Sponsorlu Bağlantılar

‘GAZETECİLER HEDEF GÖSTERİLİYOR’

Tarih: 2014-10-15 11:38:00

***Türkiye’nin en yaygın meslek örgütü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), düzenlendiği “Medya –Siyaset İlişkileri”  başlıklı bir toplantıda, Türkiye’deki ve dünyadaki medya, siyaset ve sermaye ilişkisini ele aldı. Basın Müzesi’nde gerçekleştirilen toplan

***Türkiye’nin en yaygın meslek örgütü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), düzenlendiği “Medya –Siyaset İlişkileri”  başlıklı bir toplantıda, Türkiye’deki ve dünyadaki medya, siyaset ve sermaye ilişkisini ele aldı. Basın Müzesi’nde gerçekleştirilen toplantıya, TGC Başkanı Turgay Olcayto, TGC önceki Başkanı Orhan Erinç, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir’in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

 

TGC BAŞKANI TURGAY OLCAYTO: GAZETECİLER BÖLÜNDÜ


Toplantının açılış konuşmasını TGC Başkanı Turgay Olcayto yaptı. Başkan Olcayto şöyle konuştu: 
“Medya için söylenecek çok şey var. ‘İçi bizi, dışı sizi yakar’ demek belki de doğru. İçi bizi yakıyor; çünkü gazeteciler olarak; bir bütünlük sağlayamıyoruz. Ne yazık ki son derece sert bir şekilde bölünmüş durumdayız. Birbirimizi sevmiyoruz, birbirimizi zaman zaman hedef gösteriyoruz. O kadar hedef gösteriyoruz ki, bu konuda tehdit alan arkadaşlarımız var. Bu da elbette meslek örgütü olarak bizi çok üzüyor.
Bunun dışında geçen sene, siyasi baskılarla çok zorlandığımız bir yıl geçirdik. Bu sene hiç değilse ‘cezaevindeki arkadaşlarımız dışarıda’ diye kendimizi biraz daha rahat hissediyoruz; ama sansür özellikle de oto sansür hâlâ devam ediyor. Ana akım medyada haber gizleme, halkın gerçekleri öğrenme hakkına sansür koyma girişimleri hızla devam ediyor. ‘Basın özgürlüğünde bizi niye son sıralarda gösteriyorlar?’ diye iktidardan kızanlar var.

 

TÜRKİYE’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAYAN ÜLKE İLAN EDİLDİ


Basın özgürlüğünü eğer evrensel ölçütlerde ele alırsak; halkın gerçekleri öğrenmek, doğruları bilmek hakkıdır. Bu hak, halktan gizleniyorsa o zaman o ülkede basın özgürlüğü yok demektir. Uluslararası örgütler yaptıkları son açıklamalarda, ‘Türkiye’yi basın özgürlüğü olmayan ülke’ olarak ilan ettiler. Bu da ayrıca bütün ülke için üzücü diye düşünüyorum.”

 

MEDYA VE SİYASET İLİŞKİSİNDEKİ SORUNLAR


TGC Önceki Başkanı, Cumhuriyet Vakfı Başkanı ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Orhan Erinç’in moderatörlüğünü üstlendiği toplantıda, eski büyükelçi ve yazar Onur Öymen "Bir Propaganda Silahı Olarak Basın"; Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ali Sirmen "Siyaset Kıskacında Medya" başlıklı konuşma yaptı.

 

ORHAN ERİNÇ: GAZETECİLİK TİCARET, SİYASET VE TARİKATTAN SONRA GELİYOR
TGC Önceki Başkanı Orhan Erinç, toplantıda “Türkiye’de özeleştiri yapan tek meslek, gazetecilik olarak görünüyor” diyerek konuşmasını söyle sürdürdü:
“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de kurulduğundan bu yana mutlaka bu konuda çalışmalar yürütüyor. Bu toplantıda da, medya ve siyaset ilişkisi irdeleniyor. Ben kendimi ‘hem şanslı hem şansız kuşaktan’ diye değerlendiriyorum. Çünkü ben gazeteciliğe başladığımda gazetecilikte birinci sırada meslek ilkeleri yer alıyordu. Gazeteciliğin siyasetle sadece köşe yazılarında yapıldığı, haber değeri olan her haberin gazetede yer aldığı bir süreçte çalıştık. Ama bugün gazetecilik; önce ticaret, sonra siyaset sonra da tarikat olarak da bakarsak, 4. sıraya düşmüş durumda.

