Turgay OLCAYTO
Turgay OLCAYTO
Yazarın Makaleleri
12 Martlar asla unutulmamalı
Türkiye Cumhuriyet tarihinin halkına en çok acı veren, zulmeden dönemlerinden birinin simgesel adıdır 12 Mart. Tıpkı 12 Eylül gibi. Demokrasiye açılan kanalları kapatan bir koca tıkaçtır. Yazıya başlarken bir yandan da düşünmeye çalışıyorum....
Telaşı seviyorum
Dostlarımın gönderdiği kitaplar nicedir duruyor masamda. Okunmayı bekliyorlar sabırla. Zaman bulamıyorum demeyi yediremiyorum kendime. Ama zamansızlık bir gerçek. Olmadık saçmalıklar içinde yitiriyorsunuz değerli dakikalarınızı, saatlerinizi,...
Köylülüğe ağıt
Çağımızın gerçek entelektüellerinden biriydi John Berger. Küreselleşmenin alt üst ettiği gezegenin giderek sayıları azalan yüz akı sanatçılarından da biri. 2 Ocak 2017 tarihinde 91 yaşında aramızdan ayrıldığında ardında da yeri kolay...
Gazetecilik midir biten?
Kendisini gazetecilikle ilişkili gören akademisyeninden basın emekçisine, patronlardan okurlara dek her bireyin yanıt vermesi gereken bir soru bu. Çünkü bazı işgüzarların sıkça yineledikleri gibi ülkede gazetecilik bitmiş ise toplumun bütün...
Eski defterler
Hafta sonu çalışma odamda bazı küçük değişiklikler yapmaya giriştim. Çok çok birkaç saatimi alır diye düşünüyordum. Oysa geceyi ettiğimde toplanmak şöyle dursun daha dağınık görünüm almıştı oda. Vazgeçemediğim eski notlar,...
Abdi İpekçi ya da gazeteci öldürmek
'Gizli”si 'derin”i ile devlet erki, uzun yıllardan beri yurttaşlarını ölümlere alıştırdı. Artık ölümlerle yatıp ölümlerle kalkıyoruz. Gazeteciler öldürülüyor, bebekler, çocuklar öldürülüyor, kadınlar, öğrenciler,...
Demokrasi!!!
Ülkemde yapılagelen siyaset üzerine kalem oynatmayı öteden beri sevmem. Ne var ki işin içine halkın haber alma hakkını kısıtlayan yasaklar girince siyasetçilere ilişmeden, iktidarları eleştirmeden duramıyorum. İşte ‘bizim gazeteci milleti'...
Garip şiirler antolojisi
Yılların eskitemediği ne çok kitap var. Rasgele elime birini aldığımda, sayfalarında dolaşmaya başladığımda çocuksu bir sevinç kıpırdıyor içimde. Yitirdiğine yeniden kavuşmanın o tanımlanamayan heyecanı ile dopdolu buluyorum kendimi....
Gezegene inmiş güzel insanlardan biriydi Nâzım Hikmet
15 Ocak 1902 de Selanik'te doğdu Nâzım Hikmet. İyi ki var oldu hayatımızda. Şiiriyle, yazılarıyla, tiyatro oyunları ile cesareti ve bitmez tükenmez yurt sevgisiyle. Kurtuluş Savaşı Destanını ondan daha yürekli daha coşkulu kim yazabilirdi...
Geçmişe göz atmak
Bizim '60 kuşağının yaprak dökümü sürüyor. İnsanın sevdiklerinden ayrı düşmesinin yürek burkan acısına katlanmak kolay değil elbette. Bir hafta içinde üç güzel insan peş peşe terk edip gidiverdiler aramızdan. Tiyatro Sanatçıları...
RTÜK nereye koşuyor?
2018 bitti bitmesine de gazetecilerin, yayıncıların çilesi hiç biteceğe benzemiyor. Gazetecilerin, yazarların, yayıncıların bir ayağı artık ikinci adresleri olarak belledikleri adliyelerde. Dolar artışı nedeniyle kağıt sorunu yaşayan gazeteler,...
Yıllar avutur mu insanı?
İstanbul trafiğinde Eminönü'yü aşıp Cağaloğlu'ya araçla ulaşmak için insanın sağlam sinirleri ve sabrı olması gerekir. Bu hatta taksi şoförleri yolcu almak istemezler. Yürüyerek 10 dakikada çıkacağınız Babıali yokuşunu...
