Sponsorlu Bağlantılar

‘GAZETECİLER İŞTEN ÇIKARILIYOR’

Tarih: 2013-11-27 15:42:00

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) ortaklaşa düzenlediği 67’nci Yerel Gazetecilikte Meslek İçi Eğitim Seminerinde konuşan TGC Başkanı Turgay Olcayto, yaşanan bütün olumsuzlukları aşacaklarını söyledi.   64 GAZETE

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) ortaklaşa düzenlediği 67’nci Yerel Gazetecilikte Meslek İçi Eğitim Seminerinde konuşan TGC Başkanı Turgay Olcayto, yaşanan bütün olumsuzlukları aşacaklarını söyledi.

 

64 GAZETECİ CEZAEVİNDE

Olcayto, gazetecilerin yaşadığı zorluklardan söz ederek şu değerlendirmeyi yaptı: “Gazetecilik, Türkiye basın tarihi açısından en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Terörle Mücadele Yasası, Ceza Muhakemeleri Usul Yasası, Terörle Mücadele Yasası’ndan dolayı 64 arkadaşımız cezaevinde. Cezaevindeki arkadaşlarımızın büyük bir kısmı gazeteci, çok küçük bir kısmı ise dağıtıcı. Bu yasalarda iyileştirme yapılması için Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak uğraş veriyoruz. Adalet Bakanlığı nezdinde yazıyoruz, çiziyoruz. Ne yazık ki; çıkan paketlerde iyileştirme adına bir şey yok. Yazıyla, çiziyle uğraşan meslektaşlarımız maalesef parmaklıklar arkasında.”

Medyadaki sermaye siyaset ilişkisinden bahseden Başkan Olcayto, şöyle devam etti:

“Medya-siyaset-sermaye ilişkilerinin yoğunlaşması nedeniyle pek çok arkadaşımız işsiz. Yaygın basında işsizlik son derece fazla. En son örneği, TV8’de görüldü. Habere ihtiyaç yok gerekçesiyle, televizyon el değiştirdiği anda içi boşaltıldı. Deneyimli meslektaşlarımızın hemen hepsi işsiz. TMSF, Akşam Gazetesi’ne el koymuştu. TMSF mali suçlarla ilgilenmesi gerekirken gazetecilik yapmaya kalkıyor. Gazetecileri işten çıkarıyor. Çok zor günlerden geçiyoruz ama umudumuzu hiçbir zaman kaybetmiyoruz. Yerel basının da çok sorunları var biliyorum. Gazetelerin birleşmesiyle yerel basında da arkadaşlarımız işsiz kalıyor. Bütün bu olumsuzlukları aşacağız. Buna kesinlikle inanıyorum.”
 

 

MUTLAKA ARAŞTIRMA YAPIN

TGC Genel Sekreter Yardımcısı ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Niyazi Dalyancı, haber yazım tekniği konusunda gazetecilere bilgi verdi. “Haber nasıl vermeli?” konusunu aktaran Dalyancı, muhabirin ilkelerini,”doğruluk, objektiflik kısalık, açıklık, kaynak belirtmek” olarak sıraladı.

Gazetelerden örneklerle konuyu anlatan Dalyancı, şöyle sürdürdü:

“5N1K’nın bütün unsurlarını giriş paragrafında vermek zorunda değilsiniz. Haber yazımının en önemli tarafı tercih yapmaktır. Hangi konuyu önemli görüyorsak onu giriş cümlesine alıp, 5N1K’daki diğer unsurları diğer paragraflara bırakabilirsiniz. Haber sözcüklere boğulmamalı, haber okurda soru yaratmamalı. Kaynağın güvenirliliği çok önemli. Konunun uzmanından bilgi alınmalı. Kaynaktan aldığımız bir bilgiyi ikinci, üçüncü kaynaktan doğrulatmak gerekir. Yüreğinizden, aklınızdan geçeni haberleştirmeyin. Haberleştirdiğimiz konuyu muhakkak araştırmış, doğruluğundan emin olmanız gerekir. Dürüst gazetecilik çok önemlidir. Muhabirleri kendi yazdığından bile şüphe duymalı. Yazısını birkaç kez okumalı. Eksik yanları varsa tamamlamalıdır. Çok uzun cümleler kurmaktan kaçının.”
 

