Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması çağrısında bulunurken, NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik tedbirleri ve savunma sanayisine ilişkin iddialar üzerinden hükümete eleştiriler yöneltti.
ANKARA (İGFA) - Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisinin oluşturduğu Yeni Yol Partisinin TBMM Grup Toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, geçtiğimiz hafta sonu Adıyaman'da vatandaşlarla bir araya geldiklerini belirterek, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen kentte birçok sorunun devam ettiğini savundu.
Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Arıkan, en düşük emekli aylığıyla geçinmenin mümkün olmadığını öne sürdü. Emekliliğin yalnızca bütçe meselesi değil, aynı zamanda bir 'kul hakkı' olduğunu ifade eden Arıkan, 'Gelin bu meseleye hesapla değil, vicdanla bakalım. Bu ay en düşük emekli maaşını asgari ücrete eşitleyecek kalıcı bir kanuni düzenleme yapalım. Getirin bu teklifi, sonuna kadar destekleyelim.' dedi.
TBMM Grup Toplantımızda konuşuyorum. https://t.co/UjaBCfWYd1
— Mahmut Arıkan (@mahmutarikansp) July 1, 2026
Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik önlemlerini de eleştiren Arıkan, gazetecilere yönelik kısıtlamalar uygulandığını ve bazı bölgelerde yolların brandalarla kapatıldığını iddia etti. NATO'nun Brüksel'de protesto edilebildiğini ancak Ankara'da buna izin verilmediğini öne süren Arıkan, anayasal hakların korunması gerektiğini savundu.
Konuşmasında savunma sanayisine de değinen Arıkan, Türkiye'nin bu alandaki yatırımlarını desteklediklerini belirtti. Amerikalı bir fonun ASELSAN'ı satın almak istediğine yönelik iddiaların kamuoyunda yer aldığını dile getiren Arıkan, bu konuda yetkililerden açıklama beklediklerini söyledi.
ASELSAN'ın yalnızca ticari bir şirket olmadığını ifade eden Arıkan, 'ASELSAN, bu milletin bağımsızlık iradesidir. Türkiye'nin stratejik savunma sanayisi şirketleri küresel sermaye hesaplarının değil, bu milletin egemenlik hakkının konusudur.' değerlendirmesinde bulundu.




