İSTANBUL (AA) - Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, liften zengin sebzeler, yoğurt ve kefir gibi fermente gıdalarla geleneksel, az işlenmiş besinlerin artık sağlıklı beslenme önerilerinin temelini oluşturduğunu belirtti.

Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi verilerine göre Türkiye'nin, fazla kilo ve obezite açısından en üst sırada yer aldığına işaret ederek, 'Bu durum artık bireysel tercihlerden öte, ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalı.' ifadesini kullandı.

Yağlara ilişkin yaklaşımın köklü biçimde değiştiğini belirten Bakır, asıl önemli olan kısmın, toplam yağ miktarından ziyade, yağın hangi kaynaklardan nasıl alındığı ve nasıl bir işlem gördüğü olduğunu aktardı.

Bakır, 'Sağlıklı kaynaklardan alınan ve az işlenmiş gıdalardan gelen yağlarla rafine ve yoğun işlenmiş yağların vücut üzerindeki etkileri aynı değil.' değerlendirmesini yaptı.

Söz konusu değişimi 'yağdan tamamen kaçma döneminin kapanması' olarak tanımladığını kaydeden Bakır, yeni dönemin, yağın niteliğini esas alan daha bilimsel bir dönem olduğuna işaret etti.

ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (HHS) ile ABD Tarım Bakanlığınca yayımlanan (USDA) 2025-2030 Beslenme Rehberi'ni değerlendiren Doç. Dr. Bakır, ABD'de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 70'inin fazla kilolu, yüzde 40'tan fazlasının obeziteli birey olduğunu ve yetişkin nüfusun yarısından fazlasında ise diyabet ya da prediyabet görüldüğünü belirtti.

Verilerin, beslenme politikalarının neden değişmesinin kaçınılmaz olduğunu açıkça gösterdiğini aktaran Bakır, yeni rehberin, kronik hastalıkları yalnızca genetik ya da yaşla açıklayan anlayışı kenara bıraktığını ve beslenmeyi temel belirleyici olarak tanımladığını anlattı.

Yeni rehberin en dikkati çekici yönlerinden birinin makro besin ögelerine yaklaşım olduğunu vurgulayan Bakır, 'Uzun yıllar düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı beslenme modelleri önerildi, ancak bugün gelinen noktada bu yaklaşımın metabolik hastalıkları önlemede yetersiz kaldığını görüyoruz.' değerlendirmelerinde bulundu.

Bakır, yetersiz protein alımının, kas kütlesi kaybı, insülin direnci ve metabolik yavaşlamayla ilişkili olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

'Çocuklarda ise büyüme ve bilişsel gelişim üzerinde olumsuz etkiler görülebilir. Rehber, bu nedenle yaşa, fizyolojik duruma ve sağlık koşullarına uygun yeterli protein alımını temel bir ilke olarak ortaya koyuyor.'

Kasım'da ihracatın değeri arttı, miktarı azaldı
Kasım'da ihracatın değeri arttı, miktarı azaldı
İçeriği Görüntüle

ABD'de alınan enerjinin yaklaşık yüzde 60'ının aşırı işlenmiş gıdalardan geldiğine dikkati çeken Bakır, bu gıdaların obezite, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıklarıyla güçlü ilişkiler gösterdiğini aktardı.

- Yoğun katkı maddeleri çocukların metabolik dengesi ve bağırsak sağlığı açısından ciddi riskler taşıyor'

Yeni rehberde çocuk beslenmesine özel vurgu yapılmasını çok değerli bulduğunu belirten Bakır, 'Eklenti şekerler, yapay tatlandırıcılar ve yoğun katkı maddeleri çocukların metabolik dengesi ve bağırsak sağlığı açısından ciddi riskler taşıyor. Okul yemekleri ve çocuk beslenme programları bu nedenle stratejik öneme sahip. Çocukluk çağı obezitesi Dünya Sağlık Örgütü Tarafından da Acil Sağlık Önceliği olarak kabul ediliyor.' ifadelerini kullandı.

Bakır, şekerli içecekler ve meyve sularının sağlıklı alternatifler olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Yeni rehberde bağırsak mikrobiyomunun bağışıklık sistemi, metabolik sağlık ve beyin fonksiyonlarıyla birlikte ele alınmasını 'bilimsel bir dönüm noktası' olarak değerlendirdiğini anlatan Bakır, liften zengin sebzeler, yoğurt ve kefir gibi fermente gıdalarla geleneksel, az işlenmiş besinlerin artık sağlıklı beslenme önerilerinin temelini oluşturduğunu belirtti.

Bakır, rehberin topluma verdiği temel mesajın gerçek gıdanın esas alınması olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

'Aşırı işlenmiş ürünler yerine doğala en yakın, az işlenmiş besinleri tercih edin. Yeterli protein alın, yağın niteliğine odaklanın. Bu yaklaşım yalnızca ağırlık kontrolü için değil, uzun vadeli sağlık için de en güçlü araçtır.'

Kaynak: AA