<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ereğli Önder Gazetesi</title>
    <link>https://www.ereglionder.com.tr</link>
    <description>Ereğli Önder Gazetesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ereglionder.com.tr/rss/ankara" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 23:19:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/rss/ankara"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkentte atık malzemelerden üretilen eserler sergilendi]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/baskentte-atik-malzemelerden-uretilen-eserler-sergilendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/baskentte-atik-malzemelerden-uretilen-eserler-sergilendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Türkiye Aile İşletmeleri Derneğinin (TAİDER) 'Sanayiden Sanata' projesi kapsamında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencilerinin üretim fazlası ve atık malzemelerden ürettiği eserler ziyaretçilere sunuldu.<br></p><p>Yaşar Üniversitesi ile başlayan ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile devam eden proje çerçevesinde, bu yıl ODTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencileri 'Malzeme Yoluyla Tasarım (Design Through Materials)' dersinde atık malzemeleri tasarım sürecine dahil etti.<br></p><p>Bu kapsamda metal, tekstil ve endüstriyel parçalar, işlevsel ve estetik ürünlere dönüştürüldü. <br></p><p>Sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi yaklaşımını yansıtan ürünler, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde sergilendi.<br></p><p>- 'Atık dediğimiz şey, tasarım sayesinde yeniden hayat buluyor'</p><p>TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, serginin açılışında yaptığı konuşmada, projenin sürdürülebilirlik yaklaşımını gençlerle buluşturma noktasında önemli olduğunu söyledi.</p><p>Sanayi ile tasarım arasında güçlü bir bağ kurmayı hedeflediklerine işaret eden Perçin, 'Aile şirketlerimiz de bu sürecin en önemli parçalarından biri. Üretimden çıkan atık malzemeleri projeye dahil ederek çok değerli bir katkı sağlıyorlar. Böylece atık dediğimiz şey, tasarım sayesinde yeniden hayat buluyor. Önümüzdeki dönemde de farklı üniversitelerle bu projeyi sürdürmeye devam edeceğiz.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Sanayi atıkları kaynak verimliliğine katkı sağlıyor'</p><p>ODTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Damla Tönük de atık malzemelerin yeniden değerlendirilebilir bir kaynak olarak ele alınmasının, döngüsel üretim modelleri ve sürdürülebilir bir gelecek açısından önemli olduğunu belirterek, 'Tasarımcı bakış açısıyla yeniden yorumlanan sanayi atıkları, estetik, işlevsel ve çevresel değer taşıyan yeni ürünlere dönüşerek hem kaynak verimliliğine katkı sağlıyor hem de sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratıyor. TAİDER'in bu projesi de atığın dönüşüm potansiyelini görünür kılan ilham verici bir yaklaşım ortaya koyuyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>TAİDER Kültür ve Sanat Topluluğu ve Sanayiden Sanata Proje Lideri Emre Bekişoğlu da yürüttükleri projeyle sanayi ve tasarım arasında yeni bir kültür inşa ettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuşmaların ardından, ziyaretçiler sergilenen eserleri inceledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/baskentte-atik-malzemelerden-uretilen-eserler-sergilendi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/05/baskentte-atik-malzemelerden-uretilen-eserler-sergilendi.jpg" type="image/jpeg" length="73093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arcen Koleji, yeni nesil eğitim vizyonuyla açılışa hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/arcen-koleji-yeni-nesil-egitim-vizyonuyla-acilisa-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/arcen-koleji-yeni-nesil-egitim-vizyonuyla-acilisa-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yaklaşık 20 bin metrekarelik bir alana inşa edilen Arcen Koleji, gelişmiş atölye ve laboratuvarlarıyla 2026-2027 eğitim öğretim döneminde ilk kez anasınıfı, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine kapılarını açacak - Kolejin Genel Müdürü Selçuk Başaran: - 'Vizyoner çocukların hepsi dil becerileri çok gelişmiş çocuklardır. Sorumluluk becerileri gelişmiştir. Sorumlulukları alan çocuklardır. Etik değerleri yüksek çocuklardır. Biz de açıkçası hem Türkiye Eğitim Sistemi'nde hem de dünyada öğrencilerimizi vizyoner birer genç olarak buradan mezun etmek istiyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Arcen Koleji, yeni nesil eğitim vizyonuyla gelecek yılın eğitim öğretim döneminde ilk kez anasınıfı, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine kapılarını açacak.</p><p>Kolejin Genel Müdürü Selçuk Başaran, Çankaya Alacaatlı'da 2026-2027 eğitim öğretim yılında faaliyete başlayacak koleje ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı.</p><p>Okulun ilk yılı için ana sınıfından 8'inci sınıfa kadar olan ilk planlamayı kademeli olarak açmak istediklerini söyleyen Başaran, ortaöğretimin 2027-2028 eğitim öğretim yılında devreye alınacağını belirtti.</p><p>Bu yıl 4-5 yaş grubundan itibaren anaokulu için öğrenci almaya başlayacaklarını ifade eden Başaran, hedeflerinin 8'inci sınıfın sonuna kadar bütün kademelerde birer şube açabilmek olduğunu vurguladı.</p><p>Okulun vizyonuna ilişkin bilgiler veren Başaran, 'Genel eğitim öğretim metotlarımızı yıllardır bizler de uygulamak üzere, MEB çatısı altında yürüttüğümüz programlarımız var. Bizler birer yenilik olarak ekstra programlar getirdik. Yeni nesil bir eğitim anlayışıyla yola çıkıyoruz. 21'inci yüzyıl becerileri konusunda biz buna biraz da 'Üretken Öğrenme Modeli' diyerek katkı sunuyoruz.' dedi.</p><p>Bu becerilerle öğrencilerin sadece sınava hazırlanmasına değil aynı zamanda dünyanın her yerinde hayatlarını idame ettirebilmelerine de bir katkı sunmak istediklerini dile getiren Başaran, şöyle konuştu:</p><p>'Çünkü vizyoner çocukların hepsi dil becerileri çok gelişmiş çocuklardır. Sorumluluk becerileri gelişmiştir. Sorumlulukları alan çocuklardır. Etik değerleri yüksek çocuklardır. Biz de açıkçası hem Türkiye eğitim sisteminde hem de dünyada öğrencilerimizi vizyoner birer genç olarak buradan mezun etmek istiyoruz. Dil bizim için çok önemli. Öncelikle farklılıklarımızdan bir tanesi bu. Çocuklara 8'inci sınıfın sonuna kadar 15-16 saatlik İngilizce dil programları uygulayacağız. Lisede AP modeli uygulayacağız bir sene sonra. Amacımız ana sınıfından başlayıp lisede bizden mezun olacak çocukları C1 seviyesinde mezun edip, bu konuyu hayatlarının her yerinde artık dili bir sorun olmaktan çıkarmalarını istiyoruz. İkinci yabancı dil olarak, Almanca ve Fransızcamız var. Onlar da ana sınıfından itibaren neredeyse 3'er saatlik programla lise sonuna kadar devam ediyor. Bu da bizim için önemli konulardan bir tanesi.'</p><p>- 'Çocuklar dünyanın her yerinde okuyabilecek kapasitede öğrenciler olsun istiyoruz'</p><p>Selçuk Başaran, 'Üretken Öğrenme Modeli'ne de değindi.</p><p>Çocukların yıllardır sınav merkezli eğitim sistemiyle sınava hazırlandıklarının altını çizen Başaran, 'Burada tabii ki onu yapacağız. Çünkü bu bir Türkiye gerçeği. Her ülkenin kendi eğitim sisteminde dinamikleri var. Bunu göz ardı edemeyiz ama bizim buradaki sunacağımız katkı şu: Çocukları proje bazlı hatta sektörlerle belli yaş grubuna göre sektörlerle karşılaştırarak onlara amacımız belli sektörleri gösterip işleri öğretmek değil, oradaki kurguyu öğretmek, vizyonu tanıtmak, ekosistemi tanıtmak.' diye konuştu.</p><p>Kolejde 21 atölyenin bulunduğunu, bu atölyelerle bu programların projelerini gerçekleştirmek istediklerini dile getiren Başaran, anlaşmalı oldukları büyük firmaların bulunduğunu, bu konuda mentörlük desteği alacaklarını söyledi.</p><p>Okulda görev yapan öğretmenlerle ortak projeler yürütüleceğine dikkati çeken Başaran, şunları kaydetti:</p><p>'Aslında amacımız çocuğu hayata hazırlamak. Yeni nesil eğitim vizyonumuza katkımızın en büyüğü bu olacak diye düşünüyorum. Çünkü çocuklar liseye geldiklerinde hala ne yapacaklarını bilmiyorlar. Hala hangi bölümü seçeceklerini bilmiyorlar. Kendilerini tanımıyorlar. Karakterleri henüz oturmamış oluyor. Oysa istiyoruz ki çocukta bunu bir nebze olsun aşağıya çekebilirsek örnek veriyorum, ortaokul seviyesine. Çocuk kendini de tanıdığında, karakteri de oturmaya başladığında lisede bunlarla boğuşmasın istiyoruz. Çünkü liseden de çocuklar hakikaten dünyanın her yerinde okuyabilecek kapasitede öğrenciler olsun istiyoruz.'</p><p>- 'Amacımız vatana, millete sorumlu, etik, çalışkan, değerlerini bilen çocuklar yetiştirmek'</p><p>Selçuk Başaran, kolej içinde bir yurdun da bulunduğuna işaret ederek, lise kademesinde kayıtların açıldığında ekonomik olarak durumu iyi olmayanlara da eşit eğitim imkanı sunmak istediklerini vurguladı.</p><p>Anadolu'nun birçok şehrinde değerli öğrencilerin bulunduğunu ifade eden Başaran, 'Onları belki bu noktada alıp buraya belli koşullarda onların eğitim hayatlarına da çok ciddi bir katkı vermek istiyoruz. Amacımız hakikaten vatana, millete sorumlu, etik, çalışkan, değerlerini bilen çocuklar yetiştirmek ve dünyanın da farkında olan çocuklar yetiştirmek ama en büyük hedeflerimizden bir tanesi de herkese eşit eğitim öğretim hakkını sunabilmek.' dedi.</p><p>- 'Asıl hedef, çocuk küçük yaştayken birçok sorumluluğu alsın'</p><p>Başaran, lise kademesinin 2027-2028 eğitim öğretim yılında açılması dolayısıyla bu yıl içinde öğrencilerin seçimi konusunda bursluluk çalışmasının yapılacağını belirterek, sanat ve kültür bursları dahil olmak üzere akademik sınavlar yapılacağını söyledi.</p><p>Arcen Kolejinin özgün eğitim programlarından biri olan Arcen Deneyim Akademisine (ADA) değinen Başaran, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Mesela 6'ncı sınıf öğrencilerine etüt programlarıyla üçer saatlik uygulama yapıyoruz. 6'ncı sınıftaki çocuklara çırak diyoruz. 7'de kalfa oluyorlar, 8'de usta gibi ama sistemin özünde çıraklık döneminde çocukları farklı 6-7 tane sektörle ikişer aylık projelerle, programlarla proje üretecek şekilde meslekleri tanıtıyoruz. Meslek ya da sektör ilk tanıtım aşamamız, amacımız değil. O bizim aracımız. Buradaki en önemli şey çocuk hayatı tanısın, kurguyu görsün, içeride bir işletme var, bir ekonomi var, bir sürü yönetim var, kolektif bir yapı var. Bunları çıraklık döneminde sezdirelim istiyoruz.</p><p>Kalfalık döneminde de seçtiği kurguda, 6-7 birbirinden farklı sektör gezecek. Seçtiği bir tanesinde de o sene derinleşme programı uygulayacağız. Orada da projeleri büyütecek, daha fazla proje yapacak, kendini geliştirecek. Son senesinde de ulusal ve uluslararası programlara, yarışmalara katılsın istiyoruz. Asıl hedef çocuk küçük yaştayken birçok sorumluluğu alsın. Örnek veriyorum, eve asla proje ödevi gitmeyecek. Bunların bir sürü yolu var. Her dersten proje ödevleri verilir ama biz bunları göndermeyeceğiz zaten kendi programlarımız içinde onları entegre ettik. Onları çocuklarla burada yapacağız. Bunun için de yeterince ders saatimiz var.'</p><p>- 'Şubelerin maksimum öğrenci sayısı 18'</p><p>Başaran, kolejin yaklaşık 20 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu olduğunu, okulda 21 atölye ve laboratuvarın bulunduğunu söyledi.</p><p>Vizyoner çocuk yetiştirmek için sadece sınıfın yeterli olmayacağını dile getiren Başaran, 'Bu atölyeleri ve laboratuvarları özellikle derslerde de kullanacaklar. Bu bizim için önemli. Her seviyede bizim iki şubemiz var. Örnek veriyorum, 1'inci sınıfta öğrenciler A ve B şubesi, iki şube olacak. Şubelerin maksimum öğrenci sayısı 18. Yani ana sınıfından liseye kadar toplam öğrenci sayısı tam kapasitede olduğunda bile aşağı yukarı 680-700 civarında gözüküyor şu anki bizim total öğrenci sayımız. Ama burada programımız çok ciddi bir program olduğu için, takip-kontrol gerektiren bir program olduğu için özellikle iki şube olması da o yüzden. Çocukların kendilerini ilgi ve yetenekleri doğrultusunda onlara bir hayat sistemi, hayatın yolunu göstermeye çalışırken, yanlarından yürürken onları çok yönlü tanımamız gerekiyor.' diye konuştu.</p><p>Konuşmanın ardından Başaran ve Arcen Koleji Eğitim Koordinatörü Serdar Balcı, basın mensuplarına koleji gezdirerek bilgiler verdi.