Sponsorlu Bağlantılar

PATLAMANIN SIRRI NE?

Tarih: 2014-01-31 11:06:00

Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İl Temsilcisi Şaban Koç, geçtiğimiz yıl yazın Armutçuk-Kandilli bölgesinde ayrıca geçtiğimiz günlerde Zonguldak merkezde de kendini hissettiren patlamalar konusuna değinerek, büyük bir bilgi kirliliğinin olduğunu belir

Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İl Temsilcisi Şaban Koç, geçtiğimiz yıl yazın Armutçuk-Kandilli bölgesinde ayrıca geçtiğimiz günlerde Zonguldak merkezde de kendini hissettiren patlamalar konusuna değinerek, büyük bir bilgi kirliliğinin olduğunu belirtti.

‘Yeraltında büyük mağaraların, büyük boşlukların olduğu’ bilgisinin tamamen yanlış olduğunu dile getiren Koç, bu bilgilerin jeomorfolojik tanımı ile örtüşmediğini söyledi.

26 Ocak 2014 tarihinde bölgede yapılan incelemeler sonucunda yüzeyde patlamaya yönelik bir hasarın bulunmadığını ifade eden Jeoloji Mühendisi Şaban Koç, “Kanalizasyon atıklarının, bünyelerindeki organik malzemenin doğal olarak çürümesi sonunda metan gazını açığa çıkartması kaçınılmazdır. Yeraltındaki kısmi boşluklarda atık sistemine bağlı metan gazı birikmiş olabilir. Metan gazının patlama aralığı %5-15’dir. Metan gazını patlatacak diğer unsurlarda oluştuğunda ani metan gazı patlamasının olabileceği en güçlü ihtimallerden birisini oluşturmaktadır” dedi.

Konu ile ilgili bilgi veren Koç, şunları söyledi:

 

 

‘BÜYÜK MAĞARALAR VAR BİLGİSİ YANLIŞTIR’

 

“Yerbilimleri konusunda herhangi bir uzmanlığı bulunmayan farklı meslek gruplarından kişilerin zaman zaman yerbilimini ilgilendiren konularda yanlış ve hatalı bilgilendirme yaptıkları görülmektedir. Son günlerde büyük bir bilgi kirliliğine neden olacak şekilde “yeraltında büyük mağaralar var, büyük boşluklar var” gibi söylemler gerçeği yansıtmadığı gibi kamuoyunu da tedirgin etmektedir. Özellikle dile getirilen “obruk” kavramı. Yapılan açıklamalar obruğun jeomorfolojik tanımı ile örtüşmemektedir.

 

Gelik vb yerlerde gözlenen çökmeler, konusunda uzman meslektaşlarımızla yapılan incelemelerimize göre yeni bir dolin veya obruk oluşumu değildir. Bu tür çökmeler, mutlaka yakınında önemli bir su batan havzası, bazen karstik yapıyı kontrol eden fay sistemleri ile ilintili olabilmektedir. Buralarda daha binlerce yıl önceden oluşmuş su batan dolin gibi yapıların üstleri genellikle doğal örtü veya sonradan yerleştirilmiş dolgu zeminle kaplı olabiliyor. Zamanla dolgunun, yağmur suları, yer altı suları veya fosseptik suların etkisi ile yumuşayıp çözülmesine ve ani oturmalara neden olabilmektedir. Buna obruk oluştu demek yanlış olur. Güncel obruk oluşumları daha çok iç Anadolu bölgesinde ve jeolojik devirlerden Neojen yaşlı Kireçtaşı Formasyonlarında gözlenebilmektedir.

 

 

 

‘BİNALARDA OLUMSUZLUK BEKLENMEMEKTEDİR’

 

Zonguldak’ta yeraltında veya yüzeylenen karstik oluşumların veya boşlukların insan yaşamını tehdit eden bir durumları bulunmamaktadır. Yapılaşma açısından gerekli zemin parametrelerine ve genelgelere uygun jeolojik ve jeoteknik etütleri yapılmış binalarda herhangi bir olumsuzluk beklenmemelidir. Zemin ve temel etüdü yapılmamış hiçbir binaya da Ruhsat verilmemelidir.

 

Kentimizin İncivez-Site yerleşim bölgeleri Barremiyen yaşlı Kireçtaşları üzerinde kurulu bulunmaktadır. Formasyon bazında  üç üyeden oluşmakta ve birbiri ile olan ilişkileri, en güzel Site civarında izlenmektedir. Öküşne kireçtaşı üyesi, bu karbonat istifinin tabanını oluşturur. Bünyesinde masif, bol kırık ve çatlaklı, ve de belirli ölçülerde karstik erime yapıları içermektedir (Dolin, uvala, polye vb.) Bunun üzerine kırmızı renkli karasal geçişi temsil eden kumtaşı kiltaşı ardalanmalı İncivez formasyonu gelmektedir. En üstte ise Kapuz kireçtaşı üyesi gelmektedir. Bu birim, Öküşne kireçtaşı üyesine göre nisbeten daha silisifiye, masif olup karstik erime yapıları yönünden Öküşne üyesine göre çok sınırlı miktarda yapı içerir.
 
 

 

‘ARMUTÇUK-KANDİLLİ BÖLGESİNDE DE OLMUŞTU’

 

Karst jeolojisi bilimince verilmiş pek çok erime yapısı ismi bulunmaktadır. Uvala, Polye, Su batan, düden, obruk vb. Bunları kamuoyuna tanıtırken, kavram kargaşalığına neden olmamak ve halkın anlayabileceği şekilde genel adlandırma yapılmasında fayda vardır. (Karstik erime yapıları şeklinde genel bir ifade yeterli olacaktır.) Aksi durumda, yerbilimlerinden farklı meslek disiplinine bağlı kişi ve/veya kurumlarca bu yapı isimlerinin gelişigüzel ve ne olduğunu bilmeden yapılan açıklamalar, kamuoyunda yersiz tedirginliklere, yanlış yönlendirmelere neden olmaktadır.
 
