Sponsorlu Bağlantılar

ZONGULDAK CİNAYETLERİ

Tarih: 2011-10-08 00:00:00

ETKİLİ önlemler alınmazsa, günün birinde Zonguldak'tan, cinayet sayılacak kadar düşündürücü kaza haberleri gelebilir. O Zonguldak ki, bir zamanlar sınaileşmeye başlayan Türkiye'nin fabrikalarına, demiryollarına, vapurlarına, elektrik santrallarına yakıt

ETKİLİ önlemler alınmazsa, günün birinde Zonguldak'tan, cinayet sayılacak kadar düşündürücü kaza haberleri gelebilir.


O Zonguldak ki, bir zamanlar sınaileşmeye başlayan Türkiye'nin fabrikalarına, demiryollarına, vapurlarına, elektrik santrallarına yakıt sağlar, neredeyse bir tür sanayi devriminin sonuçlarını kendi çapında yaşarcasına emeğin merkezi sayılıp Doğu Karadeniz kıyıları başta olmak üzere, ülkenin her yanından göç alırdı.
Şimdi, göç veriyor. İkinci Dünya Harbi'nin hemen öncesinde havzanın devletleştirilmesi üzerine kömür yataklarının çağdaş yöntemlerle değerlendirilmesi için Ereğli Kömürleri İşletmesi adıyla kurulan kamu kurumu, küreselleşme furyası döneminde pes edip maden alanlarının rödövans şirketlerince işletilmesini kararlaştırmış ve onların satışlarından alacağı payla ayakta kalmaya başlamıştı. Çözülme bununla kalmadı ki. İthal kömürün rahatlığı ve rödövans sisteminin adamsendeciliği uğruna kendi görevini bir yana bırakan kamu işletmesi, adını Türkiye Kömürleri Kurumu'na çevirdiği halde, çıkarılan kömür ve alınan işçi sayısını azalttıkça azalttı. Sonuç, Ukrayna'nın Donetz havzasında çıkarılan kömür kadar nitelikli maden yatakları üzerinde işsizlikten kırılan bir toplum oldu.


Ama, o bölgenin çalışkan ve onurlu insanları boş durur mu? Ekmeğini taşkömüründen çıkarmaya hazır insanlar iş olsun da hangi koşullarda olursa olsun demeye hazırdılar. Bu durum, rödövansçılıktan da öteye kaçak aile işletmelerini yarattı. Geçen günkü Cumhuriyet'te Aykut Küçükkaya ile Ali Ayaroğlu'nun haberlerinde vardı: Sosyal güvencesi kalmadığı gibi iş güvenliği de biten insanların en tehlikeli koşullarda mâaile çalışması, ana babalarla birlikte, sağlam travers direkleri, domuzdamları olmayan ince damarlarda bazen sürünerek kömür kazmaya uğraşan kızlar oğlanlar.


Merkezden Bartın il sınırına kadar Gelik, Kırat, Dilaver tepelerinin bu tür ocaklarla dolduğu söyleniyor. Denetim hak getire. Ne TTK'nin, ne rödövans sahiplerinin ne güvenliği müfettişlerinin göründüğü yokmuş ortalıkta. İşsizlikten sosyal patlama olmasın ve düzen çökmesin diye göz yumuluyormuş her şeye. Peki, grizu patlar ve yüz küsur metre derinde ocak çökerse?


Charles Dickens'in ve Emile Zola'nın romanlarında anlatılan tabloları meğer Cumhuriyet Türkiyesi'nde hâlâ yaşamaktaymışız.

 

 

 

Dışişleri eski bakanlarından ve Zonguldak'ın eski milletvekilerinden Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan yazısı. 

 

Kaynak: http://haberguncel.blogspot.com/2011/10/zonguldak-cinayetleri-mumtaz-soysal.html

 

 

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.