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/arcen-koleji-yeni-nesil-egitim-vizyonuyla-acilisa-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/05/arcen-koleji-yeni-nesil-egitim-vizyonuyla-acilisa-hazirlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="65628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığından Bitlis, Sinop ve Samsun'da halk plajı]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/kultur-ve-turizm-bakanligindan-bitlis-sinop-ve-samsunda-halk-plaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/kultur-ve-turizm-bakanligindan-bitlis-sinop-ve-samsunda-halk-plaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Bitlis Adilcevaz, Sinop İnceburun ve Samsun Yakakent'te çalışmaları sürdürülen üç yeni halk plajı ile vatandaşların ücretsiz ve nitelikli hizmete erişiminin kolaylaşması hedefleniyor.</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Ersoy'un hayata geçirdiği ücretsiz girişli halk plajı projeleri, hem yerel halkın turizm imkanlarından yararlanmasını sağlamak hem de sahil bölgelerinde nitelikli kamu hizmeti sunmak amacıyla sürdürülüyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2019'da başlatılan 20 ücretsiz girişli halk plajı, Antalya, Muğla ve İzmir başta olmak üzere farklı turizm merkezlerinde hizmet sunuyor.</p><p>Bu kapsamda başlatılan Bitlis Adilcevaz Ücretsiz Girişli Halk Plajı, Sinop İnceburun Ücretsiz Girişli Halk Plajı, Samsun Yakakent Ücretsiz Girişli Halk Plajı projelerinin 2026 yılı itibarıyla çalışmaları devam ediyor.</p><p>Bu projelerle mevcut halk plajı ağı genişletilerek farklı bölgelerde yaşayan vatandaşların da plajlara erişiminin artırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Girişler ve temel ihtiyaçlar tamamen ücretsiz olarak sunulurken, tuvalet, duş, soyunma kabinleri, çocuk oyun alanları gibi hizmetlerin yanı sıra bebek bakım odası, mescit, spor alanları ve etkinlik alanları da plajlarda yer alıyor.</p><p>Projelerde engelli vatandaşların erişimine özel önem verilirken, tüm alanlar erişilebilirlik kriterlerine uygun şekilde planlanıyor.</p><p>Plajlarda yeme-içme ve otopark gibi hizmetler de vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sunuluyor.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/kultur-ve-turizm-bakanligindan-bitlis-sinop-ve-samsunda-halk-plaji</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/05/kultur-ve-turizm-bakanligindan-bitlis-sinop-ve-samsunda-halk-plaji.jpg" type="image/jpeg" length="94597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arçelik yeni seri bulaşık makinelerini tanıttı]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/arcelik-yeni-seri-bulasik-makinelerini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/arcelik-yeni-seri-bulasik-makinelerini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Arçelik CEO'su Can Dinçer: - 'Üretim ve servis sistemlerimize fiziksel ve dijital teknolojileri entegre ederek ileri veri analitiği, yapay zeka, dijital ikiz ve otonom sistemlerden yararlanıyor, akıllı ve bağlantılı ürünler geliştiriyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Arçelik, üretimde dijitalleşme, yapay zeka ve ileri otomasyon odaklı ürettiği yeni seri bulaşık makinelerini Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi'nde tanıttı.</p><p>Tanıtım etkinliğine, Arçelik Üst Yöneticisi (CEO) Can Dinçer, Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız ve şirketin üst düzey yöneticileri katıldı.<br></p><p>Şirket, üretim teknolojilerindeki yetkinliğini dijitalleşme, otomasyon ve yapay zeka uygulamalarıyla güçlendirerek Türkiye'den dünyaya ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.</p><p>Şirketin bu alandaki yaklaşımının güçlü örneklerinden biri olan Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi, Arçelik'in üretimde teknoloji odağını somut biçimde ortaya koyuyor.</p><p>Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2024'te 'Global Lighthouse Network' ağına dahil edilen işletme, yapay zeka, veri analitiği ve ileri otomasyon teknolojileriyle desteklenen üretim altyapısıyla dikkati çekiyor.</p><p>Ürün geliştirme altyapısı, AR-GE yetkinliği ve inovasyon yaklaşımıyla dikkat çeken tesis, şirketin üretim gücünü daha da görünür kılıyor.</p><p>Şirketin 'Star', 'Prestige' ve 'Diamond' isimlerini verdiği yeni serisinde üçlü yapı tüketiciyle buluşuyor. Star giriş segmenti ürünleri temsil ederken, Prestige serisi orta segmenti, Diamond ise üst segmenti temsil ediyor. Şirket, giriş ve orta segmentte 'Hızlı Program'ı, üst segmentte 'Yapay Zekalı Program'ı merkeze alarak program mantığında sadeleşmeye gidiyor.</p><p>Söz konusu üretim ve AR-GE altyapısının güncel örneklerinden biri olan yeni nesil yapay zeka destekli Diamond serisi bulaşık makinesiyle program karmaşasına son vermeye çalışan yeni teknoloji yaklaşımı işletmede tanıtıldı.</p><p>Diamond serisi bulaşık makinesi bağlantılı yapısı ve kullanıcı dostu özellikleriyle dikkati çekiyor. Bu seride tüketicilerin bulaşıklarını sadece makineye yerleştirmesi ve yapay zekalı programa basması bekleniyor.</p><p>Geriye kalan bütün süreci yapay zeka destekli programı sayesinde makine kendi kendine hallediyor. Bulaşıkları ölçülen yük ve kirlilik seviyelerine göre, yapay zeka desteğiyle en uygun yıkama koşullarını belirleyerek yıkıyor.</p><p>Enerji ve su tüketiminde yüzde 50'ye varan tasarruf sağlarken, temizlik süresini de yüzde 50'ye kadar kısaltıyor. Yapay zekayı somut tüketici faydasına dönüştüren deneyim sunuyor.</p><p>Solo (free-standing) tipte geliştirilen Diamond serisi ürünler, 8,9 litre su tüketimi, çalışma esnasındaki 41 ila 43 dbA arasında değişen ses seviyesi ve A enerji sınıfı ile öne çıkıyor. 15 kişilik yıkama kapasitesiyle de geniş ailelere kolaylık sağlıyor.</p><p>'Super Dry' özelliğiyle desteklenen 45 dakikalık hızlı program pazardaki en hızlı programlardan biri olarak öne çıkıyor. Modern ve kullanıcı dostu ikon ekran tasarımına sahip bulaşık makinesi, esnek üçüncü rafı sayesinde daha rahat yerleşim olanağı sunuyor.</p><p>Diamond serilerinde sunulan 'Spray360' yıkama teknolojisi, suyu bulaşıklara daha geniş alandan ve farklı açılardan ulaştırıyor.</p><p>Ana pervane ve bağımsız hareket eden uydu pervaneleriyle özellikle alt sepette daha dinamik ve kapsamlı yıkama desenine dönüşüyor.</p><p>Bunun yanı sıra tüketici faydası yüksek otomatik kapı açma, dokunmatik ekran ve B Enerji sınıfından başlayan yüksek enerji sınıfları artık Star, Prestige ve Diamond segmentinde de erişilebilir hale geliyor.</p><p>Otomatik kapı açma özelliği de program sonunda kapıyı otomatik açarak ortamdaki havanın kullanımıyla ekstra enerji harcamadan kurutma performansını üst seviyeye çıkarıyor. Bu sayede doğal hava akışı ile bulaşıklar 5 kata kadar daha iyi kuruyor.</p><p>- 'Güçlü üretim altyapısını Endüstri 4.0 yaklaşımımızla daha da ileri taşıyoruz'<br></p><p>Arçelik CEO'su Can Dinçer, etkinlikte yaptığı değerlendirmede, küresel üretim ağlarını ileri teknoloji, yapay zeka ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla güçlendirmeye devam ettirdiklerini söyledi.</p><p>Toplam 13 ülkede 38 üretim tesisiyle faaliyet gösterdiklerini, üretim güçlerini ileri teknoloji odağında sürekli geliştirdiklerini aktaran Dinçer, 'Türkiye ise bu yapının en stratejik üretim üslerinden biri. Bu güçlü üretim altyapısını Endüstri 4.0 yaklaşımımızla daha da ileri taşıyoruz. Üretim ve servis sistemlerimize fiziksel ve dijital teknolojileri entegre ederek ileri veri analitiği, yapay zeka, dijital ikiz ve otonom sistemlerden yararlanıyor, akıllı ve bağlantılı ürünler geliştiriyoruz.' dedi.</p><p>Dinçer, akıllı fabrika uygulamalarıyla verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik performansını eş zamanlı olarak optimize ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:</p><p>'Romanya Ulmi Çamaşır Makinesi İşletmemiz, 2019'da Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından 'Lighthouse', 2022'de ise 'Sustainability Lighthouse' seçilerek, yüzde 100 yeşil elektrik kullanımı ve kaynak verimliliği uygulamalarıyla sürdürülebilirlik vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biri haline geldi. Eskişehir Buzdolabı İşletmemizin 2021'de, Ankara Bulaşık Makinesi İşletmemizin ise 2024'te 'Global Lighthouse Network' ağına dahil edilmesi, yapay zeka, veri analitiği ve ileri otomasyon alanlarında ulaştığımız seviyeyi ve yarattığımız ölçülebilir etkiyi net biçimde ortaya koyuyor.'</p><p>Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi'nin, üretim kapasitesi, teknoloji altyapısı, çevre dostu teknolojileri ve Endüstri 4.0 alanındaki başarılarıyla hem Türkiye operasyonları hem de küresel yapılanmaları için kritik rol üstlendiğini anlatan Dinçer, dünyanın bulaşık makinesi üretiminin yüzde 10'undan fazlasını karşılayan tesisin, halihazırda yıllık 4,62 milyon adetlik üretim kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.</p><p>Dinçer, söz konusu kapasiteyle 4,69 saniyede 1 makine üretilebildiklerine ve Avrupa'nın en büyük bulaşık makinesi işletmesi konumunda olduklarını belirterek, 'Tesiste üretim yüzde 90'ın üzerinde otomasyonla gerçekleştiriliyor. 171 robot aktif olarak üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Yaklaşık 109 bin metrekare alan üzerine kurulu tesisimiz, Batı Avrupa'dan Asya-Pasifik'e uzanan geniş bir coğrafyaya üretim yaparken, sadece geçtiğimiz yıl bu fabrikamızdan 54 ülkeye ihracat gerçekleştirdik.' diye konuştu.</p><p>Markalarının bu fabrikada ürettikleri bulaşık makineleriyle Türkiye pazarında da liderliğini sürdürdüğünü kaydeden Dinçer, 'Bunun yanı sıra tesisimizde kurulu 1,22 megavat pik (MWp) gücündeki güneş enerjisi sistemiyle yıllık 1500 megavat saatin (MWh) üzerinde yeşil elektrik üretiyoruz. Bu, yaklaşık 410 evin bir yıllık elektrik tüketimine denk geliyor. Sistemlerimizle yaklaşık 640 ton karbon salımını engelliyoruz. Bu rakam da yaklaşık 30 bin ağacın 1 yılda tuttuğu karbon salımına eşdeğer.' ifadelerini kullandı.<br></p><p>- 'Tüketiciler hayatı kolaylaştıran akıllı çözümler talep ediyor'</p><p>Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural da özellikle son yıllarda değişen yaşam biçimleri, gündelik tempo ve teknolojinin hayatın içinde giderek daha fazla yer alması tüketici beklentilerini yeniden şekillendiğini belirtti.</p><p>Tüketicilerin artık fiyat ve yüksek performansın ötesinde, zaman kazandıran, hayatı kolaylaştıran, hijyen sağlayan, enerji ve su verimliliği sunan akıllı çözümler talep ettiğini aktaran Kural, 'Arçelik olarak 12 ülkede gerçekleştirdiğimiz 'Akıllı Yaşam Endeksi' araştırması da bunu net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye'de her 10 kişiden 8'i daha akıllı ve enerji verimli cihazlar isterken, tüketicilerin üçte ikisi hayatı sadeleştiren teknolojik çözümleri önceliklendiriyor.' değerlendirmesini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kural, değişen beklentilerin, bulaşıkta kategoriyi baştan sorgulamalarında tetikleyici olduğuna dikkati çekerek, 'Türkiye bulaşık makinesi pazarında teknolojik ilerlemenin göstergesi uzun yıllardır program sayısı üzerine kuruluydu. Yaptığımız araştırmalarımız net bir gerçeği ortaya koydu. tüketicilerin büyük çoğunluğu günlük hayatta tek bir programı kullanıyor. Ülkemizin mutfak kültürü bulaşık makineleri için zorlu lekeler oluştururken, tüketicilerimiz kısa programda bile etkili temizlik bekliyor.' dedi.</p><p>Türkiye'de kullanıcıların, Avrupa ortalamasının üzerinde sıklıkla, haftada ortalama yaklaşık 5 kez bulaşık makinesi çalıştırdığını kaydeden Kural, bu içgörülerden yola çıkarak tüm ürün gam ve tasarımlarını sadeleşme, kolaylık ve gerçek kullanıcı ihtiyaçları etrafında uçtan uca yeniden kurduklarını anlattı.</p><p>Kural, dönüşümün bulaşık makinelerinde devrim niteliğinde değişim olduğuna dikkati çekerek, 'Artık program karmaşasını kaldırıyoruz. Yeni bulaşık makinesi serimiz ile tüketicileri düşündürmeyen bir teknoloji yaklaşımı izliyoruz.' diye konuştu.</p><p>Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi'nin şirketin en stratejik merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Kural, tesislerinin, dünya çapındaki farklı mutfak tasarımlarına ve tüketici ihtiyaçlarına tam uyum sağlamak üzere geniş ürün yelpazesi sunduğunu vurguladı.