
3 Ekim Cumartesi günü Büyük Ereğli Anadolu Otel'de gerçekleştirilecek Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası Organ seçimleri öncesi Başkan Adayı Yüksel Balcı, aday tanıtım toplantısı düzenledi. Tatoğlu Kültür Merkezin'deki aday tanıtım toplantısı yoğun ilgi gördü. Salonun tamamı doldu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından TSO Başkan adayı Yüksel Balcı, Karadeniz Ereğli'nin güçlü bir şehir olduğunu ve bu gücü yeniden yakalaması gerektiğine vurgu yaptı. Ortak dertlerinin daha yaşanabilir bir Karadeniz Ereğli olduğuna dikkati çeken Balcı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"ÖNCE GÜVENİ TESİS ETMEK GEREKİR"
Bu salonda bu şehrin geleceğini düşünen insanlar var. Salonda ben Ereğli'yi görüyorum sadece oda üyelerini, bize oy verecek insanları değil Ereğli'yi görüyorum. Diyorum ki önce güveni tesis etmek gerekir. Siz odaya kendinizde güveni tesis etmezseniz başarı yakalama şansınız yok. Güveni tesis etmek için gelin bir hikaye yazalım. Bu bir dönem, bir 4 yıllık dönem. Benim çok uzun vaatlerim sürem yok. Gelin bir hikaye yazalım. Bu 4 yıllık dönemde birimizin, benim değil şehrin hikayesini yazalım. Bir başarı hikayesi yazalım. Bu şehrin çok parlak dönemleri oldu.
"SÜSLÜ LAFLAR YAPMIYORUM"
Süslü laflar yapmıyorum, yaşım gereği şehrin arşivi gibiyim. 50 Yılını net biliyorum. Bu şehir kısa dönem öncesine kadar çok parlak, yıldız bir şehirdi. Şimdi değilse bir sorun var. Hepimiz kendimizi sorgulamalıyız, seçim için söylemiyorum samimiyetimle söylüyorum. Biz nerede eksik yaptık, hatamız neydi? Bunları sorgulamalıyız. Bu hikayede kimseyle kavga etmeyeceğiz, dışlamayacağız, aynı masada birbirimize sevmeye saygı duymaya davet ediyorum. Birbirimizi sevmezsek seçimden seçime seviyormuş yaparsak yanlış yaparız. Bugün şehrin geldiği durum bu. Salon bize önemli birşey söylüyor, farklı sektörlerden farklı çevreden insanlar burada ortak dert nasıl daha yaşanabilir bir Ereğli olur. Ben eskiyle diyorum ki nasıl geçmiş Ereğli'ye nasıl döneriz. Bu şehir çok şey kaybetti ama elimizde halen çok potansiyel var.
"HALK PROJE MUHABBETİNE İNANMIYOR"
İnsan, ilgi, sanayici potansiyeli var. Çok önemli sanayicilerimiz var. 23 Tane projemi basın toplantısında anlatmıştım. Bu projelerin tamamı aslında ben proje demeye utanıyorum. Proje artık yalanlama oldu. Yapacağım, 5 yıl sonra 4 yıl sonra yapacağım. Halk proje muhabbetine inanmıyor. 23 Konu anlatmıştık bunların hepsi seçim bittikten hemen sonra koltuğa oturduğumuz anda çalışmalara başlayacağımız şeyler, hepsi gerçek. İnternetten mega projeler indirebiliriz, yapılabilir ama yalan söylemiş oluruz, birbirimizi kandırmış oluruz, uygulamadıktan sonra böyle birşeye ne gerek var. Biz böyle bir şey yapmayacağız.

"MURAT KURUM İSTİFA ETTİ DE BİZ Mİ DUYMADIK?"