YOL HARİTASI MESLEĞİN ETİK İLKELERİDİR

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, “Türkiye’de gazeteciler sansür, oto sansür, işsizlik, işten çıkartılma baskısı, haklarında açılan davalar, cezaevi tehdidi altında mesleğini yapmaya çalışıyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazetecilere mesleklerini yerine getirirken Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin önderliğinde hazırlanan Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi mutlaka dikkate alınmalı. Gazetecinin halka karşı sorumluluğu, başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere, öteki tüm sorumluluklardan önce gelir. Gazeteci, ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu üstlenir ve paylaşır. Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslar arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını (veya inançsızlığını) doğrudan saldırı konusu yapamaz. Gazeteci; her türden şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz. İçinde bulunduğumuz dönemde gazetecinin nefret dilinden uzak barışa odaklı bir dille gazetecilik yapmasına çok ihtiyaç duyuyoruz.”
 

DİLİ DOĞRU KULLANMAK YURTTAŞLIK GÖREVİ

TGC Bizim Gazete Yazarı Kerim Evren “Dil Yanlışları” konularında birer konuşma yaptı. Kerim Evren, “Ana dilini doğru ve güzel kullanmak, bir yurttaşlık görevidir” diyerek şöyle devam etti:

“İnsanın sözcüklerle düşündüğü bilimsel bir gerçek olduğuna göre, sözcük dağarcığımızın zenginliği, düşünce dünyamızı da olumlu etkiler. Medya mensupları olarak bizim Türkçemiz, pek çok meslek mensubu için olduğundan daha önemlidir. Birincisi yanlış Türkçeyle hedef kitleye meramımızı doğru anlatamayız. İkincisi bizim yaptığımız dil yanlışları, prizmanın yansıttığı ışık gibi topluma dalga dalga yayılır, doğru olarak benimsenir. Üçüncüsü ise doğru ve güzel Türkçe bilen okur / izleyici / dinleyici gözünde gülünç / gayri ciddi durumlara düşebiliriz.Bu nedenlerle dilimizi geliştirmek için düzenli olarak okumalı, çalışmalarımız sırasında da elimizin altında mutlaka sözlük ve yazım kılavuzu bulundurmalıyız.”

Kitap okumanın önemini vurgulayan KerimEvren, katılımcılara her zaman yanlarında sözlük ve yazım kılavuzu bulundurmalarını önerdi.
 

MEDYA OKURYAZARLIĞININ ÖNEMİ

Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu, “Medya Okur Yazarlığı” başlıklı konuşmasında şunları söyledi:

"1970’li yıllarda, medyanın eğitimin bir parçası olarak kullanıldığını, sınıfta gazete, dergi okunduğunu, televizyon yayınlarının okulda topluca izlendiğini, okul radyosu, okul gazetesi gibi uygulamaların ilk-orta öğretimde yer aldığını görüyoruz. 1980’li yılların sonlarında medyada varlığını gösteren globalleşme ile birlikte bu kez, yurttaşların medyanın etkisine karşı korunması gündeme geldi; uluslararası kurum ve kuruluşların çeşitli projelerinde “medya okuryazarlığı” eğitiminin önemi tartışılmaya başlandı. Bilgi edinme ve edinilen bilgiyi kullanma hakkının, temel yurttaşlık hakkı olduğunu kabul ettiğimize göre; kitle iletişim araçları, bu hakkın gerçekleştirilmesi için vazgeçilmez kaynaklar olarak karşımıza çıkmaktadır. Yazılı ve görsel tüm kaynakların oluşturduğu iletilerle donatılmış bir dünyada etkin bir yurttaş olarak yaşamak için yeni iletişim becerilerine gerek var. Medya okuryazarlığını tartışırken unutulmaması gereken, bir etkinlik halinin olduğudur; yani önemli olan sadece beceri sahibi olmak değil, bu becerilerin hayata geçirilebilmesidir. Bu kavramdaki ‘okuryazarlık’ vurgusu, medyaya erişimin, değerlendirme ve eleştiri yapabilecek donanıma sahip olmak, iletileri yalnızca alma becerisiyle yetinmeyerek, yeni iletileri oluşturabilmek ve dile getirebilmek gibi etkin katılımı da içerir.”
 