</p><p>Kural, 35 yıllık AR-GE deneyimi, 28 farklı AR-GE merkezi ve 3 bin 500'ün üzerindeki patent başvurularından güç alan altyapılarıyla üretim yatıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>'Yapay zeka destekli teknolojiler, bağlantılı ürün altyapısı ve akıllı ev çözümleriyle kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt veren yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Sürdürülebilirlik odağında güçleniyor, her yeni nesil üründe su ve enerji tüketimini daha da azaltmaya odaklanıyoruz. Geri dönüştürülmüş malzemeler içeren, karbon ayak izini azaltmaya katkı sağlayan ürünleri geliştirmeye devam ediyoruz. Teknolojiyi insanın hayatına faydalı hale getirmek kadar, gezegenin geleceğine faydalı hale getirmek sorumluluğuyla da hareket ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/arcelik-yeni-seri-bulasik-makinelerini-tanitti</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/05/arcelik-yeni-seri-bulasik-makinelerini-tanitti.jpg" type="image/jpeg" length="56021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara otogarında bir tas çorbayla başlayan iyilik hareketi görünmeyen hayatlara el uzatıyor]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/ankara-otogarinda-bir-tas-corbayla-baslayan-iyilik-hareketi-gorunmeyen-hayatlara-el-uzatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/ankara-otogarinda-bir-tas-corbayla-baslayan-iyilik-hareketi-gorunmeyen-hayatlara-el-uzatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Ankara Abisi İyilik Derneği Başkanı Yasin Oyanık: - 'Birçok ildeki ihbarlara gidiyoruz, toplu dağıtımlarımız oluyor. Bu potansiyeli kontrol altına alırsak eğer, ben de bütün illerde inşallah daha çok kişiye ulaşmak için böyle bir organizasyon yapmak isterim']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - ENES TAHA ERSEN - Sosyal medya platformlarında 'Ankara Abisi' mahlasıyla tanınan, yardıma muhtaç kişilere destek olarak iyilik hareketi başlatan Yasin Oyanık, çektiği videolarla hem sosyal medya kullanıcılarının yüreklerine dokunuyor hem de yardım hareketini daha geniş kitlelere yaymayı hedefliyor.</p><p>Sosyal medya platformlarına hazırladığı içeriklerle yardıma muhtaç kişilerin varlığını hatırlatmak istediğini söyleyen Oyanık, Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali'nde (AŞTİ) başlayan yardım çalışmalarının nasıl derneğe dönüştüğünü AA muhabirine anlattı.</p><p>Zaman zaman çekilen videoların kurmaca olduğu yönünde tepkilerle karşılaştığını belirten Oyanık, videoların kurgu unsuru olduğunu söyleyebilmeyi çok isteyeceğini ancak her bir hikayenin hayatın içerisindeki çarpıcı ve üzücü gerçekler olduğunu, maalesef herkesin çevresinde böyle düşkün veya muhtaç durumdaki insanların yaşadığını ifade etti.</p><p>- 'Bu insanlar bir senaryo değil, hepsi hayatın gerçek birer parçası'</p><p>Küçüklüğünün imkanı dahilinde yardımlar yapan bir aile ve mahalle toplumunun içerisinde geçtiğini aktaran Oyanık, 1983 yılında Ankara'da dünyaya geldiğini, yardım ve infak kültürünü dedelerinden, yaşadığı mahalleden edindiğini söyleyerek, o dönem kendi çalıştığı yer olan AŞTİ'de bu yardım ve infak anlayışını kendi çapında sürdürmek için çabaladığını kaydetti.</p><p>Yardım dağıtma faaliyetine AŞTİ'de güvenlik şefi olarak çalıştığı sırada otogarda kalan evsizlere birkaç tas çorba dağıtarak başladığını bildiren Oyanık, bir gün çöpün başında birilerine ait yarım çorbayı yine çöpten bulduğu ekmeklerle yemeye çalışan yaşlı adamı görmesinin bu yardım hareketinin temeli olduğunu, o yaşlı adamı hiç unutmayıp muhtaç durumda olan insanlara yardım eli uzatmak için daha çok çalışmaya başladığını dile getirdi.</p><p>Hemen her gün çevredeki esnaf, otogar çalışanları ve bir grup yardımseverin vasıtasıyla yiyecek dağıtımı, kıyafet temini ve nakdi yardım gibi faaliyetler yürüttüklerini aktaran Oyanık, bir ağabey gibi muhtaç durumda olan kişileri kollayan, gözeten ve onların ihtiyacına yetişmeye çalışan bir kişi olarak görüldüğü için kendisine 'Ankara abisi' yakıştırmasının yapıldığını, bunun neticesinde bu hareketin 2021 yılında dernekleşerek 'Ankara Abisi İyilik Derneği' adını aldığını söyledi.</p><p>Dernek faaliyetleri altında sosyal medya hesaplarından içerik ürettiğini, bunları gündelik hayatta bu denli muhtaç durumda olan insanlara ulaşmak ve onların varlığına dikkati çekmek amacıyla oluşturduklarını anlatan Oyanık, zaman zaman kendisine bu videoların gerçek olmadığı yönünde eleştirilerin geldiğini ancak o videolardaki her bir kişinin 'maalesef' hayat kadar gerçek olduğunu vurguladı.</p><p>Yasin Oyanık, şunları kaydetti:</p><p>'Yardım için bizlere ihbarlar geliyor. Bazı gittiğimiz adresleri çekip insanlara bu yaşanan gerçeği göstermeye çalışıyoruz. Zaman zaman 'Abi gerçekten böyle insanlar var mı?' gibi yorumlarla karşılaşıyoruz. Bu insanlar bir senaryo değil, maalesef hepsi hayatın gerçek birer parçası. Gittiğimiz ailelerde, o amcalarımızda, teyzelerimizde hep şunu yaşıyoruz. Zamanında ben de iyiydim ama bu duruma düştüm. O AŞTİ'de evsiz kalanların hepsi çocukluktan beri evsiz mi sanıyoruz? Hepsinin bir işi, gücü, hayat hikayesi vardı ama daha sonra hayatı tepetaklak olmuş. Yani bunlar hayatın gerçekleri ve hepsi yanı başımızda yaşıyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Herkes komşusunu kollasa, gözetse aslında çok da bize bu konuda iş düşmeyecek'</p><p>Çorba dağıtarak başladıkları yardım kampanyasında bugün Ankara başta olmak üzere pek çok ilde yüz binlerce kişiye hayırseverler aracılığıyla yardımlar götürdüklerine dikkati çeken Oyanık, derneğin WhatsApp hattına her gün binlerce ihbar geldiğini, zaman zaman bunlara yetişmekte zorlandıklarını ifade etti.</p><p>Oyanık, özellikle insanların kendisine yaptığı 'abi' benzetmesinden memnuniyet duyduğunu belirterek, 'Biz bu işe başlarken 'Ankara abisi' olarak başladık ama şimdi birçok arkadaşımız 'Abi sen artık Türkiye abisisin.' yorumu yapıyor. Elhamdülillah o şekilde büyüdük. Birçok ildeki ihbarlara gidiyoruz, toplu dağıtımlarımız oluyor. Bu potansiyeli kontrol altına alırsak eğer, ben de bütün illerde inşallah daha çok kişiye ulaşmak için böyle bir organizasyon yapmak isterim.' şeklinde konuştu.</p><p>Videoların altına pek çok olumlu yorum geldiğini, insanların yardım etmek için neler yapabileceğini sorduğunu anlatan Oyanık, insanların sosyal medyada paylaşılmasa böyle bir komşusunun olup olmadığından bile bihaber olduğunu ancak videoların yayılmasının ardından toplumun bu insanlara karşı daha çok dikkat kesildiğini, bunun da derneğin faaliyetleriyle örtüştüğünü kaydetti.</p><p>Oyanık, toplumdaki herkesin çevresindeki insanları koruyup gözeten, ihtiyaçlarına yetişmeye çalışan bir bilinçle hareket etmesi gerektiğini, 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir' hadisi düsturunca yaşamanın bu hayattaki en önemli gayelerden birisi olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:</p><p>'Biz dernek olarak bu işte bir köprüyüz, vesileyiz, aracıyız. Ama keşke imkanı olan vatandaşlarımız zekatlarını vermiş olsa da işte dedim ya komşusunun kapısını çalsa, onun hikayesini dinlese o zekatıyla beraber o ailemizin sıkıntılarını giderse de bizim üzerimize bu kadar yük gelmese. Anlatabildim mi? Herkes komşusunu kollasa, gözetse aslında çok da bize bu konuda iş düşmeyecek ya da yükümüzü azaltmış olacak diye düşünüyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/ankara-otogarinda-bir-tas-corbayla-baslayan-iyilik-hareketi-gorunmeyen-hayatlara-el-uzatiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/05/ankara-otogarinda-bir-tas-corbayla-baslayan-iyilik-hareketi-gorunmeyen-hayatlara-el-uzatiyor.jpg" type="image/jpeg" length="56486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu Otoyolu'nun Ankara kesiminde kar etkili oluyor]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/anadolu-otoyolunun-ankara-kesiminde-kar-etkili-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/anadolu-otoyolunun-ankara-kesiminde-kar-etkili-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Anadolu Otoyolu'nun Ankara mevkisinde kar etkili oluyor.</p><p>Bölgede geceden bu yana aralıklarla devam eden yağış nedeniyle trafikte zaman zaman aksamalar yaşanıyor.</p><p>Cankurtaran mevkisindeki hasarlı kazalara müdahale ediliyor.</p><p>Karayolları ekipleri ise Ankara-İstanbul arasındaki bölgede tuzlama çalışması yürütüyor.</p><p><br></p><p><br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/anadolu-otoyolunun-ankara-kesiminde-kar-etkili-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/05/anadolu-otoyolunun-ankara-kesiminde-kar-etkili-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="26423"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[COP31'de gençler aktif role sahip olacak]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/cop31de-gencler-aktif-role-sahip-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/cop31de-gencler-aktif-role-sahip-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan: - 'Bütün unsurlarıyla gençlerin bu sürecin aktif parçası olması konusunda üniversitelerle ve sivil toplum örgütleriyle çok ciddi çalışmalar yürütülüyor ve öncelik alanlarından birisi olarak da gençlik ve eğitim belirlendi']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - ZEYNEP ÖZTURHAN - Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, gençlerin Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31) sürecinin aktif parçası olması konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, 'Öncelik alanlarından birisi olarak da gençlik ve eğitim belirlendi.' dedi.</p><p>Turan, AA muhabirine, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'de iklim diplomasisinin seyri ve sıfır atık modelinin uluslararası müzakerelerdeki yerini değerlendirdi.</p><p>Yeşil Kalkınma Devrimi ve 2053 net sıfır emisyon hedefleriyle başlayan süreçte Türkiye'nin uluslararası iklim sözleşmelerine ve politika belgelerine hızla entegre olduğunu belirten Turan, yürütülen müzakerelerin COP31 başkanlığını Türkiye için mümkün kıldığını söyledi.</p><p>Turan, ülkenin bu noktaya gelmesini sağlayan unsurların başında Sıfır Atık Hareketi'nin geldiğine işaret ederek, 'Türkiye, iklim diplomasisinde çok önemli mesafeler katetti. Bu mesafelerin arasında uluslararası düzeyde kabul gören birtakım önemli çalışmalar yaptı, bunlardan bir tanesi Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından üretilen Sıfır Atık Projesi'dir.' ifadesini kullandı.</p><p>- İklim krizinden kaynaklanan afetler bütün dünyanın sorunu</p><p>COP31'de öne çıkması gereken başlıklar konusunda dünya ve Türkiye'nin önceliklerinin büyük ölçüde örtüştüğüne dikkati çeken Turan, şunları kaydetti:</p><p>'Gıda güvenliğinin sağlanması, enerji ve iklim krizinden kaynaklanan afetler, iklim adaletine geçme konusunda finansal mekanizmaların güçlendirilmesi bütün dünyanın sorunu. Gelişmiş ülkeler geçiş için ayrılan fonların yerinde harcanmasını talep ediyor. Gelişmekte olan ülkeler ise bu fonları kullanabilme konusunda gerekli mekanizmaların tutarlı, hızlı ve adil şekilde sağlanmasını istiyor. Sıfır atık da bu üst politikalardan birisi olmaya adaydır. Sanırım Türkiye bunu da gündeme taşıyacaktır.'</p><p>Turan, sıfır atık modelinin gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler arasında bir kaldıraç görevi görebileceğine işaret ederek, 'Türkiye, her zaman dünyanın mazlum halklarının yanında olmuştur. Biz bu model üzerinden Gazze'yi, Afrika'daki aç çocukların meselesini, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir savaştaki meseleyi de 'daha adil bir dünya mümkündür' vizyonuyla buralara taşıyabiliyoruz.' şeklinde konuştu.</p><p>- 'Türkiye, dirençli şehirler inşa etmek konusunda çok ciddi potansiyel elde etti'</p><p>Ülkenin hemen hemen her bölgesinde konut projelerinin çevre ve iklim dostu teknolojiyle yeniden ortaya konulduğunun altını çizen Turan, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>'Türkiye, dirençli şehirler inşa etmek konusunda çok ciddi potansiyel elde etti, hem afetlere müdahale hem de afet öncesi tedbirler açısından yüksek başarı sağladı. Bir yandan kentsel dönüşüm projeleriyle yıpranan yapıları yenileme, bir yandan da yeni sosyal konut projeleriyle konut stokunu çevre ve iklim dostu, teknolojiyle donatılmış yapılarla yeniden inşa etme vizyonunun hayata geçirildiğini görüyoruz. Türkiye'nin bu anlamda dünyanın başka ülkelerinde de uygulanabilecek bir deneyim sunabileceğini görüyorum. Dirençli şehircilik yalnızca konutu yenilemek değildir, aynı zamanda altyapıyı da yenilemektir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- COP31, gençlerin COP'u olacak</p><p>Turan, iklim değişikliğinin etkilerinin zirai don, orman yangınları ve sellerle görüldüğünü anımsatarak, bu doğrultuda yürütülen tüm süreçlerin toplumda farkındalık oluşturmaya başladığını söyledi. Turan, bu farkındalığın oluşmasında Sıfır Atık Projesi'nin çok ciddi katkısı olduğunu kaydetti.