Eloğlu'yla Türkiyem
'Bunca yol yorgunluğuna bir uzanımlık yer bile yok Ama nice Yunus'ların mezarı kaç dağda birden” Metin Eloğlu Şiirle, yazıyla uğraş uğraşabildiğin kadar yine de kendine ait bir soluklanma alanı yaratamazsın. Yaşadığın coğrafyadaki...
Ağıtlar
Ülkede gazeteciliğin yapılamaz bir konuma getirildiği güç günlerden geçiyoruz. Ortalık haber kaynıyor ama siz bunların içinden halkları bilgilendiren doğru, gerçek kaynaklara dayanmış bir haberi bulmakta zorlanıyorsunuz. Diyelim ki iyi bir...
Düşünceyi yok saymanın bir adı da siyaset mi?
Tuhaf bir toplumuz. İnsanlarımız düşünmeyi sevmiyor. Çevresinde olup biteni sorgulamayı da. Okumaya, bilgilenmeye, yeni bir şeyler öğrenmeye hiç açık değiller. Buna karşılık ezber en koruyucu kalkanları. Hurafelerle yüklü kafalarında...
Batsın bu dünya
Sosyal bilimciler ne der bilemem ama ‘arabesk kültürün' çağdaş bir ulusu nasıl olup da arabesk bir topluma dönüştürebildiğine tanıklık etmek gücüme gidiyor. Siyasetten eğitime, dilinden müziğine bu kadar mı çağdaşlıktan uzaklaşır...
Nail Güreli’nin ardından
Uzun yol arkadaşım, dostum Nail Güreli'nin ölümünün ardından bir yazı yazmıştım. Şimdi ölümünün ikinci yılında Nail'i bir kez daha bu yazıyla anmak istiyorum. Işıklar içinde uyu iyi insan, sevgili arkadaşım… Düşünceyi...
Eller ve yüzler
Türkiye'nin fotoğraf ustalarından Ara Güler'i 20 Ekim 2018 Cumartesi günü Üç Horan Kilisesinden törenle uğurladık. Ara Güler kabul etmezdi ama bir sanatçıydı. Kültürün hemen her dalıyla ilgiliydi. Bu açıdan da genç gazetecilerin,...
Bir zamanlar Beyoğlu
Onca acının, ekonomik ve sosyal krizin, işsizliğin,emek sömürüsünün yaşandığı şu günlerde eski Beyoğlu üzerine yazı döşenmek de nerden çıktı diyebilirsiniz. İlk bakışta haklı da olabilirsiniz. Ne var ki böyle bir yazı için benim...
Medyanın zorbalığı
Bir süredir ülkede bir şeyler iyi gitmiyor.” İyi gittiği dönemler var mıydı?”diye sormayın. Beni aşar. Toplum bilimcilerin, siyaset bilimcilerin, iktisat bilimcilerin yanıtlaması gereken bir soru bu. Sokakta gördüklerim, yaşadıklarım...
Anneler ve kayıplar
İki dünya savaşına, Nazizm ve faşizmin yükselişine, Guernica, Auschwitz, Hiroşima gibi izleri günümüzde de süren insanlık utançlarına tanık oldu 20. yüzyıl. Değişik ideolojilerden diktatörlerin türediği insanlık suçlarının bir biri...
Faili meçhuller ve cezasızlık
Ne zaman bir öldürme eylemi duysam yazar Ingeborg Bachman'ın tümcesini anımsarım: 'İnsanın gerçek ölümü hastalıklardan değildir, insanın insana yaptıklarındandır.” Düşündürücü. İnsanlık, yüzyıllar boyu yaşadığı...
Hayaller-gerçekler
İstanbul gibi dünyanın en güzel kentlerinden birinde yaşıyorsanız çok şanslı saymalısınız kendinizi. Öte yandan öylesine az bulunur bir güzelliğin ucube bir mega kente dönüştürüldüğüne tanıklık eder, acı duyar, üzülür, öfkelenirsiniz....
DÜNÜN DÜNYASI
Geçmişe özlem duyanlardan değilim. Gençliğimde 'Bizim zamanımızda… diye başlayan nerede o eski günler” klişe cümlesi ile sonlanan kimi ustalarımızın konuşmalarını da son derece sıkıcı bulur, bir bakıma hafifserdim. Sonraları...

banner185


banner283