Bir kaza sonrasında hastaneye kaldırılan ve daha sonraki süreçte, bir iki gün içinde taburcu olacağı söylenen bir hastanın ölüm haberi gelir ise ne düşünürsünüz?
Koskocaman bir “acaba” yerleşir değil mi beyninize!
Ne oldu?
Bu hasta hani iyiydi?
Hani taburcu edilecekti?
Hani … Hani… Hani?!!
O acabalar öylesine çoğalır ki, komplo teorileri bile az kalır.
İyi olduğu söylenen bir hasta nasıl ölür?
Ki, “iyi” ve “taburcu edilecek” diyen de sokaktaki biri değil!
Doktor.
Doktor da tek başına söylemiyor.
Bir çok doktorun kararı bu.

Orada bu işler hep oluyor mu?
Çokça söylenti var.
Söylentinin birincisi “enfeksiyon kaptı” biçiminde.
Hastanede bir hasta kapıyor ise vah bizim halimize.
Böyle bir şey nasıl olur?
Nasıl böyle bir durum sürekli söylenti olarak ağızdan ağıza yayılırken, hastaneyi yönetenler bu duruma önlem almazlar?
Akıl almıyor.

Ağabeyimin rahatsızlığı nedeniyle yoğun bakımda yattığı dönemde ben de duydum bu söylentileri.
Hasta yakınları ile yoğun bakım önünde beklerken konuşuyor insanlar.
Ben de konuştum.
Konuştuklarım ameliyat olan hastalarının iyileştikten bir süre sonra enfeksiyon kapıp fenalaştığını ve şu anda da doktorların “sayılı saatleri kaldı” dediğini aktarmıştı.
Gerçekten de öyleymiş.
Sabah o hasta vefat etti.
İnanın ben ürktüm o an bir çok vatandaş gibi.
Benim hastam da yoğun bakımdaydı.

Evet bu durumların yaşandığı iddia edilen sağlık kurumu Bülent Ecevit Üniversitesi’nin Araştırma Hastanesi.
Üniversitenin hastanesinde bu tür söylentilerin sürekli hale gelmesi üzüntü verici.
İşte son örnek de Ormanlı beldesinden.
Ne diyor ağabeyi:
“…Servise alındığında bilinci açık olan kardeşinin bir süre sonra yaşadığı ağrılar nedeniyle ağrı kesici ve morfinli iğneler vurulduğunu belirten Çetin şunları söyledi: "3 ve 4 Eylül tarihinde contromal isimli serum verildikten sonra kardeşim ağırlaştı. Serumun verildiği ilk gün kardeşimin şuuru gitmeye başladı, konuşmaları gitti. İkinci gün devam eden bu uygulamada şuurunu yüzde 80 kaybeder noktaya gidince biz tepki gösterdik. Tepki üzerine bu serumu kestiler. Bu olaydan bir iki gün önce doktorumuz, '2 gün içerisinde hastanız taburcu edeceğim, kağıt üzerinde herşey çok iyi, beyninde birşey yok' ifadesini bizzat söyledi. Teşekkür ettim, taburcu olacağını düşünürken menenjit teşhisi konuldu. 5 Eylül'de beyin cerrahı yoğun bakıma alındı, hortumla dışarıdan nefes alır duruma geldi…….."
Sonrası mı?
Ölüm!
Sebep?
Ağabeyi anlatıyor:
“…..Zonguldak'taki doktoru ile görüştürdük. Bizde orada öğrendik acinetobacter isimli bakterisiymiş. Araştırdık hastane ortamında doğan bir bakteriymiş….”

Korkunç bir durum !
4 çocuklu kardeşinin ölümü ile ilgili olarak ağabey yasal yollardan hakkını ararken, asıl sözüm hastane yönetimine.
Kamuoyunda hızla yayılan “Hastanede enfeksiyon kaptı” söylentileri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Öyle tedbirler almalısınız ki, bir daha “enfeksiyon kaptı” diye bir gerekçe asla konuşulmamalı.
En önemli itibar güvenilir olmaktır.
Hele ki konu SAĞLIK ise.
 

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
RECEP ÇETİN 4 hafta önce

Hastamızın tedavi sürecinde iyi olduğunu gören ve son günlerindeki entübe edilmiş halini de gören bir doktor da Sayın Hüseyin Uysal başkanın oğlu olan Serkan Bey. Tekrar ediyorum ki kardeşimin ölümünden Araştırma Hastanesi sorumludur. Yine tekrar ediyorum ki "kağıt üzerinde her şey güzel, bir iki gün içinde taburcu edeceğiz" diyen de doktor Aydemir Bey. Bu sözün şahidi de diğer doktor arkadaşı Recep Bey..

banner251

banner282

banner185


banner294