Bir ülkede  “dip nokta nedir?” diye sorsalar ne yanıt verirsiniz?

A:?

B:?

C:?

Benim yanıtım “darbe”dir.

Bir ülkede eksiği fazlası her ne ise adı “demokrasi” olan sisteme son vermek veya vermeye kalkmak dip noktadır.

Bu nokta başarılı olur ise vay haline demokrasinin.

Kırıldı ise “eh” işte.

“Oh” demek ister elbette gönül de, yok!

Çünkü bizdeki asıl sıkıntı demokrasinin topal olmalı.

Topallığı da şu: sistem atama üzerine kurulmuş. Genel Merkezlerin belirlediği milletvekili sıralaması ile mürit olarak meclise gidenler, “emret efendim”ci oluveriyorlar. Aksi mümkün değil! Genel merkezin görüşlerine karşı ses çıkarmak mümkün değildir.

Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanunu demokratikleşmediği sürece de, bu atamalı sistem devam edecektir.

Belediye ve il genel meclis üyelerini bile halk değil, genel merkezler belirleyecektir.

 

Böylesine kambur sistemin göbeğinde yaşadığımız 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sonrasında siyasete baktığımızda ülkemiz adına umutlu olan var mıdır ki?

 

Her krizde muhalefet güçlenir.

Böyle bir dip noktalarda iktidarlar yıpranır, muhalefet cepheleri her açıdan güçlenerek iktidar alternatifi olur.

Türkiye’de de böyle mi?

15 Temmuz sonrasında muhalefette bir yükseliş var mı?

Bir kişinin bile “var” diyebileceğini sanmıyorum.

Çünkü, muhalefette düzenin hizmetinde.

Ak, kara, mavi, beyaz, sarı, kırmızı yoktur birbirlerinden farkları.

Hepsi de renk çünkü.

Renk kategorisinde yer alanların renklerinin farklılığı bir şey ifade etmiyor.

Atamalı demokrasinin  renkleri bunlar.

 

Ülkemiz çok büyük bir tehlike atlattı.

Peki yarın bir seçim olsa sandıktan hangi parti çıkar.

Ne yanıt verdiğinizi duyuyorum.

Yazık!

Muhalefet adına yazık.

Ömür boyu hapse mahkum gibi,  ömür boyu muhalefete mahkum olmak da  böyle bir şey demek ki.

Umutsuz vakıa…

 

Önümüzdeki ilk seçimde yaşamımda ilk kez farklı bir oy kullanacağım.

Oyumun adı; geçersizdir.

Seçim kurulunun verdiği oy pusulasını mühürlemeden cebime koyup, kendi hazırladığım oyumu  atacağım sandığa.

Bu oy pusulasında:

1-Bülent Ecevit

2-Rahşan Ecevit

3-Turan Kayalı

4-Hüseyin Çağırıcı

5-Eyüp Bektaş’ın adı yer alacak.

 

Siz kime oy verirsiniz veya vermeyi düşünürsünüz bilmem; sonucu belli sandıkta  bu listeye vereceğim.

Nasıl ki, 1982 darbe anayasasına hayır dediğim gibi.

Yaşamım boyunca tek pişmanlığım ise Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekmeleddin’e oy vermek olacak.

O oyu bize verdirenlere yazıklar olsun.

Ne diyeyim başka?

 

Ülkede her şey dip yaptı.

Bu dipten  yeniden doğuş sağlayamayanlar ise bir kez daha umutsuzluğa yelken açtı.