Zonguldak formasyonu adını verdiğimiz Kireçtaşı ağırlıklı birimlerin üzerinde yoğun yapılaşma bulunmaktadır. Zonguldak formasyonu kireçtaşlarının çökmesi, kırılması, yıkılması söz konusu değildir. Site-İncivez semtleri başta olmak üzere, binaların kanalizasyonlarının geçmişten bugüne, bu bölgelerdeki su batanlara bağlanarak yeraltına verildiği bilinmektedir. Yeraltına verilen kanalizasyon atıklarının denize ulaştığı bugün bilinen bir gerçektir. Kanalizasyon atıklarının, bünyelerindeki organik malzemenin doğal olarak çürümesi sonunda metan gazını açığa çıkartması kaçınılmazdır. Yeraltındaki kısmi boşluklarda atık sistemine bağlı metan gazı birikmiş olabilir. Metan gazının patlama aralığı %5-15’dir. Metan gazını patlatacak diğer unsurlarda oluştuğunda ani metan gazı patlamasının olabileceği en güçlü ihtimallerden birisini oluşturmaktadır. Benzer patlama sesi geçtiğimiz yıl yaz aylarında Armutçuk-Kandilli bölgesinde de yaşanmıştır. Onun da nedeni belirlenememiştir.

 

 

‘KANALİZASYON SİSTEMLERİ ARITMA TESİSİNE BAĞLANDI MI?’

 

Patlamanın özellikle sahil yakınında, Üniversite yurtları, Öğretmenevi civarı ve yakınlarında şiddetli hissedildiği ifade edilmektedir. Bu kesimde, Zonguldak formasyonuna ait kireçtaşları ana kara ve sahil çizgisini oluşturmaktadır. Ancak anılan yörelerde kireçtaşlarının üzerinde eski lavvuar şist atıklarından oluşan oldukça kalın bir dolgu bulunmaktadır. Bu tür zayıf zonlar, patlamanın daha şiddetli hissedilmesine neden olabilir.  Bölgede 26 Ocak 2014 tarihinde yaptığımız incelemelerde yüzeyde patlamaya yönelik bir emare, hasar vb. bulunamamıştır.
 
Zonguldak-Kozlu sahilinde geçtiğimiz yılı hizmete açılan Zonguldak Belediyesine ait arıtma tesisi mevcuttur. Zonguldak’ın tüm kanalizasyon sistemi bu arıtma tesisine bağlanmış mıdır? Ayrıca Site-İncivez mahallelerinin kanalizasyon sistemlerinin Arıtma tesisine bağlanıp bağlanmadığı belirsizdir. Eğer halen eskiden olduğu gibi evsel atıklarının doğal yolla su batanlara bırakılıyor ise, yukarıda ifade ettiğimiz sıkıntılar devam edecek demektir. Bu konunun açıklığa kavuşturulması, yetkili kuruluşça kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekir.
 
Kentin bulunduğu alanda yeraltında büyük boyutlu mağaraların bulunduğu ve bunların çökmeye başladığını ileri sürerek kamuoyunu yanlış yönlendirerek gereksiz yere tedirgin etmek doğru değildir. Şehrimiz civarında önceki yıllarda etütleri yapılarak projelendirilmiş bir çok doğal mağaramız mevcuttur Gökgöl, Kızılelma, İhsaniye, Esenli, sofular vd. mağaralarıdır. Bunların konumları boyutları, özellikleri geçmişte projelendirilerek gerekli karst ve mağara etütleri yapılmıştır. Gökgöl mağarası  hizmete açılmış olup Zonguldak kamuoyu ve ülkemizce yakinen bilinmekte olan doğal bir Jeolojik miras alanıdır. Ancak bu mağaralar, yerleşim alanları dışındadır. Ve kentleşmeyi olumsuz etkileyecek herhangi bir yönleri yoktur. Bunların dışında kent alanı (Site-İncivez başta olmak üzere) altında herhangi bir mağara bulunmamaktadır. Yukarıdaki kent üzerinde büyük boyutlu mağaraların bulunduğu ifadesi tümüyle yersiz ve gereksiz bir açıklamadır. Böyle bir durum söz konusu değildir. Kaldı ki ; Yerbilimcilerin iyi bildiği gibi, karst jeolojisi ve hidrojeolojisi yeraltındaki doğal boşlukları da inceleyen Jeoloji bilimi içinde alt disiplinleri oluşturur. Bu konularda çalışanlar gerektiğinde çalışmalarına yardımcı olmak üzere değişik bilim dallarından destek alırlar. Sadece uydu verilerine dayanılarak yüzey de yerbilimi verisi üretmeden görüş bildirmek son derece yanlış ve hatalı olacaktır.
 

 

‘VALİLİK KOORDİNASYON YAPABİLİR’

Şehrimizde, Kentsel planlama, yeraltı jeolojisi ve tektoniği, tasman, heyelan, karst hidrojeolojisi, kömür madenciliği vb. konularında uzmanlaşmış bir çok Yerbilimci  mevcuttur. Kentimizi ilgilendiren ve jeolojik sorunların çözümü noktasında, yerbilimi konularında yapılabilecek projeler, kentimizdeki yerbilimcilerin (Üniversite, kamu kurumları, TMMOB) dahil edildiği bir ortak çatıda toplanmalıdır. Bu konuda koordinasyonu Valilik yapabilir.

 

Biz Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız.”

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.