</p><p>Toplumsal bilinçlenmenin yanı sıra Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP zirvesinin 'gençlerin COP'u' olarak nitelendirildiğine dikkati çeken Turan, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Bütün unsurlarıyla gençlerin bu sürecin aktif parçası olması konusunda üniversitelerle ve sivil toplum örgütleriyle çok ciddi çalışmalar yürütülüyor ve öncelik alanlarından birisi olarak da gençlik ve eğitim belirlendi. Gençlerin bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmesi konusunda yavaş yavaş bunun sağlandığını göreceksiniz. Ayrıca, girişimci gençler yetiştirme konusunda da bir çabanın olduğunu ve bunun projeler aracılığıyla hayata geçirileceğini görme şansına erişeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/cop31de-gencler-aktif-role-sahip-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/05/cop31de-gencler-aktif-role-sahip-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="18109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aksa Doğalgaz, Şanlıurfa'da 340 bin aboneyi aşmayı hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/aksa-dogalgaz-sanliurfada-340-bin-aboneyi-asmayi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/aksa-dogalgaz-sanliurfada-340-bin-aboneyi-asmayi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Şirket Müdürü Muhammed Nezih Ural, Şanlıurfa'da abone sayısını yıl sonuna kadar 341 bine çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Ural, geçen yıl gerçekleştirdikleri genişleme çalışmalarından yeni dönem faaliyetlerine, tüketim değerlerinden Şanlıurfa'nın hava kalitesindeki iyileşmeye birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Merkez ilçeler Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü'nün yanı sıra Akçakale, Birecik, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Viranşehir, Siverek ve Bozova ilçelerindeki abonelere genişleme faaliyetleri kapsamında doğal gaz ulaştırmaya devam ettiklerini ifade eden Ural, yatırım faaliyetleriyle Şanlıurfa'nın enerji altyapısını daha da güçlendireceklerini kaydetti.</p><p>Ural, yıl sonuna kadar yaklaşık 29 bin konutu daha doğal gazla buluşturmayı ve Suruç ilçesini doğal gaza kavuşturmayı hedeflediklerini belirterek, 'Böylelikle ilimizde doğal gazı ulaştırmadığımız ilçemiz kalmayacak ve abone sayımız yaklaşık 341 bine ulaşacak.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geçen yıl, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Şanlıurfa'da yapımı tamamlanan 4 bin 108 deprem konutuna doğal gaz ulaştırdıklarını aktaran Ural, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Bu adımla birlikte 6 Şubat depremlerinden bu yana toplam 15 bin 199 deprem konutuna gaz arzını sağladık. 2025, oldukça verimli bir yıldı, şebeke uzunluğumuz bir önceki yıla göre yüzde 8 artarak 2 bin 143 kilometreye ulaştı. Abone sayımız da yüzde 11 artışla 312 bin oldu. 2025 yılında Şanlıurfa'da hane başı ortalama tüketim 890 metreküp, yıllık genel tüketim ise 230,7 milyon metreküp olarak gerçekleşti. 2025'te Siverek'te 4 bin 100 hane doğal gaz konforuna kavuşurken, abone sayımız 30 bine ulaştı. Siverek'te yakaladığımız bu ivmeyi diğer ilçelerimize de taşımak amacıyla yatırımlarımızı, talep doğrultusunda planlıyor, vatandaşlarımızın konforlu ve ekonomik doğal gazla buluşması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.'</p><p>Ural, Şanlıurfa'nın hava kalitesinin hissedilebilir düzeyde iyileştiğini, doğal gazın yaşam konforunu artırmakla kalmayıp, daha temiz ve güvenle solunabilir bir hava sahası oluşmasına önemli ölçüde katkı sağladığını ifade ederek, 'Kömür ve odun kullanımına bağlı gelişen solunum yolu hastalıkları riski doğal gaz kullanımı arttıkça giderek azalıyor. 2025'te ilimizde kömür yerine doğal gazı tercih eden abonelerimiz sayesinde 672 ton karbon salımı azaltımı gerçekleşti.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/aksa-dogalgaz-sanliurfada-340-bin-aboneyi-asmayi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/aksa-dogalgaz-sanliurfada-340-bin-aboneyi-asmayi-hedefliyor.jpg" type="image/jpeg" length="16041"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'deki Türkler, 'gündelik İslamofobi'ye maruz kalıyor]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/ingilteredeki-turkler-gundelik-islamofobiye-maruz-kaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/ingilteredeki-turkler-gundelik-islamofobiye-maruz-kaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Babacan: - 'Literatür, İngiltere'deki Müslümanların açık ve şiddet içeren bir ırkçılığa maruz kaldığını ortaya koyuyor ancak Türklerle yaptığımız görüşmelerde daha örtük, gizli ve ispatı zor bir ayrımcılık biçimiyle karşılaştık. Bu ayrımcılık biçimi açık saldırılar içermediği için fark edilmesi ve kanıtlanması güç ancak hedefteki kişinin psikolojisi üzerinde en az açık ırkçılık kadar yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor' - 'İngiltere'de yaşayan Türkler, İslamofobi'yi damgalı bir kimlik olarak gördükleri için dezavantajlı bir grubun parçası olmak yerine bu kimliğin dışında farklı bir kimlik inşa etmeye yöneliyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - ŞULE ÖZKAN - İngiltere'de yaşayan Türk gençleriyle yapılan saha araştırması, Müslüman karşıtlığının (İslamofobi) açık saldırıların ötesinde, örtük ve gündelik pratikler üzerinden yeniden üretildiğini ortaya koydu. </p><p>Araştırmayı yürüten Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Babacan, AA muhabirine, Türk gençlerinin Müslüman karşıtlığı karşısında geliştirdiği kimlik stratejileri ile 'gündelik İslamofobi' kavramını ele aldı.</p><p>Müslüman karşıtlığına ilişkin akademik çalışmaların, bu olgunun yalnızca açık nefret söylemleri ve fiziksel saldırılarla sınırlı olmadığını, gündelik hayatta daha örtük biçimlerde de ortaya çıktığını gösterdiğine dikkati çeken Babacan, bu sorunun 'makro' ve 'mikro' olmak üzere iki düzeyde incelenmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Muhammed Babacan, 'İslamofobi, özellikle Batılı siyasetçiler ve kitle iletişim araçları tarafından siyasi ve ekonomik saiklerle üretilen bir propaganda aracı olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, mikro düzeyi de besliyor. Irkçı zihin bu makro düzeyden etkilenerek gündelik hayatta ırkçılık üretiyor.' dedi.</p><p>Bu söylemlerin toplumda karşılık bulduğunu vurgulayan Babacan, mikro düzeyde ise ayrımcılığın gündelik yaşam pratiklerinde ortaya çıktığını; sokakta, okulda, iş yerinde ve kamu kurumlarında daha görünür hale geldiğini kaydetti.</p><p>- 'İslamofobi bir ırkçılık biçimi olarak ele alınmalı'</p><p>İslamofobi'nin tanımlanmasına ilişkin tartışmalara değinen Dr. Öğr. Üyesi Babacan, bu olgunun bir ırkçılık biçimi olarak değerlendirilmesinin önemine işaret etti.</p><p>Modern dönemde ırkçılığın biçim değiştirdiğini belirten Babacan, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası göç hareketleriyle birlikte 'kültürel ırkçılık' kavramının öne çıktığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Önceden genetik ve biyolojik özelliklere dayanan bir ırkçılık söz konusuyken 1950'li yıllardan itibaren göç dalgalarıyla birlikte ırkçılığın form değiştirdiğini görüyoruz. Artık ayrımcılık fenotip veya ten renginden ziyade bireylerin kıyafetleri, sakalları, başörtüleri, dini, kültürü ve yaşam tarzı üzerinden yapılıyor. İnsanların dünyaya bakış açıları, yaşam standartları ve Batılı değerlerle uyumlu olup olmamaları üzerinden bir farklılık üretiliyor.'</p><p>Bu kapsamda Müslümanlara yönelik genelleştirici söylemlerin kültürel ırkçılığın temel örnekleri arasında yer aldığını belirten Babacan, İslamofobi'nin etkilerinin toplumun tüm kesimlerinde eşit derecede hissedilmediğini, bazı grupların çok daha dezavantajlı konumda bulunduğunu vurguladı.</p><p>Muhammed Babacan, 'kesişimsellik' kavramına dikkati çekerek özellikle muhafazakar Müslüman kadınların hem dini kimlikleri hem de cinsiyetleri nedeniyle çok katmanlı bir ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını belirterek 'Müslüman kadınlar, Müslüman erkeklere kıyasla daha dezavantajlı bir grup. Birden fazla kimlik ve özelliğin bir araya gelmesi, ayrımcılığın şiddetini artırıyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>- 'Gündelik İslamofobi' kavramı</p><p>Dr. Öğr. Üyesi Babacan, çalışmasında öne çıkan 'gündelik İslamofobi' kavramının özellikle İngiltere'de yaşayan Türklerin deneyimlerini anlamak açısından önemli olduğunu belirterek şunları kaydetti:</p><p>'Literatür, İngiltere'deki Müslümanların açık ve şiddet içeren bir ırkçılığa maruz kaldığını ortaya koyuyor ancak Türklerle yaptığımız görüşmelerde daha örtük, gizli ve ispatı zor bir ayrımcılık biçimiyle karşılaştık. Bu ayrımcılık biçimi açık saldırılar içermediği için fark edilmesi ve kanıtlanması güç ancak birey üzerinde psikolojik etkiler bırakan, ustalıkla yapılan bir ırkçılık türü.'</p><p>Babacan, saha çalışmasında elde edilen bulguların gündelik İslamofobi'nin somut örneklerle ortaya çıktığını gösterdiğini belirterek aynı koşullarda seyahat eden kişiler arasında yalnızca başörtülü olan bireyin havaalanında aranması ve sorgulanması gibi uygulamaların bu duruma örnek teşkil ettiğini ifade etti.</p><p>Bu tür durumlarda ayrımcılığın açık biçimde ortaya konulamadığını, yetkililerin farklı gerekçeler öne sürebildiğini aktaran Babacan, benzer deneyimlerin tekrarlanmasının bireylerde farklı muameleye maruz kalındığı yönünde güçlü bir algı oluşturduğunu kaydetti.</p><p>Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Babacan, gündelik hayatta masum görünen bazı soruların dahi ayrımcılığa dönüşebildiğini belirterek 'Nerelisin sorusu aslında masum görünebilir ancak nerede, kim tarafından ve nasıl sorulduğu çok önemli. İngiltere'de doğup büyüyen ve görünüş olarak İngilizlere benzeyen bir kişiye yalnızca Türk ismi nedeniyle ısrarla 'Aslen nerelisin?' sorusu yöneltiliyor. Kişi ailesinin Kayseri'den geldiğini söylediğinde ise 'O zaman onlar Müslüman ve dolayısıyla teröristler' gibi ifadelerle karşılaşıyor.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Araştırmada, görünür dini kimliğin bireylerin karşılaştığı muamele üzerinde belirleyici olduğu da tespit edildi. Babacan, başörtüsü gibi sembollerin bireyin toplum içindeki algılanışını doğrudan etkilediğini belirterek bunun gündelik hayattaki davranışlara da yansıdığını ifade etti.</p><p>- Türklerin kimlik stratejisi: Etnik vurgu ve 'beyazlık'</p><p>Araştırmada dikkati çeken bir diğer bulgu ise İngiltere'de yaşayan Türklerin İslamofobi karşısında geliştirdiği stratejiler oldu. Babacan, diğer Müslüman toplulukların aksine Türklerin kolektif dini kimlik üzerinden bir dayanışma geliştirmediğini, bunun yerine etnik temelli bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti.</p><p>Muhammed Babacan, 'İngiltere'de yaşayan Türkler, İslamofobi'yi damgalı bir kimlik olarak gördükleri için dezavantajlı bir grubun parçası olmak yerine bu kimliğin dışında farklı bir kimlik inşa etmeye yöneliyor. İslamofobi'yi daha çok diğer Müslümanların sorunu olarak görüp kendilerini bunun dışında konumlandırıyorlar. Beyazlık, görünmezlik ve farklılık vurgusuyla ayrı bir pozisyon alıyorlar.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Çalışmada öne çıkan bir diğer kavramın ise 'farazi beyazlık' olduğunu belirten Babacan, Türklerin kendilerini 'görünmez' olarak tanımladığını ve bu durumu ayrımcılıktan kaçınma stratejisi olarak kullandıklarını ifade etti.</p><p>Almanya'da Türklerin daha görünür bir azınlık olması nedeniyle ayrımcılığa daha sık maruz kaldığını belirten Babacan, 'İngiltere'de ise en büyük azınlık grup Güney Asyalılar ve İslamofobi büyük ölçüde onlar üzerinden ilerliyor. Güney Asyalıların İngiliz medyası ve halkı nezdinde ana hedef olması, genç Türklere aradan sıyrılmak ve 'Biz onlardan farklıyız' diyebilmek için bir manevra alanı oluşturmuştur.