İSTANBUL (AA) - YETER ADA ŞEKO - Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktör Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Temsilcisi Viorel Gutu, Türkiye'nin ev sahipliğinde ve başkanlığında düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın (COP31) iklim değişikliği ile tarım-gıda sistemleri arasındaki ilişkinin ele alınması açısından önemli bir fırsat sunduğunu bildirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen, bölgesel ve küresel su sorunlarının tartışıldığı 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu birçok önemli ismi İstanbul'a getirdi.

DOĞA YÜRÜYÜŞÜNDE KEŞFETTİ, ÜRETİMİNE BAŞLADI
DOĞA YÜRÜYÜŞÜNDE KEŞFETTİ, ÜRETİMİNE BAŞLADI
İçeriği Görüntüle

BM FAO Genel Direktör Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Temsilcisi Gutu, AA muhabirine, forumun su dirençliliği, suyun verimliliği gibi konuların konuşulması için önemli fırsatlar oluşturduğunu söyledi.

Etkinlik boyunca suyun tarım ve gıda üretimiyle ilişkisinin önemini vurgulama fırsatı bulduğuna işaret eden Gutu, 'Su kullanımının yüzde 70'inin gıda üretimi ve tarımsal faaliyetlerle bağlantılı olduğunu belirtmek gerek. Bu nedenle gıda üreticilerinin gündemine su verimliliğinin taşınması büyük önem taşıyor.' ifadelerini kullandı.

Gutu, bu konudaki önemli istatistiklere dikkati çekerek, tarımda su kullanım verimliliğinin metreküp başına yalnızca 0,7 dolar seviyesinde olduğunu belirtti.

Bu rakamın sanayi sektöründe 50 doların, hizmet sektöründe ise 114 doların üzerine çıktığının altını çizen Gutu, 'Dolayısıyla verimlilik açığı oldukça yüksek. Bu durum, tarım ve gıda sektöründe su kullanım verimliliğini artırmak için önemli fırsatlar bulunduğunu gösteriyor.' dedi.

Gutu, dünya genelinde 600 milyondan fazla insanın hala açlık içinde yaşadığını hatırlatarak, yaklaşık 2,5 milyar insanın ise sağlıklı bir diyete erişemediğini ve gıda güvencesizliği yaşadığını aktardı.

Bu tablonun artan nüfus baskısıyla daha da kritik hale geldiğini vurgulayan Gutu, öngörülere göre 2050'de dünya nüfusunun 10 milyara ulaşmasının beklendiğini kaydetti.

- 'Daha fazla üretim yapmaya hazır olmamız gerekiyor'

Gutu, nüfus artışıyla gıdaya olan ihtiyacın da artacağına işaret ederek, 'Bu nedenle aynı kaynaklarla daha fazla üretim yapmaya hazır olmamız gerekiyor. Son 60 yılda tarımsal üretim 3 katına çıkarken, tarım için kullanılan alan yalnızca yüzde 8 arttı. Bu da artışın büyük ölçüde verimlilik üzerinden sağlandığını gösteriyor.' diye konuştu.

Gıda güvenliği etrafında şekillenen konuşmaların artması gerektiğini vurgulayan Gutu, 'Tüm bunlar bütüncül bir sistemin parçası. Bu nedenle bugün olduğu gibi etkinlikler konunun tartışılması, farkındalık oluşturulması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Aynı zamanda mevcut çözümlerin paylaşılması ve hükümetlere bu doğrultuda öneriler sunulması da kritik.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Uyum ve dayanıklılığa da yatırım yapmak gerekiyor'

Gutu, BM'nin küresel ısınmayı 1,5 derece sınırlandırma hedefinin gelecekte doğacak ihtiyaçları karşılayabilecek koşulların sağlanabilmesi için hayati olduğunu belirterek, şunları söyledi:

'Doğal kaynaklarımızı korumaya, verimli kullanıma ve modern teknolojileri sahaya taşımaya doğru şekilde yatırım yaparsak, bunun mümkün olduğunu söylemek gerekir. Ancak 1,5 derece sınırından bahsederken, aynı zamanda halihazırda iklim şokları yaşadığımızın da farkında olmalıyız. Şiddetli kuraklıklar, farklı bölgelerde daha önce görülmeyen sel olayları gibi iklim krizinin etkilerini artık doğrudan deneyimliyoruz. Bu nedenle artık yalnızca azaltım değil, uyum ve dayanıklılığa da yatırım yapmak gerekiyor. Ayrıca iklim krizine karşı en kırılgan bölgelerde yaşayan insanların bu iklim baskısı ve şoklarıyla baş edebilmesi için desteklenmesi büyük önem taşıyor.'

Gutu, iklim değişikliğinin tüm boyutlarının ele alındığı COP'un bu açıdan önemli olduğunu dile getirerek, 'FAO perspektifinden bakıldığında, birkaç COP öncesinde tarım ve gıda sistemlerinin COP gündemine dahil edilmesi için önemli bir girişim süreci başladı. Sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 30'u tarımdan kaynaklanıyor. Ancak tarım, bu açıdan yalnızca bir sorun alanı değil, aynı zamanda çözümün de önemli bir parçası olabilir.' şeklinde konuştu.

Bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde ve başkanlığında gerçekleştirilecek COP31'in, iklim değişikliği ve tarım arasındaki ilişkinin birçok yönüyle ele alınabileceği önemli bir zirve olacağına işaret eden Gutu, 'Öncelikle COP31 kapsamında Türkiye'yi böylesine büyük ve küresel açıdan önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptığı için tebrik etmek isterim. Bu tür COP süreçleri, bu alana odaklanmak için önemli fırsatlar sunuyor.' dedi.

- 'Tarım-gıda sistemlerinde yıllık 1,3 trilyon dolarlık finansman açığı bulunuyor'

Gutu, zirvede ele alınacak iklim finansmanının tarıma etkisinin önemli olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

'COP31, aynı zamanda iklim finansmanının tarım-gıda sistemlerine yönlendirilmesi için de bir zemin oluşturabilir. Halihazırda tarım-gıda sistemlerinde yıllık 1,3 trilyon dolarlık finansman açığı bulunuyor. Eğer bu finansman sorununu çözebilir, COP süreçlerinde ve dışında gerekli taahhütler ve somut adımlar hayata geçirilebilirse, hedeflerimize ulaşmada çok daha ileri bir noktada oluruz. Bunun büyük ve önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü olarak hükümetlerle görüşmelerimizi sürdürmeye, müzakerelere katılmaya ve tarım-gıda sistemlerine dikkat çekmeye devam edeceğiz.'

Kaynak: AA