Turgay OLCAYTO
Turgay OLCAYTO
Yazarın Makaleleri
Gazetecinin bitmeyen çilesi
Basın tarihimizin sayfalarını günümüzden geçmişe doğru çevirdiğinizde gazetecilerin güçlüklerle dolu acılı serüvenlerine tanık olursunuz. Evrensel gazetecilik ilkelerine uygun yazan, çizen, eleştirel gazeteciliği savunan, okuruna gerçekleri...
Güzel ve çirkin
Yazarken, konuşurken sıkça kullandığımız sözcükler bunlar. Kimi zaman insanda ete kemiğe büründürür somutlaştırırız bu sözcükleri… Kimi zaman da insan ruhunda yakalar onur, sevgi, emek, şefkat gibi yüce duygularla bütünleştiririz....
Bedava
Ömürden koca bir yılı daha geride bırakıyoruz. Yaşlanmaya çoktan boş verdik de içinde keyifle soluklanamadığımız coğrafyada yaşam sürmekten yana dertliyiz. İnsanın insana kulluk ettiği, kadınların katledildiği, çocukların cinsel tacize...
Serenat
Hayatın inişli çıkışlı yollarında sürdürüp duruyoruz yaşama serüvenimizi. Kimi zaman neşeyle kimi zaman hüzünle. Soluk alıp verdiğimiz bu coğrafyada ise daha çok acıyla. İnsanı dört bir yanından kuşatan yeni dünya düzenine uyum...
Toplumsal cinnet
Bilgisayarı açtım. Boş sayfaya öylesine bakıp duruyorum. Kadın cinayetlerini yazacağım yazmasına da kafamda bir türlü berraklaştıramıyorum. Çünkü toplumda kadın, erkek, bebek, çocuk, genç, yaşlı, öğrenci, öğretmen, avukat, gazeteci-yazar;...
Dur bakalım n’olacak?
Bir tuhaflık var toplumda. Aldatmak/aldatılmak salgın hastalık gibi insanları sarıp sarmalıyor. Bir bakıyorsunuz cumhuru yönetenler, bakanlar, devlet görevlileri 'aldatıldık” diye atıyorlar kendilerini ekranlara ve gazete manşetlerine....
Siyaset mi ticaret mi?
Bir ülke düşünün ki halkının canı burnunda; memuru, çalışanı, emeklisi geçim derdinden suyu sıkılmış limona dönmüş. Bakımsızlık, gıdasızlık, nicedir unuttuğumuz hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına ve de yaygınlaşmasına...
Ya gazetecilik ya kapı kulluğu
Medyada yeni yayın dönemleri genellikle sonbahar mevsimine denk düşer. Her yeni yayın dönemi de basın çalışanlarının işten çıkarılmalarına yol açan birçok bahaneyi de üretir. Günümüz basın patronları ki yalnızca kendi şirketlerinin...
Basın özgürlüğü üzerine
Türkiye'de basın özgürlüğü üzerine düşüncemi soran yerli/yabancı dostlara, tek parti döneminden günümüze dek bu ülkede basın özgürlüğü hiç olmamıştır diyerek yanıtlıyorum. Ardından da ekliyorum: Buna tanık basın tarihimizdir,...
Kanun
Kentin sokaklarını arşınlıyorum bir uçtan bir uca. Sokaklar, caddeler kazılı hep, müzik yerine inşaat araçlarının kulak tırmalayan çirkin sesi ulaşıyor kulaklarıma. Gökyüzünün maviliğini görebilmek için yukarılara çeviriyorum bakışlarımı,...
İnsan olmak
Kolay değildir insan olmak. Evrene karşı sorumlusunuzdur. Bütün insanlığa, doğaya, canlı türlerinin tümüne karşı saygı ve sevgi duymayı omuzlarımıza yükleyen ağır bir sorumluluktur bu. Yaşadığımız çağ, insan olmanın da insan kalmanın...
Gazetecinin savaşla imtihanı
Sınırlarımız ötesinde bir savaş sürdürüyoruz. Savaş sözcüğü oldum olası ürkütür beni… Her savaş insanın insana kıyımı demektir. Ölüm, yıkım, onulmaz acılar, dinmek bilmeyen bir yürek sızısı bırakır ardında, yüzyıllar...
