Sponsorlu Bağlantılar

'ÇATES'İN SATIŞI İHANETTİR'

Tarih: 2013-09-07 10:32:00

Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Enerji Sen 1 No’lu Batı Karadeniz Şube Başkanı Selami Yoğurtçu, AK Parti hükümeti döneminde dış borcun tavan yaptığını ileri sürdü. Başkan Yoğurtçu, “Türk Enerji-Sen olarak, ülkemize ve ilimize yapılan haksızlıkların ve usuls

Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Enerji Sen 1 No’lu Batı Karadeniz Şube Başkanı Selami Yoğurtçu, AK Parti hükümeti döneminde dış borcun tavan yaptığını ileri sürdü. Başkan Yoğurtçu, “Türk Enerji-Sen olarak, ülkemize ve ilimize yapılan haksızlıkların ve usulsüzlüklerin önlenmesi için gerekli mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
AK Parti hükümeti döneminde dış borcun tavan yaptığını ileri süren Yoğurtçu, şunları dedi: “Ülkemizdeki tüm limanlar ve Atatürk’ün kurduğu kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere, Cumhuriyet döneminde kurulan yüzlerce kurum ve kuruluş, son on yılda özelleştirilerek satıldı. Türk Telekom, Tüpraş, Erdemir, Tekel, Seka ve Petkim gibi sanayi tesisleri başta olmak üzere, bütün limanlar, 195 kamu tesisi, 2 bin 629 adet arsa, bina ve lojman satıldı, yine de; AK Parti hükümeti döneminde dış borç tavan yapmıştır, on bir yıllık iktidarında ülkemizin brüt dış borcu bu yılın ilk çeyreğinde, 129 milyar dolardan 349 milyar dolara yükselmiştir. Mayıs 2013 sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2012 yıl sonuna göre yüzde 22,1 artışla 123,2 milyar dolara ulaşmıştır. Kamu sektörü dış borcu 64 milyar ABD Doları’ndan 103 milyar dolara yükselmiş (net artış 39 milyar dolar), özel sektörün dış borcu ise, 43 milyar dolardan 239 milyar dolara yükselmiş ve rekor seviyelere ulaşmıştır, yine de; AK Parti iktidarı döneminde izlenen para politikası, Türkiye 'deki bankaların yurt dışından borçlanmalarını teşvik edip, buldukları dövizleri Merkez Bankası’na mevduat yapmaları. İşte, bankaların yurtdışı borçlanmalarının artışındaki en önemli nedenlerden birisi bu... Böylece, dış borçlanma’ azalırken, borcun ağırlığı iç borçlanmaya kaydırılmıştır. Nitekim İç borç stokumuz 103 milyar dolardan, 217 Milyar dolara ulaşmıştır.”
Yoğurtçu, iktidarın kamuoyuna yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu iddia ederek, “Kamuoyu, dış borçların, özellikle IMF borçlarının ödendiğine yönelik bilgilerle yanıltılırken, ne garip tesadüftür ki, aynı dönemde, özel sektörün dış borç stoku 239 milyar dolara, kamunun iç borç stoku da döviz cinsinden 217 milyar dolara yükselmiştir. 2003 yılında SEKA’nın Balıkesir, Afyon, Kastamonu, Aksu ve Çaycuma işletmeleri, Arçelik, Tofaş ve Ünye Çimento’daki kamu hisseleri, 277 taşınmaz, 103 arsa ve 90 lojman, 2004’de Tekel’in alkollü içkiler bölümü, Eskişehir ve Bursa doğal gaz şirketleri, Amasya ve Kütahya şeker fabrikaları, Bursa İnegöl kibrit fabrikası, Ankara ve Samsun feribotları, THY’nin 126 milyon dolarlık hissesi ile 375 adet taşınmaz. 2005’de Türk Telekom, Tekel’in sigara bölümü, Konya Seydişehir Alüminyum Fabrikası, İstanbul Hilton Oteli, 161 parça gayrimenkul. 2006’da TÜPRAŞ, Erdemir, Başak Sigorta, Tekel’in ikiz kuleleri, Büyük Ankara Oteli, Ankara, Kızılay’ da Emek İşhanı, İzmir Büyük Efes Oteli, İstanbul Büyük Tarabya Oteli, 350 gayrimenkul. 2007’de TCDD Mersin Limanı, Sümer Holding, Bursa Çelik Palas Oteli, 245 parça gayrimenkul. 2008’de Petkim Petrokimya Holding. 2009’da TEDAŞ Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş., 2010’da TCDD’nin Samsun ve Bandırma Limanları ve 205 adet gayrimenkul. 2011: İskenderun Limanı, Trakya Elektrik Dağıtım şirketi ve 195 adet gayrimenkul. 2012’de Halkbank’ın yüzde 24 hissesi, Petkim’in kalan yüzde 10 hissesi, Sivas Kangal Termik Santrali, Seyit Ömer Termik Santrali, Seyit Ömer Linyitleri, TEDAŞ’ın tüm dağıtım şirketleri. 2013’de Milli Piyango ve Ziraat Bankası’nın ve şimdi de ÇATES’in özelleştirilmesi gündemde” dedi.
Toplumun asgari ücrete razı geldiğini ileri süren Yoğurtçu, şöyle konuştu:
“Sıramızı savamadık gitti. Zonguldak bölgesi olarak, alt yapısı oluşturulmadan sorumsuzca özelleştirilen ya da hizmet alımı adı altında yarı özelleştirilen kamu kurumlan açısından iktidarın yandaşlarının kasasını baya doldurduk gibi duruyor. ÇATES ve TTK iki ayrı kurum olmakla beraber ayrılmaz ikili gibidirler. Bu iki kurum bir bütünün ayrılmaz parçaları gibidirler. Birinin ayrılması halinde diğerinin varlığını sürdürebilmesi imkansızdır. Zaten Kömürün varlığı üzerine kurulmuş, santrali besleyen en önemli varlık olan kömür nedeniyle de ülkemiz ekonomisine geçmişte ve günümüzde katkıda bulunmaktadırlar. Bu ülke de kamu ya ait 110 milyar dolarlık özelleştirme gerçekleşti. Bu özelleştirmeler ülkemize ve insanına ne kazandırdı ne kaybettirdi öncelikle ciddi olarak bunun tartışılması gerekiyor. Ancak geçmişe bakıldığında bu özelleştirmelerin Ülkemiz yararından çok, kişilerin zenginleştirilmesi noktasında anlayış ortaya çıkıyor. İktidar çalışanları aç açık bırakmaya alıştı bir kere. Ağır işlerde asgari ücretlerle insanları yarı aç yarı tok misali köleleştirmeyi de iyi biliyor ve bununla da iftihar ediyor. Zaten toplum da buna razı geliyor. Hiç olmasa evden çıkınca gidecek bir kapım var, bedava makarnam, kömürüm, birde anamın dul maaşı oh ne ala hayat diyor. Eh Allah işinizi gücünüzü rast getirsin.”

