2019 yerel seçimleri toplum yaşantımıza yeni bir soluk getirdi. Yerleşik kimi inançları da yerle bir etti. Nereden bakılırsa bakılsın eşit koşullar taşımayan bir seçim süreci yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sahaya inme gereğini duyduğu bu seçim, AKP’nin siyasal parti olarak iflası anlamına geliyordu. Eşit koşullarda başlamayan bir seçimde AKP her aşamada Cumhurbaşkanının gücüne sığındı, arkasına saklandı. İktidar olmanın avantajlarını yazılı ve görsel medya ile alabildiğine kullanan, devletin ajansı AA’ya seçim öncesi ve sonrası evrensel meslek ilkelerini çiğneten bir siyasi partinin düştüğü durum basın tarihimize de bir ibret örneği olarak kaydedilmiştir. Seçim kazandıklarında “millet iradesi” tanımlamasını dillerinden düşürmeyen, seçim kaybettiklerinde ise çocuklar gibi mızıklanarak duraksamadan milletin iradesini hiçe sayanlar siyasetin bu denli ucuz, halkın da bu denli saf olduğunu mu sanıyorlar? 31 Mart’la başlayan süreç ülkede demokrasi açısından büyük bir umuttur. Siyasi partilerin değil, yıllardır politika dışında bırakılmaya çalışılan birikimli, donanımlı genç insanların ülkeye kazanımlarıdır. Kendi kısır siyasetlerini terk etmemekte ısrar eden siyasi partilerin sonu bundan böyle kocaman bir hüsran olacak. Çünkü halklar uyandı artık. Yeni yüzler, yeni sözler duymak istiyor, yalana dolana kapadı kulaklarını, aydınlık, umut vadeden sözcükler duymak istiyor. Krizlerden usandı, sadaka değil evine ekmek götürebileceği iş istiyor. Çocukları için gelecek güvencesi istiyor. Betonlardan gökyüzünü göremediği kentlerde değil parklarla ağaçlarla donanmış, güneş ışığı görebileceği alanlarda yamak istiyor. Savaşın, ölümlerin, şiddetin, ayrımcılığın konuşulmadığı bir dile hasret halkımız. Barış, kardeşlik, sevgi yansısın ülkenin dört bir yanına, bunu özlüyor halkımız. Bundandır yüzü gülen, sözü güven veren genç politikacılara umut bağlamaları. Bundandır düzen partilerine artık sizi istemiyoruz demeleri…

Politika yazmaktan hoşlanmadığımı söylerim hep ne var ki politika hayatın kendisi. Dolayısıyla onsuz da edilemiyor. Fotoğrafta, şiirde, romanda, yazıda, çizide hep var politika. Bu yazıyı da usta bir şairin dizeleriyle bağlayalım. Edip Cansever’den “Süreksizliğin Başkaldırışı” :

Yazdığım ilk dizeyi silerek
Bir alttaki dizeye geçiyorum hemen
Onu da sildikten sonra bir üçüncüye
Ve dördüncüye ve beşinciye geçiyorum
Bilmem ne kadar sürüyor bu benzersiz çaba
Bildiğim ya da duyduğum iyice
Ben böyle siledurdukça sürekli
Geçmişten gelecekten arınmış
Dipdiri bir müzik parçası kalıyor geriye.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner185