Sponsorlu Bağlantılar

'MAĞDURİYETLER ENGELLENMELİ'

Tarih: 2013-12-04 08:50:00

Tapu sicillerin tutulmasından doğan zararlardan devletin sorumlu olduğunu bildiren Av.Özlem Ağca, konunun iç hukuk yollarının tükenmesi nedeniyle AHİM’e taşındığını ve AHİM’in de verdiği kararla tüm hukuk yollarının kapandığına vurgu yaparak, herhangi bir

Tapu sicillerin tutulmasından doğan zararlardan devletin sorumlu olduğunu bildiren Av.Özlem Ağca, konunun iç hukuk yollarının tükenmesi nedeniyle AHİM’e taşındığını ve AHİM’in de verdiği kararla tüm hukuk yollarının kapandığına vurgu yaparak, herhangi bir mağduriyete sebep olmamak adına “Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nce idari anlamda bazı önlemler alınmalıdır” dedi. 


Ankara’da görev yapan Av. Ağca, kamuoyunun bilgilendirme amaçlı olarak gönderdiği iletide şöyle dedi:

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda tapu sicillerinin oluşturulduğu bilinmektedir.  Parsel bilgilerinin tapuya tescil edilmesinden sonra tapu kütüğü üzerinde tapu müdürlüğünde çalışan personel tarafından yapılan hatalardan Medeni kanunun 1007. maddesine göre devletin sorumluluğu bulunmaktadır. 

Medeni Kanunun 1007.maddesinde;Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.
Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür hükmü bulunmaktadır.

Devletin sorumluluğundan söz edilebilmesi için tapu sicilinin tutulmasında tapu sicil müdürü veya memurunun hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararla sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerekir. Kadastro çalışmaları ve faaliyetleri sırasındaki işlemler,  tapu sicili tutma kavramı içerisinde değerlendirilmez. Dolayısıyla hazine,  kadastro tespiti sırasında yapılan hatalardan Medeni Kanunun 1007/1 maddesine göre sorumlu tutulamaz. 

Ancak tapu kütüğünün oluşturulması aşamasında meydana gelecek hatalardan kim sorumlu olacaktır? Veya  vatandaş mağduriyetinin önüne nasıl geçilebilir?

Bu konu ile ilgili olarak iç hukuk yoları tüketilerek AİHM tarafından sonuçlanmış bir örnek de mevcut.

Söz konusu olay iç hukuk yollarının tüketilmesi sonucunda AİHM'e taşınmıştır.  AİHM de 2009 yılında aldığı kararla; "dosyadaki delillerin bütününe bakarak ileri sürülen iddiaları değerlendirmeye yetkili olduğu ölçüde, sözleşme ve protokolleri ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği yönünde bir belirti saptanmamıştır." şeklinde karar vermiştir.
Bilindiği gibi bu kararlar kesindir ve bu  karara karşı başka bir mahkemeye veya daireye itirazda bulunulamaz.

Bu gibi durumlara düşmemek ve vatandaş mağduriyetine sebebiyet vermemek için vatandaşın bilinçlendirilmesi yanında Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nce idari anlamda bazı önlemler alınmalıdır.

Hem verilerimizin güncellenmesi, hem de vatandaş mağduriyetine sebebiyet verilmemesi için; sadece tesis kadastrosu sonucu oluşan ve hiçbir değişikliğe uğramayan parsellerde yapılacak ilk tasarrufta (satış, ipotek, plan örneği, aplikasyon...) kadastro müdürlüklerinden aplikasyon krokisi veya parselin sayısallaştırılması istenmelidir. 

Kadastro müdürlükleri arazi ve büroda yapacakları çalışmalar ile hem kadastral parsellerini sayısallaştırmış olacak, hem de varsa yukarıda anlatıldığı gibi hatalar düzeltilerek vatandaşların mağduriyetleri de engellenmiş olunacaktır.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.