Turgay OLCAYTO
Turgay OLCAYTO
Yazarın Makaleleri
Düşünce...
Çok zorlu günlerden geçiyor insanlık. Kendilerini gelişmiş devletler diye tanımlayan varsıl ülkelerin doymak bilmez kazanç hırsının sonunun geldiği bir noktadayız zannediyorum. Koronavirüs, aslında insanlık için, alınabilirse elbet, çok...
Karantinalı yaşantı
Halkımızın onca derdi, sıkıntısı yokmuş gibi bir de nur topu gibi koronavirüsümüz oldu. Cezaevlerindeki tutukluları, hükümlüleri, sınır kapılarına yığılan mültecileri, çığ gibi büyüyen genç işsizler ordusunu, ekmeğine aşına,...
Akıl sağlığını korumak
İnsanlık yüz yıllar sonra yeni bir öldürücü virüsün tehdidi altında. Varsılı yoksulu ayırt etmiyor. Dünyanın dört bir yanında insanların kâbusu. Sağlık örgütleri, bilim insanları gecesini gündüzüne katmış çare bulmaya uğraşıyor....
Bahara beş kala
Bademler, erikler çiçek açtı. Hava, su, toprak ısınmaya başladı. Güneşli günlere ulaşmaya az kaldı. Oldum olası severim baharları. İnsanın kendi ile hesaplaşmasının, arınmasının, doğanın uyanmasına eşlik ederek hayattan derin bir...
Savaş yalanları
Neresinden başlasam ki yazıya. Yaban ellerinde can veren gencecik askerlerimizden mi? Edirne sınır kapımıza yığılan sığınmacıların insanlık utancı haline gelen trajedilerinden mi? Ülkenin ciddi sorunu haline gelen genç işsizlerin bunalımlarından...
Eskimeyen dostluklar
Bazı dostluklar zamanın acımasızlığına, yılların yıpratıcılığına karşın diri kalır hep. Asla eskimez. Belleğinizin bir köşesinde dışarı çıkacağı günü, saati bekler. Bu umulmadık bir karşılaşma, beklenmedik bir ‘alo'...
Ülkemden manzaralar
Üstten, alttan, yandan; neresinden bakarsanız bakın hiç hoş değil ülkemiz manzarası. Önce kentlere musallat olan çarpık yapılaşma şimdilerde insanlardan kurumlara dek uzanıp gidiyor. Bu manzaranın dış ülkelerden nasıl görüldüğü konusunda...
Güneşli günler göreceğiz çocuklar
Nâzım Hikmet'in dizelerinden çaldım yazımın başlığını. Neden mi? Ben de usta şair kadar yürekten inanıyorum da ondan gelecek güneşli günlere. Ömrüm yetişmezse de çocuklarım, torunlarım, kadın mı erkek mi genç yoldaşlarım,...
Dalıp gitmek boşluğa…
Güneşli güzel bir güne uyanıyorsunuz. Doğa kuş cıvıltıları içinde. Sevinçle dolusunuz. Yaşamak ne güzel diye bağırasınız var. Ama uzun sürmüyor mutluluğunuz. Gazetelere, televizyonlara, sosyal medyanın haber sitelerine şöyle bir göz...
İnsanlık halleri
Bir Latin özdeyişi 'İnsan insanın kurdudur” der. Orta Çağ'dan bu yana pek çok düşünür insan üzerine kafa yorarken metinlerinde bu tümceyi kullanmışlardır. Thomas Hobbes, Freud gibi… İlginç olanı ABD'de Bartolomeo Vanzetti,...
Gazetecinin bitmeyen çilesi
Basın tarihimizin sayfalarını günümüzden geçmişe doğru çevirdiğinizde gazetecilerin güçlüklerle dolu acılı serüvenlerine tanık olursunuz. Evrensel gazetecilik ilkelerine uygun yazan, çizen, eleştirel gazeteciliği savunan, okuruna gerçekleri...
Güzel ve çirkin
Yazarken, konuşurken sıkça kullandığımız sözcükler bunlar. Kimi zaman insanda ete kemiğe büründürür somutlaştırırız bu sözcükleri… Kimi zaman da insan ruhunda yakalar onur, sevgi, emek, şefkat gibi yüce duygularla bütünleştiririz....