Arkadaşlar projeler sunuyor, utanarak söylüyorum. Kentsel Dönüşüm, Murat Kurum istifa etti de biz mi duymadık. Kentsel dönüşümden sana ne? Yalan, yalan çok kötü birşey. O zaman siyasilere güven kalmaz. TSO'dan bahsetmiyorum, yalan konuşursanız siyasilere güven kalmaz, gençlere kötü örnek olur. Bu gençleri yalana alıştıramazsınız, şehrimize hakarettir. Bu projeleri açıklıyorsunuz bir sonraki seçime kadar seçimde unutuyorsunuz. Bizim farkımız şu, buraya yazdıklarımız farkı şu, biz unutmayacağız. Net söylüyorum. Her projesinin bir sorumlusu, çalışma takvimi olacak, ilgili kurumlarla açık bir yol haritası olacak. Meclisi halka ve basına açacağız. Biz yapamadıklarımızı basın mecliste bize soracak. Böyle bir taahhütte bulunmuştunuz, ne oldu?
YÜKSEK İSTİŞARE HEYETİ
Güveni tesis etmekten bahsediyoruz ya projeleri takip edecek bir kurum daha var. Yeni bir müessese kuracağız, yüksek istişare heyeti. İçimizde büyük tüccarlar var. Hem bizi denetleyecek, belli bir yaşın üzerinde olacak, tecrübesi olacak, biz kendimizi sorumlu hissedeceğiz. Projeyi sunduk kabul görüp görmediğini önce yüksek istişare heyetine sunacağız. Yapalım mı diye? İşte güven tesisi bu. Şehir bize böyle güvenir.
"YAPAMADIK MI BABA, YAPAMADIN EVLADIM"
Bu şehirde çok önemli insanlar, akademisyenler, siyasiler, sivil toplum kuruluşları, bu güçleri ortak bir hedefte getirebilirsek o kadar Ereğli'nin sesi o kadar güçlü bir ses çıkar. Ereğli'nin sesi Türkiye ve dünyada duyulabilir bir sesti. İstanbul, Ankara'da taksiye bindiğinizde neredensiniz dediğinizde Ereğli denilince zengin bir şehirdensiniz derdi. Şimdi bunlar hayal oldu. Burada kim suçlu, siz şimdi 8 sene o koltuğu işgal edin sonra çıkın deyin ki yapamadık mı baba, yapamadın evladım. Yapabilseydin bizim burada ne işimiz var. İnşallah bu ekip yapacak.
"SİZE GÜVENMİYOR"
Büyük sanayinin yanında küçük sanayiyi de geliştireceğiz. KOBİ, esnafımızın, krediye, sermaye ulaşımında sıkıntı vardır. Küçük bir sermaye ile düzeltebilir ama erişemiyor. Onu gelip size de anlatmıyor niye size güvenmiyor, sorun orada. İhracatımızı ve dış ticaretimizi büyütmek istiyoruz. Bunları anlattık. Ereğli'nin meselesi hepimizin meselesi. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir ama söz konusu Ereğli olunca hepimiz aynı masanın etrafında toplanabilmeliyiz. Toplanabileceğimizi biz ispat edeceğiz. Büyük yok, o siyasidir, o budur yok, en büyük halktır.
"BEN OY İSTEMEDİM"
Niye seçim için sokağa çıkıyorsunuz da 5 kişi bir adamın üzerine baskı yapıyorsunuz. Arkadaşlarımı burada ben daha bir kişiden oy istemedim. Bize oy verir misiniz? demedim. Niye demedim çünkü Echomar Hastanesi'nde doktorlar soruyor niye oy istemiyorsun dedim ki 8 yıldır görevde olan arkadaşımız var sizin yaralı parmağınıza pansuman olduysa ona oy verin. Eğer yeni biri olsaydı ben oy isterdim ama mevcut arkadaşımız için niye oy isteyeyim. Yaptıysa biz de ona oy verelim. Ne yazık ki birşey yapmadılar."
Daha sonra adaylar tek tek tanıtıldı.






