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/ingilteredeki-turkler-gundelik-islamofobiye-maruz-kaliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/ingilteredeki-turkler-gundelik-islamofobiye-maruz-kaliyor.jpg" type="image/jpeg" length="12347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rönesans Enerji ilk batarya yatırımını başlattı]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/ronesans-enerji-ilk-batarya-yatirimini-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/ronesans-enerji-ilk-batarya-yatirimini-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Rönesans Holding ve TotalEnergies ortaklığıyla faaliyet gösteren ve Türkiye'nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefiyle yatırımlarını sürdüren Rönesans Enerji, enerji depolama alanındaki ilk yatırımını hayata geçiriyor.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Rönesans Enerji, Alarko Gotion Green Enerji ile iş birliği kapsamında, Sibel Rüzgar Enerji Santrali (RES) için batarya enerji depolama sistemi (BESS) tedarikine yönelik sözleşme imzaladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Rönesans Enerji, bu adımıyla üretim süreçlerini daha esnek, verimli ve öngörülebilir hale getirmeyi hedefliyor. Rönesans Enerji portföyünde yer alan ve İzmir'de bulunan 88 mekanik megavat kurulu güce sahip Sibel RES bünyesinde kurulacak batarya sistemi sayesinde, rüzgar enerjisinin doğası gereği oluşabilen üretim sapmalarından kaynaklanan dengesizlik maliyetlerini azaltmayı hedefliyor.</p><p>Üretim profilinin daha esnek ve kontrol edilebilir hale gelmesini sağlayacak bu yatırımla, Rönesans Enerji'nin toplayıcılık portföyünün daha etkin, öngörülebilir ve optimize edilmiş şekilde yönetilmesi mümkün olacak.</p><p>Enerji depolama sisteminin devreye alınmasıyla, piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalardan faydalanılarak gelir optimizasyonu sağlanması, kesinti (curtailment) kaynaklı üretim kayıplarının ve dengesizlik maliyetinin azaltılması, genel portföy karlılığı ile operasyonel verimliliğin artırılması hedefleniyor. Bu adım, yenilenebilir enerji üretiminin piyasa koşullarına daha uyumlu ve yönetilebilir hale gelmesine katkı sağlayan yeni nesil enerji yönetimi yaklaşımının önemli bir örneğini oluşturuyor.<br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, enerji depolama yatırımlarının önümüzdeki dönemde portföy içinde daha geniş yer tutacağını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Önümüzdeki 5 yılda önceliğimiz enerji depolama yatırımları olacak. Kapasite artışı bizim için kritik önem taşıyor. Bu kapsamda temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bunun yanı sıra türbin yenileme yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Depolamalı rüzgar ve güneş projeleri öncelik verdiğimiz alanlar arasında yer alıyor. Ayrıca hibrit santrallere yönelik yatırımlarımız devam edecek. Bu süreçte dijitalleşme ve yapay zeka destekli bakım ve işletme çözümlerine odaklanıyoruz. Amacımız aynı altyapıdan daha fazla, verimli ve esnek üretim sağlamak. Bugün itibarıyla kurulu gücümüz 577 megavat seviyesinde. İki yılda kurulu gücümüzü 3,5 katına çıkardık. Proje portföyümüz ise 1400 megavata ulaşmış durumda. 2027'de kurulu gücümüzü 1000 megavata, 2028'de ise 2 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki 2 yılda yatırımlarımız ağırlıklı olarak rüzgar, güneş, depolamalı ve esnek üretim içeren projelerde yoğunlaşacak. Güvenilir enerjiyi esnek üretim çözümleriyle birleştirip entegre enerji üretimi sağlamayı amaçlıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/ronesans-enerji-ilk-batarya-yatirimini-baslatti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/ronesans-enerji-ilk-batarya-yatirimini-baslatti.jpg" type="image/jpeg" length="82173"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FSC Türkiye, orman ürünleri sektörünü Ankara'da bir araya getirdi]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/fsc-turkiye-orman-urunleri-sektorunu-ankarada-bir-araya-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/fsc-turkiye-orman-urunleri-sektorunu-ankarada-bir-araya-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- FSC Türkiye Ulusal Temsilcisi Şükran Bayçura: - 'FSC Türkiye olarak bu amaçla ilk etkinliğimizi gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu diyalog platformunun zaman içinde genişleyeceğine ve kökleneceğine inancımız var' - FSC Global Network Program Yöneticisi Fernando Rodriguez Terron: - 'FSC, sürdürülebilir ormancılık, pazar talebi ve toplum beklentileri arasında bir köprü kurulmasına imkan tanıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Forest Stewardship Council (FSC) Sürdürülebilir Orman Ürünleri Değer Zinciri Buluşması, ihracatta rekabet gücü, uyum kapasitesi ve kamu-özel sektör işbirliğini gündeme getirmek amacıyla düzenlendi.</p><p>FSC Türkiye tarafından Ankara'da bir otelde düzenlenen '1. FSC Sürdürülebilir Orman Ürünleri Değer Zinciri Buluşması' kapsamında kamu kurumları, ihracatçılar, üreticiler, sektör temsilcileri ve uluslararası paydaşlar bir araya geldi.</p><p>Programın açılışında konuşan FSC Türkiye Ulusal Temsilcisi Şükran Bayçura, etkinlikte Türkiye orman ürünleriyle ilgili sektörün piyasa beklentilerini, politika perspektifini ve sektör uygulamalarını aynı platformda buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.</p><p>Sektörel bağlantı kurmayı kamu, sivil toplum kuruluşu ve özel sektörün birlikte şekillendirdiği dönüşüm alanı olarak gördüklerine işaret eden Bayçura, FSC'nin sürdürülebilir orman üretimini teşvik eden tedarik zincirinde şeffaflık ve izlenebilirliği güçlendiren öncü bir yapı olduğunu ifade etti.</p><p>Bayçura, FSC'nin aynı zamanda bir diyalog platformu olduğuna dikkati çekerek, 'FSC Türkiye olarak bu amaçla ilk etkinliğimizi gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu diyalog platformunun zaman içinde genişleyeceğine ve kökleneceğine inancımız var.' dedi.</p><p>- 'Türkiye 14 milyon hektarlık FSC sertifikalı ormana sahip'</p><p>Özel sektör ve çatı kuruluşlarla işbirliklerini güçlendireceklerinin altını çizen Bayçura, 'Türkiye, bugün itibarıyla 14 milyon hektarlık FSC sertifikalı ormana sahip. Bu, Türkiye'yi Avrupa'da FSC'li orman alanı bakımından ikinci ülke konumuna getiriyor. Birinci ülkeyse İsveç. Bu başarının arkasında bunu 2010'dan beri yürüten Orman Genel Müdürlüğümüz var.' diye konuştu.</p><p>Bayçura, Türkiye'de yaklaşık 1000 şirketin FSC gözetim zinciri sertifikasıyla faaliyet gösterdiğini belirterek, söz konusu şirket sayısının talebin ve dönüşümün yansıması olduğunu kaydetti.</p><p>- '173 milyon hektar FSC sertifikalı orman alanının yüzde 8'i Türkiye'de bulunuyor'</p><p>FSC Global Network Program Yöneticisi Fernando Rodriguez Terron da dünyadaki arazilerin yüzde 31'inin ormanlarla kaplı olduğunu belirterek, bu ormanların kara canlılarının yüzde 81'ine ev sahipliği yaptığını anlattı.</p><p>FSC'nin yaptığı araştırmada insanların önceliklerinde 4. sırada iklim değişikliği olduğunun tespit edildiğini aktaran Terron, şunları kaydetti:</p><p>'Öte yandan, insanların yüzde 73'ü şirketlerin yaptıkları taahhütlere uymalarını istiyor. Bu doğrultuda görüyoruz ki sürdürülebilirlik beklentileri gittikçe artıyor. FSC, sürdürülebilir ormancılık, pazar talebi ve toplum beklentileri arasında bir köprü kurulmasına imkan tanıyor. 173 milyon hektar FSC sertifikalı orman alanının yüzde 8'i Türkiye'de bulunuyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Terron, tüketiciler arasında FSC'nin tanınırlığının yüksek olduğunu belirterek, 'Tüketicilerin, yani genel halkın Avrupa'da yüzde 58 ve Türkiye'de yüzde 41'i FSC'yi tanıyor. Tüketicilerin yüzde 79'u bu logoyu taşıyan markalara güveniyor.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Sektörlerimizin küresel dönüşüm süreçlerine uyum sağlamasını destekliyoruz'</p><p>TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın ise 'sürdürülebilir' kavramının bir tercih değil, küresel ticaretin ve rekabetçiliğin temel belirleyicilerinden olduğuna işaret ederek, 'TOBB olarak sektörlerimizin küresel dönüşüm süreçlerine uyum sağlamasını destekliyor, kamu ile özel sektör arasında etkin görev üstlenmiş bulunmaktayız.' şeklinde konuştu.</p><p>Özakalın, orman ürünleri sektörünün mobilya, gıda, otomotiv, kauçuk ve tarım gibi sektörleri doğrudan etkilediğine dikkati çekerek, bu yönüyle sürdürülebilirlik dönüşümünün birbirlerine bağlı birçok sektörü de ilgilendirdiğini kaydetti. Özakalın, küresel pazarlarda sürdürülebilirlik beklentilerinin arttığını ve tüm paydaşların bir araya gelmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.</p><p>- 'Yeşil Mutabakat'ın ekonominin her alanına dokunan politikalarıyla ilgili yol haritamız mevcut'</p><p>Açılış konuşmasının ardından Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ'ın moderatörlüğünde 'Türkiye Orman Ürünleri Değer Zinciri: Politika, Uyum ve Rekabetçilik' konulu panel düzenlendi.</p><p>Panelde konuşan Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakatı Dairesi Başkanı Elif Berrak Taşyürek, bakanlık tarafından Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında öngörülen politikaların yakından takip edildiğini belirtti.</p><p>Taşyürek, söz konusu politikaların ticari ve ekonomik alanları da etkileyen yeni bir ekonomik modelin kurgulandığı politikalar bütünü olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Baktığınızda gerçekten farklı politikaların birbirini tamamladığını ve yeni kavramların geldiğini görüyoruz. Kapsamlı dönüşüm sürecini en başından beri takip ediyoruz. 2021'de tüm kurumlarımızla ve özel sektörle Yeşil Mutabakat Eylem Planı yayınladık. Yeşil Mutabakat'ın şu an ekonominin her alanına dokunan politikalarıyla ilgili yol haritamız mevcut.'</p><p>Ticaret Bakanlığı, İhracat Genel Müdürlüğü, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi ve Yeşil Dönüşüm Destekleri Dairesi Başkanı Zeynep Domaniç de ticarette sürdürülebilirlik kurallarının ön plana çıkacağını söyledi.</p><p>- 'AB'den çıkan sisteme ne kadar hızlı adapte olabilirsek o kadar iyi olacak'</p><p>Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Maden, Metal ve Orman Ürünleri Daire Başkanı Ali Rıza Oktay da çevresel unsurlar ve iklim değişikliği gibi hassasiyetlerin öne atılarak ticaretin kısıtlandığının altını çizerek, bunun önüne geçebilmek için Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve AB Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü gibi düzenlemelere hızlı şekilde adapte olunması gerektiğini ifade etti.</p><p>Oktay, ormancılık alanındaki ihracatın yüzde 44'ünün Avrupa'ya yapıldığına işaret ederek, 'Dolayısıyla AB'den çıkan sisteme ne kadar hızlı adapte olabilirsek o kadar iyi olacak. Bizim açımızdan bu bir fırsat olmuş olur. Bizler bu konuda kamu olarak üzerimize düşen görevleri yapmaya çalışıyoruz.' dedi.</p><p>Etkinlik, sürdürülebilir tedarik, rekabetçilik ve küresel uyum çerçevelerinde düzenlenen panellerle devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/fsc-turkiye-orman-urunleri-sektorunu-ankarada-bir-araya-getirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/fsc-turkiye-orman-urunleri-sektorunu-ankarada-bir-araya-getirdi.jpg" type="image/jpeg" length="36835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEPSAŞ Enerji Ampute Futbol Takımı, teknik direktörü Mustafa Bebe'yi andı]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/depsas-enerji-ampute-futbol-takimi-teknik-direktoru-mustafa-bebeyi-andi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/depsas-enerji-ampute-futbol-takimi-teknik-direktoru-mustafa-bebeyi-andi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı, geçen hafta hayatını kaybeden teknik direktörünü, vefatının ardından çıktığı ilk maç öncesinde bir dakikalık saygı duruşuyla andı.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>DEPSAŞ Enerji'den yapılan açıklamaya göre, DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı oyuncuları bugün oynanan maçta, geçen hafta Sakarya'da Ampute Futbol Süper Ligi maçında kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Antrenörü Mustafa Bebe'yi andı.