 

ONUR ÖYMEN: DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER GÜÇLENDİRİLMELİ


Eski büyükelçi ve yazar Onur Öymen, konuşmasında şu konulara dikkat çekti:
“Oklahoma Üniversitesi'nde, 2007 yılında 35 ülkede 93 gazeteci ve 56 ülkedeki 310 kamuoyu şirketi çalışanıyla kapsamlı bir anket yapılmıştı. Paralı bir reklam karşılığında haber değeri olmayan hususların haber gibi yayınlanıp yayınlanmadığını soruyorlar. Bu soruya, ‘sık sık ve her zaman’ diye yanıt verenlerin oranı yüzde 26. Bunlardan yüzde 21’i televizyonlarda da bunun yapıldığını söylemiş. Haber kaynaklarının medyaların haberleri değerlendirmesini etkileyecek mali baskı yapıp yapmadıkları sorusuna cevap verenlerden yüzde 28’i ‘sık sık veya her zaman’ diyor. Aynı soru ulusal televizyonlar için sorulduğunda cevaplar çok farklı değil. Yüzde 60’ın cevabı ‘evet’ şeklinde yanıt veriyor. Bütün bu olumsuzluklarla mücadele etmenin en etkili yolu basın özgürlüğünü korumak. Bunu en iyi yapabilecek olanlar da basın mensuplarının kendileri. Türkiye ne yazık ki son yıllarda basın özgürlüğünde dünya devletleri arasında çok gerilere düştü. Freedom House, 2002 yılında Türkiye’yi 99. sırada gösterirken 2013’te sıramız 120. sıraya düştü. Atatürk’ün ‘basın özgürlüğünden kaynaklanan sorunların gene basın özgürlüğü içinde çözümlenebileceği’ yolundaki görüşleri doğrultusunda Türkiye bu zor ve sıkıntılı dönemden ancak demokrasiyi ve özgürlükleri güçlendirerek çıkabilecektir. Bunun için meclise, siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine ve medyalara büyük görev düşmektedir. Geçmişinde çok daha büyük sıkıntıları aşmış olan Türkiye bugünkü sıkıntıları da aşmasını bilecektir.”

 

ALİ SİRMEN: MEDYA, MEDYANIN KURDU OLDU


Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ali Sirmen, işten çıkarılan gazetecilere karşı okuyucuların tepkisiz kaldığını örneklerle anlattı.


“Patron gazeteciyi işten attığı zaman basın özgürlüğünün asıl sahibi olan halk gazeteciye sahip çıkıp ‘Sen ne yapıyorsun arkadaş? Benim özgürlüğümü engelliyorsun’ demeleri gerekirdi. Dediler mi? Bildiğim kadarıyla bu arkadaşları çıkaran gazete aynı şekilde, aynı tirajla, aynı verimlilikle yoluna devam etmektedir” diyen Ali Sirmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Güç odakları kaydı. Güç odakları kayarken güç odaklarının kontrolü yine kaymadı, yine siyasi iktidarın elinde. Geçmişte de siyasi iktidar hem sermayeyi kontrol ederdi, çünkü o zaman da sermayenin yatırım gücü için kredi almasından tutunuz döviz almasına kadar her şey siyasi iktidarın elindeydi. O zamanın siyasi iktidarı o şekilde kontrol ediyordu. Bugün de bu şekilde kontrol etmektedir. İşin daha da vahim yanı ise; ‘medya, medyanın kurdu’ olmaya başladı. Medya kuruluşları birbirlerini hedef göstermeye başladılar. Maalesef korkarım ki yepyeni bir baskı yöntemiyle daha karşı karşıyayız. Bu baskı yöntemi, siyasi iktidarın başka bir aracı ile yürüteceği baskı yöntemidir. Bu da kamuoyu baskısı, mahalle baskı dediğimiz baskı ile belirli konuları gündeme getirdiğiniz zaman belirli yayın organları tarafından hedef gösteriliyorsunuz.”

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.