GAZETECİ ŞİDDETTEN YANA TARAF OLMAMALI

TGC Yönetim Kurulu Üyesi-CNNTÜRK muhabiri Göksel Göksu isek kadın ve medya konulu konuşmasına Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu Kadın ve Cinsel Yönelik kitapçığından bahsederek başladı. Göksu, “Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu, 2005 yılında British Council’ın BBC World Service Trust (WST) işbirliği ile medyanın toplumsal katılımdaki rolünü desteklemek amacıyla başlattığı ve 2006 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ulusal ortak olarak yer aldığı Medya ve Toplumsal Katılım projesi kapsamında hazırlanmıştır” dedi.

Göksel Göksu, kitapçığın medya kuruluşları ve medya çalışanları, cinsiyet ve cinsel yönelim farklılığına dayalı ayrımcılıkla mücadele etmeyi hedef olarak belirlediğini belirtti. Göksu, medyadaki kadınla ilgili istatistiki bilgileri paylaştı:

“1960 yılında kadınlar yüzde 44 oranında cinsel obje olarak temsil ediliyor. 2009 Kadınlar % 83 oranında cinsel obje olarak temsil ediliyor. Son 7 yılda kadın cinayetlerindeki artışta yüzde 1400 artış olduğu görülüyor. Cinayetlerin nedenleri arasında “kıskançlık, etek boyu kısa, camdan baktı, tırnağını uzattı, telefonu geç açtı, tuzluğu uzatmadı, eve geç geldi, boşanma talebi” sayılabiliyor.”

Bu noktada medya çalışanlarının haberi nasıl verdiği, kullandığı dilin çok önemli olduğunun altını çizen Göksu, “Yapılan haberlerde de cinsiyet ayrımı yapıyoruz. Şiddetten yana taraf olmamalıyız. Seçtiğimiz kelimelere dikkat etmeliyiz. Gazeteciyiz ama her şeyden önce insanız” dedi.
 

HABERİN HUKUKA UYGUNLUĞU NASIL SAĞLANIR?

TGC Hukuk Danışmanı Avukat Gökhan Küçük ise konuşmasında haber yapmanın hukuksal kurallarını anlattı. “Bir haber yaptığında gazetecinin hukuki, cezai ve idari sorumluluğu var. Basın Kanunu, Medeni Kanun Borçlar Kanunu ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu haberin alanını etkiliyor. Cezai sorumluluk ise TCK, TMK, CMK, Basın Kanunu aracılığıyla habere yansıyor. Gazeteciler, yaptıkları haberlerle ilgili kanunların “hakaret, haberleşmenin ihlali, konuşmaların kayda alınması, suç işlemeye tahrik, suç ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek, kimliğin açıklanması, basılmış eserleri bozma, düzeltme veya cevabın yayınlanmaması” gibi maddelerle yargılanıyor. Haberi hukuksal olarak da sorun yaşamadan yapmak isteyen gazeteciler bu nedenle TGC’nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi iyi okumak, anlamak ve uygulamak zorunda.”
 

OKUYUCUYU EKONOMİ SAYFASINA ÇEKİYORUZ

Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent, “Ekonomi Gazeteciliği” başlıklı konuşmasında Türkiye'deki ekonomi gazeteciliğini ve sayfaların hazırlanış, haberlerin seçimi, sayfanın daha okunur nasıl olacağı hakkında bilgi verdi. Levent, ekonominin hayatın olmazsa olmazlarından biri olduğunu söyledi. Günümüzde her şeyin ekonomisi olduğunu dile getiren Levent, şu önerilerde bulundu:

“Ekonomi sayfalarını hazırlarken bazı özel formüller uyguluyorum. Öncelikle iyi bir ekonomi sayfasını okutmak için sayfa tasarımı iyi olmalı, iyi görsel kullanmak gerekiyor. Bugün ekonomi sayfalarında görseller, çizimlerle haberi daha okunur hale getiriyoruz. Bunları yaparken okuyucuyu ekonomi sayfasına yönlendirmek ve sonra da sayfayı okutmayı hedefliyoruz. Başlıkları da bu noktada çok önemli. Ekonomi sayfalarının önemi giderek artıyor. Bugün İstanbul’da ekonomi sayfalarının 19 -20 sayfaya çıktığı günler oluyor. Bunların büyük bir kısmı da inşaat, emlak sektörüyle ilgili.”
 

SPOR GAZETECİLİĞİ GELİŞMELERDEN ETKİLENİYOR

Dünya Spor Yazarları Birliği (AIPS) Başkan Yardımcısı – Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Medya Direktörü Esat Yılmaer ise “Spor Haberciliği” hakkında katılımcılara bilgi verdi. Günümüzde artık gelişen dünyaya paralel olarak sporun da büyük bir iş kolu, sanayi haline geldiğini aktaran Yılmaer, bu gelişmelerin gazeteciliği de etkilediğini ve beraberinde çeşitli mesleki zorlukları getirdiğini aktardı.

Mesleğin zorlaşmasına nedenleri arasında taraf tutma olgusunun bulunduğunu anlatan Esat Yılmaer, “Taraftarlık olgusu, zaman zaman gerçeklerin doğru bir şekilde yansıtılmasını engelliyor. Taraftarlık, günümüzde fanatizm boyutuna kadar varıyor ki hem şiddeti körüklüyor hem de insanların ayrışmasına yol açıyor” dedi. Spor gazeteciliğin evrensel ilkelerinin bulunduğunu ifade eden Yılmaer, katılımcılara spor gazeteciliği denince sadece akıllara futbolun gelmemesi gerektiğini, çeşitli spor dallarının olduğunu ve bu alanlarda da uzman habercilerin ve kendilerini diğer alanlarda da geliştirmelerinin faydasını aktardı.
 

KAMİL GAZETECİ İLE KARİKATÜRİST İKİ YOLDAŞTIR

TGC Yönetim Kurulu Üyesi Karikatürist Kamil Masaracı, “Gazete ve Karikatür” konuları hakkındaki bilgilerini paylaştı. “Gazeteci ve karikatürist iki yoldaştır” diyen Masaracı, karikatürün tarihsel gelişimi hakkında bilgi verdi. Tarihten kesitlerle konuşmasını sürdüren Masaracı, karikatür dünyasının önemli isimlerinden Cemal Nadir vs gibi karikatüristlerden bahsetti.

Çizginin serüvenini aktaran Masaracı, bu alanda ilerlemek isteyenlere, bilgiye ihtiyacı olanlara Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin her zaman yanında olduğunu dile getirdi.
 

GAZETELERDE SAYFA TASARIMI

Seminerin son oturumunda ise gazeteci Tümer Argın, “Gazete Tasarımı” başlıklı sunum yaptı. Argın, iyi bir sayfa tasarımının olmazsa olmazları hakkında bilgi verdi. Argın, “Haberin başlığı, fotoğraf altı, sayfanın tasarlanması, kullanılan fotoğraf hepsi bir bütündür. Haberlerin değerlendirilmeleri yapılmadan gelişi güzel sayfalara yerleştirilmesi doğru değildir. Sayfaları hazırlarken gündemdeki haberlerin önem ve ağırlığına göre sıralanması gerekir. Ebatlar ve kapladığı alan haberlerin önemini gösterir. Gerek birinci sayfa gerekse de iç sayfalarda o sayfaya ağırlığı veren haber daha büyük yer kaplar. Sayfalar mutlaka birebir plan kağıdına çizilmelidir. Başlık ve fotoğrafların bölünmemesi gerekir. Haberin metni mutlaka başlıkla örtüşmelidir” dedi.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.