</p><p>Şanlıurfa'da DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü ile TSK Rehabilitasyon Merkezi Engelliler Spor Kulübü arasında bugün oynanan maç öncesinde DEPSAŞ Enerji oyuncuları, üzerinde Mustafa Bebe'nin fotoğrafının bulunduğu siyah tişörtlerle ısınmaya çıktı. Oyuncular sahaya ise 'Saygı ve Rahmetle' yazılı pankartla çıktı. Ayrıca maç öncesi Mustafa Bebe için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. <br></p><p>DEPSAŞ oyuncuları maç boyunca formalarında siyah bantla mücadele etti. DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı maçı 2-1'lik skorla kazandı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Başkanı Murat Karagüzel, Mustafa Bebe'nin zamansız kaybının kulüp ve şehirde büyük üzüntü yarattığını belirterek, 'Mustafa hocamız ampute futboluna gönül ve emek vermiş bir insandı. Sadece Şanlıurfa'da değil spor camiasında çok sevilen ve sayılan bir kişiydi. Bugüne kadar birçok sporcunun yetişmesine vesile oldu. Hatta sporculara yaklaşımından dolayı kendisi hocadan ziyade bir baba olarak görülüyordu. Bu anlamda onun spora ve sporcularımıza kattığı değer, her zaman yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Kulüp olarak hocamızın bıraktığı emanete sahip çıkarak, yeni sporcular yetiştirmeye devam edeceğiz. Bugün maç öncesi ve maç sonrası acımızı paylaşan taraftarlarımıza ve rakip spor kulübüne teşekkürlerimi sunuyorum.' ifadelerini kullandı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/depsas-enerji-ampute-futbol-takimi-teknik-direktoru-mustafa-bebeyi-andi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/depsas-enerji-ampute-futbol-takimi-teknik-direktoru-mustafa-bebeyi-andi.jpg" type="image/jpeg" length="99124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SICAKLIKLAR ARTACAK]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/sicakliklar-artacak-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/sicakliklar-artacak-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt genelinde salı gününden itibaren sıcaklıkların 4 ila 8 derece artması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yurt genelinde salı gününden itibaren sıcaklıkların 4 ila 8 derece artması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, AA muhabirine, bu hafta yurtta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Çelik, yapılan son değerlendirmelere göre, soğuk ve yağışlı havanın yarın doğu bölgelerde etkili olduktan sonra yurdu terk edeceğini belirtti.</p>

<p>Salı, çarşamba ve perşembe günleri yurtta, yağışsız ve parçalı az bulutlu bir hava yaşanacağını aktaran Çelik, 'Sıcaklıklar salı gününden itibaren özellikle iç kesimlerde hızla yükselecek. Salı gününden itibaren iç kesimlerde 4 ila 8 derecelik bir sıcaklık artışı bekliyoruz. Diğer yerlerde ise 2 ila 4 derecelik sıcaklık artışını göreceğiz.' diye konuştu.</p>

<p>Çelik, yağışların yarın Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görüleceğini anlatarak, salı gününden itibaren yurt genelinde yağış beklenmediğini söyledi.</p>

<p>Gelecek 3 gün boyunca Ankara, İstanbul ve İzmir'de yağış beklenmediğini aktaran Çelik, 'Ankara'da yarın 12 derece olan sıcaklık, salı 16, çarşamba 19 dereceye kadar çıkacak. İstanbul'daki sıcaklıklar 15, salı 17, çarşamba 16 derece. İzmir'de de sıcaklıklar yarın 22 dereceye kadar çıkıyor. Sıcaklıklar İzmir'de salı 24, çarşamba 23 derece.' bilgisini verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Genel</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/sicakliklar-artacak-1</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/01/sicakliklar-mevsim-normallerinin-uzerinde-antalyaya-kuvvetli-yagis-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="29204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beypazarı'nın yüksek kesimlerinde nisan karı etkili oldu]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/beypazarinin-yuksek-kesimlerinde-nisan-kari-etkili-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/beypazarinin-yuksek-kesimlerinde-nisan-kari-etkili-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Ankara'nın Beypazarı ilçesinde sabaha karşı başlayan kar yağışı, yüksek rakımlı bölgeleri ve yaylaları beyaza bürüdü.</p><p>İlçede gece saatlerinde hava sıcaklığının düşmesiyle başlayan kar yağışı, Keltepe mevkisi başta olmak üzere Elmabeli, Karlık, Kirazyanı, Ahlatlık ve Köst yaylalarında etkili oldu. Yüksek kesimlerde kar kalınlığı yer yer 5 santimetreye ulaştı.</p><p>- Çiçek açan meyve ağaçları kar altında kaldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Baharın gelişiyle çiçek açan meyve ağaçlarının üzerine kar düşmesi, bölgede seyirlik görüntüler oluşturdu. Beyaz örtü ile ağaçlardaki çiçeklerin oluşturduğu manzara, doğaseverlerin ilgisini çekti.</p><p>Köst köyü sakinlerinden Hasan Sarı, karın sabaha karşı etkisini artırdığını belirterek, 'Bu yıl Allah bol rahmet ve kar verdi. Köyümüzde ve civarımızda meyve ağaçları çiçek açmıştı, şimdi üzerleri karla kaplandı. İnşallah soğuk çiçekleri yakmaz ve meyveye dönüşür. Karın güzelliği bir başka oluyor.' diye konuştu.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/beypazarinin-yuksek-kesimlerinde-nisan-kari-etkili-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/beypazarinin-yuksek-kesimlerinde-nisan-kari-etkili-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="52738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, 'Birinci Meclis Vefa Ziyareti' programında konuştu:]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-birinci-meclis-vefa-ziyareti-programinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-birinci-meclis-vefa-ziyareti-programinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Emperyalistlerin ne niyetleri değişti ne yöntemleri değişti ne taktikleri değişti. Buna karşı boyun eğmeyenlerin mücadelesinde biz de Türkiye olarak öncü olan, bayraktar olan bir ülkeyiz ve bu ülkenin bu vasfını da sonuna kadar korumakla yükümlüyüz' - 'Hepimiz bugünün dünyasında da hele hele Orta Doğu gibi artık bir cehennem çukuruna döndürülen bu coğrafyada ayakta durmak istiyorsak bir olacağız, beraber olacağız, aynı hedefe yönelik olarak hareket edeceğiz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Emperyalistlerin ne niyetleri değişti ne yöntemleri değişti ne taktikleri değişti. Buna karşı boyun eğmeyenlerin mücadelesinde biz de Türkiye olarak öncü olan, bayraktar olan bir ülkeyiz ve bu ülkenin bu vasfını da sonuna kadar korumakla yükümlüyüz.' dedi.</p><p>Kurtulmuş, Trabzon Günleri kapsamında Birinci Meclis'te düzenlenen 'Birinci Meclis Vefa Ziyareti' programında yaptığı konuşmada, Kurtuluş Mücadelesi'nin stratejik kararlarının verildiği binada Trabzon Günleri'nin başlangıcını gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>Trabzon'un İstiklal Madalyası'nın geçen yıl TBMM'de düzenlenen törenle kente tevdi edildiğini hatırlatan Kurtulmuş, madalyanın Trabzon'a yakıştığını vurguladı.</p><p>Kurtulmuş, madalyanın önemine ve taşıdığı anlama işaret ederek, şöyle konuştu:</p><p>'Bu İstiklal Madalyası hiç şüphesiz sadece bir şehri onurlandırmak değil, o mücadeleleriyle İstiklal Harbimizin kazanılmasında büyük emekleri olan Trabzon'daki Balıkçılar Loncası'nın o muhterem zatlarını, o gerçekten kahraman büyüklerimizi, kadın-erkek, genç-yaşlı hep beraber en zor şartlarda mühimmat taşıyarak Anadolu'nun kurtuluşu mücadelesine verdikleri destansı kahramanlığı hatırlamaktır. Bir semboldür, sadece bir madalyadan ibaret değildir, bir hatırlama, bir anma, bir yad etme ve aslında o günlerdeki milli ruhu bugüne taşımanın kararlılığıdır. O madalyanın, o büyük mücadeleye katkı sunan bir kısmının ismini bildiğimiz, hatta önemli bir kısmının da ismini bilmediğimiz o isimsiz kahramanların ne büyük bir mücadeleyle bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulmasına vesile olduklarını, Anadolu'nun dört bir tarafının işgalden kurtarılarak bağımsız, egemen bir ülke olarak yeniden ayağa kalkmasını sağladığını hepimiz biliyoruz. Bütün bu kahramanlarımızı saygıyla, minnetle, şükranla yad ediyoruz.'</p><p>Kahramanlara karşı şükran borcunun sadece bir madalyayla ödenemeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, ecdadın bıraktığı milli onuru, duruşu ve ruhu her zaman büyüterek, sonraki nesillere aktarmak gerektiğini söyledi.</p><p>Trabzon ve Anadolu'nun o dönemde çok zorlu süreçlerden geçtiğini anımsatan Kurtulmuş, Kurtuluş Mücadelesi kahramanlarının, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ülkenin bağımsız bir şekilde yeniden ayağa kalkmasını sağladıklarını ifade etti.</p><p>Milletin en zor şartlarda bile bağımsızlığından ve egemenliğinden taviz vermediğini kaydeden Kurtulmuş, Cumhuriyet'in kuruluşu öncesindeki dünya şartlarıyla bugünkü tablonun çok benzer olduğuna işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Şimdi bir asır sonra yine aynı tablo. Yine birtakım gücü elinde bulunduran emperyalist güçler 'İstediğimiz gibi dünyayı biz yönetiriz' zannediyorlar. İstedikleri ülkelere baskı yapıyorlar. İstedikleri ülkeleri uçaklarıyla, füzeleriyle, gemileriyle vuruyorlar. İstedikleri ülkenin devlet başkanını gece yatağından kaldırarak derdest edip başka bir ülkeye götürüp orada mahkemeye çıkarıyorlar. İstedikleri yerde ülkelerin milli ekonomilerinin kaynağı olan yer altı, yer üstü kaynaklarına el koyabiliyorlar. Aslında emperyalistlerin ne niyetleri değişti ne yöntemleri değişti ne taktikleri değişti. Buna karşı boyun eğmeyenlerin mücadelesinde biz de Türkiye olarak öncü olan, bayraktar olan bir ülkeyiz ve bu ülkenin bu vasfını da sonuna kadar korumakla yükümlüyüz.'</p><p>Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgesindeki türbülans, çatışma ve gerilimlere rağmen istikrar içerisinde ayakta durduğunun altını çizerek, 'Birinci Meclis'te sanmayın ki herkes aynı fikirdeydi, farklı fikirlerde olan nice insanlar fikirlerini müzakere ettiler ama bir hedefe yöneldiler. Hepimiz bugünün dünyasında da hele hele Orta Doğu gibi artık bir cehennem çukuruna döndürülen bu coğrafyada ayakta durmak istiyorsak bir olacağız, beraber olacağız, aynı hedefe yönelik olarak hareket edeceğiz.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Türkiye'nin gücünü artıracağız'</p><p>Uluslararası temaslarda ülkelerin, Türkiye'ye farklı bir gözle baktığını memnuniyetle gözlemlediklerini kaydeden Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Dünyada küresel sistemin çalışmadığı, Birleşmiş Milletler dahil birçok uluslararası kurum ve kuruluşun artık fonksiyon icra etmediği bir dönemde, artık büyük güvenlik kuruluşlarının dahi, şemsiye kuruluşlarının dahi güvenlik sağlamada yetersiz kaldığı bir ortamda Türkiye, bir istikrar adası olarak, güçlü bir ülke olarak dostlarına karşı önemli bir güvenlik telkin ediyor ve düşmanlarına karşı da ciddi bir caydırıcılığı barındırıyor. Bu, Türkiye'nin gücüdür. Türkiye'nin gücünü artıracağız. Daha da ileriye götürmek zorundayız. Bunun yolu öncelikle içeride iç kalemizi tahkim etmek, sözümüzü kuvvetli kılmak, sözümüzü kuvvetli kılmak için de gücümüzü tesirli kılmak mecburiyetindeyiz.'</p><p>Kurtulmuş, konuşmasının sonunda Karadeniz'deki mücadelenin sembolü olan Trabzon'a, İstiklal Madalyası'nın bir kez daha hayırlı olmasını diledi.</p><p>Konuşmasının ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş'a Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından plaket takdim edildi.</p><p>Daha sonra Birinci Meclis'in balkonuna çıkarak, vatandaşları selamlayan Kurtulmuş'a vatandaşlar, 'Trabzon seninle gurur duyuyor' sloganlarıyla karşılık verdi.</p><p>Meclis binasından çıkan Kurtulmuş, vatandaşlarla tokalaştıktan sonra alandan ayrıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-birinci-meclis-vefa-ziyareti-programinda-konustu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/tbmm-baskani-kurtulmus-birinci-meclis-vefa-ziyareti-programinda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="95380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Birinci Meclis Vefa Ziyareti'nde konuştu:]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-birinci-meclis-vefa-ziyaretinde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-birinci-meclis-vefa-ziyaretinde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- '(Trabzon'a verilen İstiklal Madalyası) Bu madalya, Trabzon'un yüreğinde ve ruhunda her zaman var olacak, milletimizin birlik, dayanışma ve özgürlük kararlılığını ebediyen yansıtacaktır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon'a 1924 yılında layık görülen İstiklal Madalyası ile ilgili 'Trabzon, geçmişte olduğu gibi bugün de Cumhuriyetimizin en sağlam temellerinden ve sarsılmaz dayanaklarından biridir. Bu madalya, Trabzon'un yüreğinde ve ruhunda her zaman var olacak, milletimizin birlik, dayanışma ve özgürlük kararlılığını ebediyen yansıtacaktır.' dedi.