Zonguldak'ın Devrek ilçe Belediyesinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin aralarında eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt'un da bulunduğu 1'i tutuklu 30 sanığın yargılanmasına başlandı.
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuklu sanık T.U, 26 tutuksuz sanık ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanıklar G.D. ile E.K. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılırken, tutuksuz sanık A.Y. ise duruşmada yer almadı.
'Rüşvet almak' suçundan yargılanan sanıklar suçlamaları reddederek, belediyedeki ödeme ve ihale süreçlerinin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü savundu.
Belediyeden alacaklarını tahsil etmek ve işlemlerini hızlandırmak amacıyla rüşvet verdikleri iddiasıyla yargılanan bazı sanıklar, para transferlerinin borç ilişkisi ve ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
Sanıklardan E.K, esnaf B.K'nin kredi kartlarını kullandığını, bu nedenle aralarında yoğun para alışverişi bulunduğunu, gönderilen paraların kredi kartı borçlarının ödenmesine yönelik olduğunu iddia etti.
Bazı sanıklar da zimmet suçlamalarına konu ödemelerde yetkili olmadıklarını, bordro ve fazla mesai hesaplamalarının İnsan Kaynakları Müdürlüğü tarafından yapıldığını, muhasebe biriminin ise yalnızca evrak kayıt ve ödeme emri düzenleme işlemlerini gerçekleştirdiğini öne sürdü.
'Zimmet' ve 'rüşvet almak' suçlarından yargılanan Mali İşler Müdürü N.Ç, eşinin tedavi gördüğü dönemde birçok kişiden maddi destek aldığını, personel ve emeklilik ödemeleri gibi giderlerin kendisi göreve gelmeden önce 2014'te Devrek Belediye Meclisi kararıyla İnsan Kaynakları Müdürlüğü'ne devredildiğini ifade etti.
Tazminat, maaş, fazla mesai ve emeklilik gibi ödemelerin puantajlarının bütün birimlerin müdürlüklerince hazırlandığını, daha sonra belgelerin insan kaynaklarına gönderildiğini ve hesaplamaların yapıldığını anlatan N.Ç, şöyle konuştu:
'Muhasebe sonuçta, fatura bile olsa karışırdım, bu yüzden beni sevmezlerdi. 2022'de sel, afet var. Yoğun çalışıyoruz. Mesailer çok fazla gelmeye başladı. 'Biraz rölantiye alın, yoksa maaş ödeyemeyeceğiz.' dedim. Bana mesai evrakı gelince, ben 'Hani yapılmayacaktı' diye T.U. ile tartıştım. Başkanın 'mesai yapılmayacak' diye talimatı vardı. Başkanın yanına gittim. Başkan bana 'bilgim var' demişti. 'Kanalizasyon, su işleri gibi acil şeylerde çalıştıkları için mesai yapmışlardır.' diye düşündüm. Ben de başkan 'Tamam' deyince sustum.'
Devrek Belediyesine müfettişlerin geldiği dönemde, imzaladığı 3 belgenin gösterildiğini ancak 1 imzanın kendisine ait olmadığını fark ettiğini ve bunun üzerine cetvel istediğini söyleyen N.Ç, 'Benimle beraber bir başkasının da imza ve kaşesinin kullanıldığı tespit edildi. Benim dosyamdan 2 evrak yok edilerek sunulmuş. Bana müfettiş 'İzin yapmadı mı?' deyince ben eşim için aylarca hastanelerde olduğumu da söyledim. Hatta belediyeden dosyamı talep ettim ama göndermediler. Suçlamaları kabul etmiyorum.' ifadelerini kullandı.
- Sanık değil, müşteki konumunda olması gerektiğini savundu
Eski Devrek Belediye Başkanı Çetin Bozkurt da hiçbir belediye başkanının personel bordrolarını görmediğini, bu görevin birim amirlerine ve insan kaynaklarına ait olduğunu ifade etti.
Yaklaşık 300 personelin bordrosunun tek bir onayla yapıldığını aktaran Bozkurt, şunları kaydetti:
'Emekli olmak isteyen gelir makama söyler, fotoğraf çekilip sosyal medyada paylaşılır. Başkana kızgınsa başkan yardımcısına falan çıkar. Ödemeler için insan kaynakları yazar, encümene gelir. Encümen onayını verir ve ödeme emri hazırlanır. Encümenden sonraki tüm işlemleri insan kaynakları yapar. Örneğin 20 kişinin emeklilik ödemesi için hazırlık yapılır. İller Bankasından kredi alınır. Belediyeler parayı görmez. Zaten doğrudan hesaplara gider.'
'İhaleye fesat karıştırma' iddialarıyla ilgili konuşan Bozkurt, 'Sel felaketiyle uğraşırken bir an önce ihaleye çıkın talimatını müdür S.Ç'ye verdim. Hatta evrakı sel bölgesinde olduğum için çamur içinde imzaladım. İhalenin işleyişiyle ilgili bir bilgim yok. Şişli Belediyesinin ihalesinden kalan eksikleri tespit edip tutanak tutup sorduk. Cevap gelmedi. İçerik başka olduğu için biz ilana çıktık.' dedi.
'İcbar yoluyla irtikap' suçlaması kapsamında annesinin üzerine aldığı villaya ilişkin savunma yapan sanık Çetin Bozkurt, müteahhit S.G'nin kendisinin ortak olduğu arsayı ortağından satın aldığını ancak kendisinin arsayı satmak istememesi nedeniyle işlemlerin durduğunu öne sürdü.
Bu süreçte müteahhidin davayı kaybedeceğini düşündüğü için kendisine 'trampa' teklifinde bulunduğunu ifade eden Bozkurt, villayı bu şekilde aldığını ve gerekli ödemeleri yaptığını savundu.
Bozkurt ayrıca, olayda sanık değil müşteki konumunda olması gerektiğini ileri sürerek, taraflar arasında iki ayrı sözleşme imzalandığını dile getirdi.
- 'Suçlamaları kabul ediyorum'
Dönemin İnsan Kaynakları Müdürü tutuklu sanık T.U, alkol bağımlılığı nedeniyle hem aile hayatının hem de çalışma düzeninin bozulduğunu anlattı.
Daha önce işini düzgün yapan bir çalışan ve iyi bir aile babası olduğunu söyleyen T.U, alkol kullanmaya başladıktan sonra maddi sıkıntılar yaşadığını ve bazı usulsüz işlemlere yöneldiğini ifade etti.
Görevinin birimlerden gelen talepler doğrultusunda puantaj hesaplayıp ilgili yerlere göndermek olduğunu belirten T.U, yanında çalışan bazı sanıkların fazla mesai sistemine dahil olmak istediklerini söyledi.
Hesaplamaların ardından doğru bordroları muhasebeye ilettiğini anlatan sanık, fazla hesaplanan mesai ücretlerinden yapılan kesintilerin tahsildarlar aracılığıyla bankadan çekildiğini, daha sonra payların ilgili kişilere zarf içinde dağıtıldığını öne sürdü.
Kendisine söylenen 'Fazla mesai yapalım, para alalım' taleplerinin ardından işlemlerin hep manuel yöntemle gerçekleştirildiğini anlatan T.U, 'Ben suçlamaları kabul ediyorum. Başkanların, yardımcıların, konudan haberi yoktur. Tüm işlemleri ben yaptım. İfadelerimi de hür ifademle verdim. Yapılan iş ve işlemlerde kimseye suç atmıyorum. Antidepresan ve alkolü bırakmak için ilaç kullanıyordum. Başkan bile bana 'Sana ne oldu?' diyordu. Ailesel sıkıntılarım vardı. En ufak sıkıntıda içki içiyordum.' diye konuştu.
T.U, yaklaşık 14 aylık tutukluluk sürecinde alkolü bırakabildiğini ifade ederek, 'Tahsildarların da hiçbirinin suçu yok. Onlar yönlendirmelerle hareket ediyor. Ben bunları anlatacak durumda bile değildim. Cezaevinde içmediğim için herhalde.' dedi.
T.U, ceza alacağını bildiğini ancak kaçmadığını, derdinin eşit şartlarda kendini dinletmek olduğu için tahliyesini istediğini sözlerine ekledi.
Mahkeme heyeti, Çetin Bozkurt'un ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına, T.U'nun tutukluluğunun devamına karar vererek, tanıkların dinlenmesi, avukatların delil ve yazılı beyanlarını sunması için süre vererek duruşmayı erteledi.
Salonda bulunan Bozkurt'un aile ve yakınları birbirlerine sarılarak kararın mutluluğunu yaşadı.
Çetin Bozkurt, adliye çıkışı gazetecilere, gerekli açıklamaları ileride yapacağını söyledi.
- Olay
Devrek Belediyesinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında 18 Nisan 2025'te düzenlenen operasyonda gözaltına alınan CHP'li eski Devrek Belediye Başkanı Çetin Bozkurt ile 9 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Zanlılardan T.U. tutuklanmış, Bozkurt hakkında 'konutu terk etmeme' şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanmış, 6 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan ve 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 265 sayfalık iddianamede, Bozkurt hakkında 8 kez 'nitelikli zimmet' suçundan 144 yıla, 'icbar suretiyle irtikap' suçundan 10 yıla, 2 kez 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçundan 16 yıla ve 'ihaleye fesat karıştırma' suçundan 7 yıla kadar hapsi isteniyor.
İddianamede, aralarında belediye yetkilileri ve çalışanlarının da bulunduğu 29 sanık için ise 'rüşvet alma', 'rüşvet verme', 'zimmet', 'irtikap', 'ihaleye fesat karıştırma', 'edimin ifasına fesat karıştırma', 'haksız mal edinme' suçlarından da değişen sürelerde hapis cezası talep ediliyor.