 

“PEŞKEŞE ARACI OLANLAR 
SENDİKAMIZ TARAFINDAN MUTLAKA GÜNÜ GELDİĞİNDE SORGULANACAKLAR”

“Eğer biraz vicdanı olan dünyanın en ağır işçiliğini yüklenmiş ve sorumluluğunu almış, yüzyılı aşkın ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmak için sağlığını ve canını vermiş bu bölgenin insanına yakışır bir ÇATES özelleştirilmesi göz ardı edilmeden, yerli kömür şartı konularak TTK’nın da varlığının sürdürülmesi öncelikli, çalışanları mağdur etmeyen bir satışın olması belki yüreğimize su serpebilir. ÇATES’in, Anayasamıza ve Kanunlara aykırı bir şekilde AKP tarafından hızla birleştirilerek bir bütün halinde tüm taşınır ve taşınmaz varlıklarının satışını ve kömür sahalarının 2054 yılına kadar işletme hakkının devredilmesini özelleştirme adı altında gizleyerek savunanlar ve bu peşkeşe aracı olanlar sendikamız ve Zonguldaklı hemşerilerimiz tarafından mutlaka günü geldiğinde sorgulanacaklardır.  Kısacası, ÇATES’i satanlar Zonguldak’a ihanet etmiş olacaklardır. Satışa çıkartılan kurumlarda çalışanların mağdur edilmeyeceğini savunanların, geçmiş yıllarda ilimizde yapılan diğer özelleştirmelerde yaşanan mağduriyetleri ve Zonguldak’ın kayıplarını unutmamalarını gerektiğini hatırlatır, Türk Enerji-sendikası olarak bugüne kadar olduğu gibi ülkemize ve ilimize yapılan haksızlıkların ve usulsüzlüklerin önlenmesi için gerekli mücadeleyi sürdürmeye ve her zeminde konunun takipçisi olmaya kararlı olduğumuzu belirtiriz.”

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.