?Yokluğunun bıraktığı bir boşluk var içimde,
Ne kalbim / ne gözlerim / başım gövdemde değil!
Yerinde değil taşlar, her biri başka yerde
Uzaktayım kendimden / bedenim bende değil!
Sensizliği / daha başka bilmem nasıl anlatsam
Olmayınca yanımda dünya gözümde değil!
Sevgilim yoksun diye
Canım içimde değil!?
Sözleriyle aktarıyor duygu yağmurundaki tanelerini Kamuran Esen dost.
Bilir misin bu sözlerin anlamını.
Anlar mısın?
Hissedebilir misin damarlarının içinde akan deliliğin şöylesine bir soluklandığında varlığını.
Yaşam ve sen arasında gidip geldiğinde çıkmazlarının dışına çıkabilir misin?
Şeytan üçgeninin soğukluğunu unutup da, uzanabilir misin toprağın sıcak karıncalarına elini.
Seni sana anlatsınlar.
Bilir misin?
Sevmek için çok çalışmak gerektiğini,
Özverinin adresini,
Tutkunun ruhunu,
Gözyaşının sevinçlerini,
Şiirleri ve şarkıları,
Dağların delinmeden de aşılabileceğini,
Çöl sıcaklığına bile meydan okunabileceğini,
Ölümden ve yarının karanlıklarından korkulmadığını,
Dopdolu bir sevgi yüreğiyle umutların kaktüslerin göbeğinden sökülüp alınabileceğini,
Yaraları,
Bilir misin?
Hanımelinin iç coşkusu yaratan kokusunu,
Efelerin diz vuruşunu,
Çobanımızın yıldızlarını,
Yolları,
Sevda hırsını,
Oynaşmanın hazlarını,
Hani o sesini duyduğunda seni senden geçiren halleri,
Darbukanın coşkusunu,
?Öpmeynen bişey olmaz? sözlerinde saklı erotizmi,
Can yakanların canının yanacağını,
Numaracı sevgilileri,
Bilir misin?
Aşkı uğruna yola çıkamayan korkakları,
Yaşamı kendi kendine zehir edenleri,
?Ah!? almayı kendine yakıştıranları,
Sevgisiz sevgi fotoğraflarını,
Kuruşsuz geçen yollardaki açlığı,
Taşların yoldaşlığını,
Umut trenlerinin buharlarını,
Çilek üzümünün enfes tadında saklı aromayı,
Ereğli kalesini,
İzmir?in kavak yellerini,
Suskunluğun ihanetini,
Bilir misin?
Bilebilir misin ki!!!
Sen bilir misin, sevmek ve sevebilmek adına ödenen bedelleri?!!
Ömürlerin tüketildiğini,
Tükettirildiğini de!
Duygu sömürüsü tuzaklarıyla garibanların avlandığını,
Şatafat şımarıklığı ile sevginin boğazlandığını,
BİR DAHA OKU:
Olmayınca yanımda dünya gözümde değil!
Sevgilim yoksun diye
Canım içimde değil!
Desene ?ben anlamam bu işlerden, ben sadece kullanır ve atarım? diye.
Hadi utanma söyle?
Söylemekten korkma!
Yürekli ol.
Yaktığın canların canı yok sen yine öyle bil
Onlar canlı varlık da değil.
Taş? taş? taş?
Bilmezsin ki.
Bilemezsin ki.
Çünkü sen!..
Sözcükler bulunamıyor senin numaralarını anlatmaya.
Yetmiyor.
Öylesine ağır ki, bıraktığın miras.
Silinmek istedikçe büyüyor, ağrıtıyor, kanatıyor ve doğruyor.
Bir nefes kadar yakın ölüme ?merhaba? demek için can atan canlılığın ateşi uçtuğunda kelebekler oynaşacak.
Gel-git filmleri şuh kahkahalarını atacak,
?Öf be!? çekecek,
Yeni avlarından oluşan albümüne bir kırık ve yanık isim kazıyacak.
Kin ve nefret ile baktığı karşı cins birinden daha intikam almanın huzuruyla o malum anıya takılacak.
Sevinç gözyaşlarına bir burukluk çatal iğneyle asılıp, bitmek bilmeyen sızılarının arasında boğulup gidecek.
Numara-ihanet-kullanmak.
Ve bunun adı da sevgi?
Yorumlar