</p><p>Uraloğlu, 'Birinci Meclis Vefa Ziyareti' kapsamında meclis binasında düzenlenen 'Teşekkür Plaketi Takdim Töreni'nde yaptığı konuşmada, tarihin en anlamlı sayfalarından birine vefa borcu ve minnettarlığı ifade etmek üzere bir araya gelindiğini belirterek, Trabzon'a 1924 yılında layık görülen İstiklal Madalyası'nın manevi mirasına, tüm Trabzonlular adına TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a teşekkür etti.</p><p>Trabzon'un, Milli Mücadele'nin en zor günlerinde Karadeniz'in fırtınalı sularında destan yazdığını ifade eden Uraloğlu, düşman gemilerinin gölgesinde, liman işçileri, kayıkçılar, denizciler, kadınlar, gençler ve yaşlıların, gece gündüz demeden yokluk içinde silah, cephane ve erzakı, Anadolu'nun dört bir yanındaki cephelere ulaştırdıklarını anımsattı. Trabzon Kayıkçılar Loncası'nın fedakarlığı, sadece lojistik destek değil, bir milletin istikbaline, bağımsızlığına ve onuruna omuz verme iradesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1924'te Trabzon'a gelerek, 'Trabzon, fedakarlığın adıdır' sözleriyle taçlandırdığı bu kahramanlığın, TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile onurlandırıldığını anlattı.</p><p>- 'Numan Kurtulmuş'a, şükranlarımızı sunuyoruz'</p><p>Uraloğlu, geçen yıl ağustos ayında, Gazi Meclis'te madalyanın Trabzon'a tevcihiyle, bu vefa borcunun ödendiğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Bugün burada, Meclisimizin ilk binasında, o büyük kararın alındığı mekanda, aynı Meclis'e ve onun değerli Başkanı Numan Kurtulmuş'a şükranlarımızı sunuyoruz. Biz, bir plaket hazırladık. Bu plaket, sadece bir teşekkür değildir. Geçmişle bugün arasında kurduğumuz köprünün, tarihimize sahip çıkmanın ve gelecek nesillere aktaracağımız vatan sevgisinin simgesidir. Trabzon'un yiğit evlatlarının torunları olarak, bugün de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, ülkemizin her alanda güçlenmesine, kalkınmasına ve dünya üzerindeki saygınlığına aynı azim ve inançla katkı sunmaya devam ediyoruz. Trabzon, geçmişte olduğu gibi bugün de Cumhuriyetimizin en sağlam temellerinden ve sarsılmaz dayanaklarından biridir. Bu madalya, Trabzon'un yüreğinde ve ruhunda her zaman var olacak, milletimizin birlik, dayanışma ve özgürlük kararlılığını ebediyen yansıtacaktır.'</p><p>İstiklal Madalyası'nın, Trabzon'a kazandırılmasında emeği geçen herkese şükranlarını sunan Uraloğlu, Ankaralıları 12 Nisan'a kadar Başkent Millet Bahçesi'nde devam eden 'Ankara Trabzon Günleri'ne davet etti.</p><p>- 'Trabzon'un misafirperverliğiyle Ankara'yı kucaklayalım'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ankara Trabzon Günleri'nde, 4 gün boyunca Trabzon'un kadim ruhunu, yiğitliğini ve vefasını yeniden hissettireceklerini dile getiren Uraloğlu, etkinliğin şehrin tarihini, kültürünü ve enfes lezzetlerini tanıtmasının yanı sıra, konserler, defileler, sergiler, yöresel ürün stantları, horon ve kolbastı gösterileriyle başkenti, Trabzon'un ve Karadeniz'in eşsiz renkleri, sesleri ve kokularıyla donatacaklarını söyledi.</p><p>Uraloğlu, etkinliğin, Trabzon ile Ankara arasında sadece gönül köprüleri değil, kültür, ekonomi ve gelecek köprüleri de kuracağını belirterek, 'İstiyoruz ki horonlarımızla coşalım, türkülerimizle yürekleri buluşturalım, Trabzon'un engin misafirperverliğiyle Ankara'yı kucaklayalım.' diye konuştu.</p><p>Konuşmaların ardından Uraloğlu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a teşekkür plaketini takdim etti.</p><p>Uraloğlu ve beraberindekiler, törenin ardından Mehter Marşı eşliğinde Ankara Trabzon Günleri'ne katılmak üzere, Başkent Millet Bahçesi'ne yürüyerek gitti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-birinci-meclis-vefa-ziyaretinde-konustu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-birinci-meclis-vefa-ziyaretinde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="76121"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akkuyu NGS ekibi, AtomSkills-2026 Uluslararası Mesleki Yetkinlik Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil etti]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/akkuyu-ngs-ekibi-atomskills-2026-uluslararasi-mesleki-yetkinlik-sampiyonasinda-turkiyeyi-temsil-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/akkuyu-ngs-ekibi-atomskills-2026-uluslararasi-mesleki-yetkinlik-sampiyonasinda-turkiyeyi-temsil-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Akkuyu Nükleer AŞ çalışanlarından oluşan bir ekip, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından düzenlenen XI. Uluslararası Mesleki Yetkinlik Şampiyonası AtomSkills-2026'ya katıldı. </p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ekip, kalite yönetimi, radyasyon kontrolü ve analitik kontrol başta olmak üzere nükleer sektörün temel mesleki yetkinlik alanlarında düzenlenen yarışmalarda Türkiye'yi temsil etti. <br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akkuyu Nükleer AŞ ekibi yarışmada, 'Çok fonksiyonlu torna tezgahlarında çalışma' kategorisinde üçüncü oldu. Yarışmanın içeriği, sektörel ve uluslararası mesleki gereklilikleri bir araya getirecek şekilde farklı alanlardan uzmanlar tarafından hazırlandı. Şampiyona kapsamındaki yetkinliklerin teknoloji ortakları arasında, ekipman, bileşen ve sarf malzemeleri tedarikçisi olan 100'den fazla şirket yer aldı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, Akkuyu NGS çalışanlarının mesleki yetkinliklerinin sürekli geliştirilmesinin nükleer sektörde görev yapan her uzman için bir gereklilik olduğunu belirterek, 'Akkuyu NGS personelinin yetkinliklerini sistemli bir şekilde geliştiriyor, mentorluk sistemi aracılığıyla deneyim paylaşımını destekleyen bir ortam oluşturuyoruz. AtomSkills, en iyi uzmanların öne çıktığı ve sektörde yüksek standartların belirlendiği benzersiz bir platform. Bu yıl çalışma arkadaşlarımız şampiyonada dereceye girenler arasında yer aldı. Bu başarı, Akkuyu NGS personelinin yüksek hazırlık seviyesini ve Türkiye'nin nükleer sektöründeki insan kaynağı potansiyelinin gelişim perspektifini açıkça ortaya koyuyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Çok fonksiyonlu torna tezgahlarında çalışma' kategorisinde derece elde eden Akkuyu NGS Merkezi Onarım Birimi'ndeki onarım-mekanik atölyeleri bölümünde saha ustası olarak çalışan Anton Gusev ise kendisi için AtomSkills'in gelişim açısından güçlü bir itici güç ve mesleğinde sürekli ilerleme imkanı sunan bir platform olduğunu belirterek, şunları kaydetti:<br></p><p>'Burada yalnızca deneyim kazanmakla kalmıyor, aynı zamanda Rosatom'un büyük bir ekibinin, bir ailenin parçası olma duygusunu da hissediyorsunuz. Kategorimizde geçmiş yılların şampiyonları dahil olmak üzere oldukça güçlü katılımcılar vardı. Tam da bu tür rakiplerle yarışmak bize ilham veriyor ve daha iyisi için motive ediyor. Şampiyonaya yeniden katılmayı ve daha iyi bir sonuç elde etmeyi çok isterim.' </p><p>Akkuyu NGS Radyasyon Güvenliği Birimi'nde kıdemli işletme nöbetçi uzmanı olarak görev yapan Berk İlbay da, 'Bu benim ilk şampiyonam değil, daha önce yarışmacı olarak katılmıştım, bu yıl ise uzman olarak yer aldım. Bu rol, sürece bambaşka bir perspektiften bakma imkanı sunarken, aynı zamanda önemli bir sorumluluk da yüklüyor. Benim için bu sadece bir deneyim değil, aynı zamanda mesleğin gelişimine somut katkı sağlama ve ekibimizin yüksek seviyesini bir kez daha ortaya koyma fırsatı sağlıyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/akkuyu-ngs-ekibi-atomskills-2026-uluslararasi-mesleki-yetkinlik-sampiyonasinda-turkiyeyi-temsil-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/akkuyu-ngs-ekibi-atomskills-2026-uluslararasi-mesleki-yetkinlik-sampiyonasinda-turkiyeyi-temsil-etti.jpg" type="image/jpeg" length="44036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurdun kuzey kesimlerinde zirai don bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/yurdun-kuzey-kesimlerinde-zirai-don-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/yurdun-kuzey-kesimlerinde-zirai-don-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kuzey kesimlerinde etkili olması beklenen zirai don, yarın akşam saatlerinden itibaren başlayacak - Ankara'da cuma günü yer yer kar beklenirken, İstanbul ve İzmir'de sağanak etkili olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Yurdun kuzey kesimlerinde zirai don bekleniyor.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Abdullah Macit, AA muhabirine, haftalık hava durumuna ilişkin bilgi verdi.</p><p>Yapılan son değerlendirmelere göre, yurt genelinde yağışların devam edeceğini belirten Macit, perşembe günü iç ve doğu kesimlerde, cumadan itibaren de ülke genelinde sağanak beklendiğini söyledi.</p><p>Yağışların güneyde gök gürültülü sağanak, kuzeydoğu kesimlerde ve yükseklerde yer yer karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağını bildiren Macit, 'Çarşamba günü Doğu Akdeniz, İç Anadolu'nun doğusu, Doğu Karadeniz, zamanla da Doğu Anadolu'nun kuzeyinde, perşembe günü de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer yer yağışların kuvvetli olacağını bekliyoruz.' diye konuştu.</p><p>Macit, mevsim normalleri civarında seyreden sıcaklıkların yarından itibaren azalarak mevsim normallerinin altına düşeceğini ve bu sıcaklıkların hafta başına kadar sürdüreceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yurdun bazı kesimlerinde zirai don hadisesinin beklendiğini vurgulayan Macit, şunları kaydetti:</p><p>'Çarşamba günü akşam saatlerinden itibaren başlıyor, perşembe, cuma, cumartesi ve pazar akşamları özellikle gece sabah saatlerine doğru zirai don olabilir. Özellikle Marmara'nın doğusunda, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusunda ve Karadeniz'in iç kesimlerinde zirai faaliyetle uğraşan vatandaşlarımızı uyarıyoruz. Hafta başına kadar yani pazar gününe kadar yer yer zirai don hadisesi devam ediyor.'</p><p>Doğu kesimlerdeki yağışların yer yer de kar yağışına döneceğini dile getiren Macit, yağışların çarşamba ve perşembe günü Erzurum ve Ardahan'da yer yer kuvvetli olacağını söyledi.</p><p>- 3 büyükşehirde hava durumu</p><p>Yarın İstanbul'da yağış beklenmediğini ancak perşembe ve cuma yağışlı olacağını belirten Macit, sıcaklıkların İstanbul'da yarın 16 derece olacağını perşembe günü 12-13 dereceye kadar düşeceğini aktardı.</p><p>Ankara'nın gelecek 3 gün boyunca yağışlı olacağını dile getiren Macit, sağanak şeklinde olacak yağışların cuma günü yer yer kar şeklinde görüleceğini vurguladı.</p><p>Macit, bu hafta başkentte en yüksek hava sıcaklığının 9 derece olacağını, cumartesi günü sabah saatlerinde ise yer yer sıcaklığın 0 dereceye kadar düşeceğini bildirdi.</p><p>İzmir'de de sağanağın etkisini sürdüreceğini ifade eden Macit, hava sıcaklığının ise 16-17 derece civarında seyredeceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/yurdun-kuzey-kesimlerinde-zirai-don-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/yurdun-kuzey-kesimlerinde-zirai-don-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="67948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yurt dışı temsilcilikleri '30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü' etkinliklerine ev sahipliği yaptı]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/turkiyenin-yurt-disi-temsilcilikleri-30-mart-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinliklerine-ev-sahipligi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/turkiyenin-yurt-disi-temsilcilikleri-30-mart-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinliklerine-ev-sahipligi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türkiye'nin Berlin, Brazilya, Kosova, Londra, Nairobi, Priştine ve Roma büyükelçilikleri ile Avrupa Birliği nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği, BM Viyana Daimi Temsilciliği, UNESCO Daimi Temsilciliği, OECD Daimi Temsilciliği ve BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen etkinliklerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan'ın '30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü' video mesajı gösterildi - Dünyada çok sayıda insanın gıdaya erişim sorunu yaşadığına işaret edilen etkinliklerde, gıda israfının neden olduğu olumsuzluklara karşı farkındalık oluşturuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Bu yıl 4'üncüsü kutlanan '30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü' dolayısıyla Türkiye'nin yurt dışında bulunan temsilciliklerinde yapılan özel etkinliklerde, gıda israfının neden olduğu olumsuzluklara dikkati çekildi.