Bedava
Ömürden koca bir yılı daha geride bırakıyoruz. Yaşlanmaya çoktan boş verdik de içinde keyifle soluklanamadığımız coğrafyada yaşam sürmekten yana dertliyiz. İnsanın insana kulluk ettiği, kadınların katledildiği, çocukların cinsel tacize...
Serenat
Hayatın inişli çıkışlı yollarında sürdürüp duruyoruz yaşama serüvenimizi. Kimi zaman neşeyle kimi zaman hüzünle. Soluk alıp verdiğimiz bu coğrafyada ise daha çok acıyla. İnsanı dört bir yanından kuşatan yeni dünya düzenine uyum...
Toplumsal cinnet
Bilgisayarı açtım. Boş sayfaya öylesine bakıp duruyorum. Kadın cinayetlerini yazacağım yazmasına da kafamda bir türlü berraklaştıramıyorum. Çünkü toplumda kadın, erkek, bebek, çocuk, genç, yaşlı, öğrenci, öğretmen, avukat, gazeteci-yazar;...
Dur bakalım n’olacak?
Bir tuhaflık var toplumda. Aldatmak/aldatılmak salgın hastalık gibi insanları sarıp sarmalıyor. Bir bakıyorsunuz cumhuru yönetenler, bakanlar, devlet görevlileri 'aldatıldık” diye atıyorlar kendilerini ekranlara ve gazete manşetlerine....
Siyaset mi ticaret mi?
Bir ülke düşünün ki halkının canı burnunda; memuru, çalışanı, emeklisi geçim derdinden suyu sıkılmış limona dönmüş. Bakımsızlık, gıdasızlık, nicedir unuttuğumuz hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına ve de yaygınlaşmasına...
Ya gazetecilik ya kapı kulluğu
Medyada yeni yayın dönemleri genellikle sonbahar mevsimine denk düşer. Her yeni yayın dönemi de basın çalışanlarının işten çıkarılmalarına yol açan birçok bahaneyi de üretir. Günümüz basın patronları ki yalnızca kendi şirketlerinin...
Basın özgürlüğü üzerine
Türkiye'de basın özgürlüğü üzerine düşüncemi soran yerli/yabancı dostlara, tek parti döneminden günümüze dek bu ülkede basın özgürlüğü hiç olmamıştır diyerek yanıtlıyorum. Ardından da ekliyorum: Buna tanık basın tarihimizdir,...
Kanun
Kentin sokaklarını arşınlıyorum bir uçtan bir uca. Sokaklar, caddeler kazılı hep, müzik yerine inşaat araçlarının kulak tırmalayan çirkin sesi ulaşıyor kulaklarıma. Gökyüzünün maviliğini görebilmek için yukarılara çeviriyorum bakışlarımı,...
İnsan olmak
Kolay değildir insan olmak. Evrene karşı sorumlusunuzdur. Bütün insanlığa, doğaya, canlı türlerinin tümüne karşı saygı ve sevgi duymayı omuzlarımıza yükleyen ağır bir sorumluluktur bu. Yaşadığımız çağ, insan olmanın da insan kalmanın...
Gazetecinin savaşla imtihanı
Sınırlarımız ötesinde bir savaş sürdürüyoruz. Savaş sözcüğü oldum olası ürkütür beni… Her savaş insanın insana kıyımı demektir. Ölüm, yıkım, onulmaz acılar, dinmek bilmeyen bir yürek sızısı bırakır ardında, yüzyıllar...
Savaş üstüne
Sonbaharla birlikte Ortadoğu'da savaş tamtamları duyulmaya başladı yine. Dünya halklarını yönetmeye soyunan ABD ve Rusya emperyalizmin yeni yol haritasını çizerken, belli ki Ortadoğu batağına Türkiye'yi de sokmanın hesaplarını...
Özgürlüğe kapı açmak
İnsanlar özgür doğar. Sonraları ailelerin, ardından da çevrenin, öğrenim kurumlarının görgü ve eğitimi ile bir biçime sokulur. Ulus devletler de vatan, millet, din çerçevesinde bireyi kendi düzenlerine uygun bir kalıba sokmaya başlar....

banner185