Savaş üstüne
Sonbaharla birlikte Ortadoğu'da savaş tamtamları duyulmaya başladı yine. Dünya halklarını yönetmeye soyunan ABD ve Rusya emperyalizmin yeni yol haritasını çizerken, belli ki Ortadoğu batağına Türkiye'yi de sokmanın hesaplarını...
Özgürlüğe kapı açmak
İnsanlar özgür doğar. Sonraları ailelerin, ardından da çevrenin, öğrenim kurumlarının görgü ve eğitimi ile bir biçime sokulur. Ulus devletler de vatan, millet, din çerçevesinde bireyi kendi düzenlerine uygun bir kalıba sokmaya başlar....
Eylül ve hüzün üstüne
Sonbahar esintileri başladı. Eylül ayını da yarıladık. Eylül ki hüznün en güzelini yaşatır bize. 'Hüznün de güzeli olur mu?” diyenleriniz çıkabilir elbette. Olur bence. Şöyle bir düşünelim; insanlığın varoluşundan günümüze...
Mutmain olmak ya da...
İktidara yakınlaşmanın çeşitli yollarından biri de her yer ve durumda Osmanlıya övgü düzmektir. Anlamını bilmeseler de konuşmalarına, yazılarına bir iki Osmanlıca sözcük sıkıştıran siyasetçiler, iktidarın uydusu gazeteciler, hatta...
Tuhaf bir ülke
Tarih gelecek kuşaklara yaşadığımız şu dönemi nasıl adlandıracak acaba? Düşünüyorum da şöyle başlıklar geliyor aklıma: 'Cehaletin Yüzyılı”, 'İnsanlığın Utanç Yüzyılı”, 'Orta Çağa Dönüş-Karanlık Yüzyıl”....
Kime nasıl güvenmeli?
Yeni dünya düzeninde devletler arasındaki ilişkiler bir yana kendi ülkenizdeki yöneticilere bile güveniniz kalmadıysa, o zaman yaşama tutunmakta büyük sorunlarla karşı karşıyasınız demektir. Yeni yüzyılın daha ilk çeyreğine ulaşmadık,...
Zor dostum zor
Kafamda binbir düşünceyi gezdirdiğim yorgun günlerimden biriydi. Dalgın bir biçimde sokakları arşınlıyorum. Bir yandan da yıllardır dinlemediğim şarkılardan birinin melodisini mırıldanıp duruyorum. Melodinin başı var ama sonraki sözlerini...
Kirli ağustos
Tuhaftır insanlık halleri. Çoğu kez aklımızdan, mantığımızdan öte duygularımız yönetir davranışlarımızı, giderek kişiliğimizin, kimliğimizin oluşmasında da rol oynar. Böylece çevremizdeki insanları değerlendirirken isminin önüne...
Hayatı sevmek
Hayata sevgiyle bağlanmanın yaşı yok. Yeter ki tüm canlılarıyla birlikte doğayı içine sığdırabileceğiniz kocaman bir yüreğiniz olsun. Geçtiğimiz günlerde her ikisi de 90'lı yaşlarını süren yakın dostlarla ayrı ayrı görüşme...
Eğer...
Adnan Özyalçıner bir yazın emekçisidir. Bir başka deyişle öykü ustasıdır. Ne zaman bir araya gelsek öğrencileri olduğumuz İstanbul Erkek Lisesi'nden ve oradaki anılarımızdan söz açmadan duramayız. Almanca öğrenim yapan kızlı...
Postmodern ispiyonculuk
Osmanlı İmparatorluğunda Sultan Abdülhamit döneminin hafiyeleri pek ünlüydü. Hafiyeler sultana muhalif olanları dikkatle izlerler, gittikleri yerleri, konuştukları kişileri saraya rapor ederlerdi. Bu kişilerin yarattığı ürkü halkı tedirgin...
Dostluk üstüne
Zaman zaman kızlı erkekli genç meslektaşlarım uğrar, onlarla söyleşmekten büyük keyif alırım. Bu sohbetler sırasında kimi öğütlerim de olur gençlere. Mesela, mutlaka dost biriktirmelerini öneririm. Emeğe saygılı, insan ve doğa seven,...

banner185