Erdemir'i iş-ekmek kapısı olarak görüp uzun yıllardır çalışan ve bileğinin hakkıyla emekli olduktan sonra da unutmayan Nevzat Göl, Ereğli için de "taşı toprağı altın olsun" dedikten sonra bir de türkü besteledi.
Türkiye'nin tek yassı mamül üreticisi Erdemir daha ilk kazma vurulduktan sonra Ereğli öyle bir göç aldı ki, balıkçı kasabası iken bir binlerce işçiye umut kapısı oldu. Ülkenin dört bir yanından gelen işsizlerin yatacak yer bile bulamayıp, sandalyelerde sabahladığı Ereğli bugün 130 bini geçkin nüfusu ile il olmaya doğru koşarken, kültür ve sanat alanında birçok açıdan vefasızlığı yaşıyor. Sanat ve sanatçının yaşadığı bölgenin kültürünü öğrenmek, geliştirmek ve tanıtmak konusundaki tarihi sorumluluğunu es geçenler kadar, geçmeyen de var elbette. Nevzat Göl de Sinop'tan gelip Ereğli'ye yerleştikten sonra Ereğlili olan sanatçılarımızdan biri. Erdemir'de ekmeğini kazanıp emekli oldu ama ayrılıp gitmedi. Ereğli'ye olan tutkusu ile sanat hayatına da devam ederken Erdemir'deki iş arkadaşı olan Ramazan Başçiçek'in yazdığı "Şirin Ereğlimiz" şiirini besteledi ve okudu. Nevzat Göl ile karşılaştığımız Bozhane'de iki lafladık. Göl'e o bestesini sordum ve sonrasında sanat ve sanatçı konusunda yerel düzeydeki ilgisizliğe dikkat çektim. Çok konuda görüşlerimizi paylaştığımız Nevzat Göl ile gerçekleşen kısa sohbetin ayrıntılarında şu ifadeler öne çıktı.
Tabi ki habere Şirin Ereğlimiz türküsünü de video olarak eklemeyi unutmadım.
E.B- Nasılsın? İyisin?
**N.G- Teşekkür ederim.
E.B- Bir Ereğli türküsü var senin Şirin Ereğli diye.
**N.G- Ha evet.
E.B-Kim yazdı onu?
**N.G- Ramazan Başçiçek yazdı. Erdemir'de emeklisi.
E.B- Bestesini siz yaptınız.
**N.G- Bestesini ben yaptım.
E.B- Türkü Ereğli'yi anlatıyor. Sözleri Ereğli'yi anlatıyor.
**N.G- Evet. Doğru.
E.B- Birkaç kelime söyler misiniz? Ne diyor mesela?
Nice uygarlığa mekan,
çileğin dillere destan,
fakirin umut kapısı,
demir çelik fabrikan.
sahil boyu yürürüz,
güzellikler görürüz.
şirinsin Ereğlimiz
seninle övünürüz.
**(Nevzat Hoca bu arada kimi bölümlerinde fazla düşününce...)
E.B- E gençlik böyle bir şey. Nevzat Hocam biz de geldik. Sen 71'e geldin, işte biz de birazcık geçtik. Bazen unutkanlık oluyor. Merhaba diyenlere merhaba diyoruz. Bazen diyoruz ama çıkaramıyoruz. Sonrasında ya nereden tanıyoruz falan diye düşünüyoruz.
**N.G- Doğru.
E.B- Türkü için ağzınıza sağlık. Ben bunu Önder Gazetesi'nde yayınlayayım.
**N.G- Tamam.
E.B- Sizin ağzınızdan da kısa bir şey aldım. Teşekkür ederim.
**N.G-Ben teşekkür ederim.
E.B- Ben yayınlayacağım.
**N.G- Sağ ol.
E.B-Görüşürüz.
#erdemir #nevzatgöl #karadenizereğli #öndergazetesi #şirinereğli #bozhane




