Yanılmadınız. Yazımın başlığı bir şiirden. Şarkılarla sevinçlerle içselleşmiş,çocuklara adanmış renk cümbüşü bir şiir. Yakınlarda yitirdiğimiz Ülkü Tamer’in ince duygularını yansıtır bize.Nedenini tam açıklayamadığım bir dürtü ile haftalık yazıma böyle bir girişle başladım.İnsanlık adına utançların birbirini izlediği,sevgisizliğin, nefret, şiddet ve kin duygularının tavan yaptığı bir ortamda artık kötücül kehanetlere imza atar olmaktan sıkıldım. Korkuyla sindirilmiş, duyguları bastırılmış ülkede,dünyada olup biteni  anlamaktan, sorgulamaktan kaçınan ürkek bireylerin oluşturduğu bir kalabalıkta yaşıyoruz. Kitap okumuyor ama anlamadığımız bir dilden dualar okuyor, şifa arıyoruz. Vapurda, tramvayda, metroda yürürken yolda birbirini  kuşkulu bakışlarla süzüyor insanlar. İzledikleri haberlerden psikolojisi bozulmuş toplumun. En çok da kızlı erkekli çocuklara üzülüyorum. Tanrı sevgisiyle değil cezalandırıcı Tanrı korkusu ile eğitiliyorlar. Doğada koşup oynamaktan bihaber çoğu. Tatil eğlenceleri anne babaları ile gittikleri AVM’ler. Ağaç sevgisinden,çayır kokusundan, hayvan beslemenin huzur veren sorumluluğundan  yoksun büyüyorlar. Eğitim adına okullarda çocuklara şiir yerine manzume okutuyor, öykü yerine dini  metinler ezberletiliyor. Düzen böyle sürerse ileride Türk edebiyatı uluslararasında elde ettiği kazanımları toptan yitirecek. Evrensel çapta yazarımız, şairimiz, müzikçimiz, tiyatro sanatçımız kalmayacak. Peki ne olacak? Laik cumhuriyete, bütün kurum ve kurulları ile işleyen bir demokrasiye, kaynağını uluslararası özgürlük metinlerinden ve anayasamızdan alan Temel Hak ve Özgürlüklerimize,Yargının bağımsızlığına, kamuoyunun doğru haber alma, bilgilenme hakkına toplum olarak sahip çık(a)mazsak hepimize geçmiş olsun.
Gelin dostlar, şimdi Ülkü Tamer’in “Seni Sevdim olur mu? “ dizelerine dönelim ve şiirin tadına varalım.Ve diyelim ki iyi ki dünyamızdan Ülkü Tamer geçti:

Seni Sevdim, olur mu?
Büyüsem asarlar beni, çınar olur ağacım,
Elmaların gümüşten çekirdekleri olur;
İstersen ellerini bağlarım, on kuruş alırım,
On kuruş alırım, yolculuğa çıkarım, 
Oradan bir elma ağacına çıkarım;
Bütün komşular üzülür buna.
Asarlar beni belki bir yıldı ağacına,
Ay ışır belki cebimdeki kupadan,
Çünkü her yolculukta on kuruş vardır,
Çünkü şarap içilir, düğme dikilir;
İstersen gece olur, bıçaklar olur,
Bütün komşular keserler elma.
Çekilir kepengi denizin, başlar usulca koru,
Kahverengi bir gömlek giyerim sana doğru.
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner185