39 yıldan bu yana profesyonel olarak gazetecilik mesleğini sürdüren Eyüp Bektaş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü konusundaki görüşlerini tüm açıklığı ile dile getirirken, KRAL ÇIPLAK dedi.

Medya kuruluşlarını, çalışan gazetecilerinin dışında hiçbir kişi ve kurumun temsil hakkı olmadığına dikkat çeken Bektaş, Cumhurbaşkanının gezileri sonrasında çekilen toplu fotoğrafların altında “Medya Kuruluşları Temsilcileri” yazıldığını da belirtti.

Bektaş, meslek örgütlerinin tüzükteki kuruluş amaçları çerçevesinde gazetecilerin hak ve çıkarlarını ve iletişim özgürlüğü, sansür ile oto sansüre karşı mücadele etmek için önemli sorumlulukları bulunduklarını söyledi.

Dijital devrim ile önce yazılı basının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını ve internet gazeteciliğinin de sosyal medyanın baskısı altında yeni çözüm arayışlarına yönelmesi gerektiğine vurgu yapan Bektaş, Kdz. Ereğli’de vefat eden gazetecileri de isim isim andı.

Gazetemiz muhabirlerinden Eyüp Bektaş, 10 Ocak 2026 Çalışan Gazeteciler Bayramı kutlamaları öncesinde, bu anlamlı ve önemli gün ile ilgili görüşlerini dile getirirken, tarihe notlar düştü.

Bektaş, konuyla ilgili çektiği videoda görüşlerini şöyle sıraladı:

ALTINDA BİR ŞEY ARANMASIN

Merhaba, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramının yeni bir yıldönümünde yani 39 yıldır sadece bu işi yapan başka hiçbir iş yapmayan sürekli günlük gazete ve yayın organlarında çalışan bir arkadaşınız olarak bazı görüşlerimi ifade etmek istiyorum. Lütfen altında başka bir şey aramayın ama samimi, içten yani kral çıplak demem gereken bazı konular var. Onları sizinle paylaşmak istiyorum.

CUMHURBAŞKANININ GEZİSİNDEKİ GAZETECİLERİN TOPLU FOTOĞRAFLARI

Sevgili Dostlar, Sevgili Arkadaşlar;

Cumhurbaşkanı gezilerinde bir fotoğraf yayınlar, fotoğrafta birçok gazeteci vardır ve altında şu ifade yer alır, derler ki: Cumhurbaşkanı medya kuruluşları temsilcileri ile birlikte nedir? Medya kuruluşları. Yani orada CNN, Habertürk, Halk TV, Sözcü, Hürriyet, Milliyet, Sabah aklınıza ne gelirse Cumhurbaşkanının davet ettiği medya kuruluşları temsilcileri vardır. Asıl olan medya kuruluşları temsilcileridir. Yani bölgemize baktığımız zaman Yeni Adım, Şafak, Pusula, İnanış kapandı, Ereğli’de Şirin Ereğli, Demokrat, Önder, günlük gazetelerden Değişim var Yeni Haber var, Gündem var. Yani bunlardır önemli olan ve ajanslardır Anadolu Ajansı, İhlas Haber Ajansı, Hürriyet diyorum Doğan Demirören oldu şimdi ben de eskiden Doğancıyım. Yani bunlar haber diğer gazetelerde vardır mutlak ama onlar dergiler vardır hepsi kuruluştur, kurumdur. Kurum ve kuruluşların yani yayın organlarının üzerinde herhangi bir organ falan olamaz. Onları temsil eden bir kurum da olmaz.

ASLOLAN YAYIN ORGANLARIDIR

Yani yayın organlarının üye olduğu, kendine temsil hakkını verdiği Türkiye’nin hiçbir yerinde hiçbir kurum yoktur. Sadece bu bölgede değil Türkiye’de. Kurumlar yayın organlarıdır yayın organlarında çalışan gazeteciler vardır. Bu yayın organları olmaza gazeteciler olmaz. Yani insanlar ben çalıştığım kurum hangisiyse onunla gurur duyarım. Diğer arkadaşım da öyledir yani. Pusula’da çalışıyordur ben Pusula’da çalışıyorum der. Ben Halkın Sesi’nde çalışıyorum der, ben Şirin Ereğli’de çalışıyorum der.

HABERLERİ DERNEKLERİN DAĞITMASI YANLIŞTIR

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı’nda niye bunu vurguluyorum? Bu Anadolu’da çok fazla yer alıyor Gazeteci bayramında meslek kuruluşları öne çıkmış. Örgütlenme olmalı ama yayın organlarının üzerinde değiller. Yani kusura bakmasınlar ama biraz haksızlık olarak geliyor. Kendi kişisel görüşlerini açıklayabilirler kendi üyelerinin isteklerini ifade edebilirler ama o derneklere o örgütlere üye olmayan insanlar vardır. Çünkü bir de üye olmamak diye bir durum var. Ben de mesela Ereğli Gazeteciler Derneğinin kurucularındanım ama sonradan istifa ettim. Niye istifa ettim? Sebebi açık dernek yönetiminde insanlar derneğe giriyorlar, ertesi günü birbirlerinin aleyhine yazı yazıyorlar. Yani örgütlenme bu değil ki. Dayanışma kültürünü verecek olan meslek sivil toplum kuruluşları bir bakıyorsun birbirlerine düşmüşler. Sonra bakıyorsun bir başkası dernek kuruyor sonra bir başkası dernek kuruyor. Çoğalıp gidiyor. Bunun bir alt yapısı yok herkesin dernek kurma hakkı var. Ereğli’de 3 tane mi 4 tane mi dernek var, 10 tane de olabilir 20 tane de olabilir. Sivas’ta da olabilir başka yerlerde de başka sıkıntılar var. Ben Ereğli’yi ya da Zonguldak’ı kötülemek anlamında falan söylemiyorum. Türkiye’nin her tarafında bu hastalık var. Bir de bu yönetime gelenler kendilerini işte bütün gazetelerin üzerinde görerek ben işte şu haberi dağıtırım, ben gönderirim bir bakıyorsun yani inanın gerçekten üzülerek söylüyorum eskiden basın toplantıları için basın toplantısını düzenleyecek olanlar bir gün öncesinden gazeteleri ziyaret eder ya yarın toplantımız var gelin derdi. Şimdi bunlar yok, şimdi haberleri gazeteciler derneklerine dağıtıyorlar. Ya kardeşim yapmayın. Size bunu dağıt diyenlere yayın organlarına siz kendiniz gönderin deyin. Basınla ilişkisi olan insanlar haberlerini yayınlatmak isteyenler ve toplumsal bir konuda dernekleri değil yayın organlarını muhatap alsınlar. Arasınlar, Şirin Ereğli’yi arasın, Demokrat’ı arasın, Yeni Adım’ı arasın, Pusula’yı arasın. Bunları arasından dernekler hangi hakla ben bu haberi dağıtırım der ki. Onların haddine mi? Ama bakıyorum hala aynı alışkanlık. Dernek yönetimi değişiyor, öteki geliyor aynen devam ediyor. Dernek yöneticileri lütfen bu konuda dernek tüzüğünüzün giriş bölümündeki amaç bölümünü bir daha okuyun. Ona göre hizmet üretin biz de destek verelim. Siz gazetelerin üzerindeki bir kurum falan değilsiniz. Gazeteleri temsil etmiyorsunuz üyeleri temsil ediyorsunuz. Üyeniz her kimse. Yani bu kral çıplak denecek kadar önemli bir konu bunu özellikle vurgulamak istiyorum.

TOPLU SÖZLEŞME YAPANLAR VAR

SAYI 3 MİLYONU AŞTI...
SAYI 3 MİLYONU AŞTI...
İçeriği Görüntüle

Mesela size bir örnek vereyim geçen gün okudum gerçekten ilk defa rastlıyorum bir haber ajansı nerede Eskişehir’de toplu sözleşme yapmışlar.

Eskişehir’de basın tarihinde ilk.

Eskişehir Haber Ajansı toplu iş sözleşmesi törenle imzalandı. 5 yıldan az meslek kıdemi olanlara asgari ücretin yüzde 10 fazlası işte kıdemine göre ikramiye, şu yemek bedeli, şu bilmem ne yazmışlar. Eskişehir’de olmuş. İnanamadım yani.

YAYIN ORGANLARINI O KURUMDA ÇALIŞAN GAZETECİLERİ TEMSİL EDER

Ha bu bizim için geçerli değil ben meslek yaşamımda 39 yılını doldurdum ikinci emekliliği Önder Gazetesi’nde doldurmuşum 31 yıl olmuş sadece Önder Gazetesi’nde. Yeni mesleğe başlayan insanlar için teşvik amaçlı falan bizim meslek örgütlerimiz bunları yapsınlar. Basına karşı yapılan saldırılara karşı sansürlere karşı mücadele etsinler. Biz de destek verelim herkes destek verir. Ama ben işte şu gazetenin üzerindeyim ben şunu temsil ediyorum. Hayır etmiyorsun kardeşim herkes duracağı yeri bilmeli. Derneğin tüzüğünde sizin göreviniz belli. Bir dernek olarak meslek örgütlenmesine gelip bütün belli konularda gazetecilerin işverenle olan mücadelesinde sansüre karşı hep beraber mücadele edelim. Ama yani sosyal etkinlik yapın yapıyor bak Karaelmas Gazeteciler Derneği birkaç tane etkinliği var. Hoşuma gitti aferin. Ama Karaelmas Gazeteciler Derneği bunları yapıyor bazı eğitim çalışmaları da yapıyor yapsın. Ama gidip de basın toplantılarında niye gelmiyorsun benim derneğim şu ziyaret etti sen niye haber yapmıyorsun demesin. Yani bunları söylemek istiyorum.

DİJATAL DEVRİMLE NASIL MÜCADELE EDİLECEK

Yazdığım birçok not var. Kırmak da istemiyorum kimseyi bugün varız yarın yokuz. Yaş 71. Yakın zamanda 72’ye merhaba diyeceğiz. Bakın gazeteciler mesleği her geçen gün çürüyor ve bitiyor. İnternet yazılı basını aldı götürdü. Gazeteler satılmıyor. Siz yaygın medyaya da bakmayın onlar da satılmıyor. Yok öyle bir şey gazetelerin hepsi bayat haber. Saniyesinde haberi atmazsan internete zaten haber elinde çürüyor bitiyor. Ertesi gün çıkan haberlerin hepsi bayat haber. Fotoğrafına falan belki bakmak isteyen alıyor yani. 25 TL bir gazete. Yerel de satılıyor mu zannediyorsunuz? Hatır için bazı kurumlar için o kurumlar zaten kendi yanına yandaşına göre bakmayın siz belediyeler falan hepsi kişiye göre değişiyor. Yayın politikasına göre değişiyor. Hiç kimse objektif değil doğruya doğru. Özel olarak söylemek istediğim kurumları da söylemeye gerek yok yani herkes herkesi biliyor. Yani gazetecilik her geçen gün güç kaybediyor. Başka bir şey söyleyeyim size sosyal medya gazetelerin önüne geçti. Artık kurumlar iletilerini Twitter’dan atıyor. Oradan takip et diyor. Ve oradan takip ediyoruz etmek zorundayız. Başka şeyimiz yok yani haber akışını sağlayacağız sosyal medyadan haber alıyoruz. Herkes alıyor. Yayın organlarının önüne geçti bu dijital devrim öyle bir noktaya gelecek ki karşımızda şimdi konuşurken hologramlar oturacak. Biz buna karşı ne yapacağız? Nasıl güçleneceğiz? Nasıl ayakta duracağız? Zaten zor maddi anlamda yerel medya nasıl ayakta duruyor ben hiç anlamış değilim. Nasıl yürüyor ben hala anlamış değilim. Patron ile gidiyor. Biz öyleyiz yani. Patron olmasa yok. Nasıl döneceksin yani? Hesap edin bakayım doğru şekilde maaşını vergisini sigortasını kağıdını dağıtıcı bile başlı başına dert baskı dert. Biz matbaayı kapattık mesela. Niye kapattık? Mecbur kapattık, yürümüyor. Peki buna karşı ne yapılacak? İşte orada gazeteciler dernekleri harekete geçecek. Ne yapılacak? Onu araştırın. Çözüm bulun. Ben gazetelerin üzerinde bir kurumum falan diye hava atmayın. Size gelen iletilere ben o gazetelere dağıtırım diye yapmayın. Bunlar yanlış. Kim ne haber yayımlatacaksa istediği gazeteye gitsin. İstediği yayın organına gitsin. Budur yani böyle olmalı. Bu başka yerde böyle. Ben Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin temsilcisiyim. Etiket falan kullanmam ama bunu söylemek zorundayım. Bizim cemiyet hiçbir yerde hiçbir etkinlikte gidip ben Türkiye’nin en büyük örgütüyüm 5 bin üyem var diye gelip bizim başkanımız yöneticimiz hiçbir yere gidip de veya kendini satmaz yani. Anlatmaz ağırlığı vardır o meslek içi eğitim meslek dayanışması gazetecilerin nefes aldığı bir kurumdur. Ben bu konuda rahatsız olduğumu yıllardır herkes biliyor söylüyorum da anlatıyorum da. Yani bizim Ereğli’de Şirin Ereğli gazetesi vardır. 1957 yılında kurulmuştur Bedri abidir rahmetli eşi Süheyla abla Türkiye’nin ilk sarı basın kartlı yazı işleri müdürlüğünden emekli gazetecisidir. Türkiye’de bir ilktir yani. Böyle bir yayın organı var yaşatmaya çalışıyor Şafak. Yaşatabildiği kadarıyla yaşatmaya çalışıyor biz de yaşatmaya çalışıyoruz. 92’de kuruldu 34 seneye giriyoruz ne kadar artık 34-35-36 olur olmaz.

EREĞLİ’DE VEFAT EDEN GAZETECİLER

Yani size bir şey daha okumak istiyorum. Bir arkadaş istedi ona da verdim ben uzun zamandır bir konu üzerinde çalışıyorum da temin ettim birçok bilgiyi bugünün anısına okumak istiyorum. Karadeniz Ereğli ile ilgili daha önce bizim gazetenin 2001 yılında bir 10’uncu yıl kutlaması yapmıştık onun kasetlerini de yayınlayacağım zaten o görüntüler elime geldi. VHS kaset değil de hard diske attırdım onları o zaman Zonguldak’ın basın tarihi diye bir çalışma yapmıştım. Şimdi şöyle bir çalışma yaptım. Ereğli’de ki yayın organlarında çalışan ve tarihe geçen isimler kimler? Vefat eden kimler sağ olanlardan bahsetmiyorum. Şöyle bir şey yaptım. Eksik var mı zannetmem ama:

VEFATINDAN SONRA ÖDÜL ALAN GAZETECİ .BÜYÜĞÜMÜZ

Bedri Erel, Ruhi Cöbekoğlu ne alaka derseniz? Çağdaş Ereğli Gazetesinin kurucusu orijinal bir cildi ben de var. Süheyla Erel az önce anlatmıştım. Dündar Göçeri eski belediye başkanı ama Ereğli’nin Sesi Gazetesinin kurucusu, Gökhan Duran Ereğli Memleket’in kurucusu, Turan Kayalı hayatımı borçlu olduğum beni gazeteciliğe adım attıran teşvik eden Turan abi, Birol Karadeniz, Birol Karadeniz olayını hemen bir tık arada söyleyeyim Birol abi gazetecilik okulu mezunudur yıllarca farklı gazetelerin de sahipliğini yapmıştır en son döneminde rahatsızlığı döneminde Edremit’te yaşıyordu Birol abi senin gibi deneyimli bir insan orada nasıl boş durur? Yazı gönder yayınlayalım dedim. Köşeler yazmaya başladı o arada bir röportaj yaptı Ereğli’de Yüksek Fırın Ayşe ile ilgili tam sayfa çok güzel bir araştırmaydı, vefat etti Birol abi o arada Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünün yarışması vardı yerel basın ödülleri diye. Der ki orada kişi kendisi başvuracak. Ben de başvuru yaptım Birol abi vefat etti ama böyle bir emeği var kendi vefat etti diye başvuramaz mı dedim neyse görüştüler kabul ettiler Birol abinin eserini gönderdim birinci oldu röportaj dalında. Vefat ettikten sonra ödül aldı Birol abi sevgili eşi Zeynep abla İstanbul’daki ödül törenine gitti ödülünü aldı bu da bir şeydir Ereğli basın tarihiyle ilgili vefat ettikten sonra ödül alan gazetecidir Birol Karadeniz. Koray Kayalı, Turan abinin oğlu, Can dostum Ali Suat Eser, Behzat Atalar, burayı çok kişi bilmez ama Behzat abi Kandilli’den Şirin Ereğli Gazetesinde Kandilli’nin Sesi diye sayfa yapardı. Ben de Memleket’te Armutçuk’un Sesi yapardım. Kandilli adını kullanamazdım. Behzat abi Kandilli’de çok emeği olan bana da rol model olan insanlardan bir tanesidir. Allah rahmet eylesin. Altan Atay trafik kazasında vefat etti. Bursa’daydım o vefat ettiğinde duydum döndüm Düzce’den cenazesini aldık Ereğli’ye getirdik yağmur altında ertesi gün toprağa verdik o günü rahmetli Ali Yılmaz ERT’nin Müdürüydü bankacı onun nasıl ağladığını unutmam yani sarılıp ve Ali abiyi de kaybettik. Fazlı Vural dünya iyisi bir adamdı Öncü Gazetesi Meydanbaşına çıkarken sağda biraz yerin altında bir yeri vardı sonradan Meydanbaşına çıktı Anadolu Hastanesinin o aradaydı Tekel Sokakta. Çok iyi çok beyefendi çok kaliteli demokrat bir adamdı. Avni Saka, Ereğli Memleket’te ki büyüklerimizden bir tanesiydi. Erdemir’de çalışıyordu ama üç yıldızlı köşe yazısı vardı. Altına üç yıldız atardı sadece. 8 -10 satırlık bir şey yazardı ama o 8-10 satır 80 bin satır gibi anlam ifade ederdi. Halit Uysal Demokrat Gazetesinde yazıları olurdu. Halit abi de Kandilli’den gelmeydi Yaşar abinin babasıydı. Demokrat’ta uzun yıllar Alaplı haberlerine destek verdi. Rahmetli analım. Halidun Özçakır ya bu adam Ereğli sporuna ne hizmet etti. Böyle bir adam olmaz yani gönül kibir yok bu kadar saygın. Hatta bu Beyçayırı Stadı ile ilgili yeni düzenleme yapılırken yazdık Önder’de oradaki basın tribünün adına Halidun Özçakır yapın dedik ya. Bir vefadır yani. Allah rahmet eylesin. Turgut Kabaoğlu Alaplı’da bizim temsilcimizdi. O yaşıyla beraber o bizim Tuncay’lara falan nal toplatırdı. En küçük köye kadar gider o haberleri alır getirirdi. Tuncay diğerleri falan Turgut abiyi çok kıskanmışlardı. Tuncay da tabi başka bir marka. Nihat Can, her sene 18 Temmuz’da anarım trafik kazasında öldü. Cumhuriyet Karadeniz Ereğli temsilcisiydi. Türkiye’nin ilk hayali ihracatı Karadeniz Ereğli limanından yapıldı biliyor musunuz? Süleyman Demirel’in yeğeni Yahya Demirel. Nihat abi o zaman adam Ağır Ceza Mahkemesi Zonguldak’ta bütün mahkemelere Ereğli’den gider Cumhuriyete haber yapardı. Kedisini de söylemeye gerek yok Nihat abi ve kedisi yaya geçidinden geçerken bir Almancının Almanya’da titrer araba kullanırken Ereğli’de sürat yapar öldürdüğü bir meslektaşımız. Ertuğrul Oğuz. Ertuğrul abiyi çok kişi belki de gazeteci olarak tanımaz ama ben çok iyi tanıyorum. Eskiden posta kutuları vardı bilir misiniz? Posta kutusunun şu numara Türkiye’nin her tarafından Karadeniz Ereğli dedim mi o kutuya gelir her şey oradan alınırdı. Ereğli Memleket Gazetesinde kültür sanat sayfası yapardı Ertuğrul abi şiir kitapları da vardır. İnanın Türkiye’nin her tarafından Ertuğrul abiye yazılar gelirdi. Türkiye’nin her tarafından Ereğli Memleket Gazetesi’ne öyküler şiirler resimler Ertuğrul abi öyle bir sanat donanımı vardı. Daha sonra Hakimiyet’te falan çok başarılı işler yaptı emek verdi. Şadan Sönmez marka bir isim daha. Genç yaşta kaybettiğimiz insanlardan biri. 10 parmağında 10 marifet olan bir gazeteci. Gazetede yapmadığı yok bir baskı haricinde neredeyse belki onu da yapıyordu ben bilmiyorum. Biz eskiden kan merkezi kurulması için çok çaba gösterdik Ereğli’de Necat Akpınar vardı Erdemir’de çalışırdı Allah rahmet eylesin bütün parasını bu kampanyalara harcardı. Şadan abiyle falan bu olaya çok destek verenlerden biriydik. Hatta kan merkezi kurulursa Şadan abi öldükten sonra dedik ki oranın adı Şadan Sönmez kan bankası olsun dedik. Anılarımız çok Allah Rahmet eylesin. Aysel Bozkurt. Daha yeni vefat etti kız. Şirin Ereğli’de Şadan abilerle falan çalışıyordu polis aşkı vardı polise karşı büyük bir sevgisi vardı en sonunda bir polisle evlendi. Genç yaşta bize göre genç yarımız kadar bir hastalığa yakalandı vefat etti. İlhan Yapıcı İlhan abi herkese faydası olan kendisine faydası olmayan bir adamdı açık. Bu kadar özverili herkesle bu kadar paylaşan 87’de Turan abi vefat ettikten sonra 12 Şubat 1987 benim Ereğli’ye gelmeme sebeptir İlhan Yapıcı. Ya gel gazetenin başına birisi lazım çünkü dağılmıştı abi Memleket geldik biz de emekli olalım sigortamız devam etsin diye geldik. Ereğli Memleket’e 1987’de geliş o geliş. İlhan abidir. Herkese faydası olur Allah rahmet eylesin onu da kaybettik bölgemizin başının belası olan kansere yenik düştü. Hayri Dinçer. Hayri abi asker emeklisi doğrucu Davut o kadar keskin kalem olur mu olur. Hayri Dinçer’dir köşe yazılarıyla Ereğli basın dünyasında önemli bir yeri olan insandı. Damadı şimdi CHP ilçe yönetiminde. Cahit Akman. Bu kadar meslek bilgisi bu kadar Türkçe’ye hakim bu kadar yetenekli Zonguldak Hürriyet’ten Ankara’ya gitmiş Fikri Cinokurlar, Cevdet Akgünler falan o dönemdi. Ereğli’den. Zonguldak’tan Ankara’ya Hürriyet’in merkezine gitme başarısını göstermiş mesleki değer olarak çok önemli bir insandı. Kemal Çetindağ. Şuanda mezarı İzmir’de ama Hürriyet Haber Ajansının bizden önceki dönemde muhabiriydi Kemal abi. Grand tuvalet artist gibi gezer aynı Bedri abi gibi bu adamların ben hiç takım elbisesiz görmedim yani o kadar yakışıklı bir adamdı. Ruhi Göktekin duydunuz mu adını? O Ruhi abiden ben niye daha ço k yararlanmadım diye hep kendime kızarım yani. Derya deniz. Ne adam kaybetmişiz Ereğli’den. Onu en iyi bilen Muhabbet Tezel’dir. Yaşar Uysal’dır. Buradan tedavi olmak için bir gitti memleketi Samsun’a Alaplı’da oturuyordu Ruhi abi sahilde tanırsınız elinde şemsiyesi Ecevit şapkasıyla. Bir gitti dönemedi Ruhi abi. Necmettin Yaşar. Tercüman’ın muhabiriydi. Yakın zamanda ölmüş ben bile duymadım beni arardı sürekli eşiyle falan tedaviye giderdi işte Alaplı’da yaşardı. Damadını gördüğüm zaman ne yapıyor dedim ya vefat etti dedi. Ya niye söylemediniz cenazesine gelirdik dedim. Necmettin abiyi de kaybettik. Benim bir fotoğrafım vardır Bülent Ecevit Rahşan Ecevit bir de ben benim her yerde kullandığım bir fotoğraftır. Herkes bilir benim ne olduğumu yani. Kimseden saklamıyoruz. Ereğli mitinginde Necmettin abi çekmiş o fotoğrafı aynı fotoğrafın bir farklısı Tuncay Tokay’da da vardı o Necmettin Abinin çektiği fotoğraftır bana armağan olan. Benim hep kullandığım, gazetede de benim masamda da vardır o fotoğraf. Mehmet Öztürk. Bizim deli Mehmet. Önder Gazetesinde kurucu yazı işleri müdürü. Belediyede de uzun yıllar çalıştı. Cöbekoğlu dönemindeydi, Birol Karadeniz koymuştu işe Posbıyık geldiği zaman atacaktı Yücel Eser orada ya başkanım bunu atarsan dedim karşında beni bulursun dedim Posbıyık belki hatırlamaz ama Yücel Eser iyi hatırlar yani. Herkes evine ekmek götürsün anlamında ondan sonra Posbıyık’ın bir numaralı adamı oldu Mehmet. O da benden gençti Allah rahmet eylesin. Onu da kaybettik. Mehmet Dursun sigorta hastanesinde uzun yıllar çalıştı. O zamanda da basın dünyasının içindeydi. Öyle bir engel yok ki çünkü basın dünyasının içindeydi haber üretirdi. Haber yazardı emekli olduktan sonra Meydan Gazetesnii kurdu o da kansere yenik düştü. Yani bunlar belki birilerine lazım olur diye söylüyorum. Unuttuğum var mıdır bilmiyorum ben ağırlığı gazeteci olanları gazetecilikten ekmek yiyenleri sırf gazeteci değil bunların çoğu sadece ekmeğini gazetecilikten yiyenler değil.

ELVİS’İ ÖLDÜRDÜLER

Gazeteci nedir? Gazetecinin tarifi burada belli, gazeteci şu ekmeğini sadece gazetecilik mesleği ile ilgili kazananlardır. Yani işi o olacak. Başka işi olmayacak. Yani evine ekmeğini sadece oradan götüren bunun ayrıntıları var da gerek yok onu da şimdi gene ukalalık yapıyor diye sota da bekleyenler varsa onlara neyse herkes gazeteciyim desin gitsin. Desin olsun zaten sosyal medyada da herkes gazeteci herkesin elinde cep telefonu var. Ben bu kaydı cep telefonu ile çekiyorum kamera ile çeksem pikseli yüksek onun bir sürü işlemi var. Cep telefonundan çekiyorum tık fazla yer de kaplamıyor. Hayatımızın en önemli şeyi oldu medya organı oldu herkes de gazeteci abi biz de bakıyoruz şurada şu olmuş tabi akıllı olanlar araştırır doğru mu diye haberi çünkü sosyal medya yalanla da çok dolu. Yalana gitti yakalandı arkadaşlar ne yaptılar Elvis’i öldürdüler. O esasında çok büyük bir olaydır. Bizim kendi öz eleştirimizi yapmamız anlamında bütün gazeteciler bu hataya düşen gazetecilerin ya her şeye inanmayın. Bizim Mustafa Kemal Bektaş inanın benim yanımda aradı Antalya, Bodrum’u her tarafı aradı o haber doğru mudur diye. En sonunda yine doğru haberi biz verdik. Yani sosyal medyada her çıkan habere de biz düşmeyelim.

Son olarak şunu söylemek istiyorum 10 Ocak Çalışan Gazeteciler bayramı çalışan gazetecilere kutlu olsun. Gazeteci patronlarına falan değil çalışan gazeteciler bayramı patronlar bayramı değil. Nokta. Mutlu Yıllar.

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.28.10

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.27.32

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.28.39

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.28.42

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.28.17Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.29.39

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.29.11

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.30.40

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.30.09

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.32.23

Whatsapp Image 2026 01 08 At 12.31.18

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.13.48

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.14.33

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.13.48 (2)

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.13.48 (1)

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.14.39

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.14.33 (1)

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.15.46

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.14.55

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.17.08

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.16.43

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.15.58

Whatsapp Image 2026 01 07 At 18.18.12

#karadenizereğli #10ocakgazetecilergünü #eyüpbektaş #öndergazetesi #anadoluajansı #gazetecilergünü

Muhabir: Mustafa Kemal Bektaş