Dolar 3 lirayı zorladı zorladı ve zorladı.

Zorlaya zorlaya amacına ulaştı.

Nihayetinde deldi!

Dolar deldi.

Dolar 3 lirayı delip geçti.

Yani?

Biraz daha fakirleştik.

Alık gücümüz daha da düştü.

Etten süte, peynirden ekmeğe herşey biraz daha tavan yaptı.

Sonuç?

Vatandaşa ninanay yavrum ninanay.

Pardon!

Uyuyana “ninanay” da denmez, “şinanay” da.

Uykuya devam.

Gerçi mevsim kış da değil ama.

Onca rutubetin ortasında bile uyumayı beceriyor isek var bu işte iş.

Marshal yardımı ile mi oynadılar şu meşhur Türk genetiğimizle?

Bilmiyoruz…

 

Ekonomi de ve huzur ortamı da yangın yeri.

Alev alev ortam.

Bu yangının sebebinin de “istikrarsızlık” olduğunu öne sürülüyor.

Niye kaçtı bu istikrar.

Kim ne yaptı?

Ne şekilde rahatsız etti?

Sarkan mı oldu?

Hakarete mi uğradı.

Var bir şeyler.

Ha tamam.

7 Haziran’dan bu yana onca zaman geçti ama seçmenin kararı hiçe sayılarak yeni bir hükümet göreve gelmedi.

Ama ortada hükümet var.

O hükümet yenisi gelinceye kadar orada ama bilerek yenisini getirmiyorlar mı ne?

Peki vatandaşın kararı ne olacak?

İnek geldi içti.

Dere tepe düz gitti.

Sonra da gülüverdi.

 

Bu bize özel.

Türk işi.

Türk işi demokrasi.

Demokratik teammüllermiş, seçimmiş, vatandaşın kararı böyleşmiş falan filan.

Asmada Osman.

Padişah soyundan gelmeye hep özlemiyor muyuz?

Eee o halde.

Emir demiri keser.

Durum böyle olunca da yemişler demokrasiyi merdiven altında.

Şap şup,

Şaralop!..

 

İstikrar  istikrar istikrar.

Ancak arayışı da kalmadı istikrarın.

Bitti!

Bitince de dolar 3 bin tavanının ırzına geçip gitti.

Artık 3 bin de bakire değil.

Yırtıldı.

Yırttılar.

 

Yırtanlar belli.

Yırtılanlar da belli.

Ama tuhaf ve garip olan ise:

Herkes  halinden memnun.

Şu mu yoksa?

Çok yaygın kullanılan ama hoş olmayan.

Tecavüz kaçınılmaz ise zevk almayı bileceksin.

Sahi buna da mı alıştık?

Eyvah!

Kulağın arkasında bir şey kalmamış bile.

Vah vah…

Ne ayıp!