<br></p><p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda 14 Aralık 2022'de Türkiye'nin ana sunuculuğunda 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu 'sıfır atık' kararının oy birliğiyle kabul edilmesiyle ilan edilen '30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün 4'üncü yıl dönümü kapsamında bu yıl da dünya genelinde çeşitli etkinlikler düzenlendi.</p><p>Bu yılki teması 'Gıda israfı' olarak belirlenen '30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü' etkinliklerinin gerçekleştirildiği adresler arasında Türkiye'nin yurt dışındaki temsilcilikleri de yer aldı.</p><p>Bu kapsamda, Türkiye'nin Berlin, Brazilya, Kosova, Londra, Nairobi, Priştine ve Roma büyükelçilikleri ile Avrupa Birliği nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği, BM Viyana Daimi Temsilciliği, UNESCO Daimi Temsilciliği, OECD Daimi Temsilciliği ve BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen etkinliklerle gıda israfının olumsuz sonuçlarına ilişkin farkındalık yaratmak amaçlandı.</p><p>İlgili ülkelerde kurum ve kuruluşların temsilcileri, akademisyenler, iş çevreleri başta olmak üzere çok sayıda davetlinin katıldığı etkinliklerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan'ın '30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü' video mesajı da gösterildi.</p><p>Videoda, bugün dünyada 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini, 2 milyardan fazla insanın yeterli ve dengeli beslenemediğine işaret eden Emine Erdoğan, bu nedenle çöpe atılan her yiyeceğin ardında oluşan zincirleme etkinin fark edilmesi ve bu gidişata hep birlikte 'Dur' deme çağrısında bulundu.</p><p>- Sıfır Atık sergileri kuruldu</p><p>Bu etkinliklerde Sıfır Atık Vakfı tarafından hazırlanan sıfır atık sergisi de davetliler tarafından ziyaret edildi.</p><p>Sıfır Atık Hareketi'nin yolculuğuna dair bilgilerin verildiği sergide, çevre duyarlılığı ve kaynakların verimli kullanımı esas alınarak dönüştürülebilir malzemeler kullanıldı.</p><p>Sürdürülebilirliğin temel ilke olarak benimsendiği tasarımlarda kullanılan her bir bileşen, doğaya olan etkiyi en aza indirecek şekilde seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Malzemelerin kullanım ömrü sonunda atık haline gelmek yerine döngüye kazandırılmasının hedeflendiği sergide, dünyanın ortak bir ev olduğu fikrinden hareketle, iklim dengesi, kaynak kullanımı ve atık yönetimi arasındaki ilişkiye vurgu yapıldı, her bilinçli adımın, dünyanın dengesine ve geleceğe bırakılan mirasa katkı sunduğunu hatırlatıldı.</p><p>Ayrıca BM Kalkınma Programı (UNDP), BM Çevre Programı (UNEP) ve BM Habitat Türkiye ofislerinde de '30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü' etkinlikleri gerçekleştirildi.</p><p>Emine Erdoğan'ın video mesajının gösterildiği etkinliklerde, 'Sıfır Atık Hareketi' doğrultusunda 'atıksız mutfak' anlayışıyla hazırlanan yiyecekler davetlilere ikram edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/turkiyenin-yurt-disi-temsilcilikleri-30-mart-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinliklerine-ev-sahipligi-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/04/turkiyenin-yurt-disi-temsilcilikleri-30-mart-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinliklerine-ev-sahipligi-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="75207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı, 'Türkiye Sulamaları Merkez Birliği' kurulmasının planlandığını bildirdi:]]></title>
      <link>https://www.ereglionder.com.tr/bakan-yumakli-turkiye-sulamalari-merkez-birligi-kurulmasinin-planlandigini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ereglionder.com.tr/bakan-yumakli-turkiye-sulamalari-merkez-birligi-kurulmasinin-planlandigini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Bu yapıyla sulama işletmesi, bütçesi, bakımı ve su dağıtımı tek çatı altından yönetilecek. Merkezden planlanan ve sahada bölgesel olarak uygulanan daha etkin bir yönetim modeli de ortaya konulmuş olacak' - 'Bakım süreçleri hızlanacak, su kullanımındaki verimlilik çok daha yakından ve verilerle takip edilmiş olacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Sulamaları Merkez Birliğinin kurulmasını planladıklarını belirterek, 'Bu yapıyla sulama işletmesi, bütçesi, bakımı ve su dağıtımı tek çatı altından yönetilecek. Merkezden planlanan ve sahada bölgesel olarak uygulanan daha etkin bir yönetim modeli de ortaya konulmuş olacak.' dedi.</p><p>Yumaklı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen '2026 Dünya Su Günü' programında yaptığı konuşmada, günün bu yılki temasının 'su ve insan' olarak belirlendiğini söyledi.</p><p>Suyun sadece doğal bir kaynak olmadığını, sağlık, gıda, enerji, güvenlik ve gelecek açısından önem taşıdığını vurgulayan Yumaklı, suyun içinde saklı insanlık hikayesini de konuşmak üzere bir araya geldiklerini ifade etti.</p><p>Yumaklı, Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren 7,7 trilyon liralık 18 binden fazla su tesisinin hizmete alındığı bilgisini vererek, 'Bunların içinde 1800 gölet, 3 bin 600'den fazla sulama tesisi, 11 binden fazla taşkın tesisi var, yüzlerce içme suyu ve enerji tesisi. Bunların daha da çoğaltılması mümkün.' diye konuştu.</p><p>Bugün itibarıyla 7,3 milyon hektar alanın sulamaya açıldığını, yaklaşık 184 milyar metreküp suyun depolandığını anlatan Yumaklı, yıllık 5,5 milyar metreküplük içme suyu temin ettiklerini bildirdi.</p><p>Yumaklı, 11 bin 237 taşkın kontrol tesisiyle hizmet verdiklerine dikkati çekerek, 'HES kurulu gücümüz ise 32 bin 500 megavata ulaşmış durumda. Bu rakamların özellikle bugünlerde, enerji krizini konjonktürel sebeplerle konuştuğumuzda ne kadar önemli ve kıymetli olduğunu da görmüş oluyoruz.' dedi.</p><p>- 'Basınçlı sulama sistemlerinin sağladığı su tasarrufu yıllık 10 milyar metreküp'</p><p>Bu yatırımlarla iş, istihdam ve çiftçi gelirlerinin artışını ifade etmek gerektiğini dile getiren Yumaklı, suyu akıllıca yönetmenin önem taşıdığını söyledi.</p><p>Yumaklı, modern sulama sistemleri başta olmak üzere akıllı bir şekilde suyu yönetmek gerektiğini ifade ederek, 'Basınçlı sulama sistemlerinin sağlamış olduğu su tasarrufu yıllık 10 milyar metreküp. Kaç tane baraj olduğunu sizlerin takdirlerine bırakıyorum. Son 23 yılda borulama sistemlerinde yaklaşık 120 bin kilometreyi geçmiş durumdayız. Yani bununla dünyanın çevresini tam 3 kez dolaşmak mümkün. Bir diğer konu da suyun veriyle yönetilmesi konusu. Yani toprağın neminden, yağıştan sulamanın otomatik olarak yönetilmesi de önemli bir husus.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Dünyada kullanılabilir tatlı su miktarının yüzde 2,5 civarında olduğuna işaret eden Yumaklı, Türkiye'de tablonun biraz daha hassas olduğunu belirtti.</p><p>Yumaklı, dünyanın yıllık ortalama yağışının 990 milimetre, Türkiye'nin ise 574 milimetre olduğu bilgisini paylaşarak, bunun suyun sonsuz ve bol olmadığını gösterdiğini anlattı.</p><p>- 'Su Kanunu son derece hayati ve önemli'</p><p>Son yıllarda yağışlardaki düzensizliği, kar yağışındaki azalışı ve sıcaklıklardaki anormal artışları herkesin takip ettiğini vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu:</p><p>'Kar ülkemizin doğal bir barajı ama o doğal barajın da küçüldüğünü unutmamak gerekir. 2025 yılına barajlarımıza 10 milyar metreküp daha az suyla girdik. Bir ölçek kullanacak olursak, 10 milyar metreküp, 125 milyon insanın yıllık içme suyuna eşit bir rakam. 2025 yılında Konya Bağbaşı Barajı'nda hiç su kalmadı, Eğirdir Gölü 1000 yıl sonra ikiye ayrıldı, Çatalan Barajı tarihinin en düşük seviyesine geriledi. Bütün bunların hepsi bize bir mesajı veriyor. Kuraklık kapımızdaki bir misafir değil, artık evimizin içindedir. Türkiye bu mücadelede hazırlıksız değildir, bunun farkında olalım. Bugün şehirlerde kullanılan suyun yaklaşık yüzde 31'i maalesef kayıp ve kaçak olarak yok olmaktadır. Bazı şehirlerde barajlardan çıkan her üç bardak sudan birisi, daha vatandaşımıza ulaşmadan maalesef yok olmaktadır. Artık suyu bir kaynak olarak değil, stratejik bir varlık olarak görmek zorundayız. Dolayısıyla bu sebeple üzerinde çalışılan ve bitmek üzere olan Su Kanunu son derece hayati ve önemlidir. Suyu stratejik ve korunması gereken bir varlık olarak ele alan, modern ve bütüncül bir bakışı, bir yönetim anlayışını getirecek Su Kanunu, suyu akılla yönetmenin yol haritası olacak.'</p><p>Ülkedeki su yapılarına ilişkin parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için uzun zamandır çalıştıklarını kaydeden Yumaklı, 'Bu nedenle Türkiye Sulamaları Merkez Birliğinin kurulmasını planlıyoruz. Bu çalışmalar sona yaklaşmış durumda. Bu yapıyla sulama işletmesi, bütçesi, bakımı ve su dağıtımı tek çatı altından yönetilecek. Merkezden planlanan ve sahada bölgesel olarak uygulanan daha etkin bir yönetim modeli de ortaya konulmuş olacak. Bakım süreçleri hızlanacak, su kullanımındaki verimlilik çok daha yakından ve verilerle takip edilmiş olacak.' ifadelerini kullandı.</p><p>Su israfı ve suyun verimli kullanılmasının politikalarının en ön sıralarında yer aldığını vurgulayan Yumaklı, kentsel, tarımsal, endüstriyel ve diğer konularda su tasarrufunu ve verimlilik konusunu öncelemeleri gerektiğini söyledi.</p><p>Yumaklı, Ulusal Su Kurulunda kurumakta olan göller başta olmak üzere birçok konuda eylem planları hazırlandığını ve kararlar alınıp kurum ve kuruluşlara gönderildiğini, aynı zamanda bunların takibinin gerçekleştirildiğini belirtti.</p><p>- 'Su kaynaklarının korunması hepimizin ortak sorumluluğudur'</p><p>DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta da bugün dünyanın su konusunda tarihinin en kritik dönemlerinden birini yaşadığını söyledi.</p><p>Küresel ölçekte 4 milyar insanın yılın en az bir döneminde ciddi su sıkıntısı yaşadığına dikkati çeken Balta, mevcut tüketim alışkanlıkları böyle devam ederse 2030'a kadar mevcut kaynakların dünyadaki su talebini karşılayamaz hale geleceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Balta, DSİ olarak tarımdan sanayiye, enerjiden hizmet sektörüne kadar suyu milletin hizmetine sunmak için gece gündüz çalıştıklarına işaret ederek, 'Su yönetimi artık sadece bugünün değil gelecek nesillerin meselesidir. Bizler suyu sadece tüketilen bir kaynak olarak değil, gelecek kuşaklara bırakılacak bir emanet olarak görüyoruz. Dolayısıyla suyun tasarruflu kullanılması, israfının önlenmesi ve su kaynaklarının korunması hepimizin ortak sorumluluğudur.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>- 'Suyu düştüğü yerde tutmak için yürütülen her çaba çok kıymetli'</p><p>TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci de bu yıl hava şartlarının iyi olmasına karşın, Türkiye'nin su stresi yaşayan bir ülke olduğunu ifade etti.</p><p>Suyu verimli, sürdürülebilir ve etkin şekilde kullanmanın önemini anlatan Kirişci, 'Suyu düştüğü yerde tutmak adına yürütülen her çabanın, her çalışmanın çok kıymetli olduğunu ifade ediyorum. DSİ'yi tebrik ediyorum, Sayın Bakanımızı yürekten kutluyorum.' şeklinde konuştu.</p><p>Konuşmaların ardından Dünya Su Günü kapsamında kompozisyon, afiş, resim ve fotoğraf yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.ereglionder.com.tr/bakan-yumakli-turkiye-sulamalari-merkez-birligi-kurulmasinin-planlandigini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eregliondercomtr.teimg.com/crop/1280x720/ereglionder-com-tr/uploads/2026/03/bakan-yumakli-turkiye-sulamalari-merkez-birligi-kurulmasinin-planlandigini-bildirdi.jpg" type="image/jpeg" length="99917"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
