Açık açık ifade edeyim ki; Kdz. Ereğli  İsmail Sıdal dönemindeki hizmeti hiçbir zaman almadı.
Sıdal, o askeri dönemde asker olmanın gücünü Ereğli’nin alt yapısına verdiği önemle ortaya koydu.
Büyük hizmetlerin adamı Sıdal’ı saygıyla anıyorum.
Ve konuyu Kdz. Ereğli’nin ticaretini, ekonomisini, sosyal ve kültürel yaşamını derinden etkileyebilecek gücü olan Ticaret ve Sanayi Odası’na getirmek istiyorum.
Yine açıkça vurguluyorum ki, TSO Mustafa Arık döneminin ardından Kdz. Ereğli’de öncü olmadı/olamadı.
TSO sürekli şehirdeki iç kavgaların uzantısı olarak öne çıktı.
Yönetim ve yöneticilik Erdemir ile ilgili ticarete bağlantılı sürdürüldü.
Daha ötesi bir çok kavganın da göbeğinde kaldı.
Şimdi…
TSO için bir şans doğdu.
Demokratik ülkelerde şans seçimlerde ele geçirilip değerlendirilir.
İşte şimdi seçim zamanı.
Bakalım bu kez ne olacak?
 
Seçim öncesindeki gruplara baktığımızda her grupta o kadar çok değerli insanımız var ki.
Ereğli için yanıp tutuşan bu insanlar ah bir araya gelebilse.
Keşke tek listede olup da  açık ara sandıktan çıksalardı.
Olmadı.
Yapamadılar.
Nihayetinde üç grup olarak seçimlere gidecekler işte.
Yapacak bir şey yok.
 
Peki, seçim sonucu ne olur?
Parçalı gözüküyor.
Hatta grup liderlerinin bile şans ibrelerinin yüksek olmadığını  iddia edenler var.
Olur mu olur?
Seçim bu!
 
Pazar akşamı ne olur bilemiyoruz. Bilmek istediğimiz ise hangi grup ne kadar güçlü olur ve  sandıktan hangi kuşu çıkarır?
Tavşan çıkmaz bu sandıktan ama çıkacak kuş nasıl kanat çırpar birlikte göreceğiz. .
Sonuçta  “Ereğli ” ve “Biz” için uzlaşma sağlama olgunluğu görebilmek isteriz tabi ki.
Uzlaşı uygar olmak, yaşadığı kenti sevmek demektir çünkü.
Sevmek!
Göreceğiz!
 
Benim seçilecek yönetimden  beklentilerim  ise şunlar:
-Barış! Toplumun her kesimi ile ortak akılda buluşacak adımları atmak ve her türlü polemikten uzak durmak.
-Safları sıklaştırmak adına kentte ki güçleri bir araya getirip  toplu ses çıkarmayı becermek.
-Kamuoyuna verilecek mesajlarda saygı ve sevgiyi önde tutmak.
-TSO personelini rahatsız edecek söz ve tavırlardan kaçınmak. (Bir çok adayın, seçim sonrası siz görürsünüz gibi sözlerle personeli tehdit ettiği kamuoyunda konuşuluyor.)
-Şehrin sosyal, kültürel, ekonomik konularını tek tek tespit etmek üzere çalıştay düzenlemek.
-1929 yılında  Ankara-Filyos-Ereğli  elektrikli tren projesi yapılan, daha sonra eski kaymakam Tunalı Hilmi döneminde, “Türkiye’nin Marsilyası” sözleriyle gösterdiği Kdz. Ereğli için Ankara demiryolunun yapılmasını  isteyip, TBMM’den kanunu da çıkaran girişimi unutmayan.  1960 lı yıllarda yapılan Arifiye-Ereğli demiryolu projesini  tozlu raflardan indirerek yeniden gündeme taşımayı becererek, gerçekleştirilmesine baş koyan.
-Ulaşım konusunda denizimiz var,  Düzce yolumuz da yapıldı. Eksik olan demir ve havayolu. 1964 yılında havaalanına sahip Ereğli’ye  yeniden havaalanı kazandırmak için kolları sıvayan.
Bu kadar…
Daha ne olsun.
 
ÖNEMLİ NOTLAR: 

*1929 yılındaki Ankara-Filyos-Ereğli   elektrikli tren projesinin Ankara-Filyos ve Filyos-Kozlu arasındaki hattı yapıldı. Ereğli Filyos arasındaki hattın, Ereğli-Kandilli hattı da  (1952) yapıldı. Ancak, Kandilli-Kozlu arasındaki demiryolu bağlantısı gerçekleştirilmediği gibi, 2010 yılında Ereğli-Kandilli arasındaki demiryolu söküldü, tarihi buharlı lokomotifi  ise kesilip MKE’ye hurda olarak gönderildi. Bu olaya seyirci kalan dönemin milletvekilleri, belediye başkanı, meclis üyeleri, meslek odaları, sivil toplum örgütlerinin kulakları çınlasın!

*Erdemir’in 1964 yılında hizmete giren havaalanı, 1992 Ekim ayında yaşanan kazanın ardından kapatıldı. Daha sonraki süreçte Kerim Dervişoğlu’nun genel müdürlüğü döneminde yeni bir proje yaptırıldı. O proje acaba şimdi nerede?

*Ereğli demiryolu ağına kavuşmuş olsa idi, bugün ilçede hangi sanayi gelişirdi? Kaç otomobil fabrikası veya beyaz eşya fabrikası kurulmuş olurdu. Veya diğer sanayinin gelişmişliği ve ilçenin kalkınmışlığını hayal etmek gerek.

*Yat limanı. Karadeniz’de yat limanı ihtiyacı olduğu hep vurgulanır. Doğrudur. Ancak, yat sahibi zengin kesimdir. Uçağına atladığı gibi Ereğli havaalanına inebilse,  bu yat limanı daha iyi çalışmaz mı?

*Kdz. Ereğli ne zaman ki, demir ve havayoluna kavuşur işte o zaman şu an yaşadığı göç verme olayını da durdurur. Yoksa, Filyos limanı açıldığında; demir ve havayolu olan bu bölge Ereğli’ye nal toplatır.
 
    
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Mustafa Aksoy 1 hafta önce

Sayın Bektaş; TSO’dan üstün başarı beklerken personele dokunmayın demek yanlıştır,acaba TSO’nun başarısızlığında çalışan personelin hiç mi katkısı yoktur,gelecek olanlar verimsiz,katkısız,vizyonsuz kadro ile çalışmak zorundamıdır,orada işini çok iyi yapanlar olduğu gibi hiçbir katkısı olmayanlarda vardır,kötüyü iyinin arasından ayırmak yanlış değildir,Başkanı başarıya götürecek Genel Sekreteridir. O halde Başkana kendi genel sekreterini atama hakkı verilmelidir,Ereğli’nin geçmişini çok iyi bilen olarak diğer yazdıklarınızın tamamına katılıyorum,TSO başkan adaylarının duyurdukları projeleri beğenmemiş olacaksınız ki bir yol haritası göstermişsiniz,her biri önemli konu,katılıyorum, ancak TSO’nun bu konuda bir şey yapabileceğini sanmıyorum çünkü kendi görevleri değildir,tabi ki ilgili kuruluşları harekete geçirebilir bu ayrı konudur,

banner251

banner185