Bu haber kez okundu.

YAPTIĞINIZ DÜĞÜNÜN SONUCUNDAN ÇOK MU MEMNUNSUNUZ?
 Ne demek oluyor İstanbul’un göbeğinde evden gelin çıkarırken tabancayla havaya ateş etmek…

Bu kadar mı cahilsiniz, bu kadar mı görgüsüzsünüz, bu kadar mı bencilsiniz, bu kadar mı “hanzo”sunuz…

Ki öylesiniz…

Evet, evet kızınızın düğünü yaparken komşunuzun ölümüne neden olduğunuz için kesinlikle öylesiniz…

Hem de İstanbul’da, apartmanların arasında ailece silahları havaya kaldırıp da 20 el havaya ateş etmek düpedüz CİNAYET işlemek değil mi?

Ha diyeceksiniz ki; Bizim silahımızdan çıkan kurşunla ölmedi

Ne fark eder ki, sizden hiçbir farkı olmayan başka bir “maganda”nın silahından çıkan kurşunla alnından vurularak öldü 52 yaşındaki, üç çocuk annesi genç kadın…

1464057256671

O da, önümüzdeki hafta kızının nişanını yapacaktı. Çocuklarından 10 yaşında olan Eren engelliydi. Hülya Özdemir o nedenle genelde evdeydi, dışarı çıkmıyordu. Geçen Pazar günü Kağıthane’de komşuları Adem Kayıkçıoğlu’nun kızının düğünü vardı ve düğünü izlemek, çiftin mutluluklarına katılmak için karşı dairedeki komşuna geçti. Beşince kattaki daireden 10 yaşındaki oğluyla birlikte düğünü izliyordu…

Ve olanlar oldu… Gelini evden çıkaran Kayıkçıoğlu Ailesi’nin üyeleri silahlarıyla yaklaşık 20 el havaya ateş etti. Düğün konvoyu  sokaktan çıkarken komşuları ve oğluyla birlikte beşinci kattaki balkondan izleyen Hülya Özdemir alnından vurulmuştu. Kanlar içinde yere yığıldı. Biraz önce düğün alayına sahne olan sokakta bu kez ambulansın sireniyle inliyordu…

kagithanede-maganda-kursunuyla-olum,tzYUcS4h9EqrJOqx1d6huQ

Ama maalesef üç çocuk annesi kadın ölmüştü…

Olayın ardından polis ekipleri, Kayıkçıoğlu Ailesi’nin düğün yaptığı Ataşehir’e giderek silah sıktığı belirtilen dört kişiyi yakaladı. Gözaltına alınan kişilerin silahlarında yapılan incelemede, kurşunların başka bir silahtan çıktığı belirlendi ve bu kişiler SERBEST BIRAKILDI

Çünkü Avrupa’da yere tükürmeye bile büyük cezalar uygulanırken Türkiye’de silah bulundurmanın, rastgele  ateş etmenin cezası çok çok komik denecek kadar azdı…

Kayıkçıoğlu yaptığı düğünde silahlarını ateşlerken sonucundan ne kadar memnun bilemiyoruz, ama soruşturmayı derinleştiren polisler bu kez, düğün konvoyunun geçtiği sırada Özdemir’in yaşadığı binanın alt katındaki marketin işletmecisinin de daha havaya ateş ettiğini belirledi. Market sahibinin konvoyda ateş edenleri görünce kurusıkı silahıyla dışarı çıkıp ateş etmeye başladığı belirtildi.

Cinayet sonrası kaçan market sahibi İ.H.A. cep telefonu sinyali takip edilerek İznik İnikli köyündeki bağ evinde saklanırken yakalandı…

2077611_0Hülya Özdemir’in eşiKemal Özdemir, “Düğünlerde silah sıkanların Allah belasını versin. Benim hayatımı kararttılar. Şimdi benim engelli çocuğuma kim bakacak. Kızım haftaya nişanlanacaktı. Eşimin hayalleri vardı. Hep, ‘ben ölürsem Eren’e kim bakacak’ diyordu. Her gün onu servisle okula götürüp getiriyordu. Ailemiz yıkıldı” diye feryat ediyor…

Daha 5 gün önce İstanbul Valisi Vasip Şahin bir basın toplantısı yaparak “İstanbul’un, terör tehditi dışında dünyanın en güvenli metropollerinden birisi” olduğunu söylemişti…

Bir insan evinin balkonunda “şehre inmiş magandalar” tarafından vuruluyorsa güvenden söz edilebilir mi sizce?

57420c4fe50aa94d081eba20

Daha geçen hafta bireysel silahlanmayla ilgili yorumumuzda yazmıştık; “Dur diyecek, tedbir alacak yetkili yok mu” diye… Yaptırım gücü olmayan cezaları anlatmıştık…

Özdemir’in alnından vurularak öldürülmesi olayında da havaya silah sıkanların dördünün “öldüren mermi silahlarından sıkılmadığı” için serbest bırakılmasına tanık olduk işte. İsterse ruhsatlı olsun bir silah, apartmanların arasında sıkılması doğru bir davranış mı? Bunun engelleyici bir yaptırımı olmayacak mı?

Bu olay, bir kez daha ne kadar haklı olduğumuzu gözler önüne serdi… Düğün yoğunluğu malum arttı. Kentlerin yetkililerinin ciddi çalışmalar yapması gerekmez mi? Eğitimin, insanın bilinçlendirilmesinin yerlerde süründüğü bir dönemde, “En güvenli” demekle güvenli olmuyor ki kentler…

Biz fiyakalı gezen bir halkız, ama çoğunluğumuzun beyinleri maalesef cahil. Üzücü, ama “en güvenli metropol”olduğu öne sürülen İstanbul’un göbeğindeki  Kağıthane İlçesi’nde yaşanan cinayet olayı da bunun bir kanıtı… Pek çok “maganda cinayeti” irdelendiğinde de bu ortada…


Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilgili komisyonunda “kadük bırakılan” “Silah Kanun Tasarısı”nı anımsatarak Adalet Bakanı’na, İçişleri Bakanı’na, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu halkı temsil eden tüm milletvekillerine sorumluluklarını hatırlatarak bir kez daha sesleniyoruz: Bireysel silah kullanımına sınırlama getirmek, ağır cezalar uygulamak için daha ne kadar can gidecek söyler misiniz?Umut Vakfı olarak diyoruz kiHülya Özdemir’in beşinci kattaki evinin balkonunda öldürülmesinden  herkes sorumlu ve suçlu… Yani katil çok. En başta da gerekli yasal yaptırımları çıkarmayan, uygulamayan yetkililer suçlu…

Umut Vakfı olarak bireysel silah kullanımındaki caydırıcı cezaların bir an önce çıkarılmasını umuyor ve bekliyoruz…

İyi haftalar

Umut Vakfı

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir

banner251

banner185


banner294