt verimi oldukça yüksektir.
Besi koyunculuğunda da arz ve talep makası her geçen gün daha açılmakta, bu talebi karşılamak için ithalat yoluna gidilmektedir. Doğurganlığı ve et verimi için daha çok Romanov cinsi koyunlar ön plana çıkmaktadır.
Bugün devletimiz hayvancılık için ciddi teşvikler vermektedir. Bölgemizde bununla ilgili ciddi yatırımlar yapılabilir.
Çoğalan dünya nüfusu ile doğru orantılı olarak gıda fiyatları global olarak artmaktadır. Bu da göz önünde tutulduğunda havyacılığın bölgemiz için doğru bir yatırım olduğuna inanmaktayım.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.